Cumhurbaşkanı Erdoğan 19-20 Temmuz'da KKTC’yi ziyaret edecek

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın davetine icabetle 19-20 Temmuz’da KKTC’ye resmi ziyaret gerçekleştirecek.

Ziyaret kapsamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Özel Oturumu’nda hitap edecek, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilecek törene katılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile KKTC Cumhurbaşkanı Tatar’ın görüşmesinde Doğu Akdeniz’deki son gelişmelerin yanı sıra Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkiler tüm yönleriyle ele alınacak, “Kıbrıs davası” hakkında fikir teatisinde bulunulacak.

Erdoğan, ziyaret sırasında ayrıca KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ile KKTC’de yapımı tamamlanan çeşitli projelerin açılışları ile temel atma etkinlikleri için düzenlenecek toplu törene iştirak edecek.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL(AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını kıldığı Üsküdar’daki Büyük Çamlıca Camisi çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Çeşitli bölgelerde çıkan yangılara ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, “Eş zamanlı ülkemizin değişik yerlerinde çıkan yangınlarla ilgili soruşturma yoğun bir şekilde devam ediyor. Yani burada acaba herhangi bir suikast, bu tür şeyler var mı yok mu, bunların üzerine gidiliyor.” diye konuştu.

“Siyaset, spekülasyonlar, siyasi partilerin yaklaşım tarzları gerçekten üzüntü verici”

Bu konuda İçişleri Bakanlığının ve istihbarat örgütlerinin yoğun çalışmaları olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bütün bu çalışmalardan sonra net ne olabilir bunu o zaman açıklamak durumunda olacağız. Fakat tabii şöyle boş verip de geçilecek bir iş değil. Çünkü değişik mekanlarda ama hemen hemen aynı anda Manavgat’tan başlayıp Muğla, Marmaris, Bodrum bütün bu bölgeleri kapsayacak şekilde süren bir yangın. Bir durumu da şöyle açıklamam lazım. Bu bir eğer milli bakış gerektiriyorsa, eğer bu ülke, millet olarak birlikte karar vereceğimiz veyahut da birlikte dayanışma içerisinde adım atacağımız bir konuysa, buna herkesin aynı istikamete bakışı gerekir. Fakat bakıyoruz ki burada bile siyaset, burada bile spekülasyonlar, burada bile maalesef siyasi partilerin yaklaşım tarzları gerçekten üzüntü verici. Bizim bir tarafta ciğerimiz yanıyor.”

“Burada 45 helikopterle çalışıyoruz”

Cumhurbaşkanı olarak ilgili bütün bakan ve bakan yardımcılarını bölgeye anında gönderdiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları aktardı:

“Bütün imkanlarımızı seferber etmek suretiyle burada dünyada sayılı itfaiye örgütlerinden bir tanesine biz sahibiz. Böyle bunların anlattığı gibi değil. Türk Hava Kurumunun uçakları varmış da.. Neye göre söylüyorsun bunu? Neyi biliyorsun da söylüyorsun? Türk Hava Kurumunun şu anda elinde buralarda rahatlıkla kullanabilecek uçak falan yok. Ama bunlar duymaz uydurur kabilinden uyduruyorlar. Biz ise şu anda bir defa burada 45 helikopterle, bunlar fonksiyonel helikopterler, çalışıyoruz. Bunların yanında şu anda biz bugün itibarıyla uçak sayımız 5-6’ya çıkmış vaziyette. Bu uçaklardan Rusya’dan, Ukrayna’dan aldığımız uçaklar var. Az önce yaptığımız görüşmeler neticesinde Azerbaycan da bir amfibik uçağını gönderecek ki bunlarla beraber uçak sayısı 6-7’yi bulacak. Bizim için en verimli olanlar zaten bu yangın söndürmede bu uçaklar. Amfibik olmaları hasebiyle de çok daha tesirli, çok daha suyu alıp çok seri bir süreç içerisinde yangın söndürmeye ulaşabilen bu uçaklarla en modern anlamda bir etkinlik arzu ediyorlar.”

“1080 arazöz şu anda yangın bölgesinde çalışmada”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız hava araçlarıyla da özellikle bölgelerin durumlarını sürekli incelediklerini dile getirerek, bunlarla beraber 1080 arazözün şu anda yangın bölgesinde çalıştığını aktardı.

