CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Ermenistan'ın işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi lazım

ANKARA (AA) – CHP’den yapılan açıklamaya göre, Kılıçdaroğlu’nun Milliyetçi İmam Hatipliler Derneği Başkanı Ersin Şimşek’i kabul ederken, dernek üyeleriyle de video konferans yöntemiyle bir araya geldiği belirtildi.

Dernek üyelerinin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “CHP’ye yönelik bir algı var. Belki CHP tabanının da imam hatiplilere yönelik bir algısı var. Artık 21. yüzyıldayız artık, bu algıların kırılması, birbirimizi daha iyi tanımamız lazım. Biz beraber olduğumuz zaman bu ülkeye huzuru, bereketi getiririz. Kavgadan bugüne kadar hiçbir toplum bir yarar sağlamamıştır.” diye konuştu.

“Türkiye ne zaman bir seçim atmosferine girse CHP’ye yakın bazı kişiler tarafından dindar ve başörtülü kesime dair olumsuz açıklamalar geliyor. Önümüzdeki süreçte bu konuda önlem almayı düşünüyor musunuz?” yönündeki bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, “Seçim süreci olsun veya olmasın, sadece imam hatiplilere değil, dindarlara veya kendisini dindar takdim edenlere yönelik ayrımcılık yapmak, onlar için farklı bir dil kullanmak asla kabul edilemez.” yanıtını verdi.

İnsanların inançlarına, yaşam tarzılarına yönelik ayrımcılığın ülkeye hiçbir zaman fayda getirmeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, böyle bir dil kullanan kişiyi hiçbir zaman CHP’de tutmayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Böyle bir muameleyle ister sokakta, ister gazetede, ister televizyonda ya görürsünüz ya karşılaşırsınız bana haber verin, ben gereğini yaparım hiç endişe etmeyin.” dedi.

“CHP iktidara gelirse imam hatipler kapatılır mı?

“CHP iktidara gelirse imam hatipler kapatılır mı, başörtüsü yasaklanır mı?” sorusu üzerine ise Kılıçdaroğlu, genel başkan olduğu zaman başörtüsü konusunun Türkiye’nin temel sorunlarından biri olduğunu hatırlattı.

Özellikle üniversitede okuyan kızların başörtüsü taktığı için YÖK tarafından okullarına sokulmadığını aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Dönemin YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’a telefon ettim, ‘Biz hepimiz çocuklarımız daha iyi okusun diye bir sürü fedakarlıkta bulunuyoruz. Başörtüsü yasağını kaldırın, yazıktır, günahtır.’ dedim. Yusuf Ziya Özcan sağolsun bir açıklama yaptı, benim de talebim olduğunu ve başörtüsü yasağının kaldırılacağını söyledi. Bundan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Başörtüsü konusunu Türkiye’nin temel sorunu haline getiren partilerden birisi CHP, kabul edelim. Şimdi ben CHP’yi eleştirmezsem bu konuda samimi olmamış olurum. Kadının kılık kıyafetiyle erkeklerin uğraşması asla doğru değildir. Kadınlar arzu ettikleri gibi giyinirler, onların değer ölçüleri vardır, aileden gelen kültür vardır. İster inancı dolayısıyla ister başka bir gerekçe ile başörtüsü takar. Başörtüsü taktı diye insanlar suçlanır mı Allah aşkına? Ya da kılık kıyafetini beğenmediniz diye insanlar suçlanır mı? 21. yüzyıldayız artık.”

İmam hatip okullarına değinen Kılıçdaroğlu, “Niye kapansın ki orada okuyanlar bizim evlatlarımız değil mi?” ifadesini kullandı.

İmam hatip okullarında okuyan çocukların da daha kaliteli bir eğitim almasından yana olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“İmam hatip okullarını açan zaten zaten CHP, 1937 yılında. Niye kapatalım ki? İnsanlar inançlarını, kültürlerini çok daha iyi geliştirsinler. Kapatmak hiç kimsenin aklından geçmiyor. Ama biz eğitim konusunda şunu yapacağız, bütün organize sanayi bölgelerinde, teknoloji liseleri kuracağız. Türkiye’nin 21’nci yüzyıla hazırlanması konusunda, teknoloji konusunda gelişmesini sağlayacağız. Bu bizim hedefimiz ama ayrıca diğer bütün okullarda eğitimin nitelikli, kaliteli ve artı sorgulayıcı olmasını sağlayacağız. Aklımızı kullandığımızda Türkiye’yi ve dünyayı büyütürüz.”

