Tarih

Aytaç Yalman'ın vefatı

İSTANBUL (AA) – Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği, 15 Mart'ta hayatını kaybeden eski Kara Kuvvetleri Komutanı Emekli Orgeneral Aytaç Yalman'ın vefatına ilişkin, "Kovid-19'a bağlı vefat ettiği kanaati oluşmuştur" açıklamasını yaptı.

Hastane başhekimliğinden yapılan yazılı açıklamada, Yalman'ın, hastaneye yatışının yapıldığı ve aynı gün vefat ettiği 15 Mart ve öncesine ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada, "Öyküsünde hipertansiyonu dışında ek hastalığı olmayan hastanın, 11 Mart'ta nefes darlığı şikayeti başlamış. 12 Mart'ta şikayetleri nedeniyle Fenerbahçe Orduevi doktoru eve çağrılmış" denildi.

Bulguları nedeniyle hastaneye gitmesi gerektiği bildirilen Yalman'ın bunu kabul etmediği, evde serum tedavisi uygulanmasını istediği ifade edilen açıklamada, aynı doktorun 13 Mart'ta hastanın şikayetlerinin artması üzerine tekrar eve çağrıldığı anlatıldı.

Açıklamada, ikna edilerek özel bir hastaneye götürülen Yalman'a, bilgisayarlı tomografisinde "interstisyel pnomoni" tanısı konulduğu, yatış önerildiği fakat bunu kabul etmeyen hastanın kötüleşince saat 17.00'de yine aynı sağlık kuruluşuna yatırıldığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"14 Mart ve 15 Mart tarihlerinde aynı özel hastanede yatmaya devam ederken hastanın genel durumu bozulmuş, hipoksisi derinleşmiş. 15 Mart tarihinde sabah saatlerinde hastanın filmleri konsültasyon amacıyla Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları kliniğince değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda takip eden doktoruyla da görüşülerek hastanın hastanemize nakli sağlanmıştır. 15 Mart saat 13.00'te hastanemizin acil servisine getirildiğinde hasta derhal entübe edilerek ventilatöre bağlanmıştır. Hastaya gerekli tedavi planlanmış ve tetkikleri istenmiştir. Ancak hastada saat 19.10'da arrest gelişmiş, derhal hızlı ve etkin CPR başlanmış. 15 ampül atropin, 10 ampul bikarbonat yapılmış ancak 40 dakika sonunda ritmi dönmeyince 19.50'de exitus olarak kabul edilmiştir. Hastanın kliniğinin ve tetkiklerinin Bakanlık Kovid-19 rehberinde tarif edilen olası vaka tanımına benzemesinden dolayı filyasyon yapılmasına karar verilmiş, yapılan filyasyon sonucunda eşinde semptomlar görülmesi üzerine 15 Mart tarihinde Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatışı yapılmıştır. Hastaya daha önce takip edildiği sağlık kuruluşu ve Orduevinde tedavi uygulayan sağlık profesyonelleri, ev temaslıları, iş yeri temaslılarına filyasyon yapılmış numuneleri alınmış gerekli izolasyon tedbirleri uygulanmıştır. Eşinin test sonucunun kovid pozitif gelmesi üzerine merhum Aytaç Yalman'ın klinik tablosunun da uyumlu olduğu dikkate alındığında Kovid-19'a bağlı vefat ettiği kanaati oluşmuştur."

Mısırlı ekonomist Devabe: “Sultan Abdülhamid, iç ve dış zorluklara rağmen ekonomiyi ayakta tuttu”

İSTANBUL (AA) – MEHMET NURİ UÇAR – Mısırlı ekonomist ve akademisyen Eşref Devabe, Sultan II. Abdülhamid'in 33 yıllık iktidarı boyunca içeriden ve dışarıdan gelen baskılara ve zorluklara göğüs gererek ekonomiyi ayakta tuttuğunu belirtti.

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Eşref Devabe, yeni çıkan "Sultan Abdülhamid Döneminde Osmanlı Ekonomisi" adlı kitabıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Devabe, kitabında Abdülhamid döneminde başta ekonomi olmak üzere izlenen para ve ticaret politikalarını ele aldığını belirterek, "Abdülhamid kurduğu ekonomik sistemle, insanların ihtiyaçlarını yerinden karşılayacak ve kendi kendine yetecek düzeyde bir iş ve üretim ünitesiyle hayatını idame ettirecek bir yapı inşa etti." dedi.

