“Çukurova pamuğu”na coğrafi işaret belgesi verildi

ADANA (AA) – Adana, Mersin, Osmaniye il sınırlarında yetişen pamuk, Türk Patent ve Marka Kurumunca "Çukurova pamuğu" coğrafi işaret olarak tescil edildi.

Adana Ticaret Borsasından (ATB) yapılan yazılı açıklamada, Borsa Başkanı Şahin Bilgiç'in, 22. Olağan Meclis Toplantısındaki konuşmasında, Çukurova'da yetişen pamuğa coğrafi işaret alınmasıyla ilgili yaptıkları çalışmalar konusunda bilgi verdiği aktarıldı.

Bölgenin ve ülkenin potansiyelini ortaya çıkaracak ve bunu katma değere dönüştürecek, ülke ekonomisine katkı sağlayacak coğrafi işaretlere önem verdiklerini ifade eden Bilgiç, bu konuda her etkinliği stratejik bir faaliyet olarak gördüklerini belirtti.

Adana'da daha önce yapılan çalışmalarda "Adana kebabı"nın tescil ettirildiğini hatırlatan Bilgiç, "Çukurova pamuğu"nu da ikinci tescilli ürün olarak kente kazandırdıklarını bildirdi.

Adana, Mersin, Osmaniye il sınırlarını kapsayan alanda yetişen pamuğun Türk Patent ve Marka Kurumunca "Çukurova pamuğu" coğrafi işaret olarak tescil edildiğini anlatan Bilgiç, şunları kaydetti:

"Borsamızın pamuğa, 'Çukurova pamuğu' olarak coğrafi işareti almasıyla ilimiz 'Adana kebabı' sonrası ikinci tescilli ürünü kazandı. 'Çukurova pamuğu' coğrafi işaretiyle borsamız adını bir kez daha altın harfler ile tarihe yazmıştır. Mersin, Adana, Osmaniye il sınırlarını kapsayan alanlar, 'Çukurova pamuğu' için coğrafi sınır olarak belirlenmiştir. Çukurova pamuğunun en önemli özellikleri, veriminin yüksek ve erkenci olmasıdır. Coğrafi konumu nedeniyle Çukurova pamuğunun ilk hasat edilen pamuk olması da ürünün en ayırt edici özelliklerindendir. Çukurova pamuğu renk derecesine göre 31-52 renk aralığında değişim göstermektedir."

Bilgiç, yıllarca üretici ve sanayiciye gelir kapısı oluşturan, büyük çapta istihdam yaratan pamuğa alınan tescilin kente daha fazla katma değer yaratacağını kaydetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Karsan Üst Yöneticisi (CEO) Okan Baş, Karsan’ın elektrikli araçlarının İstanbul ve büyük şehirlerde metrobüs hatlarında kullanılma ihtimaline ilişkin, "İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Mersin ve Kocaeli gibi belediyelerden ilgi var. Hatta yakında bir zamanda Road Show’da yapacağız. Dolayısıyla çok uzamayacaktır diye düşünüyorum açıkçası. Önümüzdeki yıllar, aylar içerisinde belki görebileceğiz diye düşünüyorum." dedi.

Karsan’ın Bursa’daki fabrikasında, şirketin yüzde 100 elektrikli model ailesi e-ATA’nın tanıtımına ilişkin bir basın toplantısı düzenlendi. Okan Baş ve Karsan İç Pazar Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Baş, e-ATA’da yerlilik oranının şu anda yüzde 35 ile 40 arasında olduğunu ifade ederek,, bu noktada bataryanın çok önemli bir etkisi olduğunu ve gelecek dönemde bataryaların da yerlileşmesiyle birlikte bu oran daha da artacağını söyledi.

