CSO, dünya standartlarındaki yeni binasında 29 Ekim'de sezona merhaba diyecek

ANKARA (AA) – CSO Şefi Cemi’i Can Deliorman, yeni CSO binasında AA muhabirine, yeni sezonun konserlerine ve orkestranın yeni binasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının 25 seneyi aşkın özlemin sonunda uluslararası anlamda değeri olan bir yapıya kavuşacağını dile getiren Deliorman, “Hepimiz çok heyecanlıyız. Sanatçılarından tutun, çalışan her bir işçisine kadar nihayet böyle bir binanın sadece Ankara’ya değil, Türkiye’ye ait olacak olması hepimiz için çok çok önemli.” dedi.

Konser salonunun dünyanın büyük metropollerinin bilinen konser salonlarıyla da iş birliği yapabilecek kapasitede olduğuna dikkati çeken Deliorman, Türkiye’nin tanıtımında, sanatçıların ve uluslararası grupların yeni sanat kompleksinde ağırlanmasının önemli yer tutacağına işaret etti.

2023 koltuk kapasiteli salon

Yeni CSO kampüsünün “kültür sanat adası” olarak düşünülmesi gerektiğini, konser salonundan ziyade dış mekanları ve iç kısımdaki yaşam alanlarıyla insanların vakit geçirmek isteyecekleri özel bir yer olacağını kaydeden Deliorman, şu bilgileri verdi:

“Kültür sanat adası içisinde, CSO’nun 2023 koltuk kapasiteli, çok büyük, özel bir ana salonu var. Aynı binanın içinde 500 koltuk kapasiteli Mavi Salon’umuz var. Bu salonda resitaller, oda müziği etkinlikleri yer alacak. Şu anda taşınmakta olduğumuz binaya ‘Tarihi CSO Binası’ adını verdik. Tarihi CSO Binası’nda da yine geleneksel topluluklar, korolar sürekli etkinlik yapıyor olacak. Üç temel salon içerisinde burası sürekli müzik üreten bir merkez haline gelecek. Bina Anıtkabir, Ankara Kalesi aksında yer alıyor. Hemen yanımızda CerModern var. Dış mekanları da çok iyi ve verimli şekilde değerlendirmeyi planlıyoruz.”

Dünyaca ünlü solistler 29 Ekim açılışında sahnede olacak

Deliorman, 29 Ekim ve 30 Ekim’de iki gala konseriyle sezonun açılışını yapacaklarını, konser salonunun oturması ve akustik denemelerinin zaman alacağını dile getirerek, “Açılış etkinliklerine ‘Gala Konserleri’ dedik ki, ondan sonra orkestra ile beraber akustik optimizasyonlarını yapıyor olacağız. Bu uzun bir süreç olacak.” ifadesini kullandı.

Açılış programı için uluslararası solistlerle iş birliği yaptıklarını, bu özel sanatçıların isimlerini ilerleyen tarihte kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade eden Deliorman, programda CSO’nun seçkin repertuvarından Ferit Tüzün’den Ulvi Cemal Erkin’e Türk bestecilerinin özel eserlerini seslendireceklerini, yeni bir sipariş eserin dünya prömiyerinin açılışla sanatseverlere sunulacağını dile getirdi.

“Üzüm bağı” şeklinde tasarlamış oturma düzeni

Yeni salonun eskisine göre çok önemli özelliklere sahip olduğunu vurgulayan Deliorman, şunları kaydetti:

“Binanın akustik raporları konunun uzmanları tarafından incelendiğinde ders niteliğinde olarak gösteriliyor. Salon ‘üzüm bağı’ dediğimiz bir oturuş düzenine sahip. Seyirciler, orkestranın etrafında balkonlarda toplanmış. Avrupa’nın büyük ve önemli konser salonunda gördüğümüz örneklerdeki gibi. Tarihi CSO ile yeni CSO arasında dağlar kadar fark var. Bir kere 2023 kişilik bir kapasiteden bahsediyoruz. Bu Tarihi CSO salonunun iki katından fazla. Biletlerimiz dakikalar içinde tükeniyordu ve dinleyecilerimiz ‘Neden bilet bulamıyoruz?’ diyorlardı. Şimdi yeni salonumuzda çok daha büyük kitlelere, farklı profillere ulaşabiliyor olacağız.”

