CK Enerji'den Garanti BBVA'ya Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası

İSTANBUL (AA) – Garanti BBVA, CK Enerji'ye yaptığı başvuruyla Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) sahibi oldu.

CK Enerji'den yapılan açıklamaya göre, şirket aracılığıyla I-REC alan kurumlar arasına katılan Garanti BBVA, başta genel müdürlük binası olmak üzere veri merkezlerinde kullanılan elektriğin tamamının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandığını belgeleyecek.

Açıklamada görüşlerine yer verilen CK Enerji Ticaret Müdürü Kıvanç Akyıldız, uluslararası kabul gören I-REC'i müşterileri için temin ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

"CK Enerji olarak sağladığımız bu sertifika ile anlaşma dahilindeki tüm tüketim noktalarında yeşil enerji kullanılacağını taahhüt etmiş oluyoruz. Banka, 2021 yılının tamamında 40 milyon kilovatsaatlik elektrik tüketimini yenilenebilir enerji kaynaklarından temin edecek. Üretilen her birim elektriğin, kaynağından başlayarak takip edilmesini ve nihai tüketiciye kadar izlenebilmesini sağlayan bu sistemin Türkiye genelinde giderek yaygınlaşması, yeşil enerjiyi her geçen gün daha da öne çıkarıyor. CK Enerji olarak bu süreçte müşterilerimizin yanında yer alarak çevresel sürdürülebilirlik politikalarına destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz."

Garanti BBVA Yatırım Bankacılığı ve Finansman Direktörü Emre Hatem de şirketin, çevresel etkilerini yönetmek için 15 yılı aşkın süredir kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdiğine işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu doğrultuda, 2014 yılından bu yana yeni enerji yatırımlarında yüzde 100 yenilenebilir enerji projelerini finanse ediyoruz. 2015'te İklim Değişikliği Eylem Planımız'da taahhüt ettiğimiz Yeşil Ofis Standartları'nı geliştirerek mutlak emisyonlarımızı azaltacak çalışmalar yapıyoruz. Bu alandaki çalışmalarımız kapsamında 2020'de altyapısı müsait Garanti BBVA şube ve binalarında tüketilen elektrik için yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Anlaşması gerçekleştirdik. Geçtiğimiz yıl, 809 Garanti BBVA şubesi ve 46 binamızda, 73 milyon kilovatsaatlik elektrik ihtiyacının tamamını yenilenebilir enerjiden karşıladık. Böylece yaklaşık 2,2 milyon ağacın azaltabileceği sera gazı miktarına denk gelen 34 bin 790 ton karbondioksit eşdeğeri karbon emisyonu engellenmiş oldu. I-REC sertifikası ile elektriğimizin yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını kanıtlamış olduk. Gezegenimizin geleceği için faaliyetlerimizden kaynaklanan mutlak karbon emisyonlarımızı yüzde 75 azalttık ve kalan emisyonlarımız için karbon kredisi satın alarak karbon nötr banka olduk."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Aydem Yenilenebilir Enerji, yönetim kadrosunu Dilek Bil ve Serpil Demirel ile güçlendirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Dilek Bil ve Serpil Demirel, bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak Aydem Yenilenebilir Enerji ailesine katıldı.

University of North Texas'ta uluslararası finans ve uluslararası pazarlama bölümünden yüksek lisans derecesine sahip olan Bil, 1994-2013 yıllarında kendi kurduğu, Kangaroo İletişim ve Danışmanlık ile birçok ulusal ve uluslararası markaya stratejik marka iletişimi ve yaratıcı reklam çözümleri konusunda hizmet verdi. Bil, 2016'dan beri Akmerkez GYO yönetim kurulu bağımsız üyesi olarak görev alıyor.

ODTÜ Metalürji Mühendisliği Bölümü'nden lisans derecesine sahip olan Serpil Demirel ise Eczacıbaşı bünyesindeki Esan'da sırasıyla yurtiçi satış müdürlüğü, pazarlama satış müdürlüğü, pazarlama satış direktörlüğü ve genel müdür yardımcılığı görevlerini üstlendi, 2015-2021 yıllarında aynı şirkette genel müdür ve üst yönetici (CEO) olarak çalıştı.

İSTANBUL(AA) – Yenilenebilir enerji kurulu gücündeki artışla dünya sıralamasında basamakları hızla tırmanan Türkiye’nin temiz enerji haritasında, İzmir rüzgar, Konya güneş, Aydın jeotermal, Şanlıurfa hidroelektrik ve İstanbul biyokütle kapasitesiyle lider şehirler olarak öne çıkıyor.

