CHP Haberleri

AK Parti'li Turan: CHP İl Başkanı 'Ben Atatürk demem' deyince birkaç milletvekili hariç kimse ağzını açmadı

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Çanakkale’de AK Parti Bayramiç İlçe Kongresinde yaptığı konuşmada, partisinin teşkilatlarının 19 yıllık bir onur tarihine sahip olduğunu söyledi.

Teşkilatların davanın yılmaz savunucuları olduğunu belirten Turan, daha güçlü bir Türkiye için gece gündüz demeden çalışacaklarına söz verdiklerini anlattı.

Bundan sonra da daha büyük bir heyecanla yola devam edeceklerini vurgulayan Turan, “Önümüzdeki 3 yıl seçimsiz bir dönemi Sayın Erdoğan liderliğinde güçlü teşkilatlarımızla uyum içinde değerlendireceğiz. Bazıları erken seçim iddialarını ortaya atıyor. Hayır, kaptan sağlam bir şekilde dümenin başında. 3 sene Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığında hizmete, siyasete devam edeceğiz inşallah.” diye konuştu.

Turan, son günlerde gündemde yer alan konularla ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

“Atatürk demem diyene ses çıkartmayan, terörist Sakine Cansız’ı anan, sözde Ermeni soykırımı var diyenlerin yer aldığı bir parti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi değildir.” diyen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sen Atatürk düşmanısın diyorlar. Nerede konuştuk böyle bir şey? Nerede gördünüz öyle bir şey. ‘Bana öyle dediler’ diyor. Şimdiye kadar bizden, Sayın Erdoğan’dan Atatürk’ün emanet ettiği bu ülkeye bir tek yanlış gördünüz mü? Mavi Vatan mı bilirdik? Amerika’nın karşısında, Avrupa’nın karşısında dik durmayı mı bilirdik? Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu meydanlarda, Çanakkale’de savaşırken bu ülkede ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olsun’ diye savaşmadı mı? Atatürk’ten sonraki yıllarda fabrikaları kapatan, içe kapanan, ‘Yurtta sulh cihanda sulh’u bize yanlış anlatarak hiçbir yere baktırmayan, 30 milyar ihracatı olan ülke bu ülke değil miydi? Ama hep beraber çalışarak ayağa kalkıp tüm ülkeyi milletimizle ihya ettik. ABD’nin karşısında, İsrail’in karşısında bu milletin hakları nasıl savunulur tüm dünyaya göstermedik mi? Yine aynı şekilde Yunanistan, Fransa gibi ülkelere karşı haklarımızı savunmak için gaz ve petrol arama gemilerimize al bayrağımızı çekerek Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’e ve Ege’ye gururla göndermedik mi?”

“O senin ‘Kanımı akıtsam da CHP akar’ dediğin CHP, bu CHP değil”

Turan, Atatürkçülüğün heykel yapmakla değil, üretmek ve ülkeyi büyütmekle olacağını söyledi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile ilgili tartışmalara değinen Turan, “Daha düne kadar bize Atatürk ile ilgili ithamda bulunanlar, İstanbul İl Başkanı geçen hafta ‘Ben Atatürk demeyeceğim, sadece Mustafa Kemal derim’ dedi. Sözüm ona Atatürkçü CHP’lilerden bir tek söz çıktı mı peki? Tersten soruyorum; AK Parti İl Başkanı çıkıp da ‘Ben Mustafa Kemal derim, Atatürk demem’ deseydi ne olurdu? Kıyamet kopardı, kavga çıkardı, tartışmalar olurdu ama CHP İl Başkanı ‘Ben Atatürk demem’ deyince birkaç milletvekili hariç kimse ağzını açmadı. Kılıçdaroğlu duymadı bile.” değerlendirmesini yaptı.

Turan, Atatürk’ün kurduğu parti ile şu anki CHP arasında sadece isim benzerliği olduğunu belirtti.

Partinin esasının, ruhunun bambaşka olduğunu dile getiren Turan, “Atatürk demişti dememişti, bıraktım bir tarafa. O İl Başkanı ‘Sözde Ermeni soykırımı var’ dedi mi, demedi mi? Bu bir ihanet değil midir? O İl Başkanı, PKK’nın kurucularından Fransa’da öldürülen Sakine Cansız’ı andı mı, anmadı mı? Bu nasıl Atatürk’ün partisidir ki teröristi anan, sözde soykırım için ‘var’ diyen, ‘Atatürk’ diyemeyen birisini il başkanı yapacak ama utanmadan bize Bayramiç’te ‘Bunlar Atatürkçü değil’ diyecekler.” ifadelerini kullandı.

