Çip talebini karşılamak için gelecek 10 yılda 3 trilyon dolarlık yatırım ve Ar-Ge gerekiyor

WASHINGTON (AA) – Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle otomotiv sektöründen başlayarak küresel bir “dar boğazın” başrolünü alan çipler, günümüz ekonomilerinin vazgeçilmez unsurları olarak öne çıkıyor.

Çip, bir yarı iletken malzeme üzerine yüksek teknoloji kullanılarak elektronik devrelerin basılması olarak tarif edilirken, günümüzde elektrikle çalışan hemen hemen bütün cihazlarda çip kullanılıyor.

Kredi kartlarında, telefonlarda, ev elektroniğinde, tabletlerde, bilgisayarlarda ve otomobillerde çipler kullanılıyor.

Dijital ekonominin “belkemiği” niteliğindeki çip tedarikinde, otomotivde başlayarak elektronik gibi sektörlere de sıçrayan küresel sorun devam ederken, üreticiler artan talebi karşılayabilmek için yoğun şekilde çalışıyor.

Çip sıkıntısının üretimde aksamalara neden olarak milyarlarca dolarlık zarara yol açması beklenirken, sektör temsilcileri çip sıkıntısının kısa sürede çözülemeyeceğini belirtiyor.

Çip üretimi yüksek oranda Ar-Ge ve sermaye harcaması gerektiriyor

“Yarı iletkenler” olarak da bilinen çiplerin ülkeler arası rekabet unsurlarından biri olarak görülürken, çip üreticileri artan talebi karşılayabilmek için yatırımlarını yoğunlaştırıyor.

Dünyanın birçok ülkesinde otomobil fabrikaları “çip kıtlığı” nedeniyle kapatılırken, birçok ülke modern bir çip fabrikası kurmak ve böylece yerel endüstrinin gelecekte zamanında ve yeterli bir şekilde tedarik edilmesini sağlamak istiyor.

Tasarımı ve üretimi oldukça karmaşık olan yarı iletkenler için yüksek oranda hem Ar-Ge hem de sermaye harcaması gerekiyor.

Yarı İletken Endüstrisi Derneği (SIA) ile Boston Consulting Group’un raporu, gelecek 10 yılda yarı iletkenlere yönelik artan talebin karşılanabilmesi için küresel olarak Ar-Ge ve sermaye harcamalarına yaklaşık 3 trilyon dolarlık yatırım yapılması gerekeceğini ortaya koyuyor.

Rapora göre, elektronik tasarım otomasyonu, çip tasarımı ve gelişmiş üretim ekipmanları gibi Ar-Ge yoğun faaliyetlerde ABD başı çekerken, Doğu Asya, hükümet teşvikleriyle desteklenen büyük sermaye yatırımlarının yanı sıra sağlam altyapıya ve vasıflı işgücüne erişim gerektiren yonga imalatında ön plana çıkıyor.

Çin ise nispeten daha az beceri ve daha çok sermaye gerektiren montaj, paketleme ve testte lider konumda bulunurken, değer zincirinde genişlemek için güçlü bir şekilde yatırım yapıyor.

En çok ticareti yapılan 4’üncü ürün

Çipler, ham petrol, rafine petrol ve arabaların ardından dünyada en çok ticareti yapılan 4’üncü ürün olurken, küresel tüketimin yüzde 25’ini gerçekleştiren ABD ve Çin bu alandaki en büyük pazarlar olarak dikkati çekiyor.

Uzmanlar, sektör temsilcileri ve hükümetlerin, pazarlara, teknolojilere, sermayeye ve kabiliyetlere küresel çapta erişimi kolaylaştırmak ve tedarik zincirini daha dayanıklı hale getirmek için iş birliği yapılması gerektiğinin altını çiziyor.

Çip üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 75’i yüksek sismik aktivite ve jeopolitik gerilimlere önemli ölçüde maruz kalan bir bölge olan Çin ve Doğu Asya’da yoğunlaşıyor. Ayrıca, dünyanın en gelişmiş yarı iletken üretim kapasitesinin çoğu Güney Kore ve Tayvan’da bulunuyor.

Bu bölgelerde doğal afet, altyapı sıkıntıları veya küresel çatışmalar yaşanması halinde çip tedarikinde ciddi kesintilere neden olabileceği belirtiliyor.

Tamamen “kendi kendine yeten” yerelleştirilmiş tedarik zincirlerinin önemli ölçüde artan maliyetler yaratacağı ve yarı iletken fiyatlarında yüzde 35-65’lik bir artışa yol açacağı da öngörülüyor.