Karsan’ın elektrikli araçlarının İstanbul ve büyük şehirlerde metrobüs hatlarında ne zaman kullanılacağı yönündeki bir soruyu yanıtlayan Baş, "İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Mersin ve Kocaeli gibi belediyelerden ilgi var. Hatta yakında bir zamanda Road Show’da yapacağız. Dolayısıyla çok uzamayacaktır diye düşünüyorum açıkçası. Önümüzdeki yıllar, aylar içerisinde belki görebileceğiz diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Okan Baş ürettikleri ürünlerin önce Türkiye’de görünmesini istediklerini ancak hızlı dönüşüm için bir zaman olduğunu kaydetti

Yerlilik oranı hedefi konusunda ise en önemli kaynağın batarya olduğuna dikkati çeken Baş "Bataryayı ülkemizde üretebilir duruma geldiğimiz anda, iş başka bir noktaya gidecek. Bununla ilgili çalışmalar da var, TOGG’un yaptığı girişimler var. Bence o iş de önümüzdeki iki-üç yıl içinde olacak. Birinci konu o… Yan sanayinin dönüşümü ile ilgili çalışmalar var, elektrikli araçlarla ilgili, 'elektrikli araç komponentlerini devreye almak' için çalışmalar var, o da fena gitmiyor, onlar da devreye girecek. Biz biraz önden gittiğimiz için dış kaynak kullanımı fazla, bu başlangıç aşamasında. Ama ülkenin de bu treni yakalamasıyla bu hızla devam edecektir, büyüyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

– "Renault ile henüz yeni bir anlaşma imzaladıklarını ve bir senelik bir hazırlık süreci var"

Okan Baş, Renault ile Megan üretimine ilişkin imzalanan anlaşmaya da değindi.

Renault ile henüz yeni bir anlaşma imzaladıklarını ve bir senelik bir hazırlık süreci olduğunu aktaran Baş, şöyle devam etti:

"Ondan sonra da inşallah üretime başlıyor olacağız. Bizim kimliğimiz zaten bu esnekliği barındıran bir kimlikti. Bugüne kadar da biliyorsunuz biz çok büyük OEM’lere bir taraftan üretim yapabilen bir yapıya sahibiz. Öbür taraftan da kendi markamızla toplu taşıma araçları çözümleri üreten bir kimliğimiz var. İkisini bir arada barındırıyoruz. Özellikle 2. tarafın gelişimi için çok büyük bir yatırım yaptık son 5 yılda ve bu noktaya geldik. Bugün de paylaştığımız bu zaten. Bunu neden önemsiyoruz? Çünkü bu noktada Karsan’ın marka değerini bu kartların yeniden dağıldığı dönemde, elektrikli dönüşümde biz daha iyi bir yer almak istiyoruz Avrupa’da. Zaten markamız daha çok tanınmaya başladı, bundan sonra daha çok tanınacak çünkü pazarın yüzde 80’nine hitap edebilecek ürünler var. Bunlarla beraber Karsan’ın da elektrikli araç pazarında, yeni oluşan pazarda önce girmiş, kendisinin yerini büyütmüş, önce Avrupa’da sonrasında Kuzey Amerika’da iki odak yerimiz var, birincisi önce Avrupa, ikincisi sonra Kuzey Amerika. Kendi ayak izimizi büyütmeye çalışıyoruz Karsan markası olarak."

– "Avrupa’da da önemli oyunculardan bir tanesi olmayı istiyoruz"

Karsan’ın servis araçlarının BMW Ar-Ge mühendislerini taşıdığı görüntülerin sosyal medyada ilgiyle karşılanmasına da değinen Baş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Avrupa pazarının yüzde 10-15’indeyken şimdi tamamında varız. Yüzde 10-15’indeyken bile iyi şeyler yaptık. Jest kendi segmentinde lider oldu Avrupa’da. Dediğiniz gibi BMW’nin personelini taşıyan da aracımız var. Bu anlamda arkadaşlar iyi de çalışıyorlar. İletişim anlamında Karsan’ın değerini, bilinirliğini artırma yönünde sosyal medyada çok iyi çalışıyor bizim takım. Orada da iyi noktadayız. Bundan sonra daha da artacak çünkü daha fazla insana dokunuyor olacağız. Pazarın daha fazla büyük tarafına girince sesimiz daha çok çıkacak. Deneyimimizi olumlu yönde artırmak istiyoruz her zamanki gibi. Müşterimizin bize iyi şeyler söylemesini, bizimle ilgili olumlu düşünceler yaşamasını hedefliyoruz. İnşallah bütün hedefimiz o. Avrupa’da da önemli oyunculardan bir tanesi olmayı istiyoruz."

