Tekvando Haberleri

Türkiye'nin yeni 'Servet'lerini yetiştiriyor

ANKARA(AA) – 2012 Londra Olimpiyatları’nda altın madalya kazanan Servet Tazegül, 2019’dan bu yana Tekvando Erkek Milli Takımı’nı çalıştırıyor.

Tekvando Erkek Milli Takımı Teknik Direktörü Servet Tazegül, karantina sürecinin sporcular üzerindeki etkisi, antrenörlük kariyerinin nasıl gittiği ve milli takımın hedeflerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yaşanan sürecin sporcuları olumsuz etkilediğini belirten Tazegül, “Çünkü sporu eve sığdırmak gerçekten zor. Sporcularımız gayret gösterip evde yapabildikleri egzersizlerle çalışmalarını sürdürüyor. Karantinayı en iyi şekilde kapatacağız.” dedi.

Tazegül, sporcuların çalışmalarını yakından takip ettiklerinin altını çizerek, “Haftada 2-3 kez telefonda görüşüyoruz. Yaklaşık 1 yıldır beraber çalışıyoruz, verdiğimiz teknikleri uyguluyorlar. Videolarını da bize gönderiyorlar. Evde uygulayabilecekleri hareketlerin hepsini yapıyorlar.” diye konuştu.

“Sporu bıraktığım için pişman değilim”

Antrenörlük sürecinin iyi gittiğini söyleyen Servet Tazegül, “Bir alışma süreci oldu. O alışma sürecini atlattıktan sonra şu an çok güzel ilerlediğimizi düşünüyorum. Antrenör olmak biraz daha zor, sorumluluğu daha fazla. Bunun da üstesinden geleceğime inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Tazegül, “Sporculuk kariyerini erken tamamladığını düşünüyor musun?” sorusu üzerine şöyle devam etti:

“2016 Rio Olimpiyatları’nda da altın madalya kazanmak istiyordum ama olmadı. Keşke o da olsaydı ama 2012’de altın madalya kazandığım için o kadar içimde kalmadı. 2012’de şampiyon olduğumdan 2020’yi zorlamadım. Çünkü daha önceden kazanılmış bir altın madalyam var. Sakatlıklar yaşadım ve bu sakatlıklardan dolayı istediğim gibi yüklenemedim. Fark ettim ki beni tetikleyen eski hırsım kalmadı. Bundan dolayı sporu bıraktığım için hiç pişman değişim. Tecrübemi milli sporculara aktardığım için çok mutlu ve gururluyum.”

“Olimpiyatlara 6 sporcuyla katılmayı hedefliyoruz”

Tazegül, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle 2021’e ertelenen Tokyo Olimpiyatları’na ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Tekvandoda Kadın Milli Takımı’nın 4 sporcuyla tam kadro olimpiyat vizesi aldığını hatırlatan Tazegül, “Öncelikle kadın sporcularımızı tebrik ediyorum. Erkeklerde de kıta elemesine göndereceğimiz 2 sporcu kardeşimiz var. İnşallah 2’de 2 yapıp toplamda 6 sporcuyla olimpiyatlara katılmayı hedefliyoruz.” şeklinde görüş belirtti.

Kariyerinde Avrupa ve dünya şampiyonlukları da bulunan Servet Tazegül, ayrıca 2008 Pekin Olimpiyatları’nda üçüncü olmuştu.

Tokyo 2020 vizesi alan tekvandocu Hatice Kübra İlgün: Hak eden kazandı

ANKARA (AA) – Türkiye Tekvando Federasyonunun 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda Türkiye’yi kadınlar 57 kiloda temsil edeceğini duyurduğu milli tekvandocu Hatice Kübra İlgün, “Benim hakkımdı, hak eden kazandı.” dedi.

Türkiye, kadınlar tekvandoda 4 olimpik sıklette de Tokyo 2020’ye vize alarak tarihi bir başarıya imza attı. Fakat kadınlar 57 kilo dünya sıralamasında ilk 5’te 2 milli sporcunun yer alması, olimpiyatlara bu sıklette kimin gideceğiyle ilgili tartışmalara yol açtı.

İrem Yaman’ın hakkının yendiği iddia ettiği basın toplantısın ardından bu sıklette olimpiyat vizesi alan Hatice Kübra İlgün, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye Tekvando Federasyonun kapsamlı bir açıklama yayımladığını belirten Hatice Kübra, bu konuda fazla da konuşmak istemediğini söyledi.

Hatice Kübra, federasyonun daha önce “İlk 5’te birden fazla sporcumuz bulunan sıkletlerde 2019 Aralık ayında Rusya’da yapılacak Grand Prix Final Müsabakası’nda daha başarılı olan sporcu, puan durumuna bakılmaksızın ülkemizi olimpiyat oyunlarında temsil edecektir.” açıklamasını yaptığını hatırlattı.