“Muhafazakar kesim tarafından özellikle laiklik ilkesinin yeterince anlaşılmadığını düşünüyorum. Bu hususta ne gibi yol haritası izlenmelidir?” sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, laikliğin, “din ve devlet işlerinin bir birinden ayrılması yani insanların inançlarına müdahale edilmemesi” olduğunu söyledi.

Herkesin inancına saygı duyulması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, Allah ile kul arasına hiç kimsenin giremeyeceğini belirtti.

Kimin daha fazla dindar veya az dindar olduğuna başka kimsenin karar veremeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, o nedenle bu kuralın içselleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Laikliği böyle düşünmek lazım. Laikliği, dindar insanları suçlama aracı olarak düşünürseniz en büyük hatayı yapmış olursunuz. Laiklik kavramı, zaman zaman yanlış da kullanılmış olabilir ama laiklik herkesin inancına saygı duymaktır. İnanç bağlamında, etnik kimlik bağlamında veya yaşam tarzı bağlamında insanları ayrıştırırsak ne olur? Orta Doğu olur. Müslümanlar eline silahı alır herkes birbirini öldürmeye kalkar. O silarları egemen güçler verir onların ellerine. Egemen güçlerin bu tuzağına düşmememiz lazım. Bu ülkeyi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, din ve devlet işlerini ayırırken buna büyük özen göstermiştir. Allah kulun arasına hiç kimsenin girmeye hakkı ve yetkisi yoktur.”

“Bir millet, iki devlet”

Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına yönelik saldırısına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Azerbaycan’la hem soy bağı, hem de büyük bir kültür birlikteliği olduğunu belirti.

Azerbaycan’la Türkiye’yi rahmetli Haydar Aliyev’in “Bir millet, iki devlet” olarak tanımladığını hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Biz de aynı şekilde tanımlıyoruz. Ermenistan, Azeri topraklarını işgal etmiş durumda. Eğer hukuku istiyorsak, hukukun gereği yapılacaksa Ermenistan’ın işgal ettiği Azeri topraklarından çekilmesi lazım. Biz CHP olarak bunu her ortam seslendiriyoruz. Bu konu aslında Türkiye’deki bütün siyasi partilerin ortak konusudur. Bunu bir milli mesele olarak görüyoruz. Azerbaycan’a yönelik yapılan haksızlığa karşı durmazsak, sadece Azerbaycan halkına değil aslında kendi vicdanımıza karşı da sorumluluk hissederiz. Biz sadece haksızlık Azerbaycanlılara karşı yapıldı diye sesimizi yükseltmiyoruz. Aynı şekilde İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarından da çekilmesi gerektiğini söylüyoruz. Haksızlık kime karşı yapılırsa yapılsın, ona karşı benim sesimi yükseltmem lazım. Azerbaycanlılar, yıllardır işgal edilen topraklardan Ermenistan’ın çekilmesini istiyorlar. Yıllardır bu sürüyor. Artık bıçak kemiğe dayandı. Bir de geliyorlar Azerbaycanlıları şehit ediyorlar dolayısıyla biz hep birlikte bu mücadeleyi yapacağız.”

Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine insanların inançlarını siyasete malzeme etmeyi asla doğru bulmadıklarını söyledi.

Müslüman ülkelerin daha fazla bilime ve eğitime önem vermesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Hepimizin kendi tarihimizi de İslam tarihini de çok iyi bilmemiz lazım. Neden geri kalıyoruz? Biz hep birlikte, bir arada ülkemizin çıkarları için Türkiye’yi büyütmek zorundayız.” dedi.

