Çölün ortasındaki mucize: Necef Denizi

NECEF (AA) – Yaklaşık 336 kilometre uzunluğundaki Necef Denizi’nde su seviyesi, uzun bir dönem kuraklık sonrası son yıllardaki yağmurlar nedeniyle yükseldi. Burası, Necef ve çevre bölgelerden gelenlerin ziyaret edip vakit geçirdiği yerlerden birisi haline geldi.

Çölün ortasındaki Necef Denizi’nde çeşitli kuş ve balık türleri bulunuyor. Buradaki balıkçılar, her gün deniz kenarına tezgah kuruyor ve oltayı atmak için gün batımını bekliyor.

Yaklaşık 1,5 milyona yakın nüfusa sahip Necef kentinin kıyısındaki denize giden yollarda hurma ağaçlarının bulunduğu ormanlık alanları dikkati çekiyor. Necef Denizi’nin bazı yerleri ise bataklıkları andırıyor.

Necef Denizi hava sıcaklığı dolayısıyla gün batımına birkaç saat kala insanlarla doluyor. Çocuklar, ellerindeki oyuncaklarla suyun kıyısında eğlenirken, büyükler de deniz üzerinde dolaşan martıların fotoğraflarını cep telefonunun objektifiyle yakalamaya çalışıyor.

Merkezi hükümet ve yerel yönetimler, Necef Denizi’ni ihmalle baş başa bırakmış durumda. Deniz çevresinde hiçbir turistik tesis bulunmuyor. Çevreden gelen motorlu taşıt sesleri deniz kenarında bulunan insanların uğultusuyla birleşiyor. Deniz kenarında yol boyunca yerlere atılan çöpler ise buranın kirliliği ve bakımsızlığını gözler önüne seriyor.

Çöl iklimine dayanıklı 30’un üzerinde bitkinin burada varlık gösterdiği ifade ediliyor.

Su seviyesinin yükselmesi nedeniyle kerpiç fabrikası gibi bazı binaların denizin altında gömülü kaldığı kaydediliyor.

Necef Denizi’nden kuraklık döneminde bol miktarda tuz da çıkarılıyor. Necef’teki evlerde bulunan musluklardan akan suyun tuzlu olduğu biliniyor.

Ülkedeki güvenlik durumunun istikrara kavuşması ve su seviyesinin eksilmemesi halinde bu denizin ülke için önemli turizm merkezlerinden birisi olabileceği tahmin ediliyor.

“Denizin yeniden kuraklıkla karşı karşıya kalmasından endişeliyiz”

AA muhabirine konuşan Necefli balıkçı Ali Muheysin, “Yıllardır burada balık avlıyorum. Tek gelir kaynağımız balıkçılık. Buraya her gün gelip aynı işi yaparız. Balık çeşidinin artması için denizdeki su seviyesinin daha da yükselmesini temenni ediyoruz. Denizin yeniden kuraklıkla karşı karşıya kalmasından endişeliyiz.” dedi.

Zuheyr Hasnavi de “Necef’in Kufe bölgesindenim. Akşamları Necef Denizi’ne gelip balık avlamakla vakit geçiriyorum. Necef Denizi çölün ortasında bulunan bir çevre mucizesidir. Burası aynı zamanda turizm bölgesidir. Burada çok sayıda balık çeşidi mevcut ve bir o kadar da balıkçı var. Deniz boyu yol ise yapılı değil ve turizm kapasiteli bu denize karşı ihmal söz konusu. Burası en temel kamu hizmetinden yoksun. Dini turizm merkezi olan Necef kentine yönelik de büyük ihmal var.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Ev tekstili markası Linens, yeni satış mağazasını İstanbul Bağdat Caddesi'nde açtı.

Linens'ten yapılan açıklamaya göre, Zorlu Tekstil tarafından kurulan ve Türkiye'den yurt dışına açılan "ilk" ev tekstili zinciri olma özelliğini taşıyan Linens, yurt dışı büyümesinin yanı sıra Türkiye'deki mağaza yatırımlarını sürdürüyor.

Yeni satış ve hizmet noktasını İstanbul Bağdat Caddesi olarak konumlandıran Linens, bu yatırımla Türkiye'deki mağaza sayısını 68'e çıkardı.

Ev yaşamına dair trend ürünleri tek çatı altında sunan Linens, 400 metrekare büyüklüğündeki yeni mağazasında, nevresimden banyo grubuna, aksesuardan bebek koleksiyonu ve mutfak grubuna kadar pek çok kategorideki ürünün satışını gerçekleştirecek.

HATAY (AA) – Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever ile sınır hattı ve sınır ötesinde görevli birliklerin komutanlarıyla Suriye hududunun sıfır noktasında toplantı yaptı.

6. Kolordu Komutanlığı Bahar Kalkanı Harekat Bölgesi Sektör Komutanlığı’ndaki toplantıda Akar, İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki hain saldırıda şehit olan 2 askere ve tüm şehitlere rahmet, gazilere şifa dileyerek sözlerine başladı.

