Cezayir'de değişim dalgasının son halkası 12 Haziran erken genel seçimleri

ANKARA (AA) – Cezayir, 2019 yılında kitlesel halk protestoları karşısında ordunun sözlü müdahelesiyle Abdulaziz Buteflika’nın 20 yıllık iktidarını sonlandırmasından iki yıl sonra yeni bir seçim sistemi ve hareketli bir siyasi atmosferin gölgesinde 12 Haziran’da erken seçime gidiyor.

Kuzey Afrika’nın petrol zengini ülkesi Cezayir’de, 43 milyonluk nüfusunun yarısından fazlası, 24 milyondan fazla kayıtlı seçmen bulunuyor. Ülke, Ulusal Halk Meclisi’ne gidecek 407 kişiyi seçmek üzere cumartesi sandık başına gidiyor.

Henüz birkaç ay önce kabul edilen yeni seçim sisteminde, seçmenlerin aday listeleri arasından istedikleri sıralamayı seçebilecekleri “açık liste” seçim sistemi getirildi. Bu sayede, temsilin arttırılmasının hedeflendiği paylaşıldı.

Bunun yanı sıra, yeni seçim yasası, parti ve bağımsız aday listelerine en az yüzde 50 oranında 40 yaş altı gençlere yer verilmesi şartı getirdi. Ülkede bugüne kadar hakim konumdaki rejime yakın partilerin güç kaybetmesi beklentiler arasında. Seçimlerle ilgili birçok düzenleme ve denetim, İçişleri Bakanlığı’ndan alınarak, yeni Anayasa ile kurulan Bağımsız Ulusal Seçim İdaresi’ne verildi. Yönetim bu adımla seçimlerin şeffaf yürüyeceği mesajını verdi.

Yeni yasa ayrıca partilerin ve bağımsız listelerin seçime katılabilmesi için gereken şartları hafifletti. Bu nedenle, 28 siyasi partiden 646, 837’si bağımsızlardan olmak üzere toplamda bin 483 aday meclisin alt kanadındaki 407 koltuk için yarışıyor.

Cezayir’deki değişim dalgası

Cezayir, Abdulaziz Buteflika’nın 20 yıllık yönetiminin 2019’da kitlesel halk protestoları ve ordunun müdahalesiyle sonlanmasının ardından kısa süre içinde birçok değişimi peş peşe yaşadı.

Ordunun işaret etmesiyle, Buteflika döneminde üst düzey pozisyonlarında yer alan başbakanlar, bakanlar ve iş dünyasının “oligarklarının” aralarında bulunduğu nüfuzlu isimler, kamuyu zarara uğratma ve yolsuzluk gibi suçlarla tutuklandı.

Eski başbakanlardan Abdulmecid Tebbun, Aralık 2019’da kitlesel halk protestolarının devam ettiği atmosferde yapılan seçimleri kazanarak cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu.

Tebbun’un “yeni dönemin anahtarı” diye tanımladığı Anayasa değişikliği ise Kasım 2020’de halkoyuna sunuldu. Anayasa, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle seçmenlerin sadece dörtte birinin katıldığı referandumda onaylanarak yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanı Tebbun bir sonraki adımını erken seçimler için attı. Göreve gelmesinden itibaren Buteflika döneminden kalan isimlere yönelik tasfiyesini sürdüren ve sık sık yeni bir Meclisle çalışmak istediğini dile getiren Tebbun, şubat ayında parlamentonun alt kanadı Ulusal Halk Meclisini feshetti. Bu adımla erken seçim için start verdi.

Bununla eş zamanlı olarak Buteflika’yı koltuğundan eden lidersiz protesto hareketi Hirak da pandemi nedeniyle Mart 2020’de ara verdiği protestolarına yeniden başladı.

Tebbun, şubat ayında erken seçimi duyurduğu sırada, sokaktaki protestoculara da zeytin dalı uzatarak, bu süreçte hüküm giyen ve yargı süreçleri devam eden 60 kadar kişiye cumhurbaşkanlığı affı uygulandığını açıkladı.

Sokaktaki protesto hareketi 12 Haziran seçimlerini “rejimin vitrin değişikliği” şeklinde niteleyerek, sandık karşısında boykot çağrısını yineliyor.

Ülkedeki ekonomik tabloda göstergeler kötü

Dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgınının yol açtığı ekonomik tahribat Cezayir’i de derinden etkiledi.