AA muhabirinin, Dünya Yenilenebilir Enerji Günü dolayısıyla yaptığı derlemeye göre, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü nisan sonu itibarıyla lisanslı ve lisanssız olmak üzere 50 bin 990 megavata ulaştı ve elektrikteki toplam 97 bin 377 megavat kapasitenin yüzde 52,5’ini oluşturdu.

Bu dönemde, yenilenebilir enerji kaynakları arasında en yüksek payı 31 bin 280 megavatla hidroelektrik santralleri aldı. Bunu 9 bin 543 megavatla rüzgar, 7 bin 70 megavatla güneş, 1595 megavatla jeotermal ve 945 megavatla biyokütle takip etti.

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının büyüklüğü 50 milyar dolar seviyesini aşarken, kurulu güç kaynak ve il bazında farklılıklar gösteriyor.

Şanlıurfa, 3 bin 128 megavatla hidroelektrikte en yüksek kapasiteye sahip şehir olarak ilk sırada geliyor. Elazığ, 2 bin 287 megavat, Diyarbakır 2 bin 250 megavat, Artvin 2 bin 167 megavat ve Adana 1902 megavatla hidroelektrikte en fazla kurulu güce sahip ilk 5 şehir arasında yer alıyor.

Ayrıca, Samsun 1879 megavat, Bingöl 1316 megavat, Kahramanmaraş 1300 megavat, Mardin 1213 megavat ve Giresun 940 megavat hidroelektrik kapasitesiyle öne çıkıyor.

Rüzgarın başkenti İzmir’i Balıkesir takip ediyor

Türkiye’de mevcut durumda, 253 santralde rüzgar enerjisi türbinleri elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Rüzgar enerjisinde 1635 megavatla İzmir başı çekerken, İzmir’i 1275 megavatla Balıkesir ve 808 megavatla Çanakkale izliyor. Rüzgar enerjisinde 736,5 megavat kurulu güçle Manisa ve 412,5 megavat kurulu güçle Hatay da en fazla kapasiteye sahip ilk 5 şehir arasında yer alıyor.

İstanbul 398,7 megavat, Aydın 391 megavat, Kırklareli 379,2 megavat, Afyonkarahisar 323,8 megavat ve Kayseri 272 megavat rüzgar enerjisi kurulu gücüyle dikkati çekiyor.

Anadolu’nun güneşi parlıyor

Türkiye’nin güneş enerjisinde kurulu gücü 6 bin 450 megavatı lisanssız, 620 megavatı ise lisanslı olmak üzere toplam 7 bin 70 megavat seviyesinde bulunuyor.

Bu kapasitenin 843 megavatına sahip Konya, güneş enerjisinde en yüksek kurulu güce sahip şehir olarak ilk sırada yer alıyor.

Türkiye’de dağıtık elektrik gücünün en belirgin örneği olarak değerlendirilen güneş enerjisinde Ankara 383,8 megavat, Şanlıurfa 370 megavat, Kayseri 333 megavat, İzmir 291 megavat, Afyonkarahisar 244,6 megavat, Kahramanmaraş 232 megavat, Manisa 217 megavat, Mersin 201 megavat ve Denizli 194 megavat kurulu güç bulunuyor.

Jeotermalde Aydın, biyokütlede İstanbul başı çekiyor

Jeotermal enerjisi kurulu gücünün oluşmasında yer altı kaynakların potansiyeli belirleyici olduğundan, Türkiye’deki jeotermal kapasitesi ağırlıklı olarak Ege bölgesiyle sınırlı kalıyor.

Jeotermalde Aydın 850,4 megavatla en fazla kapasite sahibi şehir olarak başı çekerken, Aydın’ı 354 megavatla Denizli, 349 megavatla Manisa, 27,3 megavatla Çanakkale, 12 megavatla İzmir ve 2,8 megavatla Afyonkarahisar takip ediyor.

Türkiye’de diğer temiz enerji kaynaklarına göre daha yavaş ilerlese de yüksek potansiyel barındıran biyokütle kurulu gücünde en yüksek kapasite 139 megavatla İstanbul’da bulunuyor.

Ankara 83,9 megavat, İzmir 58,2 megavat, Balıkesir 53,2 megavat ve Afyonkarahisar 51,5 megavatla en fazla biyokütle kapasitesine sahip ilk 5 şehir olarak öne çıkıyor.

