CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu DİSK 16. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu: (1)

İSTANBUL (AA) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yoksulluğu, işsizliği aşmak için değil, yoksulluğu ve işsizliği siyaseten malzeme olarak kullanan ve bir lütuf ekonomisi kurmaya çalışan bir siyasal anlayış var, bunu aşmak zorundayız." dedi.

Kılıçdaroğlu, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen DİSK 16. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, iktisatta gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve az gelişmiş ülkeler tanımları olduğunu hatırlattı.

"Biz şimdi bir dördüncüsünü yaşıyoruz, ekonomide, gelişmekte geriye doğru giden ülkeler. Belli bir standardı yakaladık ve bu standarttan geriye gidiyoruz." diyen Kılıçdaroğlu, bunun değişik nedenleri olduğunu ifade etti.

Türkiye'yi "yokuş aşağı giden, freni patlamış bir kamyona" benzeten Kılıçdaroğlu, bugüne gelinmesinde siyasette insan unsurunun gözardı edilmesinin etkili olduğunu savundu.

İnsanın kimliğinden, inancından ve yaşam tarzından yola çıkılarak bir siyaset oluşturulmaya çalışıldığını öne süren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnsanın inancını, siyasete malzeme etmemeliyiz. İnsanın inancına, kimliğine ve yaşam tarzına saygı duymalıyız. 82 milyondan herhangi bir kişi, bu üç nedenden ötürü ötekileştirilirse hep beraber buna isyan etmeliyiz. Siyaseti insan odaklı yapmalıyız, insan merkezli yapmalıyız. Onun mutluluğu için yapmalıyız. Bu yapılmadığı içindir ki ayrıştık, bölüştük. İnancı kullanan bir siyasal düşünce geldi ve o inanç üzerinden siyaset yaparak toplumu ayrıştırdı ve böldü. Buradan çıkmalıyız. Bunun çıkış yolu demokrasidir."

– "Dünyanın bütün demokratları birleşin"

Karl Marx'ın "Dünyanın bütün işçileri birleşin." ifadesini hatırlatan Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılda, otoriter rejimlerin güç kazandığı bir ortamda yeni bir söylemle ortaya çıkmak gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "(Dünyanın bütün demokratları birleşin) demeliyiz. Dünyanın bütün demokratları birleşmek zorundadır. Dünyanın bütün demokratları ortak ses çıkarmak zorundadır." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, 4 ayaklı bir strateji izlenirse bütün sorunların aşılabileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Birincisi Türkiye'ye gerçek anlamda demokrasiyi getirmek zorundayız. Üçüncü sınıf bir demokrasiyi reddetmek zorundayız. Bugün Avrupa Birliğinin, Japonya'nın, Kanada'nın demokratik standartları neyse uygar ülkelerin demokratik standartları neyse aynı standartların bizim ülkemizde de olması lazım. Bizim ülkemizin insanı neden baskıcı bir yönetimi hak ediyor, böyle düşünüyor. Baskıcı bir yönetime karşı çıkmanın yolu demokrasiye sahip çıkmaktan geçiyor. Demokrasiye sahip çıkmalıyız."

– Üreten Türkiye

Kılıçdaroğlu, demokrasi derken yargı bağımsızlığı, üniversitelerin özerkliği, medya özgürlüğü, kadın erkek eşitliği, güçler ayrılığı ilkesi, darbe hukukundan arınmış demokratik parlamenter sistem, lider sultasının olmadığı bir Seçim Yasası'nı kastettiğini söyledi.

Bütün sorunları aşmanın ikinci ayağının ise üreten Türkiye olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Eğer siz 'Bağımsız Türkiye' diye bağırıyorsanız veya birlikte bunu seslendiriyorsak hep beraber, bağımsız Türkiye'nin sadece siyasal değil ekonomik bağımsızlığı da bu işin olmazsa olmazıdır." dedi.

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "Savaş meydanlarında kazanılan zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça bağımsızlığınızı koruyamazsınız." dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bugün Türkiye, üretim sürecinden koparılan bir Türkiye'dir. Tarımda güçlü olması gereken bir Türkiye neredeyse bütün tarım ürünlerini ithal eden bir Türkiye konumuna gelmiştir. Sanayinin pek çok alanında ham maddeyi dışarıdan almaktadır. İşsizliğin bu noktaya gelmesinin temel nedeni, Türkiye'nin üretim sürecinden koparılmasıdır. Üretim sürecinden koparılan bir Türkiye, ağır bedeller ödüyor."

– "Türkiye üretim sürecinden koparılıyor"

Türkiye'de aylık geliri 673 liranın altında olan 8 milyon 647 bin 283 kişi bulunduğunu, aylık geliri 2 bin liranın altında olan emekli sayısının ise 6 milyon 850 bin 513 olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, asgari ücretin yarısı ve onun altında gelir elde eden 2 milyon 136 bin kişi, ayda bin liranın altında dul ve yetim aylığı alan 847 bin 643 kişi bulunduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, 2019'un 9 ayında faturasını ödemediği için elektriği kesilen hane sayısının 3 milyon 365 bin 784 olduğunu, 710 bin 364 hanenin de doğal gazının kesildiğini belirterek, "Üretim sürecinden koparılıyor Türkiye. İşsizlik yaratılıyor, yoksulluk yaratılıyor. Yoksulluğu, işsizliği aşmak için değil, yoksulluğu ve işsizliği siyaseten malzeme olarak kullanan ve bir lütuf ekonomisi kurmaya çalışan bir siyasal anlayış var, bunu aşmak zorundayız." dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ödediği faizin de çok yüksek olduğuna dikkati çekerek, "Kaçımız bunun farkında, kaçımız bunu işçilere anlatıyor? Kaçımız bunu işsizlere anlatıyor? Kaçımız bunu yoksul hanelere anlatıyor?" diye sordu.

(Sürecek)