Bülent Turan, seçmenin artık uyanması gerektiğini dile getirdi.

Kimin ne yanlış yaptığını göstereceklerini, söyleyeceklerini anlatan Turan, şunları kaydetti:

“Artık bu CHP, Tanrıkulu’nun, Kaftancıoğlu’nun ve benzerlerinin CHP’si. ‘Benim kanım aksa da kafamı kessem de oyum CHP’ye’ diyen teyzelerin, amcaların, dedelerin, gençlerin bir kez daha düşünmesini özellikle istiyorum. O senin ‘Kanımı akıtsam da CHP akar’ dediğin CHP, bu CHP değil. Atatürk’ün CHP’si asla şu anki CHP değil. O yüzden oyuna gelmeyeceğiz. Biz hizmet yaparken de siyaset yaparken de bu denkleme dikkat edeceğiz ama onlar kiminle giderse gitsin, kiminle yürürse yürüsün, her zaman söylüyorum, kartallar kartallarla uçar, kargalar kargalarla. Biz kartallarla uçmaya devam edeceğiz inşallah.”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle açık alanda gerçekleştirilen Kongreye, AK Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, delegeler ve çok sayıda partili katıldı. Tek liste gerçekleştirilen Kongrede AK Parti Bayramiç İlçe Başkanlığı görevine Sadettin Arslan seçildi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak Kovid-19 testinin negatif çıktığını duyurdu

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Twitter hesabındaki paylaşımında, şunları kaydetti:

“İkinci Kovid testim de negatif çıktı. Çok şükür hastalığı atlattım. Bugün itibarıyla karantinadan çıktım. Hastalığımda bana moral veren tüm mesaj, paylaşım ve güzel dileklere müteşekkirim. Ve kuşkusuz en büyük teşekkürüm hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza. İyi ki varsınız.”

CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur'un Kovid-19 testi pozitif çıktı

HATAY (AA) – CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, yaptırdığı Kovid-19 testinin pozitif çıktığını açıkladı.

Şu anda evde dinlendiğini ve sağlık durumunun gayet iyi olduğunu aktaran Güzelmansur, şunları kaydetti:

“Son günlerde Kovid-19 hızla yayılıyor, artan vakalar bunu açıkça gösteriyor. Dikkatli olmaya özen gösterelim. Ayrıca pandeminin ülkemizde görüldüğü ilk günden bu zamana kadar fedakarca mücadele veren tüm sağlık çalışanlarımıza, eczacılarımıza şükranlarımı sunuyor, sağlıklı günlerde tekrar bir araya gelmeyi temenni ediyorum. Bu zor günleri hep birlikte atlatacağız.”

Muhabir: Lale Köklü Karagöz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Belli dersler tüm televizyon kanallarında eş zamanlı verilmeli

ANKARA (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığının Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) gerekli mali kaynağı sağlamakta sorun yaşaması durumunda CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının çocuklar için bu yatırımları yapmaya talip olduğunu bildirdi.

Kılıçdaroğlu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, toplantının ana konusunun eğitim olduğunu belirtti.

Eğitimin kişiye, aileye, topluma sınıf atlatan en önemli alan olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, eğitimden vazgeçen hiçbir ülke olmadığını söyledi.

Eğitimle ilgili ilkeler belirlenirken sorunların çözümü konusunda bir araya gelindiğinde uzmanların olmasına özen gösterildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, eğitim şuralarında farklı tarafların eğitim konusunda bir araya geldiğini ve eğitim politikasının belirlendiğini kaydetti.

Bakandan bakana ya da günübirlik kararlarla eğitim politikalarının oluşturulamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Üzülerek ifade edeyim ki 18 yıllık AK Parti döneminde eğitim sistemimiz tamamen felç edildi. Bakandan bakana eğitim politikaları değişti. Kişinin bakışına göre eğitim politikaları oluşturuldu. Paydaşlar hiç dikkate alınmadı ve dolayısıyla hiçbir anne ve baba hangi partiden olursa olsun eğitim sisteminden memnun değil. Eğitim sistemimizi temelden sarsan bir örnek 4 artı 4 artı 4 uygulamasıdır.