Abdülhamid'in attığı reform adımlarına dikkati çeken Devabe, "Abdülhamid Hân, 33 yıl boyunca içeriden ve dışarından gelen baskılara ve zorluklara göğüs gerdi ve devleti idare etme vazifesini yerine getirerek ekonomiyi ayakta tuttu. Kendi dönemi boyunca, devletin ihtiyaçları doğrultusunda idari, mali ve eğitim alanlarında reformlara gitti. Osmanlı sınırları içinde ulaşım ağını geliştirme ve yaygınlaştırma çabalarına da ağırlık verdi." diye konuştu.

Demir yollarının o dönem ulaşım sisteminin temel unsuru olduğunu vurgulayan Devabe, "Sultan Abdülhamid, tahta oturmasından itibaren Hicaz Demir Yolu gibi birçok demir yolu inşasına imza attı. Onun döneminde ülkede ticaret, ziraat ve sanayi odaları açıldı." ifadelerini kullandı.

– "Siyasetin merkezine denge politikasını koydu"

Avrupa İslami Finans ve Ekonomi Akademisinin (EAIFE) başkanlığını da yürüten Devabe, Abdülhamid'in Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde tahta çıkmasına rağmen devletin en güçlü yöneticilerinden biri olduğuna işaret etti.

Devabe, "Abdülhamid, Osmanlı Devleti'nin hem içeride hem de dışarıda pek çok sorunla boğuştuğu bir ortamda tahta çıktı ve 33 yıllık döneminde sanayi ve ticaretin geliştirilmesinde katkıda bulunacak büyük, orta ve küçük ölçekli işletmeler açtı." dedi.

Abdülhamid'in siyasetinin merkezine denge politikasını koymak suretiyle devletin çöküşünü engellediğini ve ayağa kaldırdığını belirten Mısırlı ekonomist, "Abdülhamid Hân, eğitimden ekonomiye, dış politikadan kültüre kadar birçok alanda önemli başarılara imza attı." değerlendirmesinde bulundu.

– "İki dönem birbiriyle benzeşiyor"

Eşref Devabe, Abdülhamid ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dönemleri arasındaki benzer noktalara işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"O dönem de dış güçlerin saldırısı vardı şimdi de var. O dönemde siyasi hava ile ekonomiyi mukayese ettiğimizde iki dönemin birbiriyle benzeştiğini görmekteyiz. Abdülhamid'in gitmesini isteyen kesimler gitmesinin ardından pişmanlık duydular. Bu nedenle tarihten ders almak için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkmak tarihi sorumluluktur."

– "ABD bazı Araplar aracılığıyla Filistin'i satın almak istiyor"

Güncel konulara da değinen Mısırlı akademisyen, Filistin, Kudüs ve Mescid-i Aksa denildiğinde ilk akla gelen ismin Abdülhamid olduğunu ve tahta çıktığında ilk icraat olarak bir karış toprağının satışını engellemek için Filistin topraklarını sarayın mülkü haline getirdiğini kaydetti.

Devabe, Abdülhamid'in, Yahudilerin Filistin'de devlet kurma isteğine karşılık Osmanlı Devleti'nin borçlarının silinmesi teklifinde bulunan Siyonizmin kurucusu Theodor Herzl'in teklifini kesin bir dille reddettiğini de hatırlattı.

Günümüzde ABD Başkanı Donald Trump'ın "Yüzyılın Anlaşması" olarak nitelediği sözde barış planına bazı Arap liderlerin verdiği desteği eleştiren Devabe, "Herzl, Yahudilerin yerleşimi için Sultan Abdülhamid'den Filistin'i satın almak istedi. Ancak Sultan Abdulhamid bunu reddetti. Bugün ise maalesef ABD, bazı Araplar aracılığıyla Filistin'i satın almak istiyor." dedi.

“Usta” oyunu Bilecik'te sahnelendi

BİLECİK (AA) – Tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez'in yazıp yönettiği ve Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamid Han'ın hayatından kesitlere yer verilen "Usta" isimli tiyatro oyunu, Bilecik'te sahnelendi.