Saldırıda yaralanan askerlerin sağlık durumunun iyi olduğunu, birinin ise ameliyatının sonucunu beklediklerini ifade eden Akar, şunları söyledi:

“Aldığımız bilgilerde görüyoruz ki oradaki arkadaşlarımız her türlü tedbirleri almışlar. Her türlü olasılığa, ihtimale karşı personeliyle, silahıyla, aracı gereciyle tüm hareket tarzlarını uygulamışlar. Haince, alçakça bir saldırı sonucu arkadaşlarımız şehit oldu. Şehitlerimizin kanları yerde kalmadı, kalmayacak. Buradaki mücadele devam edecek. Mücadeleyi sabırla, azimle ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu mücadelede sona gelmeden bir şey bitti diyemeyiz. Daha önce yaptıklarımızın anlam kazanabilmesi için mücadelemizin sonuna kadar gitmesi lazım. Buradaki emeklerin boşa gitmemesi için çalışmayı sürdürüyoruz. Şehitlerimizin kanlarının boşa akmadığını da göstermek için verilen vazifeyi mutlaka başarmamız lazım.”

Suriye’nin kuzeyindeki gelişmelere Türkiye’nin seyirci kalmadığını, hudutlarının ve vatandaşlarının güvenliği için Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı harekatlarının yapıldığını hatırlatan Akar, “Hudutlarımızın güneyinde adı ‘ister terör koridoru’ ister başka bir şey olsun herhangi bir oluşuma müsaade etmemiz asla söz konusu olamaz. Mehmetçik eğer bu terör koridorunu parçalamasaydı bugünlerde çok daha yoğun, kapsamlı, derin farklı problemlerle uğraşıyor olurduk. Bunun kıymetinin çok iyi anlaşılması gerekir.” diye konuştu.

Bahar Kalkanı Harekatı sonrası İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki faaliyetlere de değinen Akar, şu ifadeleri kullandı:

“Rusya Federasyonu ile yaptığımız görüşmeler sonrasında imzalanan mutabakatlar var. Biz bu mutabakatlara uyuyoruz. Sorumluluklarımızı yerine getirdik, getirmeye devam ediyoruz. Muhataplarımızın da bu mutabakatlara, buradaki sorumluluklarına uymalarını bekliyoruz. Buradaki ateşkesin sürmesi, istikrarın bir an önce sağlanması, bölgenin güvenli bir hale gelmesi ve özellikle oradaki Suriyelilerin rahat ve güven içinde yaşayabilmelerine yönelik ortamın sağlanması lazım. Bu oradaki insanların güvenliği ve huzuru için önemli olduğu kadar herhangi bir şekilde yeni bir göç dalgasının meydana gelmemesi için de önemli. Bizim Türkiye olarak yeni bir göç dalgasına tahammülümüz yok. Göçün önlenmesi için elimizden gelen gayreti göstermemiz lazım. Bunun da temelinde bölgenin güvenli, istikrarlı hale gelmesi yatıyor. Buna gayret gösteriyoruz.”

“Taarruzi ruh”

TSK personelinin kahramanlığı, azim ve kararlılığıyla ülkesinin ve milletinin savunması ve güvenliği için gerekenleri yapmayı kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Akar, “Bu yılın başından itibaren yurt içi, Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki operasyonlarda 1926 terörist etkisiz hale getirildi. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar mücadelemiz artan bir şiddet, tempo ve taarruzi bir ruhla devam edecek. İnşallah Mehmetçik en son teröristi etkisiz hale getirerek terör belasından milletimizi kurtaracak ve hudutların güvenliğini sağlayacak.” diye konuştu.

Akar, söz konusu faaliyetlerin Irak ve Suriye’nin sınırlarına ve egemenlik haklarına saygılı şekilde gerçekleştirildiğini belirterek, “Bizim tek hedefimiz teröristler. Teröristlere karşı mücadele ediyoruz. Terörist neredeyse hedefimiz de orasıdır. Teröristler, Mehmetçiğin nefesini enselerinde hissediyor.” dedi.

“Hudut namustur”

Hudut güvenliğine yönelik faaliyetlere de değinen Akar, şunları kaydetti:

“Hudut namustur. Çok açık ve net. Bu konuda Mehmetçik büyük emek harcıyor. Bunu çok yakından görüyoruz. Gece-gündüz, yağmur-çamur, yaz-kış demeden büyük emek harcıyor, ter döküyor, gerektiği yerde hayatını, canını ortaya koyuyor. Yapılan bu mücadele son derece saygıdeğer ve anlamlıdır. Herkesten beklentimiz bu mücadeleye saygı göstermeleridir. Mehmetçik bu konuda elinden geleni yapıyor, bundan sonra da yapmaya devam edecek.”

Toplantının sonunda Akar’ın bir araya geldiği birlik komutanları, verilecek tüm görevlere hazır olduklarını belirtti.

Akar ve komutanlar, toplantının ardından Harekat Merkezi’ne geçerek sahadaki son duruma ilişkin bilgi aldı.

Muhabir: Sarp Özer