Milli sporcu, “Grand Prix Finali’nde en iyi dereceyi alan sporcunun olimpiyatlara direkt katılacağı belliydi. O zaman bir itiraz olmadı. Kader maçımız orasıydı. Bunun o da farkındaydı, ben de.” ifadelerini kullandı.

Grand Prix Finali’nde gümüş madalya kazandığına dikkati çeken Hatice Kübra, “İrem ile çeyrek finalde karşılaştık. Maçı kazanan ben oldum. Bir sezondaki tüm grand prix organizasyonlarında madalya alan tek Türk sporcuyum. Benim hakkımdı, hak eden kazandı.” diye konuştu.

“Tüm madalyalarımı 57 kiloda aldım”

Hatice Kübra, İrem Yaman’ın 62 kiloda da mücadele ettiğine işaret ederek, “Ben tüm madalyalarımı (olimpik sıklet olan) 57 kiloda aldım.” dedi. 27 yaşındaki milli tekvandocu, sözlerini şöyle tamamladı:

“57 kilo puanlarına bakıldığı zaman otomatik olarak benim sıralamam daha önde ama 62 kilodaki puanlar da 57 kiloya yansıdığı için onun da sıralaması yüksek. Şu anda dünya sıralamasında ben ikinci sıradayım, İrem’in üstündeyim. Biz puan almaya devam ediyoruz. Maçlara gidip derece aldığım sürece puanlarım işleniyor. Kota zaten ülkeye veriliyor, ilk 5’in olimpiyatlara katılma hakkı var. Federasyon, Rusya’daki organizasyonu belirleyici kriter olarak seçti. Çünkü en önemli organizasyon orasıydı. Dünyanın en iyi 16 sporcusu geliyor. Burada da daha iyi dereceyi ben aldığım için olimpiyat hakkımdı. O da zaten bunun farkındaydı.”

Milli tekvandocu İrem Yaman: Kazandığım olimpiyat kotası için sonuna kadar mücadele edeceğim

ANKARA (AA) – Dünya ve Avrupa şampiyonu milli tekvandocu İrem Yaman, kadınlar 57 kiloda 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda Türkiye’yi kendisinin temsil etmesi gerektiğini savundu.

Milli sporcu İrem Yaman, basın toplantısında yaptığı açıklamada 2020 Tokyo Olimpiyatları’na hak ettiği halde katılamama gibi bir durumla karşı karşıya olduğunu belirtti.

İrem, “Olimpiyatlara katılmak için puan veren son 4 yılın uluslararası turnuvalarında topladığım puanlarla Dünya Tekvando Federasyonu sporcu sıralamasında ilk 3 sırada yer almaktayım.” dedi.

Tokyo 2020’ye hazırlanırken 4 yılda 2 kez grand prix şampiyonluğu, 2 kez Üniversiade Oyunları şampiyonluğu, 3 kez Avrupa şampiyonluğunu kazandığını belirten İrem, ayrıca ilk grand slam şampiyonluğunu ve Türkiye adına 2 kez dünya şampiyonluğunu elde eden ilk kadın sporcu olduğunu hatırlattı.

İrem, Dünya Tekvando Federasyonu sporcu sıralamasında aynı sıklette mücadele ettiği diğer sporcu Hatice Kübra İlgün’ün 5. olduğunu ifade ederek, “Ülkemiz adına yalnızca 1 sporcu olimpiyatlara gidecek. Şu ana kadarki gözlemlerim ve duyumlarım Tokyo 2020’ye şahsımın değil de diğer sporcunun katılacağı.” diye konuştu.

“Kazandığım şampiyonlukların hiç bir önemi kalmadı”

Federasyon yetkililerinin ve teknik direktörünün şampiyon olduğu 2019 Dünya Tekvando Şampiyonası’nda sakat olarak yarıştığını bildiklerini dile getiren İrem, şöyle devam etti:

“Aynı sıklette yer alan arkadaşım topladığı puanlarla da benim üst sıramda yer alamadı, yine sporcu sıralamasında üst basamakta ben yer aldım. Fakat federasyon şöyle bir açıklama yaptı; ‘sıralama açıklanmadan aldığı puanlarla diğer sporcu senin üstüne geçmiştir. Avrupa oyunları müsabakasına seçme yapılacaktır. 4 yıllık süreç gözetilmeksizin sadece aralık ayında yapılacak grand prix müsabakasında en iyi dereceyi elde eden sporcu olimpiyatlara katılacaktır’ diye. Yapılan seçmenin önemi kalmadı, 4 yıl boyunca mücadele ettiğim turnuvalarda kazandığım şampiyonlukların hiç bir önemi kalmadı.”

Milli tekvandocu, buna karşın seçmelere katıldığını anlatarak, “Seçmelerden kazanarak çıktım ve Avrupa Şampiyonası’na katılarak finalde de son iki olimpiyat şampiyonu İngiliz sporcuyu sayı farkıyla yenerek şampiyon oldum. Dünya Tekvando Federasyonu tarafından yeni sıralama açıklandı ve sıralamada Avrupa Şampiyonası’ndaki puanım eklenmeden dahi diğer sporcunun benim önüme geçemediği verilerle açıklanmış oldu. Aslında haksız yere Avrupa Şampiyonası’nın seçmesi yapıldı.” ifadelerini kullandı.

