Cimsa Sabancı Cement BV, İspanya'daki Bunol Fabrikası'nı devralma sürecini tamamladı

İSTANBUL (AA) – Sabancı Holding ve Çimsa iştiraki Cimsa Sabancı Cement BV, İspanya'daki beyaz çimento fabrikası Bunol'u 155,2 milyon doları bedel karşılığında devralma sürecini tamamladı.

Çimsa’dan yapılan açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen Sabancı Holding Yapı Malzemeleri Grup Başkanı Burak Orhun, söz konusu yatırımın Sabancı Topluluğu’nun son yıllarda yaptığı en büyük uluslararası satın almalardan biri olduğunu dile getirdi.

Orhun, "Yapı Malzemeleri Grubu olarak Çimsa markası ile attığımız bu adımla uluslararası yatırım ağımızı Bunol ile taçlandırmış ve Türkiye’deki liderlik konumumuzu global arenaya taşımış oluyoruz. Avrupa'nın teknolojik olarak en gelişmiş beyaz çimento fabrikasının devralma sürecini büyük bir kararlılıkla yürüttük ve tamamladık. Bu büyüme taahhütlerimizden biriydi. Yerine getirdik. Böylece dünya liginde 3'üncü sıradan 2'nciliğe yükselerek öncü oyunculardan biri olma pozisyonumuzu daha da güçlendirmiş olduk.

Çimsa’nın global bir marka olma yolculuğunda emin adımlarla ilerlerken, bu yolculuğun en önemli adımlarından birini İspanya’da atmış olmaktan da gurur duyuyoruz. Böylece var olan küresel piyasa deneyimimize İspanya operasyonunu da ekleyerek, büyük bilgi birikimimizle ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına ulaştıracağız." ifadelerini kullandı.

Gerek Sabancı Holding olarak gerek Çimsa olarak dünyada çalıştıkları her bölgede o ülkenin ekonomisine değer yaratmanın yanı sıra toplumsal ve çevresel gelişimi destekleyen hizmet ve ürünler ortaya çıkardıklarını dile getiren Orhun, inovasyon gücünden de yararlanarak, insana ve çevreye saygılı, sektörün nabzını tutan, sürdürülebilir bir gelişim sergilediklerini, bu iş yapma biçimlerinin Bunol için de geçerli olacağını bildirdi.

Sahip oldukları tecrübe ve yetkin insan kaynaklarıyla dünyadaki gelişmeleri takip ederek, işlerini dünya standartlarında yönetmeyi hedeflediklerini aktaran Orhun, geleceğin sürdürülebilirlik felsefesini içselleştirmiş bir çimento üreticisi olarak, yenilikçiliği ve yenilikçilik yaklaşımlarını günden güne artıracaklarını ifade etti.

Çimsa Genel Müdürü Umut Zenar ise İspanya’daki yatırımla ilgili şunları kaydetti:

"Sabancı Holding ve Çimsa’nın, uluslararası gücü ve vizyonundan yola çıkarak çimento sektöründe küresel alanda faaliyet gösterdiğimiz her yerde, her zaman sürdürülebilir büyüme hedefiyle çalıştık, çalışıyoruz. Doğduğu topraklarda en büyük gri çimento üreticilerinden biri olan şirketimiz, dünya beyaz çimento sektörünün önde gelen oyuncularından biridir.

Cimsa Sabancı Cement BV olarak Çimsa markası altında Bunol Fabrikası'nın devralma sürecini tamamlamaktan ve markamızı dünyanın bir numaralı beyaz çimento üreticisi yapmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Bunol Fabrikası'nın üretim ve dağıtım ağına eklenmesiyle Çimsa markası, Avrupa, Kuzey Afrika ve Güney Amerika'da ihracat ağını güçlendirecek ve etki alanını artıracaktır."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

MADRİD (AA) – Yapılan yazılı açıklamada, Madrid İl Mahkemesinin, İspanya Futbol Federasyonunu (RFEF) haksız rekabet oluşturmakla suçladığı ve pazartesi ile cuma günlerine getirilen maç yasağının kaldırılması hükmünü verdiği belirtildi.

Mahkemenin nihai kararının açıklanmasının ardından RFEF’ten yaklaşık 25 milyon avro tazminat talep edeceğini bildiren LaLiga, 1. ve 2. liglerdeki maçların tarih ve saatini belirleme yetkisinin kendisinde olduğunu vurguladı.

İspanyol futbolunda son iki sezondur maçların oynanmasının sadece cumartesi ve pazar günleri ile sınırlı tutulması, RFEF ve LaLiga kurumlarını sık sık karşı karşıya getirdi.

Taraflar arasında şimdiye kadar yürütülen ekonomik müzakerelerde herhangi bir sonuç alınmazken, LaLiga, RFEF ile mevcut olan anlaşmadan daha fazla ödeme yapmayacağını belirtmişti. RFEF ise geçmişte ticaret mahkemesinin kararıyla maçların cuma ve pazartesi günlerinde oynanmasını engellemişti.

MADRİD (AA) – İspanya’nın doğusundaki Katalonya özerk yönetiminde 14 Şubat’ta yapılan erken yerel parlamento seçimlerinin ardından ayrılıkçı iki siyasi partinin koalisyonu ile hükümeti kuran Pere Aragones, Katalonya’nın yeni başkanı olarak güvenoyu aldı.

