"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Ticaret Borsası

Kütahya'da yetişen vişne “Şaphane vişnesi” adıyla tescillendi

KÜTAHYA (AA) – Kütahya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, 3 yıl önce başlatılan çalışmaların sonucunda il genelinde üretilen vişnenin "Şaphane vişnesi" adı altında coğrafi işaret olarak tescillendiğini bildirdi.

Gültekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şaphane, Pazarlar, Simav ve Gediz ilçelerinde yılda yaklaşık 35 bin ton vişne üretildiğini belirtti.

Kütahya'da üretilen vişne için 3 yıl önce coğrafi işaret tescil başvurusu yaptıklarını dile getiren Gültekin, şunları kaydetti:

"Tat, aroma, sululuk ve asit durumu bakımından zengin olan Kütahya vişnesine hak ettiği ekonomik değeri kazandırmayı amaçlıyoruz. Türk Patent ve Marka Kurumuna yaptığımız başvuruyla ilgili değerlendirmeler sonucunda Kütahya il genelinde üretilen vişnemize, 'Şaphane vişnesi' adı altında coğrafi işaret tescil belgesi verilmesi uygun görüldü."

Gültekin, bu tescilin üreticiye büyük avantajlar sağlayacağına işaret ederek, "Bundan sonraki süreçte üreticimizin bu avantajı iyi kullanmasını istiyoruz. Bölgemize vişnenin yerinde işlenmesi için tesisler kurulmasını bekliyoruz. Bu konuda da gerekli girişimlerde bulunacağız." dedi.

Bursa Ticaret Borsası üyelerine 160 milyon liralık “Nefes Kredisi” desteği

BURSA (AA) – Bursa Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, "Nefes Kredisi" kapsamında yüklü mevduat taahhüdü ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) desteğiyle 160 milyon liralık kredi hacmini üyelerinin kullanımına sunduklarını bildirdi.

BTB'den yapılan açıklamaya göre, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi de olan Matlı, Denizbank Marmara Bölge Müdürü Burak Bozkaya ile görüşmesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomiye etkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de de salgından ekonomik anlamda en çok etkilenen kesimlerden birinin KOBİ'ler olduğunu belirten Matlı, şunları kaydetti:

"Çatı kuruluşumuz olan TOBB öncülüğünde, 365 oda ve borsamızın katkılarıyla hazırlanan 'Nefes Kredisi' ile Türkiye ekonomisinin bel kemiği olan KOBİ'lerimize bu sıkıntılı dönemde destek olmayı hedefledik ve bunu da ne mutlu ki başarıyla sonuçlandırdık. Bursa Ticaret Borsası, Nefes Kredisi Kampanyası kapsamında yüklü mevduat taahhüdü ve TOBB'un da desteğiyle yaratılan çarpan etkisiyle 160 milyon liralık kredi hacmini üyelerinin kullanımına sunmuştur."

Bozkaya da ekonomiyi ayakta tutan, istihdamın, üretimin, ihracatın yükünü sırtlayan KOBİ'lerin yanında olmaktan mutluluk duyduklarını vurgulayarak, "Bu ayırdığımız kaynak yüzde 7,5 faiz oranıyla yaklaşık 40 bin KOBİ müşterisine ulaşacak." ifadesini kullandı.

Ramazanda sucuk ve pastırmaya zam yok

KAYSERİ (AA) – Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Başkanı Recep Bağlamış, ramazan ayında pastırma ve sucuğa zam yapılmayacağını bildirdi.

Bağlamış, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını döneminde kırmızı et, pastırma, sucuk fiyatlarının arttığı yönünde spekülatif açıklamalar olduğunu, bu asılsız iddialara kimsenin itibar etmemesi gerektiğini söyledi.

"Bırakın zam yapmayı hatta fiyatlar bir miktarda düşmüş durumda." diyen Bağlamış, son iki ay içinde etin yüzde 5 değer kaybettiğini belirtti.

Tüketicilere, fahiş fiyat uygulayan firmaları KTB'ye ya da ilgili kurumlara şikayet etmeleri tavsiyesinde bulunan Bağlamış, "Bizim açıklamış olduğumuz perakende satış fiyatları, sucuk 65-85 lira, pastırma ise 100-150 liradır. Bu fiyatların dışında rağbet edip ürün almasınlar." dedi.

Salgın nedeniyle mezbahalardan kasap dükkanlarına kadar her aşamada yoğun tedbirler alındığını vurgulayan Bağlamış, dezenfeksiyon kurallarına göre kesim ve satış yapıldığını ifade etti.