Oda müziği, grup çalışmaları ve konuk şefler için çalışma odaları

Yeni CSO binasının sanatçı çalışma odaları ve idari ofislerinin yer aldığı C Blok’u ile ilgili de bilgi veren Şef Deliorman, burada idari ofislerin yanı sıra grup, oda müziği çalışma odaları ile 25 ayrı bireysel çalışma odası olduğunu söyledi.

Konuk ve yabancı şefler için de çalışma odalarının bulunduğunu anlatan Deliorman, C Blok’ta sanatçıların yemek yiyecekleri kafeterya ile zaman geçirebilecekleri alanlar olduğunu dile getirdi.

Konserlere tanıklık eden tarihi enstrümanlar “CSO Müzesi”nde

Yıllardır sayısız konserde kullanılmış özel enstrümanların tarihi binadan yeni yapıya nakledildiğini, dünyaca ünlü piyanistlerin çaldığı piyanoların ise özel bir şekilde daha sonra taşınacağını aktaran Deliorman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni binanın içinde bir CSO Müzesi kuruyoruz. Çok güzel olacak. CSO tarihini dinleyiciye çok iyi bir şekilde anlatan müze olacak. İçeriği çok iyi bir şekilde planlandı müzenin. Bizim de yine elimizde olan tarihi ve hikayesi olan sazları bu müzede sergileyeceğiz.”

“Dinleyicimizin çok sevdiği, çok iyi bildiği eserlerden bir seçki yaptık”

Kovid-19 salgını şartlarının kültür sanat sezonunu olumsuz etkilediğini, buna rağmen yıllık programı hazırladıklarını, yeni binada yeni sezona başlayacaklarını belirten Deliorman, yeni sezonda uluslararası şefleri ve solistleri Ankara’da ağırlayacaklarını söyledi.

Şef Cemi’i Can Deliorman, şöyle konuştu:

“Dinleyicimizin çok sevdiği, çok iyi bildiği eserlerden bir seçki yaptık. Genç Türk bestecilerine ağırlık verdiğimiz bir sezon olacak. Haziranda da turnelerle, açık hava etkinlikleriyle umuyoruz ki zenginleşen bir konser sezonu seyirciyi bekliyor olacak. 29 Ekim Gala Konseri’nin içeriği çok özel. Bu enerjiyle yeni sezona başlıyoruz.

Büyük metropoller büyük sanat merkezleriyle anılır. Berlin Filarmoni, Sydney Opera Binası, daha pek çok örnek verebileceğimiz kültür sanat kompleksleri, kendi şehirleriyle özdeşleşir. Artık yeni CSO binası Ankara’yı hatırlatır bir ikonik yapı haline gelecek.”

CSO için iyi bir kurumsal kimlik dizaynı ile yeni bir logo da tasarlandığını bildiren Deliorman, yenisinin eski logoya “saygı duruşu” formunu da taşıdığını, orkestranın yeni binasını ortaya koyan güncel bir çalışma olduğunu kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA(AA) – AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, temeli 23 yıl önce atılan ve yıllardır inşaat halinde bekleyen CSO’nun yeni binası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yoğun çalışmalarıyla tamamlanarak 3 Aralık’ta yapılacak görkemli bir konserle sanatseverlere kapılarını açacak.

Başkentin merkezinde Ankara Kalesi ve Anıtkabir’in görüş ekseninde yer alan ve yaklaşık 83 milyon avroya mal olan yeni müzik kampüsü, dünyanın dört bir yanından en saygın orkestraları ve solistleri ağırlayacak. Yeni bina klasik müzikten geleneksel müziğe, dünya müziğinden popüler müziğe kadar çok zengin bir içerikle sanatseverlere hizmet verecek.