Enerji fiyatlarının düşük seyri, devlet bütçesinin yüzde 60’ını ve ihracatın da yüzde 94’ünü petrol ve doğal gazdan sağlayan Cezayir’i ekonomik olarak zor durumda bıraktı.

Hükümetin açıkladığı rakamlara göre, ülkenin enerji gelirleri yüzde 40 düştü. Bunun yanı sıra Kovid-19’un yayılmasını engellemek için hayata geçirilen kısıtlamalar, yüksek enflasyon, yerel para birimindeki değer kaybı ve ithalata dayalı ekonomide hızlı fiyat artışı gibi unsurlar ekonomideki sancının şiddetini arttırdı.

Rejimin önündeki en büyük engel katılım oranı

Cezayir’deki yönetimin halkın önüne getirdiği son iki sandık düşük katılım oranlarıyla gölgelendi. Cumhurbaşkanı Tebbun’u göreve taşıyan Aralık 2019 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde katılım oranı yüzde 39,88’de kalırken, Kasım 2020’deki anayasa referandumunda yüzde 23 ile ülke tarihinin en düşük katılım oranı kaydedildi.

Yönetim ve yeni kurulan Bağımsız Ulusal Seçim İdaresi, sandık güvenliği, yeni düzenlemeler vurgusu yaparak seçmenleri sandığa çağırıyor.

Adaylar da ülkenin pandemi karşısında yaşadığı zorlu durumdan çıkışın anahtarı olarak sandıklara işaret ediyor.

Eski nizam partileri gerileyebilir, İslami eğilimli hareketler öne çıkabilir

Yeni seçim sisteminde bağımsız adayların önünü açan uygulamaların yanı sıra, açık liste seçim sisteminin parlamentoda çok parçalı bir yapı getirmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Cezayir’de bugüne kadar bağımsızlıkta oynadığı rol ve sonrasında siyasetin merkezinde yer alan Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC) ve yine rejimin partisi şeklinde tanınan Demokratik Ulusal Birlik (RND) gibi partilerin gerilemesi beklentiler arasında.

Ancak bu partilerden ayrılan isimlerin kurduğu daha liberal partiler şeklinde tanınan Gelecek Cephesi, Yeni Nesil gibi partilerin bu seçimlerde varlık göstermesi bekleniyor.

Cezayir’de öne çıkması beklenen diğer kanat da İslami eğilimli partiler. Cezayir’de bugüne kadar siyaset içinde yer alan ancak merkezi bir rol üstlenemeyen İslami kanadın öncü partisi Barış Toplumu Hareketi’nin (MSP), bu seçimlerde oylarını arttırabileceği aktarılıyor.

Ülkede 1991 yılındaki genel seçimlerde İslami Kurtuluş Cephesi’nin ilk turda tek başına çoğunluğu elde etmesi karşısında, seçimler iptal edilmiş ve cunta yönetimi başa gelmişti. Cezayirlilerin “karanlık yıllar” şeklinde nitelediği 10 yıl boyunca süren bu dönemdeki iç savaş 150 bin insanın canına mal olmuştu. Ancak, 2021’e gelindiğinde İslami eğilimli partilerin yeniden güç kazanması karşısında, rejimden daha yumuşak bir tutum takınacağı mesajları geliyor.

Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Cezayir’deki İslami akımın diğer ülkelerden farklı olduğunu belirterek, İslamcıların yönetime gelmesi ihtimaline dair kendisine sorulan soruya, “Ülkenin kalkınma ve gelişmesine engel olmayan siyasal İslam beni rahatsız etmez.” şeklinde yanıt verdi.

Meclise çeşitlilik katacak diğer bir unsur da bağımsızlar. Yeni seçim sistemi, son iki yıldaki siyasi hareketlilik ve rejim partilerinin erozyonu karşısında, mozaik benzeri bir meclis tablosu öngörülüyor ve koalisyon hükümetine kesin gözüyle bakılıyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

CEZAYİR (AA) – Cezayir’de Ulusal Halk Meclisindeki 407 temsilcinin belirlenmesi için seçim düzenlendi.

Muhaliflerin boykot çağrısı yaptığı seçimlerde, kayıtlı 24 milyondan fazla seçmenden sadece yüzde 30,2’si sandığa gitti.

Oy verme işleminin tamamlanmasının ardından 24 saat geçmesine rağmen henüz sonuçlar açıklanmadı.

Buna karşın Cezayir siyasetinde bağımsızlıktan bu yana hakim, rejim yanlısı Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC) ve İslami eğilimli Barış Toplumu Hareketi (MSP) ayrı ayrı zafer ilan etti.