– "Tüketilen etin yüzde 70'ini kıyma oluşturuyor"

Bağlamış, her zaman vatandaşa yardımcı olmaya çalıştıklarını belirterek şunları kaydetti:

"Ramazan ayında da vatandaşımız gıdasını alsın diye kırmızı ete zam yapılmayacak. Kimse merak etmesin et, büyük ve küçükbaş hayvan stoğumuz en az bir yıl yetecek kadar mevcut. Üretici firmalarımızın hepsi de önlemlerini almış durumda. Ramazanda kırmızı et üretiminde bir sıkıntı beklemiyoruz, yine aynı şekilde sucuk ve pastırma fiyatlarında da ramazan ayında artış olmayacak. Bu sene ramazan sofralarının vazgeçilmezi pastırma ve sucuğun tüketiminin koronavirüs salgını nedeniyle yüzde 15 daralacağını öngörmekteyiz. Ramazanda en çok kıyma, sucuk içi ve kuşbaşı tüketiliyor. Hatta tüketilen etin yüzde 70'ini kıyma oluşturuyor."

Et alınırken hijyene dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Bağlamış, kırmızı etin hijyen kurallarına uyan, dezenfeksiyon çalışmalarına önem veren, bilinir yerlerden alınmasını önerdi.

KTB Başkanı Recep Bağlamış: “Kırmızı et üretiminde problem bulunmamaktadır”

KAYSERİ (AA) – Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, ülkedeki kırmızı et üretiminde herhangi bir problem bulunmadığını belirterek, "Mart ayı itibarıyla sektörde yaklaşık 50 milyon koyun, yavrulama zamanından dolayı 15 milyon civarında kuzu olduğunu tahmin ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Bağlamış, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ortaya çıkmasının ardından vatandaşların marketlerdeki gıda ürünlerine yoğun talep gösterdiğini belirtti.

Ülkede kırmızı et üretiminde bir sıkıntı yaşanmadığını vurgulayan Bağlamış, Türkiye'de 2019 yılı genelinde toplam kırmızı et üretiminin, bir önceki yıla göre yüzde 7,4 artışla 1 milyon 201 bin 469 ton olarak tahmin edildiğini aktardı.

Bağlamış, koronavirüs nedeniyle kırmızı et piyasasında panik havası yaratılmaya çalışıldığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Kırmızı et ve ürünleri için tüketimimizi karşılayacak kadar hayvan varlığımız var. Kimse endişe etmesin. Rant sağlamak için 'hayvan ithal edilecek' diye söylenti çıkaranlara prim vermeyeceğiz. Tüketicilerimizin de içi rahat olsun. Kırmızı et üretiminde herhangi bir problem bulunmamaktadır. Besi sektöründe faaliyet gösteren yetiştiricilerimizin işletmelerinde 2020 yılı için tüketicilerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda besi hayvanı ve buna bağlı olarak da kırmızı et tüketimini karşılayacak kadar üretimimiz bulunmaktadır."

Küçükbaş hayvan varlığına da değinen Bağlamış, "Mart ayı itibarıyla sektörde yaklaşık 50 milyon koyun, yavrulama zamanından dolayı 15 milyon civarında kuzu olduğunu tahmin ediyoruz. Türkiye'de küçükbaş hayvan varlığı kırmızı et tüketimini karşılayacak durumda. Tüketicimizi ithalata muhtaç edecek herhangi bir durum söz konusu değildir. Salgın nedeniyle piyasada herhangi bir tedirginliğe, stok yapmaya da gerek yok. Kimse paniğe kapılmasın." ifadelerini kullandı.

Kayseri ve Türk Dünyası Tarım Fuarı yarın açılacak

KAYSERİ (AA) – Kayseri'de 15'incisi düzenlenen "Kayseri ve Türk Dünyası Akraba Toplulukları Tarım Fuarı" 20-23 Şubat'ta gerçekleştirilecek.

Atlas Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Atasağun, Kayseri Ticaret Borsası'nda (KTB) düzenlediği basın toplantısında, tarımdaki gelişmelerin en iyi takip edildiği yerlerin fuarlar olduğunu söyledi.

Tarım fuarlarının, teknolojiyi üretenlerle kullananlar arasında köprü görevi gördüğünü belirten Atasağun, 250 firmanın katılacağı fuarda, Türk dünyası ve akraba topluluklardan temsilcilerin de ağırlanacağını dile getirdi.

