Sosyal Medya-Internet

AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu: Türkiye, pandemi sürecini başarıyla yönetti

ANKARA (AA) – Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Mehmet Güllüoğlu, Instagram’dan yapılan canlı yayında Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Genel Başkan Yardımcısı Tarkan Zengin’in sorularını yanıtladı.

Afet yönetiminin afet olduğu anda başlamadığına işaret eden Güllüoğlu, afet yönetimi planlarının en kötü senaryoların düşünülerek hazırlanması gerektiğini söyledi.

Güllüoğlu, afet yönetiminde en önemli konunun kentsel dönüşüm olduğunu belirterek, jeofizik mühendisi Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’nın “Deprem değil, binalar öldürür.” sözünü hatırlattı.

“İnsanların yüzde 95’ten fazlası kurallara riayet ediyor”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde yurt dışından getirilen vatandaşların Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne bağlı yurtlar ile özel yurtlardaki karantina süreçlerine ilişkin bilgi veren Güllüoğlu, şöyle devam etti:

“Ben açıkçası 83 milyonluk Türkiye’nin Kovid-19 ile mücadeleye çok iyi adapte olduğunu düşünüyorum. İnsanların yüzde 95’ten fazlası kurallara riayet ediyor. Bunlar hakikaten toplumsal anlamda çok başarılı uygulamalar, millet ve devletin karşılıklı ilişkisi anlamında çok kıymetli diye düşünüyorum. Türkiye, pandemi sürecini başarıyla yönetti. Burada ölçülebilir hedef nedir? Türkiye’nin yoğun bakım kapasitesi son 2 ayda hiç aşılmadı. Sadece bu parametre bile Türkiye’nin pandemi sürecini İtalya ve ABD ile kıyaslandığında başarıyla yönettiğinin ispatıdır.”

Güllüoğlu, Kovid-19 salgınının henüz bitmediğini vurgulayarak, salgının ne zaman biteceğini insanların davranışlarının belirleyeceğini ifade etti.

Türkiye’nin pandemi sürecini başarıyla yönetmesinin altında yatan faktörlerin, sağlık alt yapısı ve sosyal güvenlik sistemi olduğunu vurgulayan Güllüoğlu, “Türkiye’nin dünyaya örnek olarak gösterilebilecek sağlık sistemi yapısı var, yüzde 95 kapsayıcılığı bulunuyor. ABD’de sigorta sistemi dışında kalan milyonlarca insan vardır. O yüzden ABD’de Obama döneminde gösteriler yapıldı.” dedi.

Güllüoğlu, Türkiye’nin pandemi sürecini iyi yönetmesinde sağlık politikalarının yanı sıra sosyal politikaların da etkili olduğunu belirterek, sosyal vefa destek gruplarının çalışmalarının, bu alandaki en önemli örneklerden olduğunu söyledi.

İnsani yardım faaliyetleri

İnsani yardım faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Güllüoğlu, Türkiye’nin ihtiyaç sahibinin yanında durmayı tercih ettiğini belirterek, “yokluk” kelimesinin anlamını Somali’deki bir kampta anladığını vurguladı.

Güllüoğlu, Türkiye’nin insani yardım konusunda durduğu yerin doğru olduğunu ifade ederek, daha fazla insani yardım yapabilme temennisinde bulundu.

2019’da video oyunlarına ayrılan para 39 milyar dolarken Birleşmiş Milletlerin bir yıllık insani yardım faaliyetleri için talep ettiği paranın 30 milyar dolar olduğuna dikkati çeken Güllüoğlu, insanlığın, insani yardım konusunu bir daha düşünmesi gerektiğini belirtti.

Twitter personeline sürekli evden çalışma olanağı tanıyor

ANKARA (AA) – “Tech Crunch” internet sitesindeki habere göre, Twitter CEO’su Jack Dorsey gönderdiği e-postada, çalışanların bulundukları ülkedeki karantina tedbirlerinin kalkmasından sonra da evden çalışmayı sürdürebileceklerini belirtti.

Dorsey, teknik donanımların kurulumu ve bakımı gibi fiziksel olarak iş yerinde bulunmayı gerektirecek işleri yürüten personel dışında çalışanların şirket ofislerinde bulunmasına gerek görmediklerini ifade etti.