Ayrıca, Tekirdağ’ın 44,3 megavat, Antalya’nın 40,6 megavat, Adana’nın 38,6 megavat, Samsun’un 38,3 megavat ve Konya’nın 36,2 megavat biyokütle kurulu gücüne sahip olduğu biliniyor.

Türkiye genelinde 72 şehirde hidroelektrik santrali bulunurken, 62 şehirde de biyokütle tesisi elektrik üretiyor.

Türkiye’nin temiz enerji kurulu gücü küresel kapasitenin yüzde 1,7’si seviyesinde

Türkiye, temiz enerji kurulu gücüyle geçen yıl dünyada 12’nci, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer aldı.

21. Yüzyıl Yenilenebilir Enerji Politikaları Organizasyonu’nun (REN21) 2021 Yenilenebilir Enerji Küresel Durum Raporu’na göre, jeotermal kurulu gücünde dünyada 4’üncü sırada gelen Türkiye, dünyadaki toplam kapasitenin yüzde 11’ini oluşturdu.

Öte yandan, Türkiye geçen yıl Çin’den sonra en yüksek hidroelektrik kapasitesini devreye alan ülke oldu. Türkiye, bu dönemde küresel hidroelektrik kapasitesinin yüzde 3’ünü karşıladı ve bu alanda ilk 10 ülke arasına girdi.

Türkiye’nin toplam yenilenebilir enerji kapasitesi ise küresel yenilenebilir enerji kurulu gücünün yaklaşık 1,7’sine karşılık geldi.

Rüzgar ve güneşten elektrik üretimi dünya ortalamasının üzerinde

Temiz enerji kaynakları arasında elektrik üretiminde en yüksek payı hidroelektrik santralleri alıyor. Kuraklık nedeniyle son aylarda hidroelektrik santrallerinin üretimdeki payı düşse de geçen yıl toplam elektrik üretiminin yüzde 25,6’sı hidroelektrik santrallerinden sağlandı.

Londra merkezli araştırma kuruluşu Ember verilerine göre, Türkiye geçen yıl toplam elektrik üretiminin yüzde 12’sini rüzgar ve güneşten karşılayarak dünya ortalamasının (yüzde 9,4) üzerinde performans gösterdi.

Türkiye’nin bu kaynaklardan sağladığı elektrik üretimi 2015-2020 döneminde 3 kat artış gösterdi. Toplam elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının payı geçen yıl yüzde 43 seviyesinde gerçekleşti.

İklim kriziyle mücadele için fosil yakıt kullanımı sonlandırılmalı

Fosil yakıtlardan kaynaklanan karbon emisyonları küresel sıcaklık artışına neden oluyor.

Küresel sıcaklık artışının yol açtığı iklim krizini önlemek için fosil yakıt kullanımının en hızlı şekilde sonlandırılması gerekiyor. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak ve 2050’de net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için kritik önemde olan temiz enerji kaynaklarına daha fazla yatırım yapılması gerekiyor.

Bu kapsamda, özellikle son yıllarda birçok ülke başta kömür olmak üzere fosil yakıtlardan çıkış stratejileri ortaya koyarken, dünyada çapında temiz enerji dönüşümü giderek daha yaygın hale geliyor.

Temiz enerji dönüşümü şirketlerin ve bankaların yatırım planlarını da şekillendiriyor. Şu anda dünyadaki tüm kalkınma bankaları kömür finansmanını durdururken, yenilenebilir kaynaklara yatırımları artırmayı taahhüt ediyor.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2050’de net sıfır emisyonu başarmak için ülkelerin 2030’a kadar yıllık 5 trilyon dolar temiz enerji yatırımı gerçekleştirmesine ihtiyaç duyuluyor. Bu rakam, küresel enerji sektöründeki yıllık 2,3 trilyon dolarlık mevcut yatırım hacminin yaklaşık 2 katı seviyesinde bulunuyor.

Rüzgar ve güneş enerjisinde yıllık 1000’er megavat kapasite oluşturmayı hedefleyen Türkiye’nin küresel temiz enerji yatırımlarından daha fazla pay alabilmesi, finansmana erişiminin kolaylaşması, daha fazla yabancı yatırımcı çekebilmesi ve cari açığını azaltabilmesi için yenilenebilir enerji yatırımları kritik önem taşıyor.