Fuarın ilklere sahne olacağını ifade eden Atasağun, "Cumhurbaşkanımızın test ettiği elektrikli yerli traktör ilk kez Kayseri'deki fuarda görücüye çıkacak. Ayrıca yerli imkanlarla bir firmamızın ürettiği 12 koyunu aynı anda sağabilen sistem, yine bu fuarda tanıtılacak. Bu sistem alanında en iyi sistemlerden birisi." dedi.

KTB Başkan Yardımcısı Mehmet İştahlı, 15 yıldır tarım fuarına destek verdiklerini söyledi.

Kayseri ve bölge çiftçisi için ellerinden geleni yaptıklarını belirten İştahlı, çiftçilere, fuara gelerek tarım alanındaki yeni teknolojileri görmelerini tavsiye etti.

Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş de Kayseri'deki tarım fuarının, Türkiye'deki fuarlar arasında en çok ziyaretçiye ve firmaya ev sahipliği yapan fuarlardan olduğunu, bu yıl organizasyona 350-400 bin ziyaretçi beklediklerini kaydetti.

Kayseri Dünya Ticaret Merkezi'nde açılacak fuar, 23 Şubat'a kadar gezilebilecek.

Mersin'de 23 okula 12 bin paket bakliyat dağıtıldı

MERSİN (AA) – Mersin’de 23 okuldaki öğrencilere 12 bin paket bakliyat dağıtımı yapıldı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ve Mersin Ticaret Borsası (MTB) ortaklığında "Dünya Bakliyat Günü" kapsamında "Bakliyat Ürünleri Dağıtım Projesi" hayata geçirildi.

Mersin Valisi Ali İhsan Su, Hüseyin Polat Özel Eğitim Uygulama Okulu'nda düzenlenen törende, kentin bakliyat üretiminde önemli bir yeri olduğunu belirtti.

Bakliyatın faydaları hakkında bilgi veren Vali Su, "Bugün 23 okulumuzda 12 bin paket bakliyat ürünü dağıtıyoruz. Bakliyat konusunda toplumda daha çok duyarlılık sağlamalıyız. Çocuklarımıza bakliyatı sevdireceğiz. Hep birlikte bu konuda farkındalığı artıracağız. Sağlımız, ülkemiz ve insanlık için çok önemli." dedi.

İl Milli Eğitim Müdürü Adem Koca da bakliyat tüketimini yaygınlaştırma hedefinde olduklarını belirterek, buna gelişim çağında olan öğrencilerden başladıklarını vurguladı.

Ulusal Baklagil Konseyi ve MTB Başkanı Abdullah Özdemir de Birleşmiş Milletlerin (BM) 10 Şubat'ı "Dünya Bakliyat Günü" ilan ettiğini anımsattı.

Özdemir, sağlıklı hayat için doğru beslenmesi gerektiğine işaret ederek, haftada en az 3 gün bakliyat ürünlerinin tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.

MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kızıltan bakliyat ürünlerinin sağlık açısından önemine değindi.

Programda otizmli çocukların da yer aldığı bir grup öğrenci, fon kartonlarından yaptıkları aşçı kıyafetleriyle gösteri sundu.

Her öğrencinin ayrı bir bakliyat ürününü temsil ettiği gösteri, renkli görüntülere sahne oldu.

Konuşmaların ardından protokol üyeleri, sınıfları gezerek paketler halindeki bakliyatların dağıtımını gerçekleştirdi.

Proje kapsamında 23 okuldaki öğrencilere 12 bin paket bakliyat dağıtıldı.

İSTİB ocak ayı meclis toplantısı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz, "Bizim üreticimiz, o yıl az ekilen bir ürünün fiyatı yükseldiğinde ertesi yıl hesapsızca o ürüne yönelir ve ürün bolluğu dolayısıyla fiyatlar düşer. Çiftçi, fiyat düştükten sonra ertesi yıl ürünü ekmekten kaçınır. Bu da fiyatların tekrar yükselmesine yol açar. Nihayetinde bu kısır döngü bir türlü kırılamaz. Yıllardır ürün ve üretim planlamasının önemini vurgulamamızın nedeni, bu kısır döngünün kırılması içindir." dedi.

Kopuz, İSTİB ocak ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada, arz talep dengesinin bozulmasıyla gerçekleşecek fiyat dalgalanmalarını engellemenin ilk şartının üretim planlaması olduğunu vurguladı.