Şirketler destek arayışında

Yarı iletken şirketlerinin, yapay zeka, nesnelerin interneti veya otonom araçlar gibi uygulamaları güçlendirmek amacıyla gittikçe daha sofistike çipler geliştirmek için, yıllık 90 milyar doların üzerinde Ar-Ge’ye yatırım yapmaya devam etmesi gerekiyor. Bu tutar, küresel yarı iletken satışlarının yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor.

Dünyada gelişmiş yarı iletkenleri TSMC, Samsung ve Intel gibi şirketler üretiyor. Intel, Avrupa’da fabrika kurup üretim yapması için politika yapıcılardan 10 milyar dolarlık destek talep ediyor.

Çiplere yönelik talebin önümüzdeki birkaç yıl içinde muazzam bir şekilde artması beklenirken, ABD’li çip üreticisi Intel’in Avrupa ülkeleriyle bu yeni fabrika için bu yaz anlaşacağı öngörülüyor.

Sektör gelecek yıllarda yüksek vasıflı çalışan sıkıntısı yaşayabilir

Öte yandan yüksek vasıflı çalışanlar, çip gibi Ar-Ge yoğun bir sektör için kritik öneme sahip bulunuyor. Ancak sektörün gelecek yıllarda inovasyonun hızını sınırlayabilecek bir yüksek vasıflı çalışan sıkıntısı riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.

Yetenekli çalışan eksikliğinin endüstrinin faaliyetleri için büyük ölçekli bir kesinti tehdidi oluşturmasa da gelecek yıllarda hızlı ve aralıksız inovasyonu sürdürme becerisini önemli ölçüde zayıflatabileceği kaydediliyor.

Küresel tedarik kesintilerine yönelik risklere karşı hükümetlerin piyasa odaklı teşvik programlarını hayata geçirmesi gerektiği vurgulanıyor. Ar-Ge ve teknoloji standartları konusunda küresel ticareti ve uluslararası iş birliğini daha da teşvik etmek için adımlar atılması gerektiği belirtiliyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – AA muhabirinin derlediği verilere göre, Borsa İstanbul’da otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve 2021’in ilk çeyreğine ilişkin finansal tablolarını açıklayan 8 şirketin 7’si söz konusu dönemi karla, 1’i ise zararla kapattı.

Söz konusu şirketlerin toplam net karı, bir önceki yılın ilk çeyreğine kıyasla yüzde 183,2 artarak 3 milyar 316 milyon liraya yükseldi. İlk çeyrekte otomotiv satışları yüzde 73,1, aktifleri yüzde 46,5 ve öz kaynakları yüzde 29 arttı.

Söz konusu dönemde Otokar’ın karını yüzde 381,7 artırarak 22,3 milyon liradan 107,4 milyon liraya çıkarması dikkati çekti. Karını geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 189,1 artıran Ford Otosan, 1 milyar 819,4 milyon lirayla en yüksek kar açıklayan otomotiv şirketi oldu. Bu dönemde en yüksek ikinci karı 616,7 milyon lira ile Tofaş Otomobil Fabrikası elde ederken, onu 406,5 milyon lira karla Doğuş Otomotiv takip etti.

Türk Traktör bu yılın ilk çeyreğinde karını yüzde 314,6 artırarak bu alanda en iyi ikinci performansı sergilerken, söz konusu dönemde geçen yılın aynı döneminde zarar eden Tümosan Motor ve Traktör ile Anadolu Isuzu sırasıyla 27,2 milyon lira ve 7,6 milyon lira kar açıkladı.

2020’nin ilk çeyreğinde 8,4 milyon lira zarar eden Karsan’ın zararı 2021’in birinci çeyreğinde 16,8 milyon liraya çıktı.

Toplam satışlar yüzde 73 arttı

Borsada işlem gören 8 şirketin 7’si 2021’in ilk çeyreğinde satışlarını artırırken, söz konusu kalemdeki toplam artış yüzde 73,1 seviyesinde gerçekleşti.

Satışlarını en çok artıran şirket yüzde 141,3 ile Tümosan Motor ve Traktör olurken, en çok satışı 16 milyar 254 milyon lirayla Ford Otosan gerçekleştirdi. Ford Otosan’ın satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 73,5 artış gösterdi.

Tofaş Otomobil Fabrikası 6 milyar 447 milyon liralık satışla bu alanda ikinciliği elde ederken, onu 6 milyar 195 milyon lira ile Doğuş Otomotiv oldu.

Karsan ise söz konusu dönemde satışları azalan tek şirket olurken, Karsan’ın satışları ilk çeyrekte yüzde 29,9 azalışla 267,8 milyon liradan 187,7 milyon liraya indi.

