Çorum'da sahte dezenfektan ürettiği iddiasıyla 1 kişi gözaltına alındı

ÇORUM (AA) – Çorum'da sahte dezenfektan üretimi yaptığı iddia edilen kişi gözaltına alındı.

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede sahte dezenfektan üretiminin önlenmesi ve halk sağlığının korunması amacıyla çalışma başlattı.

Kent merkezindeki bir iş yerine yapılan operasyonda, toplam 195 litre tıbbi kullanım amaçlı etil alkol ve 73 adet kullanılmış ve tekrar kullanıma hazır tıbbi amaçlı el ve cilt plastik dezenfektan şişeleri ele geçirildi.

Sahte dezenfektan üretimi yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan şüpheli, emniyete götürüldü.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ÇORUM (AA) – Alman Arkeoloji Enstitüsünden Jurgen Seeher tarafından Hattuşa Ören Yeri’nde 1999 yılında bulunan demir miğferde yapılan incelemede, milattan önce 7’nci yüzyıldan kaldığı tespit edildi.

Demir olmasına karşın toprağın altında 2 bin 800 yıl kalmayı başaran miğfer, Kültür ve Turizm Bakanlığının onayıyla İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğüne bağlı Merkez Restorasyon Laboratuvarında restore edildi.

Yaklaşık 2 yıl süren restorasyon çalışmasında ilk günkü görünümüne yakın görünüm kazanan demir miğfer, sergilenmek üzere Boğazkale Müzesi’ne gönderildi.

Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Boğazkale Hattuşa’daki çalışmaları yürüten Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner, AA muhabirine, demir miğferin kullanıldığı dönemden günümüze şans eseri ulaştığını söyledi.

Demirin paslanması nedeniyle diğer bazı metallere göre daha kısa ömürlü olduğuna dikkati çeken Schachner, “Demirden yapılmış ve günümüze kadar ulaşmış olması nedeniyle ünik ve çok nadir bulunan bir obje. Çünkü herkesin bildiği gibi demir paslanır, kaybolur gider ama şansımızdan demir çağına ait büyük bir binada bu miğfer bulunmuş.” dedi.

Miğfer bulunduğunda şu anki kadar güzel görünmediğini, başarılı bir restorasyon sürecinin ardından eserin arkeoloji dünyasına kazandırıldığını vurgulayan Schachner, “Eser çeşitli kimyasallarla temizlendi, pasından arındırıldı. Restorasyonun ardından Boğazkale’ye geri getirildi ve şimdi müzenin demir çağı bölümünün en önemli eserlerinden biri.” diye konuştu.

Miğferin, binlerce yıl öncesine ait önemli bilgiler vermesi nedeniyle hem arkeoloji hem de tarih açısından çok önemli bir eser olduğunun altını çizen Schachner, şöyle devam etti:

“Bu miğfer ünik bir eserdir. Bu tarz bir miğferin Anadolu’da veya Ege dünyasında bir benzeri yoktur. Bu miğferin günümüze ulaşabilmesi çok nadir bir olay. Bu olağan bir eser değil, çok olağanüstü bir eser. Demir çağına ait birçok tabaka kazdık Boğazköy’de fakat bu kadar iyi korunmuş bir demir obje elde edemedik. Miğferi bir binanın içinde, saklandığı yerde bulduk. Dolayısıyla belki o dönemin Hattuşa’daki ileri gelen birinin zırh parçası olduğunu söyleyebiliriz fakat savaşta nasıl kullandıklarını bilmiyoruz.”

Schachner, demirin ısıtılıp çekiçle dövülerek yapıldığı anlaşılan miğferin o dönemde demir işçiliğinin ne kadar iyi olduğunun günümüzde anlaşılmasını sağladığını, işçilik anlamında da çok zengin bir ürün olduğunu sözlerine ekledi.

ANKARA (AA) – AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından edindiği bilgilere göre, Çorum-Laçin yolunda inşa edilen 3 tünelden ikincisinde de (T2) ışık görülmesi dolayısıyla yarın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katılımıyla tören gerçekleştirilecek.

Kırkdilim, Çorum merkezinin kuzeyinde, merkeze yaklaşık 21 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Çorum-Laçin il yolu üzerindeki Kırkdilim, bu hattın tek dağlık kısmını oluşturuyor. Sinop-Çorum-Yozgat hattındaki Kırkdilim, kuzey-güney aksının bir parçası olması özelliğiyle büyük bir öneme sahip bulunuyor.

Türkiye’nin en tehlikeli yolları arasında gösterilen ve adını güzergah üzerindeki 40 virajdan alan Kırkdilim’deki büyük bölümü sarp kayalıklar ve uçurum arasında bulunan yaklaşık 10 kilometrelik yola 1389, 1157 ve 1553 metre uzunluğunda 3 tünel, 3 hemzemin kavşak ve 2 alt geçit yapılıyor.

Tünellerdeki ilerlemeler

T1, T2 ve T3 adlarıyla inşa edilen tünellerde bugüne kadar yaklaşık 6,7 kilometrelik kazı ilerlemesi sağlandı. Söz konusu tünellerde çalışmalar devam ediyor.

T1 tünelinin sol tüpünde 563 metre, sağ tüpünde 722 metre kazı desteklemede ilerleme kaydedildi.

T2 tünelinde de sol tüpte 1197 metre ve sağ tüpte 1117 metre kazı destekleme çalışmaları tamamlandı ve sol tüpte nihai kaplama imalatına başlanacak.

T3 tünelinde ise sol tüpte 1578 metre ve sağ tüpte 1527 metre kazı destekleme çalışmaları ile sol tüpte 1578 metre nihai kaplama beton imalatı tamamlanırken, sağ tüpte nihai kaplama betonu imalatında 775 metre ilerleme sağlandı.

Gidiş istikametindeki ilk tünelde (T3 tüneli) 13 Temmuz 2020 tarihinde ilk ışık görülmesi dolayısıyla tören düzenlenmişti.

Projenin getirileri

Mevcut durumda 10,22 kilometre olan 10 dakikalık yol, projenin tamamlanmasıyla toplam 8,62 kilometreye inecek. Böylece, seyahat süresi tahmini 5 dakikaya düşecek.

Projenin tamamlanmasıyla fiziki ve geometrik standartlar yükselecek ve mesafenin kısalması ekonomik olarak fayda sağlayacak.

Kırkdilim’e yapılan tünellerde geçmişte sorunlar yaşanmıştı

Çorum-Osmancık Hattı’nın Laçin-Kırkdilim arasındaki dağlık kesiminde yer alan proje güzergahının geçmişten itibaren işletiminde çeşitli sıkıntılar yaşanmıştı.

Yapımına 1967’de başlanıp 1974’te açılan Kırkdilim Tüneli 1975’te meydana gelen heyelan sebebiyle kullanılamaz hale gelmişti.

Bunun ardından, tünel imalatı sırasında servis yolu olarak inşa edilen yol ile ulaşım sağlanmaya başlanmıştı. Zaman içerisinde tırmanma şeridi ilave edilmiş ve mevcutta kullanılan 3 şeritli yol ile ulaşımın devamlılığı sağlanmıştı.

Ancak, süreç içerisinde, heyelan, kaya düşmesi ve şev stabilitesi başlıkları altında toplanabilecek bu sorunlar, mevcut yolun güvenliği için yeni çözümlemeler yapılması ihtiyacını ortaya çıkarmış ve buna istinaden bu kesime yönelik tünelli güzergahı kapsayan ihaleye çıkılmıştı.