Vatandaşlarımıza sormak isterim, öğrencilere sormak isterim, onların anne ve babalarına sormak isterim, 4 artı 4 artı 4 sistemi getirilirken milli eğitim şuralarında bu konuşuldu mu? Tartışıldı mı? Karara bağlandı mı? Hayır. Kalkınma planlarında böyle bir öngörü, hedef var mıydı? Hayır. Milli Eğitim Bakanlığında bu görüşüldü mü? Tartışıldı mı? Konuşuldu mu? En azından bürokratların görüşü alındı mı? Hayır. Bakanlar Kurulunda görüşüldü mü? Tartışıldı mı? Hayır. Nasıl bir karar verildi? Bir kanun teklifi, 5 AK Parti milletvekili imzaladı, hiçbirisi eğitimci değildi.”

Kılıçdaroğlu, milyonlarca çocuğun eğitimden bihaber, eğitim konusunda bir makale ve yazı yazmamış 5 kişinin eğitim politikasını belirlediğini, dünya tarihinde böyle bir felaket örneğinin bulunmadığını ileri sürdü.

Anne ve babaların eğitim sisteminden şikayet ettiğini savunan Kılıçdaroğlu, durumu iyi olan ailelerin çocuklarını daha iyi eğitim alması için özel okullara, durumu iyi olmayan ailelerin ise çocuklarını devlet okullarına gönderdiğini belirtti.

“Eğitimde fırsat eşitliği değil olağanüstü bir eşitsizlik tablosu karşımıza çıktı.” diyen Kılıçdaroğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de eğitimde sorunlar yaşandığına işaret etti. Kılıçdaroğlu, bu sorunların nasıl aşılabileceği, kısa sürede neler yapılabileceği konusundaki düşünceleri ifade etmek için bu basın toplantısını düzenlediklerini bildirdi.

Devlet okullarında zorunlu örgün eğitim kapsamında 54 bin 715 devlet, 13 bin 870 özel okul bulunduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, zorunlu örgün eğitim kapsamında toplam sınıf sayısının 588 bin 10 olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, devlet okullarında derslik başına ortalama 26 öğrenci düştüğünü söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, özel okullardaki derslik sayısının ise 139 bin 337 olduğunu, derslik başına ortalama 11 öğrencinin düştüğünü kaydetti.

Devlet okullarında örgün eğitim kapsamında 15 milyon 189 bin 878 öğrenci bulunduğu bilgisini veren Kılıçdaroğlu, özel okullarda okuyan öğrenci sayısının ise 1 milyon 468 bin 198 olduğunu bildirdi.

“3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde internet yok”

Devlet okullardaki 942 bin 936 öğretmenden 101 bin 730’unun sözleşmeli olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, özel okullarda ise 174 bin 750 öğretmenin görev yaptığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı olan öğrencilerden devlet okullarına giden, kaydını yapan öğrencilerden 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde internet yoktur. 21. yüzyıldan söz ediyorum, 21. yüzyılın Türkiyesi’nden söz ediyorum. Türkiye’yi çok farklı bir şekilde iktidarın halkımıza lanse ettiğini gayet iyi biliyorum. Türkiye’nin uçtuğunu, Türkiye’nin büyüdüğünü, Türkiye’nin dünyaya meydan okuduğunu, Türkiye’nin eğitim sisteminin çok parlak olduğunu söylüyorlar. Ama rakamlar yalan söylemez. 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin evinde 21. yüzyılın Türkiyesi’nde internet yok.

Ayrıca devlet okullarına giden öğrencilerden 754 bin 429 öğrencinin de evinde televizyon yok ve biz uzaktan eğitim, EBA dediğimiz uzaktan eğitimi yapıyoruz. Televizyonu olmayan bir öğrenci nasıl eğitim alacak? Sayı 1-2 olsa, 5-10 olsa, 1000-2000 olsa anlarım, 754 bin 429 öğrencinin evinde televizyon yok.

Pandemi koşullarına uygun eğitim için en az 57 bin 340 yeni dersliğe ihtiyaç var. Ayrıca pandemi koşullarına uygun eğitim için 92 bin 165 yeni öğretmene ihtiyaç var. Hem dersliğe hem öğretmenlere pandemi koşullarına uygun olarak eğitim yapılması için ihtiyacımız var.”