Şeyh Edebali Kongre ve Kültür Merkezi'nde İlim Yayma Cemiyeti Bilecik Şubesi organizasyonunda 20'ye yakın sivil toplum kuruluşunun destekleriyle hazırlanan programda sahnelenen oyun, ilgi gördü.

Bilecik Valisi Bilal Şentürk, Yenilmez'e ve sahne arkadaşlarına oyun sonunda takdim etti.

Yenilmez, oyunun ardından AA muhabirine yaptığı açıklamada, her ne olursa olsun geçmiş ile bağın asla koparılmaması gerektiğini söyledi.

Kültürel bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yenilmez, "Abdülhamid Han'ı anlayamazsanız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni anlayamazsınız. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, Abdülhamid Han'ın açtığı okullardan mezun oluyorlar. Kültürel bağışıklık sistemimizi güçlendirmek zorundayız." diye konuştu.

Abdülhamid Han ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında Avrupa'da çizilen karikatürlerin aynı olduğunu vurgulayan Yenilmez, "Dünkü hesapla bugünkü hesap aynı. Dün bu hesabı ecdat bozdu, bugün biz bozmakla da kalmayıp, zaferler neticelendirmek zorundayız." dedi.

Osmanlı Devleti'nin kurulduğu toprakları, Söğüt ve Bilecik'i layıkıyla anlatamadıklarını, bu durumun her zaman kendisinde bir uhde olarak kaldığını ifade eden Yenilmez, şunları kaydetti:

"2020-2023 sürecinde Bilecik aslında bugün Afrin'de, Filistin'de, El Bab'da ve İdlib'de ne yaşanıyorsa, onun kitabı burada yazılmış. 81 milyonun gençlerine, Bilecik'i, Şeyh Edebali Türbesi'ni göstermemiz lazım. Düşman öyle bir düşman ki bizim rüyamızı gördüğümüz yere bile tahammülü yok. Bilecik'e en fazla eseri olan Abdülhamid Han, Bilecik'e çok farklı güveniyor. Kendisine yapılan suikast neticesinde, canını emanet edecek insanları Bilecik'ten çağırıyor. Bilecik'e ve Söğüt'e çok yatırımlar yapıyor."

“Usta” oyunu Amasya'da sahneye konuldu

AMASYA (AA) – Tiyatro oyuncusu Ahmet Yenilmez'in Osmanlı Padişahı Sultan 2. Abdülhamid Han'ın hayatından kesitlere yer verdiği "Usta" oyunu, Amasya'da sahnelendi.

Ölümünün 102'nci yılında 2. Abdülhamid'i anma etkinlikleri kapsamında Amasya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi'nde sahnelenen oyun, ilgi gördü. Oyunu izleyen sanatseverler, zaman zaman duygu dolu anlar yaşadı.

Oyunun ardından Amasya Valisi Osman Varol, Yenilmez'e ve sahne arkadaşlarına çiçek ile fidan dikme plaketi verdi.

Yenilmez, burada yaptığı konuşmada, 2. Abdülhamid'i anlamadan Milli Mücadele'yi anlamanın mümkün olmayacağını söyledi.

O dönemde 2. Abdülhamid'in yaşadıklarının farklı bir şeklinin bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yaşatılmaya çalışıldığını belirten Yenilmez, "O da bir insandı. Hataları da vardı kusurları da ama çok büyük hizmetleri oldu. İzlediğiniz oyundaki hiçbir repliği ben yazmadım. Ya kızı Şadiye Sultan'ın hatıratıdır ya da kendisinin. Hiçbir kelime katmadım." dedi.

Döneminde Abdülhamid Han hakkında Avrupa'da çizilen karikatürlerle bugün Erdoğan için çizilenlerin benzerliğine dikkati çeken Yenilmez, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele kadrosu, onun açtığı okuldan mezun oldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Abdülhamid Han nereden bıraktıysa oradan alıp devam ettirmiştir." ifadesini kullandı.

Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı da Türklerin dünyada sonradan ortaya çıkmış bir millet olmadığını vurgulayarak, "Tarihe damga vuran bir milletin evlatları olarak geçmişimizin bizim üzerimizdeki haklarını biliyoruz. Geçmişimizle bağımız bizi her zaman mutlu etmiştir. Geçmişle olan bağımızı bir anlamda gözyaşlarıyla kurmuş olduk." diye konuştu.