Şirketten konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Bu konuya yaklaşımımız başından itibaren son derece hassas oldu. Evden çalışma modeline geçen ilk şirketlerden biri olduk. Çalışanlarımızın ve topluluğumuzun güvenliğini öncelik olarak görmeyi sürdüreceğiz.” ifadeleri yer aldı.

Twitter, 12 Mart’ta evden çalışma usulüne geçmişti

Twitter, Kovid-19 salgının yayılmasının ardından 12 Mart’ta dünya genelindeki personeline gönderdiği açıklamada, yeni bir uyarıya kadar evden çalışma usulüne geçileceğini bildirmişti.

Açıklamada, çalışanların evlerinde ofis düzeni kurmak için yaptıkları masrafların şirket tarafından karşılanacağı, evden çalışamayacak durumdaki sözleşmeli, yarı zamanlı ve taşeron işçilere ise olağan saat başına çalışma ücretlerinin ödeneceği kaydedilmişti.

Apple, Amazon, Microsoft ve Google gibi internet ve teknoloji şirketleri, Kovid-19 salgını nedeniyle dünya genelindeki ofislerinde personele evden çalışmaları tavsiyesinde bulunmuştu.

Twitter, “Silikon Vadisi’nde tüm çalışanlarına evden çalışma zorunluluğu getiren ilk şirket” olmuştu.

Merkezi ABD’nin California eyaletinin San Francisco şehrinde bulunan şirketin dünya genelinde 4 bin 900 çalışanı bulunuyor.

Oyuncu Yetkin Dikinciler, Enka Sanat Sohbetleri'ne konuk oldu:

İSTANBUL (AA) – Oyuncu Yetkin Dikinciler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında online düzenlenen Enka Sanat sohbetlerine konuk oldu.

Instagram üzerinden canlı gerçekleştirilen yayının sunuculuğunu, besteci, piyanist ve yorumcu Çiğdem Erken gerçekleştirdi.

Yayına evinden bağlanan Dikinciler, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde eğitim alırken, tiyatro kulübünün çalışmalarına katılarak, Yıldız Kenter'den tiyatro dersi aldığını söyledi.

Dikinciler, üniversitede Orhan Veli şiirlerinden bir dinleti hazırladığı sırada Yıldız Kenter'in kendisine sorduğu "Yetkin, tiyatroyu bir meslek olarak düşünür müsün?" sorusu üzerine felsefe eğitimini yarıda bırakarak, oyunculuğa adım attığını anlattı.

Ailesinde çocukken tiyatroya gitmenin bir gelenek olduğunu ve anneannesiyle Kenter, Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan ile Nejat Uygur Çevre Tiyatrosu'na ve sinemaya gittiğini belirten Dikinciler, şöyle devam etti:

"1970'li yıllar, muhteşem bir atmosfer vardı oralarda. İşte o zaman tiyatroda perde açıldığı zaman benim de içimde bir şeyin açıldığını hissederdim. Sanırım Kenter Tiyatrosunda izlediğimiz oyunlar, Nejat Uygur'un ustalıkla yaptığı dolantı komedileri, aynı zamanda hiciv, taşlama muhteşemdi. Bir yandan da Gazanfer Özcan'ın tuluat yeteneği, anlık doğaçlama kabiliyeti ya da kendimce 'acaba bunlar metin miydi' derdim. Fakat o kadar doğaldı ki, yükseltiyi kaldırır eşitlerdi bizi. İşte o eşitlik beni sahneye çekti. Yani hikaye anlatabilme içgüdüsünü verdi bana."

– "Babam ve Oğlum, hayatımda başka bir dönemin başlangıcı oldu"

Ünlü oyuncu, sinemaya ilk kez "Bedel" adlı filmle adım attığına işaret ederek, "Uzun metrajlı, Kartal Tibet'in çektiği bir filmdi ama televizyonda yayınlandı. TRT'nin bir filmiydi. Bunun dışında çokça sinema filminde çalıştım. Bir yandan Nazım Hikmet'i oynamak, onu seven biri olarak her zaman beni çok mutlu etmişti. Mavi Gözlü Dev filminde Nazım'ın izini sürmek, onunla buluşmak zaten beni çok mutlu eden bir süreç olmuştu. Babam ve Oğlum filmi de kendi döneminde çok büyük etki yaratıp, milyonlara ulaştığı için hayatımda başka bir dönemin başlangıcı oldu." dedi.