UKC Genel Sekreteri Ebu Fadıl el-Baci, ülke basınına yaptığı açıklamada, “vilayetlerden gelen açıklamalara göre partilerinin birinci olduğunu ve resmi sonuçları beklediklerini” duyurdu.

Benzer şekilde, bunun öncesinde Cezayir’deki en büyük İslami eğilimli parti MSP Lideri Abdurrezak Mukri, partilerinin yurt içi ve yurtdışındaki oylarda önde olduklarını duyurarak seçmenlere teşekkür etti.

Mukri, “seçim zaferlerini kendilerinden çalmaya yönelik girişimler olduğunu” savundu, ancak suçlamalarına ilişkin detay vermedi.

Seçimleri yöneten Bağımsız Ulusal Seçim İdaresi (ANIE) Başkanı Muhammed Şerfi, dün düzenlediği basın toplantısında, oy sayım işleminin önceki seçimlere göre “karmaşık” olacağı için resmi sonuçların açıklanmasının yasanın öngördüğü “96 saat sınırına varabileceğini” ancak en kısa sürede süreci tamamlamak için çalışacaklarını söylemişti.

Ülke tarihindeki rekor düşük katılımlı genel seçim

Öte yandan yerel basında, ilk sonuçların yarın açıklanabileceği belirtildi. Ülkede 2017 yılındaki 37,09 katılım oranındaki genel seçimden sonra yüzde 30,2 katılım oranının rekor düşüklükte olduğu aktarıldı.

Cezayir, 2019 yılında Abdulaziz Buteflika’nın kitlesel halk protestoları karşısında devrilmesinin ardından Buteflika dönemindeki isimlerin tasfiyesi, Cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni bir anayasa gibi birçok değişimi peş peşe yaşadı.

Rejim, seçimlerle geçiş sürecinin devam ettiği mesajını verirken, Buteflika’yı koltuğundan eden lidersiz protesto hareketi “Hirak”, seçimleri “kozmetik vitrin değişikliği” şeklinde tanımlayarak boykot çağrısı yapmıştı. Aralarında sol ve liberal partilerin de yer aldığı bazı partiler seçimlere katılmayarak boykot çağrısı vermişti.

-Cumhurbaşkanı’ndan “katılım oranı sonucu değiştirmez” mesajı

Ülkeyi seçimlere taşıyan Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, oyunu kullanmasının ardından verdiği mesajlarında, “katılım oranının yasama organını belirleyecek sonuçlar kadar önemli olmadığını” belirterek, netice ne olursa olsun demokrasiye uygun kararlar alacağız” ifadelerini kullanmıştı. Tebbun, ayrıca boykot çağrısı yapanlara da saygı duyduğunu ifade etmişti.

Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamalarına rağmen, seçimlerden hemen bir gün önce seçimlere yönelik boykot çağrılarında önde gelen protesto hareketinden muhalif isimler gözaltına alınmıştı.

Cezayir İnsan Hakları Savunma Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, Hirak hareketinin destekçilerinden muhalif aktivist Kerim Tabu, gazeteci Halid Dırareni ve daha önce de tutuklanmış medya mensubu İhsan el-Kadi dahil 7 muhalifin gözaltına alındığı duyurulmuştu.

Cezayir’de değişim beklentisi

Henüz birkaç ay önce kabul edilen yeni seçim sistemine, seçmenlerin aday listeleri arasından istedikleri sıralamayı seçebilecekleri “açık liste” seçim sistemi getirildi. Yeni uygulanmaya başlanan bu sistemle temsilin artırılması hedeflendi.

Seçimlerle ilgili birçok düzenleme ve denetim de İçişleri Bakanlığından alınarak yeni anayasayla kurulan Bağımsız Ulusal Seçim İdaresine verildi. Yönetim bu adımla seçimlerin şeffaf yürütüleceği mesajını verdi.

Yeni yasa ayrıca partilerin ve bağımsız listelerin seçime katılabilmesi için gereken şartları hafifletti. Bunun neticesinde aday sayısında büyük artış oldu.

Uzmanlar, Mecliste bağımsızların da katıldığı çok parçalı bir yapının şekillenmesini, rejim yanlısı yerleşik partilerin güç kaybetmesini ve İslami eğilimli partilerin oylarını artırmasını bekliyor.