“92 bin 165 öğretmenin ataması süratle yapılmalı”

Salgın süresince esnaf, çiftçi, sanayici, memurlar, çalışanlar, işçiler için öneriler getirdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, eğitim konusunda getirdikleri 14 öneriyi açıkladı.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Milli Eğitim Bakanlığına gerekli mali kaynak sağlanarak ivedilikle 57 bin 340 derslik ihtiyacı giderilmelidir. Gerektiğinde bazı köy okulları yeniden açılmalıdır. Bu bağlamda çağrımız, CHP olarak devleti yöneten yetkililere sesleniyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynak sorunu yaşıyor ve bunu yapamayacağını söylüyorsa yer tahsisi yapılmak koşuluyla CHP’li büyükşehir belediye başkanları bu yatırımı çocuklarımız için kendi illerinde yapmaya taliptir.

Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi hayat boyu öğrenme merkezi yani İSMEK ve Ankara Büyükşehir Belediyesi hayat boyu öğrenme merkezi yani BELMEK binalarının çocuklarımızın pandemi koşullarına uygun eğitim almalarına katkı sağlamak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığının kullanımına tahsis etmeye hazırlar.”

Kılıçdaroğlu, YÖK ile yapılacak iş birliği kapsamında üniversitelerin 2020-2021 öğretim döneminde açılmayacak fakültelerinin özellikle derslik, amfi ve konferans salonu gibi alanlarının doğrudan örgün eğitim sisteminin kullanımına tahsis edilmesi gerektiğini savunarak, “Yeniden açılacak köy okulları ile birlikte düşünüldüğünde öğrenci başına düşmesi tavsiye edilen metrekareye çok daha hızlı bir şekilde ulaşmak mümkün olacaktır.” dedi.

Yeni dersliklerin hizmete girmesiyle çocukların eğitimi için ihtiyaç duyulan 92 bin 165 öğretmenin atamasının zaman geçirilmeden süratle yapılması gerektiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, salgın sürecinin sosyal devletin önemini bir kez daha gösterdiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Siyasi otorite, salgın meselesiyle kadrolu öğretmen, sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen garabetine son vermelidir. Öğretmen öğretmendir, hepsinin kadroları verilmelidir.” dedi.

“Mobil operatörlerin de fedakarlıkta bulunmaları gerekir”

Okulların hijyen kurallarına uygun olarak açılması ve hijyenin sürekliliği açısından Milli Eğitim Bakanlığına en az 60 bin kişilik kadrolu yardımcı hizmet personeli alımı yetkisinin verilmesi gerektiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, bu önerilerinin AK Parti’nin lehine olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, diğer bakanlıklardan ve İŞKUR üzerinden sağlanan personelin hijyenin sürekliliği açısından yeterli olmayacağının açık olduğunu savundu.

Dezenfektan, maske, ateş ölçüm cihazı gibi ihtiyaçlar için velilerden ek ücret talep edilmemesi, okullar açılmadan önce tüm bu ihtiyaçların süratle giderilmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Milli Eğitim Bakanlığı internet hizmeti sağlayıcısı kurumlarla görüşerek zorunlu örgün eğitim kapsamında devlet okullarına kayıtlı 3 milyon 17 bin 718 öğrencinin internet erişimini sağlamalıdır. Bu hizmet için internet sağlayıcısı kurumların maliyeti evrensel hizmet fonundan sağlanmalıdır. Böyle bir fon var, böyle bir para var. Eğer bu para heder edilmediyse bunun için kullanılmalıdır.” diye konuştu.

Uzaktan eğitim sürecince öğrenci ve öğretim elemanlarının tamamına sınırsız ve uzun süreli internet erişiminin ya ücretsiz ya da çok ucuza sağlanması için başta mobil telefon operatörleri olmak üzere tüm altyapı sağlayıcıları nezdinde girişimde bulunulması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Bu operatörlerin de sorumlulukları olduğunu hiç kimse unutmamalıdır. Çocuklarımız için aileler nasıl fedakarlıkta bulunuyorsa mobil operatörlerin de aynı fedakarlıkta bulunmaları gerekir.” dedi.

Evinde televizyonu olmayan 754 bin 429 öğrencinin televizyona kavuşması için Milli Eğitim Bakanlığının sivil toplum örgütleriyle “Senin de Televizyonun Olsun Kampanyası”nı açmasının önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, Bakanlığın bu kampanyayı açmaması halinde CHP’li belediyelerin, sivil toplum örgütlerinin de katkısıyla bu sorunu çözmeye talip olduğunu kaydetti.