Salgın sebebiyle evde kaldığı süreci 2 yaşındaki kızı ve eşi Aslı Orcan'la beraber kaliteli geçirmeye çalıştığını aktaran Yetkin Dikinciler, İstanbul Devlet Tiyatroları bünyesinde rol aldığı "Profesyonel" oyununun 10. sezonuna girdiğini dile getirdi.

Dikinciler, tiyatronun popüler kültürden de beslenmesi gerektiği yorumunu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ama tiyatronun kendisinin popüler kültür üretmemek şartı ile beslenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir yandan tiyatronun başka bir ayrıcalığı var, tiyatro binlerce yıldır yanına teknolojiyi, endüstriyi, yeni bilimsel gelişmeleri katarak ya da yepyeni kostüm tasarımları, ışık dizaynları katarak değil hep yalınlaşarak ilerledi ve insanın o dönem içinden geçtiği derdi, tasası neyse ona yaklaşmaya çalıştı. Yaklaşırken de bütün bu saydığım aracılardan arınıp, ruh ve bedenle ilgilenmeye çalıştı. Tiyatronun en büyük rekabeti bununla olmalı diye düşünüyorum."

Oyunculuğunu ise bir hikaye aracı olarak tanımlayan Dikinciler, "Ben aslında bir emekçiyim ve bunu en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Aracı olduğum şeyin farkına varmaya, onu içselleştirmeye çalışıyorum birincisi bu. İkincisi de emek kutsaldır. Ben hiçbir emeğimi 'Bu ondan daha değerli', 'Bu ondan daha değersiz' diye kategorize etmiyorum. Edilmesine de müsaade etmemeye çalışıyorum. Yani 'dizi işte, gelir geçer' değil, ekranlara eğer çıkıyorsam bunun da bir sorumluluk olduğunu bilerek en iyisini yapmaya çalışıyorum. Tiyatroda da sahneye çıkıyorsam, sinemada ya da reklamda da aynı şeyi düşünerek insana yaklaşmaya çalışıyorum." diye konuştu.

Çiftçilere “sosyal medya” üzerinden eğitim

İZMİR (AA) – Tarım ve Orman İzmir Müdürlüğü, sosyal medya platformu üzerinden "Öğle Molası" adlı canlı yayınlarla çiftçilere eğitim veriyor.

Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, kurumun Facebook hesabından her gün yeni bir konu ve konukla canlı yayın yapılıyor ve üreticiler bilgilendiriliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde sosyal mesafenin korunması, tedbirlerin uygulanması için eğitim programlarına ara vermek zorunda kaldıklarını hatırlattı.

Özen, tarımsal üretimin gelecek anlamına geldiğini ve üretime asla ara verilemeyeceğini vurgulayarak, "Bizler de nasıl devam edebiliriz eğitimlerimize, üreticilerimizle nasıl yine bir arada olabiliriz noktasında düşünmeye başladık. Biliyoruz ki teknoloji çağında yaşıyoruz ve sosyal medya artık vazgeçilmezimiz. Hemen hemen tüm üreticilerimizin, kendilerinin ya da oğullarının, kızlarının ya da torunlarının Facebook hesapları var. Bu kanalla onlara ulaşabiliriz noktasından hareketle resmi Facebook hesabımızdan yayınları başlattık." ifadelerini kullandı.

Hafta içi her gün saat 12.30’da eğitim programına başladıklarını aktaran Özen, şu bilgileri verdi:

"Üreticilerimizin de fikrini alarak bu saate karar verdik, Öğle Molası adını verdiğimiz programımızla üreticilerimizin tarlalarına, bağlarına, bahçelerine, seralarına konuk oluyoruz. Konularımızı dönemsel olarak seçiyoruz ve üreticilerimizden de gelen talepler doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Bizler bu işten çok keyif alıyoruz. İnşallah şu zorlu süreç geçince yeniden bir arada olacağız yine yüz yüze eğitimler düzenleyeceğiz."

Özen, yayınların 15 bin kişiye ulaştığını vurgulayarak, içeriklerin sayfaya kaydedildiğini ve eğitimlerin daha sonra da izlenebildiğini de aktardı.

Sadece üreticileri değil tüm vatandaşları, tarıma ilgisi olan herkesi canlı yayınlara davet eden Özen, "Balkonunda bile olsa bir şeyler üretmek, yetiştirmek isteyen herkesi sayfamızı takibe çağırıyoruz. Yakında evde yetiştiriciliğe yönelik de yayınlar yapacağız." dedi.