Otomotiv şirketlerinin tamamı aktiflerini ve öz kaynaklarını artırdı

Borsada işlem gören otomotiv şirketlerinin tamamı aktiflerini ve öz kaynaklarını artırırken, geçen yılın ilk çeyreğine göre aktif ve öz kaynak toplamları sırasıyla yüzde 46,5 ve yüzde 29 yükseldi.

Söz konusu 8 şirketin aktif toplamı 46 milyar 598 milyon liradan 68 milyar 274 milyon liraya, öz kaynak toplamı ise 11 milyar 910 milyon liradan 15 milyar 364 milyon liraya çıktı.

Doğuş Otomotiv, aktiflerini yüzde 71,2, öz kaynaklarını yüzde 53,1 artırarak bu bilanço kalemlerinde en iyi performansı gösteren şirket oldu.

Doğuş Otomotiv’i yüzde 59,3 aktif ve yüzde 50,6 öz kaynak artışıyla Ford Otosan izlerken, şirket ayrıca 26 milyar 446 milyon liralık aktif ve 6 milyar 48 milyon lira ile en çok öz kaynağa sahip şirket konumunu sürdürdü.

Öz kaynaklarını en az artıran şirket yüzde 6,2 ile Anadolu Isuzu, öz kaynak değişimi en az olan şirket ise yüzde 1,5 artışla Tofaş Otomobil Fabrikası oldu.

Tümosan, borsada en çok kazandıran oldu

Borsada işlem gören otomotiv şirketlerinin 7’sinin hisse fiyatı yılın ilk çeyreğinde artarken, en yüksek getiriyi yüzde 74,1’lik getiriyle Tümosan Motor ve Traktör sağladı.

Söz konusu dönemde Tümosan Motor ve Traktör’ü yüzde 58,3’lük kazançla Ford Otosan takip etti.

Doğuş Otomotiv yılın ilk çeyreğinde yatırımcısına kaybettiren tek otomotiv hissesi olurken, şirketin hisse fiyatı yüzde 1,1 azalışla 27,32 liradan 27,02 liraya indi.

Öte yandan, ilk çeyrekte Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, yüzde 5,8 değer kaybetmişti.

İSTANBUL (AA) – Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, gerçekleştirdiği üretim ve ihracat rakamlarıyla ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ederken bir yandan da çevre konusunda attığı adımlar ve sürdürülebilirlik konusunda verdiği önem ile ön plana çıkıyor.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye haziran ayını çevre ayı olarak kutluyor. Dünyadaki tüm Toyota fabrikalarında 1973 yılından beri çevre ayı kutlanıyor.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, çevre tutkusunu teşvik etmeye yönelik çalışmalarının yanı sıra, çevre ayı boyunca gerçekleştirdiği aktiviteler ile birlikte çevre bilincini de artırılmasını amaçlıyor. Bu kapsamda Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO), Sakarya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye tarafından desteklenen Dünya Çevre Günü Temalı İlkokullar Arası Resim Yarışması Ödül Töreni'ni gerçekleştirildi.

SATSO'da düzenlenen ödül töreninde Toyota Türkiye Otomotiv Sanayi A.Ş. Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Necdet Şentürk şunları kaydetti:

"Cennet gibi diyebileceğimiz bir memleketimiz, şehrimiz var. Hepimiz çocukluğumuzda bu ortamlarda büyüdük ve bunlardan yararlandık. Bizden önceki nesle şükran borçluyuz. Asıl önemli olan bunu sürdürmektir, çünkü endüstrileşiyoruz, gelişiyoruz. Çevre ile ilişkimiz çok daha kompleks hale geliyor. Çevreyi korumak en öncelikli çalışmamız olmalı. Bu konuda sorumluluk sahibi herkesin emek sarf etmesi gerekiyor.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, otomotiv üretim teknolojisinde çevre açısından gerekli olan ve dünyadaki en modern teknolojileri uyguluyor. Yenilenebilir enerji kullanıyoruz. Otomotiv üretimi kendi başına ciddi bir su kullanırken biz, su kullanımını minimalize etmeye çalışıyoruz. Suyu aşamalı olarak tekrar kullanabilecek duruma getiriyoruz. Fabrikadaki atıkları ayrıştırıyoruz. Bu anlamda çocuklarımızın da eğitiminde bu konunun öncelikli hale geliyor olması ve resimlerine güzel yansıması çok gurur verici. İnşallah onlar bu çevreyi bizlerden daha iyi koruyacaklar ve bu cennet ülkeyi geleceğe taşıyacaklar."