Katalonya’da 135 sandalyeli özerk parlamentoda iki gün süren oturumlar sonunda yapılan oylamada Aragones, aldığı 74 “evet” oyu ile Katalonya özerk yönetiminin 132. hükümet başkanı seçildi.

Sol görüşlü Katalonya Cumhuriyetçi Solu (ERC) partisinin lideri 38 yaşındaki Aragones, bu zamana kadarki en genç Katalonya başkanı oldu.

Tek başına azınlık hükümeti kurmak için mart ayında yaptığı girişimde başarılı olamayan ERC, yeni bir erken seçime gidilmesini önlemek için siyasi ideoloji olarak kendisinden tamamen farklı olan, sağ görüşlü Katalonya için Birlik (JxCat) partisiyle ayrılıkçı girişimlerde birleşerek bağımsızlık yanlısı diğer bir parti olan, aşırı sol görüşlü Halk Birliği Adaylığı’nın (CUP) dışarıdan desteğiyle koalisyon hükümetini kurdu.

ERC (33 milletvekili) ve JxCat (32 milletvekili) yeni hükümette bakanlıkları eşit sayıda paylaştı.

Katalonya’da 2012’den bu yana süre gelen ayrılıkçı siyasi girişimlerde kurulan 5. hükümete başkanlık eden Aragones, yeni hükümetin önceliklerinin de İspanya’dan ayrılma odaklı olacağını açıkladı.

Aragones, güven oylaması öncesi yaptığı konuşmalarda, hükümetinin öncelikli hedeflerini “Katalonya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını mümkün kılmak, yargılanan, tutuklu olan ve yurt dışındaki Katalan siyasetçilere af ve İskoçya modeliyle anlaşmalı bağımsızlık referandumu” diye sıraladı.

Öte yandan, 14 Şubat’taki seçimlerde ERC gibi 33 milletvekili çıkaran ancak daha fazla oy alan Katalonya Sosyalist Partisi (PSC) ana muhalefette yer aldı.

İspanya’da merkezi hükümette Sağlık Bakanı olan, daha sonra Katalonya seçimleri için bakanlıktan istifa ederek PSC’nin başına geçen Salvador İlla, kurulan koalisyon hükümetine karşı sert bir muhalefet yapacaklarını söyledi.

İlla, son 9 yıldır gündemde olan ayrılıkçı girişimlere atıfta bulunarak Katalonya başkanı Aragones’i “Büyük bir yalan temeline dayanan hataları tekrarlamaması” için uyardı.

İlk defa Katalonya parlamentosuna temsilci gönderen,11 milletvekiline sahip, İspanyol milliyetçisi ve aşırı sağ görüşlü Vox partisinin Katalonya’daki lideri İgnacio Garriga ise “ERC ve JxCat’ın birbirine güvenmeyen iki siyasi parti olduğunu ve koalisyon hükümetinin kısa ömürlü olacağını” savundu.

Katalonya’daki süreç

Katalonya’da bağımsızlık yanlısı siyasi girişimler 2012’de başlamış ve dönemin Katalonya özerk hükümet başkanı Artur Mas’ın öncülüğünde 9 Kasım 2014’te yasa dışı ilk bağımsızlık yanlısı halk oylaması yapılmıştı.

Ardından 12 Ocak 2016-28 Ekim 2017’de Katalonya özerk hükümet başkanı olarak görev yapan, halihazırda Avrupa parlamenteri olan ve İspanya’da hakkında yakalama ve tutuklama emri bulunan Carles Puigdemont’un liderliğinde 1 Ekim 2017’de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen yasa dışı bağımsızlık referandumu gerçekleşmişti.

Katalonya özerk yönetim parlamentosu da 27 Ekim 2017’de “açıklanması ertelenen, tek taraflı bağımsızlık deklarasyonunu” kabul etmiş ve aynı gün İspanya Senatosunda alınan ve Anayasa’nın 155. maddesinin uygulandığı kararla Katalonya’nın özerk hakları geçici olarak merkezi hükümete devredilmişti.

Bu gelişmelerin ardından İspanya mahkemelerinden kaçan Puigdemont ve 6 eski Katalan siyasetçi ülkeyi terk ederken Yüksek Mahkemede tutuklu yargılanan eski Katalonya özerk yönetim hükümetinden 9 siyasetçi, devlete karşı ayaklanma, kamu parasını kötüye kullanma ve devletin kurumlarına itaatsizlik suçlarından Ekim 2019’da açıklanan kararla 9 ila 13 yıl hapis cezası almıştı.

Mevcut durumda yarı serbestlik hakkı tanınan söz konusu tutuklu 9 Katalan siyasetçi ve yurt dışındaki ayrılıkçı Katalan siyasetçiler için af talep edilse de merkezi hükümet henüz buna destek vermiyor.

Yarı serbestlik hakkı olan eski ERC lideri ve eski Katalonya özerk hükümet başkan yardımcısı Oriol Junqueras, bugünkü parlamento oturumuna katılarak Aragones’in başkan seçilmesini diğer ayrılıkçı partililerle birlikte alkışladı.

İspanya’da Ocak 2020’den itibaren iktidarda olan sol koalisyon hükümeti Katalonya sorununa çözüm için Katalan hükümeti ile diyalog masası kurulması kararı alsa da şimdiye kadar ciddi hiçbir adım atılmadı.