“Belli dersler, tüm televizyon kanallarında eş zamanlı verilmelidir”

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Her hanede öğrencinin yararlanacağı dizüstü, masa üstü ya da tablet bilgisayar bulunmalı, bilgisayarı olmayan öğrencilerin ihtiyacı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Evrensel Hizmet Fonu’ndan karşılanmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı bunu yapamayacaksa, ‘Param yok. Hazinede de para bitti. Biz bunu sağlayamıyoruz.’ diyorlarsa CHP’li belediyeler yılbaşındaki döviz kuru güvencesi verilmek koşuluyla ve ayrıca açacakları yardım kampanyası da engellenmemek şartıyla bu sorunu gidermeye taliptirler.

Milli Eğitim Bakanlığının EBA üzerinden yaptığı uzaktan eğitim sadece TRT ile sınırlı kalmamalı, belli dersler tüm televizyon kanallarında eş zamanlı verilmelidir. Böylece çocuğun uzaktan eğitim alması önündeki bazı engeller kaldırılmış olacaktır. Pandemi koşulları tüm derslerin okulda verilmesine uygun değilse sadece Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi gibi önemli derslerin okullarda verilmesi düşünülmelidir.”

Salgın süresince bir sağlık görevlisi ve rehber öğretmenin mutlaka okulda bulunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, okul servisi yapan esnaf bu süreçte kazanç elde edemeyeceği için vergi ve sigorta primleri ile aldıkları kredilerin faizsiz ertelenmesi önerisinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, kamu-özel ayrımı yapmaksızın 12 yaşından küçük çocukları olan ebeveynlere dönüşümlü eğitim izni hakkı tanınması gerektiğini kaydetti.

“Eğitim bir kişinin, bir grubun, tekeline bırakılamaz”

Kemal Kılıçdaroğlu, her anne baba için çocuğun sorunlarını çözmenin vazgeçilmez bir görev olduğunu ancak bu görevin sadece anne babalara değil siyaset kurumu ve topluma da düştüğünü söyledi.

Çocuklar için yapılmayacak fedakarlık bulunmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Onlar ne kadar iyi eğitilirlerse dünyayı ne kadar iyi sorgularlarsa ne kadar iyi yetişirlerse Türkiye o kadar hızlı büyür, kalkınır.” dedi.

Eğitimin bir kişinin, bir grubun, tekeline bırakılacak bir olay olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akılla, mantıkla, bilgiyle birikimle çocuklarımızı yetiştirmeliyiz. Bunlar bizim çocuklarımız, yani bizim geleceğimiz. Eğer onları iyi yetiştirmezsek, onların önündeki engelleri kaldırmazsak, siyaset kurumu çok büyük bir vebalin altına girmiş olacaktır. CHP olarak biz, belediye başkanlarımızla her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Önümüze engel çıkarmasınlar. Merkez ve yerel el birliği halinde çocuklarımızın, öğretmenlerimizin eğitimde karşılaştıkları tüm sorunları çözebiliriz.”

“Eğitimin ne olduğunu, önemini bilmiyorlar”

Türkiye’nin eğitimdeki sorunları çözme kapasitesinin bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Ama bu kapasite Türkiye’yi yönetenlerde yoktur. Eğitiminin ne olduğunu, önemini bilmiyorlar.” dedi.

Türkiye’de eğitimi yönetenlerin, “Benim istediğim gibi öğrenci yetişecek.” dediğini savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Eğitimin evrensel değerleri, ulusal değerleri var. Eğitimin özü evrensel değerlerle ulusal değerleri birleştirmektir. Bunu yaptığınız takdirde eğitim çağdaş olur. Bunu yaptığınız takdirde çocuk daha nitelikli, daha kaliteli sorular sormaya başlar. Eğitimde öğrenci soru soramıyorsa o eğitim eğitim değildir. Ufku dar öğrenci olmaz. Ufkunun geniş olması, dünyayı sorgulaması lazım. Neyin nasıl olduğunu bilmesi, öğrenmesi ve bunu sorgulaması lazım. O zaman eğitim gerçek anlamda eğitim olur. O zaman her anne baba çocuğunu büyük bir güven içinde okula göndermiş olur.”

Muhabir: Merve Yıldızalp Özmen,Serdar Açıl