3 ve 4 Aralık’ta dünyaca ünlü soprano Angela Gheorghiu ve dünyanın en iyi piyano ikilileri arasında gösterilen Güher ve Süher Pekinel kardeşleri Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki konserde ağırlayacak Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, ailesine bu yıl yeni katılan sanatçılarla ilk kez müzikseverlerin karşısına çıkacak.

Yıllardır özlemle beklenen ve son teknolojinin kullanıldığı CSO Konser Salonu’nda, 3 Aralık’taki konserde Donizetti Paşa’nın “Mecidiye Marşı”, Guatelli Paşa’nın “Aziziye Marşı”, Wolfgang Amadeus Mozart’ın “İki Piyano ve Orkestra İçin Konçerto”su, Ferit Tüzün’ün “Türk Kapriçyosu”, Ahmed Adnan Saygun’un “Özsoy Operası Uvertürü”, Francesco Cilea’nın “Del Sultano Amurate”, Georges Bizet’nin “Habanera”, Ulvi Cemal Erkin’in “Köçekçe”si seslendirilecek. 3 Aralık’taki bu konser sadece davetlilere açık olacak.

Müzikseverlerin kabul edileceği 4 Aralık’taki konserde ise yine soprano Angela Gheorghiu ve Pekinel kardeşler sahnede olacak, Türk ve dünya repertuvarından seçkin eserleri seslendirecek.

Anıtsal piyanist İdil Biret CSO sahnesinde

CSO, açılış konserinin ardından 5 Aralık’ta dünyaca ünlü piyanist İdil Biret’i konuk edecek.

Repertuarında yüzden fazla piyano konçertosu olan, 1959’dan bu yana 130’dan fazla CD kaydetmiş, dünyanın en iyi ve üretken piyanistlerinden biri olarak bilinen İdil Biret, Başkentin merakla beklenen konser salonunda dinleyiciler ile buluşacak.

“Türkiye’nin anıtsal piyanisti” diye atıfta bulunulan İdil Biret, CSO Ana Konser Salondaki konser programında Haendel, Beethoven, Debussy, Saygun ve Prokofiev’in eserlerini Ankaralı müzikseverler için yorumlayacak.

Genç piyanist Büşra Kayıkçı Mavi Salon’da

CSO yeni binasının Ana Konser Salonu dışında yine dünya standardında teknolojiye sahip Mavi Salon’da ise neoklasik müziğin Türkiye’deki genç temsilcilerinden olan Büşra Kayıkçı 5 Aralık’ta saat 15.00’te resital verecek.

Çocuk yaştan itibaren piyano, bale ve resim alanında eğitimler alan, ardından mimarlık fakültesinden mezun olan Kayıkçı minimalist, neoklasik ve ambient tarzda eserlerden oluşan ilk albümü “Eskizler”i 2019’da yayınlamıştı.

Kayıkçı, eylül ayında 27. İstanbul Caz Festivali kapsamında, genç caz finalisti olarak ilk kez kendi özgün eserleriyle sahne almıştı.

Biletler satışa çıktı

Açılış konserlerinin ardından profesyonel idari kadrosuyla 1826’da kurulan ve dünyanın en eski orkestralarından bir olan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın ev sahipliğinde dünyanın dört bir yanından en saygın orkestraları ve solistleri ağırlamaya devam edecek.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 2020-21 Konser Sezonu bilet fiyatları da belirlendi ve satışa çıktı.

CSO Konser Salonu’ndaki temsiller için konuklar, 1. Kategori için 100 lira, 2. Kategori için 70 lira, 3. Kategori için de 50 lira ücret ödeyecek.

3. Kategori fiyatlarında öğrenci ve emekli, tüm kategorilerde ise engelli, gazi ve şehit yakını indirimi, yüzde 50 oranında uygulanacak.

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının (CSO) yeni binasının müzisyen koltukları, Beypazarı Fatih Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından üretildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yoğun çalışmaları sonucunda yapımı tamamlanan ve 3 Aralık’ta hizmete açılacak yeni CSO binasının müzisyen koltuklarına meslek lisesi öğrencileri katkı sundu.