Moskova’da Aralık 2019’da yapılan grand prix müsabakasında diğer sporcu Hatice Kübra İlgün’ün kendisini yenerek ikinci olduğunu kaydeden İrem, şunları dile getirdi:

“Her şampiyon sporcunun olduğu gibi benim de yenildiğim maçların olması gayet normaldir. Bütün dünyada bilinmesine rağmen bana reva görülen bu durumun haksızlık olduğunu düşünmekteyim. Olimpiyatlar için ülkemize madalya almak ve Türk milletini onurlandırmak için yaptığımız bu uzun süreli çalışmaların ve mücadelenin böyle bir kaç kişinin keyfiyetine bırakılmasının doğru olmadığını düşünmekteyim. Rakiplerimin ve antrenörlerinin de 57 kiloda olimpiyat madalyasına ne kadar yakın olduğumu bilmesi de ince bir ayrıntı.”

“Yetkililerin duyarsız kalmayacağını düşünüyorum”

“Olimpik sırada önde olan sporcunun olimpiyatlara katılmasını istiyorum.” diyen İrem, “Benim sıkletimde de bu şekilde ilerlemeli. Kazandığım olimpiyat kotası için sonuna kadar mücadele edeceğim. Son ocak ayı sporcu sıralaması olimpiyat kotasını alanların belirlendiği sıralama. Önemli olan ocak ayındaki sıralamada benim 3. rakibimin 5. olmasıdır.” şeklinde konuştu.

Sporcu olarak kimseyle sorununun bulunmadığını, en büyük sevincinin madalya kazandığında gururla İstiklal Marşı’nı okutmak olduğunu vurgulayan İrem, “Adaletin şaşmayacağını bu mücadelenin sadece benim değil Türk milletinin mücadelesi olduğunu düşünüyorum. İlk kadın olimpiyat şampiyonluğunu ülkeme kazandırmaya bu kadar yakınken bana yaşatılan bu haksızlığa sessiz kalmayacağım. Bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere diğer ilgili kurumların duyarsız kalmayacağını düşünüyorum. Bana yapılan bu yanlışın bir daha başka bir kadın sporcunun başına gelmemesi için mücadeleme devam edeceğim.” değerlendirmesinde bulundu.

İrem Yaman, “Bana yapılan bu adaletsiz yaklaşım Gençlik ve Spor Bakanlığını, Türkiye Tekvando Federasyonunu, antrenörlerini, sporcuları, kulüpleri ve yetkilileri töhmet altında bırakacaktır. Burada söz sahibi olan herkesin adaletin yanında yer alacağına inancım tamdır.” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Fatih Çakmak

Milli tekvandocular, Avrupa Başkanlık Kupası'nı 37 madalyayla tamamladı

ANKARA (AA) – Milli tekvandocular, Avrupa Başkanlık Kupası'nda 37 madalya kazandı.

Türkiye Tekvando Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, Avrupa Tekvando Birliği tarafından İsveç'in Helsingborg kentinde düzenlenen organizasyonun 4. ve son gününde gençler kategorilerinde müsabakalar gerçekleştirildi.

Ay-yıldızlı tekvandocular, organizasyonun son gününde 8 altın, 6 gümüş ve 5 bronz olmak üzere 19 madalya elde etti.

Erkekler 51 kiloda Serdar İlhan, 55 kiloda Ömer Faruk Dayıoğlu, 59 kiloda Mahmut Küskü, +78 kiloda Ali Kirazlı, kızlar 46 kiloda Aleyna Şenyurt, 49 kiloda Elif Ilgın Öztabak, 52 kiloda Özge Özbey ve +68 kiloda Sude Yaren Uzunçavdar altın madalyanın sahibi oldu.

Organizasyonda erkekler 45 kiloda Yunus Emre Taş, 51 kiloda Zeynel Fırat Tanrıverdi, 78 kiloda Oğuz Tokgöz, kızlar 59 kiloda Işıl Zafer, 63 kiloda Huriye Nur Ergin ve +68 kiloda Zehra Begüm Kavukcuoğlu gümüş madalya aldı.

Erkekler 51 kiloda Muhammet Eren Koç, 63 kiloda Muhammet Hanifi Köksal, +78 kiloda Mehmet Efe Özdemir, kızlar 44 kiloda Meryem Elif İyin ve 63 kiloda Selenay Güçlüefe üçüncülük kürsüsüne çıktı.

Dört gün süren organizasyonda 16'sı altın, 14'ü gümüş ve 7'si bronz olmak üzere toplam 37 madalya kazanan Türkiye, genel klasmanda Rusya'nın ardından 2. sırayı aldı.