Hükümetin konuyla ilgili çalışmalarının yakında meyvesini vereceğine inandığını ifade eden Kopuz, şunları söyledi:

"Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan'ın da açıkladığı gibi bu karar, yüksek dış talebin iç dengeleri olumsuz etkilemesini engellemek için alındı. Yani patates ve soğan üretimi, ihracat yaptığımız ülkelerde beklenenden az gerçekleşeceği için yüksek dış talep oluşmuş. Bu yüksek dış talebin iç piyasadaki arz talep dengesini bozmasını engellemek için bu karar alınmış ve bizce yerinde bir karardır. Bildiğiniz gibi bizim üreticimiz, o yıl az ekilen bir ürünün fiyatı yükseldiğinde ertesi yıl hesapsızca o ürüne yönelir ve ürün bolluğu dolayısıyla fiyatlar düşer. Fiyat düştükten sonra da ertesi yıl ürünü ekmekten kaçınır. Bu da fiyatların tekrar yükselmesine yol açar. Nihayetinde bu kısır döngü bir türlü kırılamaz. Yıllardır ürün ve üretim planlamasının önemini vurgulamamızın nedeni, bu kısır döngünün kırılması içindir.

Anlaşılan 2020 yılında da arz talep dengesini bozan kısır döngü kırılamamış. Ancak bu sefer yüksek dış talep dolayısıyla üreticimiz zarar etmeyebilir. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli de konuyla ilgili bir açıklama yaparak 'patates ve soğanda arz talep dengesizlikleri dolayısıyla bu kararın alındığını' belirtti. Yani elimizdeki stokları ihraç edersek ve iç piyasadaki talebi karşılayamaz duruma gelirsek ithalat yapmak zorunda kalırız ve bu nedenle fiyatlar yine yükselebilir. Nihayetinde tüm bu sorunların çözümü üretim planlamasındadır. Her zaman söylediğimiz gibi doğru ürün planlaması ile ne fiyat dalgalanmaları yaşarız ne de ithalat yapmak zorunda kalırız."

– "Uluslararası gerginliğin yüksek olduğu bir yıla girildi"

Ali Kopuz, 2019'un ekonomik ve siyasi anlamda hem Türkiye hem de iş dünyası için çalkantılarla dolu bir yıl olduğunu belirterek, 2018'in yaz aylarında başlayan ekonomik saldırıların etkilerinin alınan tedbirler sayesinde giderek azaldığını söyledi.

Faiz oranlarının yüzde 24'lerde olduğu bir yerde kimsenin yatırım yapmak istemeyeceğini dile getiren Kopuz, şöyle devam etti:

"Çok şükür, güçlü ve kademeli bir şekilde indirime gidildi ve politika faizi yüzde 12 seviyelerine kadar geriledi. İnşallah, piyasa koşulları el verdikçe bu gerileme sürecektir. Bu da yatırımların artmasını sağlayacaktır. Ayrıca, 2019 yılı ihracatımız 180 milyar doları aşarak Cumhuriyet tarihinin rekor seviyesine ulaşmıştır. İthalatımız ise yüzde 9 azalarak 210 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Dış ticaret açığımız, yaklaşık yüzde 45 düşerek 30 milyar doların altına indi. Ülkemiz, küresel talepteki yavaşlama ve ticaret savaşlarına rağmen ihracat artış oranında dünyanın ilk 5 ülkesinden biri oldu. İhracat odaklı büyüme stratejimiz doğrultusunda uyguladığımız politikaların sonuçları, potansiyeli büyük bir ülke olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Ticaret savaşlarında şu an bir ABD-Çin yakınlaşması görülüyor olsa da savaşın biteceğini söylemek için henüz çok erken."

Uluslararası gerginliğin yüksek olduğu bir yıla girildiğini aktaran Kopuz, "Son zamanlarda yaşanan Libya olayı da Türkiye için özellikle önemlidir. Libya ile yaptığımız anlaşma sayesinde büyük bir oyunu bozduk." dedi.

TürkAkım projesine de değinen Kopuz, TürkAkım'ın, Rusya'daki dev doğal gaz rezervlerini doğrudan Türkiye'nin doğal gaz dağıtım şebekesine bağlayarak Türkiye, Güney ve Güneydoğu Avrupa için doğal gaz taşıyan bir hat olduğunu söyledi. Kopuz, "Bu hattın da adı üstünde Türk merkezli olması, sadece Akdeniz'de değil, Karadeniz'de de önemli bir aktör olduğumuzun göstergesidir." dedi.