Rejimin getirdiği seçim sistemiyle belirli bir tarafın mutlak üstünlüğüne müsaade etmeyeceğini aktaran analistler, seçimin ardından kurulacak koalisyon hükümetinin ülkenin geleceğine ilişkin resmi belirginleştireceğini ifade ediyor.

CEZAYİR (AA) – Cezayir’de yedinci parlamento seçimleri için sabah saatlerinde ülke genelindeki 13 bin seçim merkezinde 61 bin 543 sandıkta oy verme işlemi başladı.

Seçimleri yöneten Bağımsız Ulusal Seçim İdaresi (ANIE), daha önce yaptığı açıklamada, oy verme işlemi sırasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle maske ve sosyal mesafe kuralının zorunlu olduğunu bildirdi.

Açıklamada, sandıkların bulunduğu bölümlere girecek kişilerin ateşinin ölçüleceği, seçmenlere el temizleyici sağlanacağı, giriş ve çıkışların ayrı kapılardan yapılacağı ve seçimle ilgili tüm mekanların yarı kapasiteyle hizmet vereceği bilgisi paylaşıldı.

Parlamentonun alt kanadındaki 407 koltuk için 28 siyasi partiden 10 bin 468, bağımsızlardan 12 bin 86 olmak üzere seçimde 22 binden fazla aday yarışıyor.

Ülkede, yerel saatle 08.00’de başlayan oy verme işlemi, 18.00’e kadar devam edecek.

Cezayir, 2019 yılında Abdulaziz Buteflika’nın kitlesel halk protestoları karşısında devrilmesinin ardından Buteflika dönemindeki isimlerin tasfiyesi, Cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni bir Anayasa gibi birçok değişimi peş peşe yaşadı.

Rejim, seçimlerle geçiş sürecinin devam ettiği mesajını verirken, Buteflika’yı koltuğundan eden lidersiz protesto hareketi seçimleri “kozmetik vitrin değişikliği” şeklinde tanımlayarak boykot çağrısı yapıyor.

Cezayir’de değişim beklentisi

Henüz birkaç ay önce kabul edilen yeni seçim sistemine, seçmenlerin aday listeleri arasından istedikleri sıralamayı seçebilecekleri “açık liste” seçim sistemi getirildi. Yeni uygulanmaya başlanan bu sistemle temsilin artırılması hedefleniyor.

Seçimlerle ilgili birçok düzenleme ve denetim de İçişleri Bakanlığından alınarak yeni Anayasa’yla kurulan Bağımsız Ulusal Seçim İdaresine verildi. Yönetim bu adımla seçimlerin şeffaf yürütüleceği mesajını veriyor.

Yeni yasa ayrıca partilerin ve bağımsız listelerin seçime katılabilmesi için gereken şartları hafifletti. Bunun neticesinde aday sayısında büyük artış oldu.

Ancak, söz konusu açık liste seçim sisteminin oyların sayılmasını zorlaştırabileceği ve sonuçların açıklanma zamanını uzatabileceği öngörülüyor.

Yerleşik partilerin güç kaybetmesi bekleniyor

Uzmanlar, Mecliste bağımsızların da katıldığı çok parçalı bir yapının şekillenmesini, rejim yanlısı yerleşik partilerin güç kaybetmesini ve İslami eğilimli partilerin oylarını artırmasını bekliyor.

Rejimin getirdiği seçim sistemiyle belirli bir tarafın mutlak üstünlüğüne müsaade etmeyeceğini aktaran araştırmacılar, seçimin ardından kurulacak koalisyon hükümetinin ülkenin geleceğine ilişkin resmi belirginleştireceğini savunuyor.

Cezayir tarihinde bağımsızlıkta oynadığı rol ve sonrasında siyasetin merkezinde yer almasıyla öne çıkan Ulusal Kurtuluş Cephesi (UKC) ve yine rejimin partisi şeklinde tanınan Demokratik Ulusal Birlik (RND) gibi partilerin gerilemesi beklentiler arasında.

Ancak bu partilerden ayrılan isimlerin kurduğu daha merkez partiler şeklinde tanınan Gelecek Cephesi, Yeni Nesil gibi partilerin bu seçimlerde varlık göstermesi de ihtimaller arasında.

Cezayir’de öne çıkması beklenen diğer kanat da İslami eğilimli partiler.

Cezayir’de bugüne kadar siyaset içinde yer alan ancak merkezi bir rol üstlenemeyen İslami kanadın öncü partisi Barış Toplumu Hareketi’nin (MSP), bu seçimlerde oylarını artırabileceği aktarılıyor.