CSO tarafından daha önce yurt dışından getirtilen sanatçı koltukları, Türkiye’nin en başarılı 20 meslek lisesi sıralamasındaki Beypazarı Fatih Mesleki Teknik Anadolu Lisesinin öğrencileri tarafından, yerli ve milli üretim yapmak gayretiyle uluslarası standartlara uygun dizayn edildi.

Okul Müdürü Nuri Caner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, makine, metal, bilgisayar, mobilya, elektrik-elektronik ve kimya teknolojleri olmak üzere eğitim verdikleri 6 alanda aynı zamanda üretim yaptıklarını söyledi.

Caner, “Bakanlığımızın okullarının malzeme, mobilya, makine teçhizat, öğrenci sırası ihtiyaçlarının tamamı bizim okulumuzda üretiliyor. Son 3 yılda Türkiye’deki diğer meslek liselerinin çok çok üstünde üretim gerçekleştirerek, meslek liseleri içerisinde 18’inci olduk. 3,5 milyon ciromuz var. Ankara’nın mesleki ve teknik Anadolu liseleri arasında en çok üretim yapan okuluyuz. Cironun bir kısmını öğrencilerimize dağıtıyoruz.” ifadesini kullandı.

Öğrenciler üretti ve para kazandı

Dünya klasmanında büyük senfoni orkestralarından CSO’nun koltuklarını yapmaktan gurur duyduklarını belirten Caner, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün kendilerine teklif sunar sunmaz, gereken hazırlıklara hemen başladıklarını söyledi. Caner, şöyle devam etti:

“Koltukları yapmadan önce CSO’yu ziyaret ettik ve müzisyen arkadaşlarla görüştük, koltukların olması gereken özelliklerini anlattılar. Koltukların yapımının her aşamasında sanatçılara danıştık. Müzisyenlere yaptığımız prototipi denettik. En son götürdüğümüz numuneyi beğendiler ve ‘Olması gereken bu koltuk’ dediler. 4 ay gibi bir sürede CSO’nun ihtiyacı olan 100 müzisyen koltuğunu bitirdik. Koltukların imalatının her aşamasında öğrencilerimiz birebir çalıştı. Hem öğrendiler hem iş alışkanlığı kazandılar, maddi anlamda da gelir elde ettiler.”

Yeni koltuklar sırt, boy ve yöne göre hareket ettirilebiliyor

Caner, öğrencilerin eğitim verdikleri her alanda tecrübe sahibi olduklarını, birikimleri doğrultusunda müzisyen koltuklarını uluslararası standartlara uygun yaptıklarını belirterek, üretilen koltukların teknik özelliklerini şu sözlerle anlattı:

“Her sanatçı boyuna ve duruşuna göre koltuğun arkasını öne ve arkaya hareket ettirebilecek. Oturan kişi, sırt boşluğunudaki açıyı da istediği şekilde aşağı ve yukarı yönde değiştirebilecek. Koltuğun altındaki özel geliştirilen hidrolik amortisör sistemi sayesinde koltuk istenilen yüksekliğe çıkarılıyor ve koltuk yön değiştirebiliyor. Yurt dışından getirilen koltuklardan hiçbir farkı yok hatta fazlası var, çünkü artık müzisyen koltuklarımızı ithal etmeden yapıyoruz.”

Okul Müdürü Nuri Caner, müdür yardımcıları Hakan Uysal, Engin Turan ve alan şeflerinin yol göstericiliği ile öğrencilerin koltukların kaynak, döşeme, montaj, boyama ve kalite kontrol olmak üzere her aşamasında çalıştıklarını söyledi.

Öğrencilerin mobilya üretimi haricinde kimya teknolojisi ve elektrik elektronik teknolojisi alanında da üretimler yaptığını vurgulayan Caner, öğrencilerin mezun olduktan sonra iyi yerlerde işe girebildiğini, geçen sene okulun 9 öğrencisinin Aselsan’da işe başladığını da sözlerine ekledi.