“Cihatçı, selefi gruplar”la ilgili bir soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, bunların aslında inançları istismar eden kişiler olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Bunların toplumdaki yarattığı derin ayrılıkçılığı önleyecek olan aslında sizlersiniz, imam hatipliler. Güzel dinimizi geniş kitlelere aktararak sizler önleyeceksiniz. Dini istismar edenlerle mücadeleyi siz yapacaksınız. Bilime en büyük değeri veren İslamiyettir, Peygamberimizdir. Cihatçı, selefi gruplar, egemen güçlerin ellerine silah verip İslamiyeti bölmek, İslam ülkeleri arasında ayrımcılığı sağlamak, insanların bir birlerini öldürerek egemen güçlere taşeronluk yapan gruplardır. Bu gruplara hiç kimsenin itibar etmemesi lazım.”

Millet İttifakıyla ilgili bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu, her partinin programı farklı ama bir ortak payda oluşturduklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bu memlekette demokrasiye ihtiyacımız var. Demokrasiyi büyütmeliyiz ki huzur içinde yaşayalım. İnsanlar 21. yüzyılda düşüncelerinden ötürü hapse atılmamalı. Millet İttifakının öz budur, demokrasiyi savunanlar bir tarafta tek adam rejimi savunanlar bir tarafta. Biz millet ittifakını bu çerçevede oluşturduk, umarım amacımıza ulaşmış oluruz.” dedi.

İmam hatiplilerden haksızlıklara karşı daha fazla seslerini çıkarmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, milliyetçi muhafazakar kesimle CHP arasında bir mesafe doğmuşsa bunun sorumluluğunun ise CHP’de olduğunu söyledi.

“Bir ön yargı, bir kusur oluşmuşsa kabahat bizde” diyen Kılıçdaroğlu, oluşan kopukluğu gidermekte kararlı olduklarının altını çizdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, dernek üyelerinin salgın sonrası davet etmeleri durumunda bir Ankaragücü Spor maçını birlikte izleyebileceklerini söyledi.

Görüşmede CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Türk Bayrağı ve Kur’an-ı Kerim hediye eden Dernek Başkanı Ersin Şimşek bazı üyelerinin görüşmeye katılmada çeşitli kaygılar taşıyarak, çekimser kaldığını aktardı.

Kılıçdaroğlu da her türlü soru ve eleştiriye açık olduğunu belirttiği toplantıda, Dernek Başkanı Şimşek’e Türkiye ve Azerbaycan bayrakları hediye etti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BAkÜ(AA) – Azerbaycan Başsavcılığı, Ermenistan ile ateşkes mutabakatının imzalandığı 10 Kasım 2020’den bugüne kadar işgalden kurtarılan topraklarda, mayın nedeniyle yaşanan can kayıplarına ilişkin verileri açıkladı.

Buna göre, savaşın bittiği günden bugüne kadar 20 Azerbaycanlı sivil ile 7 asker, Ermenistan güçlerinin döşediği mayınlar nedeniyle hayatını kaybetti.

Söz konusu dönemde, 86 asker ile 29 sivil ise mayın patlaması sonucu yaralandı.

BAKÜ (AA) – Azerbaycan ordusunun işgal altındaki topraklarını 44 günlük savaşla kurtarmasından sonra Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan üçlü bildirinin uygulamaya konulmasıyla bölge, yeni ulaşım hatları sayesinde artık savaş ortamından çıkarak ekonomik canlanmanın yaşanacağı bir sürece girdi.

Bildiriye göre, Karabağ sorunu nedeniyle yaklaşık 30 yıldır kapalı kalan tüm ekonomi ve ulaşım hatları açılacak. Bu süreçte, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in birçok kez “Zengezur koridoru” şeklinde ifade ettiği ulaşım hattı ön plana çıktı.

Zengezur, bir zamanlar Müslüman Türk nüfusun yaşadığı tarihi Azerbaycan toprağı olsa da 1920’li yıllarda Sovyetler Birliği’nce Ermenistan’a bağlandı ve bugün de Ermenistan’ın sınırları dahilinde bulunuyor. Zengezur’un Ermenistan’a verilmesiyle Azerbaycan Nahçıvan’la kara bağlantısını kaybetti.

Nahçıvan ile Azerbaycan’ın batı kısımları arasında doğrudan kara bağlantısının olmaması Bakü yönetimine her zaman zorluk yaşattı. 44 günlük savaşta Ermenistan’ın yenilgiye uğratılmasıyla imzalanan ateşkesin 9. maddesi bölgede kurulacak ulaşım koridorlarıyla ilgili oldu.