– "İleride bu araçlar şehirlerarasında kullanılacak hale de gelecek"

Karsan İç Pazar Satış ve Dış İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Muzaffer Arpacıoğlu ise konaklama noktalarında şarj istasyonlarının bulunması durumunda bu araçların şehirler arası ulaşımda da kullanılabileceğine işaret ederek, "Geçenlerde Madrid-Barcelona arasında biz Atak Electric’i kullandık. Sorunsuz bir şekilde Madrid’den Barcelona’ya kadar gitti. 450 kilometrelik menzil şehirlerarası için de çok ciddi bir menzil. Dolayısıyla ileride bu araçlar şehirlerarasında kullanılacak hale de gelecek. Şu haliyle bile şu anda verdiğimiz menzil buna yeterli gözüküyor." dedi.

Türkiye’de şehirler arası toplu ulaşımda elektrikli minibüs ve midibüslerin gelecekte daha fazla kullanılmasına ilişkin beklentileri de değerlendiren Arpacıoğlu, şunları kaydetti:

"Biz de aynı heyecanı paylaşıyoruz, biz de belediyelerin Karsan’ı tercih etmesini canı gönülden istiyoruz. Ama Okan Bey değindi, yurt dışında çok ciddi teşvikler var. Yurt dışında açılan ihalelerin bir kısmı da Avrupa fonundan karşılanıyor. Dolayısıyla orada biraz daha hızlı hareket ediliyor ama Türkiye’de de kullanan, elektrikli deneyiminin tatmış bir-iki tane belediye var. Şu anda 5-6 belediye de bu konudaki iyi niyetini, heyecanını ortaya koymuş durumda. Onların hepsi ile temasımız var, fabrikamızı ziyaret ettiler. Biraz kaynakla alakalı gecikme olabilir. Kaynak buldukları anda Türkiye’deki belediyeler de yurtdışında olduğu gibi bu dönüşüme ayak uyduracaklar. Şimdilik biraz daha maliyet dolayısıyla çevreyi koruma bilincini CNG’li araçlarla gideriyorlar. Bu sene içinde takip etmişsinizdir iki üç tane CNG ihalesi sonuçlandı. Ama bir sonraki adım elektrikli. Okan Bey iki üç sene dedi ama ben biraz daha erken olacağını umuyorum."

ADANA (AA) – Aybaba, yaptığı yazılı açıklamada, mavi-lacivertli takımla yollarını ayırdığını anımsatarak, “Bu güzel serüvene hangi koşularda başladığımızı, bizden önce neler yaşandığını ve kulüp olarak bugün geldiğimiz noktayı değerlendirmiyor, futbol kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Sadece bu zaman dilimi içerisine sığdırılan mucize hikayeye, hakkaniyetli bakmanızı temenni ediyorum. 46 yıllık futbol yaşantımın hiçbir döneminde, yaptığım fedakarlıkların, ülke futboluna kazandırdığım oyuncuların ya da elde ettiğim başarıların fark edilmesini, takdir görmesini ya da teşekkür edilmesini beklemedim. Konu güzel memleketim olduğundan, yine böyle bir beklentide değilim. Çok şey konuşabilir, anlatabilirim. Ancak futbol yaşantım boyunca yapmadığım bir şeyi, şimdi yapmanın çok anlamlı olmayacağını düşünüyorum. Elimizden gelenin en iyisini yaptık. Bunu bilmeniz yeterli.” ifadelerine yer verdi.

Kamuoyunda tartışılan bazı konularda adının geçtiğini aktaran Aybaba, açıklamasında şunları kaydetti:

“Süper Lig’e çıkışımız itibarıyla kulübün içerisinde gelişen bir takım olayların, futbol doğrularım ile örtüşmediğinin bilinmesini istiyorum. En mutlu olmamız gereken dönemlerin bir çoğunu maalesef üzgün ve mutsuz geçirdik. Sonuç olarak paylaşmaktan hicap duyacağım bazı hadiseler sebebiyle karşılıklı olarak ayrılık kararı verdik. Bu kararın iki taraf içinde hayırlı olmasını diliyorum. Tüm Adana Demirspor taraftarlarına, şehrin önde gelenlerine, bana hissettirdikleri karşılıksız sevgi ve gösterdikleri itibar için teşekkür ediyorum. Bu değerlerin, satın alınamayacak şeyler olduğunu, bir hemşehriniz olarak çok iyi biliyorum.”

Muhabir: Eren Bozkurt