Kopuz, "Türkiye'nin Otomobili"ne ilişkin, "Aracı lansmanda bizzat gördüm. Ülkemiz adına gurur duydum." ifadesini kullandı.

– "Tarımsal kredileri faizsiz kullanmak mümkün hale geldi"

Hükümetin yeni destekleriyle ilgili bilgiler de veren Kopuz, şunları kaydetti:

"Kamu bankaları, esnaf kredisi ve tarımsal kredi faizlerini yeni yıl itibarıyla yüzde 12'den yüzde 9'a düşürdü. Hazine tarafından yüzde 25 ila yüzde 100 oranında faiz sübvansiyonu uygulandığından dolayı bu oran, yararlanıcılar için ortalama yüzde 5'in altına düşecek. Özellikle tarımsal kredilerde faiz indirimi sonucunda yüzde 0'a kadar gerileme bekleniyor. Yani tarımsal kredileri faizsiz kullanmak mümkün hale geldi. Üreticimizin bu fırsatı değerlendireceğine ve tarımsal üretimimizin artacağına inanıyorum.

Tarım Orman Şurası'nda alınan kararlar doğrultusunda küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi konusunda da önemli adımlar atılıyor. Bu kapsamda 33 milyar TL'lik bir hibe desteği sağlandı. Üreticilerin daha ucuz ve kaliteli kaba yem elde edebilmeleri için yem bitkilerinin ekimi destekleniyor. Üretim arttığı vakit, üreticinin en önemli gider kalemlerinden biri olan yem maliyeti düşmüş olacak. Ayrıca, önümüzdeki dönemde toplam kırmızı et üretimindeki küçükbaş eti üretim payının yüzde 10'dan yüzde 20'lerin üzerine çıkarılması planlanıyor. Bu oran, ilk aşama için önemli bir artış ancak ilerleyen dönemde bu oranın da üzerine çıkılması gerekiyor. Bizim büyükbaşa elverişli mera alanlarımız yok. Hayvancılıkta çektiğimiz sıkıntıların önemli bir kısmının asıl nedeni de bu. Büyükbaşa elverişli mera alanlarımız olmadığı için maliyetler artıyor. Tüm bu sorunları aşmak için besin değeri olarak da çok kıymetli olan küçükbaş üretimini artırmak ve mutfaklarımıza sokmak zorundayız."

Hamsinin Trabzon'un maskotu olması için Büyükşehir Belediyesine başvuru

TRABZON (AA) – Trabzon Ticaret Borsası (TTB), hamsinin kentin resmi maskotu olması için Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuruda bulundu.

TTB'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk ve Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan imzasıyla Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan başvuruda, tarihin en eski şehirlerinden biri olarak bilinen Trabzon'u temsil edecek ve tanıtımına da katkı yapacak maskotu bulunmadığı belirtildi.

Bu eksikliğin giderilmesi istenen başvuruda, kentin maskotu için hamsinin uygun bir figür olduğu aktarılarak, geçmişten bugüne yapılan araştırmalarda hamsinin öncelikle Trabzon ile hatırlandığı ifade edildi.

Başvuruda, şu değerlendirmede bulunuldu:

"Bunun göstergesi Trabzon'da yapılan 2 büyük uluslararası organizasyondur. 2007'deki 1. Karadeniz Spor Oyunları ile 2011'deki Avrupa Gençlik Olimpik Oyunları için kamuya açık yapılan seçimlerde organizasyonların maskotları hamsi olarak belirlenip tescil edilmiş ve büyük beğeni kazanmıştır. Bu iki organizasyonun da etkisiyle hamsinin Trabzon ile özdeşliği daha da artmıştır. Bu vesileyle Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından hamsinin Trabzon'un maskotu seçilmesinin uygun olacağını düşünüyoruz."

KTB Başkanı Recep Bağlamış: “Kırmızı et üretiminde problem bulunmamaktadır”

KAYSERİ (AA) – Kayseri Ticaret Borsası (KTB) Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış, ülkedeki kırmızı et üretiminde herhangi bir problem bulunmadığını belirterek, “Mart ayı itibarıyla sektörde…

Yorumlar kapalı

Hamsinin Trabzon'un maskotu olması için Büyükşehir Belediyesine başvuru

TRABZON (AA) – Trabzon Ticaret Borsası (TTB), hamsinin kentin resmi maskotu olması için Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuruda bulundu. TTB’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Meclis Başkanı…

Yorumlar kapalı
Haber Lütfen AA üyesidir. İletişim: haberlutfen@gmail.com