Azerbaycan, kara ve demir yolu ulaşımının yapılacağı Zengezur koridorunun hayata geçmesi için kendi topraklarında hızla başladığı projeleri yoğun şekilde sürdürüyor.

Azerbaycan’ın, başkent Bakü’den Fuzuli ilinin Horadiz kasabasına kadar demir yolu hattı zaten işlek durumda. Bu hattın Horadiz’den Ermenistan sınırına kadarki kısmının bazı bölümleri Ermenistan işgali döneminde tahrip edildi, bazı bölümleri ise yapılan barajın suları altında kaldı. Dolayısıyla Horadiz’den Nahçıvan’ın Ordubad iline uzanan 166 kilometrelik yeni demir yolu hattı inşa edilecek.

Hattın Ermenistan kısmından, Zengezur bölgesinden geçecek 43 kilometrelik bölümünün inşaatı için Azerbaycan ile Rusya görüşmeler yapacak. Azerbaycan’ın Ermenistan ile değil Rusya ile görüşecek olmasının nedeni, Ermenistan demir yollarının mülkiyetinin Rusya’ya ait olmasından kaynaklanıyor.

Ordubad’dan, Nahçıvan’ın kuzeyinde bulunan; Türkiye, Ermenistan ve İran’a yakın Velidağ istasyonuna kadarki 158 kilometrelik hat ise kapsamlı tamir edilecek. Velidağ’da biten hat, Ermenistan sınırına kadar 14 kilometre uzatılacak.

Ermenistan, bölgedeki barış arayışlarına katkı sağlamaya karar verilmesi ve bu ulaşım projelerine katılması halinde, kendi demir yolu hattını Bakü’den Horadiz’e, Horadiz’den de Nahçıvan’ın kuzeyine kadar olan bu hatla birleştirebilecek. Böylece Ermenistan, Rusya ve İran’a kesintisiz ulaşım elde edebilecek.

Demir yolu hattıyla paralel olarak aynı güzergahlarda kara yolu hatlarının da devreye girmesi söz konusu. Azerbaycan, Zengezur’a uzanacak Ahmetbeyli-Horadiz-Mincivan-Ağbend otoyolu projesine başladı ve proje hızlı şekilde ilerliyor.

Diğer taraftan Türkiye ve Azerbaycan’ın, Kars’ı Nahçıvan’a bağlayacak demir yolu hattı projesi de bulunuyor. Bu projelerin tümü gerçekleştirildiğinde Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni ulaşım bağlantısı sağlanacak. Aynı zamanda Türkiye ile Rusya arasında Azerbaycan üzerinden kesintisiz kara ve demir yolu iletişimi sağlanmış olacak.

Koridor ile tüm bölge ülkeleri kazanacak

Hazar Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Telman Nüsretoğlu, 10 Kasım 2020’de Azerbaycan, Ermenistan ve Rus arasında imzalanan anlaşmanın en önemli maddesinin Nahçivan ile Azerbaycan’ın batı kesimlerinin kara yoluyla bağlanması maddesi olduğunu belirtti.

Nüsretoğlu, Zergezur koridorunun önemini şöyle anlattı:

“Nahçıvan ile Azerbaycan’ın diğer arazilerinin bağlanması, Türkiye ile Azerbaycan ve diğer Türk cumhuriyetleri arasında kara ve demir yolu bağlantılarının tekrar sağlanması için Zengezur koridorunun açılması çok önemlidir. Tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması, Çin’in ‘Tek Kuşak Tek Yol’ projesi, bölgesel iş birliği ve ticaretin canlandırılması açısından da koridor hayatidir. Bu meselede Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’ın çıkarları da örtüşüyor. Rusya bu koridor üzerinden Ermenistan, İran ve Türkiye ile bağlantılarını daha da güçlendirebilir. Ermenistan koridorun açılmasıyla Azerbaycan üzerinde Rusya ile ticaret yapabilir. Yani Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşmeye giderek tecritten kurtulmasını, refahtan pay almasını sağlayabilir.”