Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum: Müsilaja ilişkin alınacak tedbirlerle ilgili ortak bir çalışma yürütüyoruz

KONYA (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Konya Sanayi Odası’nda Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut ile Avrupa Yeşil Mutabakatı Web Semineri’ne katıldı.

Basına kapalı gerçekleşen seminer çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplandıran Kurum, “Marmara Denizi’ni etkisi altına alan müsilaj ile ilgili ne gibi çalışmalar yürütülüyor?” sorusuna, şu şekilde cevap verdi:

“Müsilajla alakalı şu an bilim adamlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, Bakanlığımız, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğümüz, İller Bankası Genel Müdürlüğümüz, bakan yardımcımızla, yine Marmara Belediyeler Birliği ile ortak bir çalışma yürütüyoruz. Tüm Marmara belediyelerinin dahil olduğu ortak akılla şu an Marmara’da meydana gelen müsilaja ilişkin hem kısa vadede hem de uzun vadede alınacak tedbirlere ilişkin çalışmalarımızı yürütüyoruz.”

5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde 7 bölgede yürütülen çok önemli çevre yatırımlarını İstanbul’da milletle paylaşacaklarını vurgulayan Kurum, pazar günü de müsilaja ilişkin yapılan çalışmaları kamuoyuna açıklayacaklarını söyledi.

“Acil bir eylem planı hazırlıyoruz”

Konuya ilişkin acil önlemler alınacağını dile getiren Kurum, şöyle devam etti:

“Akabinde de uzun vadede yapılması gerekenleri hep birlikte yapacağız. Gerçekten bu noktada ortak akılla ve belediyelerimizin sorumluluklarını yerine getirmesine ilişkin Bakanlığımızın da Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, destekleriyle ve takiple, izlemeyle bu sürecin inşallah üstesinden geleceğiz. Acil bir eylem planı hazırlıyoruz. Tabii bu noktada baktığınızda müsilajın sebebi deniz suyu sıcaklığının artması, denizde meydana gelen kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte su seviyesinin azalması, sudaki hareketliliğin azalması, üç ana neden olarak gözüküyor. Bilim adamlarımız da bu noktada aynı fikirdeler.

Burada önemli olan kirliliğe sebebiyet veren sanayi tesisleri. Gerek buradaki atık su arıtma tesislerinin sayısının, miktarının, kalitesinin arttırılması, gerekse geleceğe dönük arıtma tesislerinin kalitesini iyileştirmeye yönelik adımlarımız olacak. Bizzat takipçisiyiz. Biz de Bakanlık olarak her türlü desteği vereceğimiz bir süreci yürütüp pazar günü de milletimizle paylaşıyor olacağız. Bu, çevremizi, denizlerimizi, kıyılarımızı ilgilendiren önemli bir meseledir ve biz de acil bir eylem planı çerçevesinde bu süreci yürütmeye gayret gösteriyoruz.”

Kurum, iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirebilmek amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 20 yıldır çok önemli çevre yatırımları yapıldığını belirtti.

Kurum, atık su arıtma tesisi sayısının arttırılması, düzenli depolama tesislerinin vatandaşların tamamına hizmet verecek şekilde sayısının arttırılması, yeşil alan miktarını arttıracak millet bahçeleri projeleri, orman alanları sayısının arttırılması gibi çalışmalar yapıldığını anlattı.

Çok önemli çevre ve doğa yatırımları yapıldığını vurgulayan Kurum, şunları kaydetti:

“Yerel yönetimlerimizle birlikte bisiklet yolları olsun, yürüyüş yolları olsun, yenilenebilir enerji kaynaklarımızın kullanılmasının arttırılması olsun, tarım alanlarımıza ilişkin yapılan projeler olsun, birçok çalışmayı hep birlikte yürütüyoruz. Amacımız tüm dünyayı ilgilendiren çevre meselesiyle ilgili her türlü adımı atmak. Belki Paris Antlaşması’na taraf olmadık ancak taraf olan birçok ülkeden dahi çok daha fazla çevre yatırımı yapan ülke olarak dünyayı en az kirleten ülkelerden biri olarak bu yatırımlarımızı yapıyoruz. Konya sanayimiz, son 6 ayda ihracatı yüzde 50 artmış durumda. Bir taraftan üretiyor, bir taraftan istihdam sağlıyor, bir taraftan da çevremizi doğamızı kurtaracak yatırımları yapmaya gayret gösteriyoruz.”

“Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütüyoruz”

Kurum, bir gazetecinin kuraklığın olumsuz etkilerine karşı alınan tedbirler ve tarım ile ilgili yürütülen çalışmalara yönelik sorusu üzerine, şöyle konuştu:

“Konya bir tarım şehri. Bugünlerde çok fazla hissettiğimiz, iklim değişikliğinin etkileriyle maalesef kuraklık yaşanmakta. 20 yıldır bu anlamda ülkemize Tarım ve Orman Bakanlığımız çok önemli yatırımlar yaptılar, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla. Konya’mız da bu yatırımlardan ziyadesiyle yararlanmış şehirlerimizden bir tanesi. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütüyoruz. İnşallah biz de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak her türlü desteği Konya’mıza vermek suretiyle yapılması gereken ilave yatırımları, bugünkü şartlarda belki daha da öne alınması gereken yatırımları hep birlikte istişare ediyoruz.”

“Çiftçimiz bizim başımızın tacıdır”

Kurum, çiftçiye verilecek her türlü desteği bugüne kadar verdiklerini, bundan sonra da vermeye devam edeceklerini dile getirdi.

Konya’nın bir tahıl ambarı olduğunu aktaran Kurum, “Çiftçimiz bizim başımızın tacıdır. Biz de bir çiftçi aileden geliyoruz, tarım nasıl yapılır, buğday, arpa nasıl yetişir, ne kadar suya ihtiyacı vardır, biz de biliyoruz. İnşallah ben de Konya’nın bir evladı olarak bu sürecin takipçisi, destekçisi olacağım. Elimizden geleni yapmak suretiyle çiftçimizin, hemşehrimizin yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut da bugün iklim değişikliği ile mücadele etmek için toplantı düzenlediklerini dile getirdi.

Meyer-Landrut, Türkiye, Avrupa Birliği ve dünyanın geri kalan ülkelerinin iklim değişikliği ile mücadele için çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, “Küresel ısınmaya karşı mücadele etmekteyiz. Bugün burada gördüğüm, bu konuda yapılan çalışmalar ve çabalardan dolayı da çok memnunum. Bakanlık, valilik ve belediye tarafından atılan adımlar beni ziyadesiyle memnun etti.” dedi.

Bakan Kurum ve Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, daha sonra Konya Bilim Merkezi’ne geçerek, incelemelerde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA (AA) – Diş hekimi Alper Altay, AA muhabirine, geçen ay, Güzelyalı Marina’daki teknesine bakmak için gittiğini ve sıra dışı bir manzarayla karşılaştığını söyledi.

İlk bakışta marinayı bir beton tabakanın sardığını düşündüğünü belirten Altay, “Bütün marina beton malzemeyle kaplı gibiydi. Yaklaşınca hafif bir hareket gördüm. Şaşırdım. Müsilajın o boyutta olacağı aklıma gelmemişti.” dedi.

Altay, tabakanın yoğunlaşmış ve dalgalarla beraber katlanmış hale geldiğini fark ettiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“Bir teknenin üzerine çıktım ve ayağımı aşağıya uzattım, baktım. Sünger, hatta daha kalın bir tabaka gibiydi. Açıldığında, dış cephe yırtıldığında kötü bir yosun kokusu gibi geldi. Yakın zamanda yine gittiğimde o kalın tabakanın dağıldığını ve marinanın yemyeşil olduğunu gördüm. 5 santim aşağısını görmek mümkün değildi. Muhtemelen deniz altına çok büyük zarar verdi. Bir şekilde engel olmak lazım. Yine insanlıktan geçiyor bu. Doğaya verdiğimiz zarar sonsuz.”

Müsilajın bu boyuta nasıl geldiğini aklının almadığını dile getiren Altay, “Uçsuz bucaksız bir denizden bahsediyoruz. İnsanların deniz kenarında az olduğu bir kapanma sürecini yaşamıştık. Buna rağmen böyle olduysa uzun dönemde ne olacağını düşünmek istemiyorum. Arzu ediyorum ki organik bir kalıntı olsun, doğa kendi kendine bunu yok edebilsin. Bir kimyasal kalıntıysa uzun dönemde çok büyük etkilerini göreceğiz. Çok üzüncü ve büyük hayal kırıklığı.” ifadelerini kullandı.

ANKARA(AA) – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorunu konusunda YÖK’te düzenleyecekleri toplantıya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa ilişkin, üniversitelerimizde ilgili akademik birimlerde yapılmış ve halen sürmekte olan bilimsel çalışmalar ile bu çalışma sonuçlarının önerdiği acil önlemleri değerlendirmek ve kamuoyu ile paylaşmak üzere ilgili fakültelerimizin dekanları ve konunun uzmanı araştırma ekipleri ile önümüzdeki hafta içi yükseköğretim kurulunda bir araya geleceğiz. Yeni YÖK olarak, üniversitelerimizin toplumsal sorunların çözümü konusunda ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla ortak hareket ederek bilimsel katkılar sunması noktasında öncü kurumlar olmasını desteklemeye devam edeceğiz.”