“1080 arazözden bahsediyoruz dikkat edin. İşte bunlar, bunları bilerek konuşmuyor ki. Sanki hiçbir şey yok, biz sadece seyrediyoruz.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir diğeri 280 su tankeri şu anda aktif olarak çalışıyor. Bir diğeri 2 bin 270 ilk müdahale aracı yine burada şu anda aktif çalışıyor. İş makinelerinde 660 dozer ve iş makinesi, bir yangın tankı aktif olarak devrede. İşçi noktasında ise 10 bin 550 yangın, itfaiye işçisi aktif olarak burada görevde. 4 bin 110 teknik eleman yine bölgede çalışıyorlar. Bir diğeri ise 6 bin 440 orman muhafaza memuru çalışıyor. 1140 noktada ise orman yangınlarıyla şu anda mücadele devam ediyor. 28-30 Temmuz, bu yangının süreci ve 71 orman yangını ne yazık ki çıkmış vaziyette. 57 kontrol altına alındı, 14 orman yangının kontrol altına alınma çalışmaları ise şu anda devam ediyor. Yani olumlu istikamette bir gelişme söz konusu. Dolayısıyla şu anda, özellikle öğlen itibarıyla uçakların gelişiyle olumlu istikamete dönüyoruz.”

Erdoğan, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım’ın, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un bölgede bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu da çok açık net söylüyorum; sel felaketinde nasıl kimseyi mağdur etmeyeceğimizi söyleyip, oralarda adımlarımızı attıysak, burada da evi yananlar, hayvanları maalesef telef olanlar onlarla ilgili de bütün hasar tespit çalışmaları yapılmak suretiyle biz hiçbir vatandaşımız mağdur etmeyeceğiz. Bu hasar tespitlerinden sonra da telef olan hayvanların sahipleri mağdur edilmeyecektir. Çevre Bakanlığımız çalışmalarını yapıp TOKİ ile beraber yine bölgede evi yananların evlerini süratle yeniden inşa edilmek suretiyle onlar da inşallah en kısa zamanda yapılıp sahiplerine teslim edilecektir.” diye konuştu.

İlk kabine toplantısında tedbirler yeniden ele alınacak

Yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelede vaka sayılarındaki artışa ilişkin soru üzerine Erdoğan, değişik zamanlarda değişik tedbirler açıkladıklarını hatırlatarak, “Fakat çok değişik sesler değişik zamanlarda yine çıktı. ‘Biz böyle hep adeta hapis hayatı mı yaşayacağız bu nereye kadar böyle devam edecek?’ Dünyanın değişik yerlerinde bunlar zaten hep bu şekilde oldu. Önce maske yasaklandı, sonra tekrar maske takılması mecbur edildi.” diye konuştu.

İlk kabine toplantısında tedbirleri yeniden ele alacaklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Toplam yaklaşık 72 milyon doz aşı yapmış vaziyetteyiz. Dünyada aşı yapacak ellerinde imkan olmayan ülkeler varken, Türkiye olarak hamdolsun biz, böyle bir sıkıntıyı yaşamadık. Bu noktada rahatız. Gerek Çin’den aldığımız aşı gerek BioNTech bütün bunlarla beraber şu anda en sağlıklı şekilde bu mücadeleyi nasıl sürdürürüz, bunu devam ettiriyoruz. Daha ileri gideceğim. Biz şu anda hamdolsun bütün solunum makinelerine varıncaya kadar bunu bile üreten bir ülke haline geldik. Bütün bu solunum makineleriyle vatandaşlarımızın entübe durumlarında da müdahale etmemizi, zaten hastane noktasında sıkıntımız yok, bu noktada çok çok aktif bir ülke konumundayız, bunu da devam ettiriyoruz. Fakat bu çalışmaları yaptırmak suretiyle de inşallah yapacağımız ilk kabine toplantısında durumu tekrar gözden geçireceğiz. Bu şekilde devam mı? Çünkü bayram açık söylüyorum her şeyi bir yerde bayramdaki halkımızın yaşam tarzı tersine çevirdi. Bunu nereden biliyoruz? Önümüze gelen rakamlardan görüyoruz. Bu rakamlarda tabii durum maalesef aleyhe döndü. Bunu tekrar bizim lehe döndürmemiz lazım. Eğer olumlu istikamette bir gelişme olursa vatandaşımızı sıkıntıya sokmakla ilgili bir derdimizi yok. Tam aksine normal hayata nasıl döneriz bunun gayreti içerisindeyiz. Onun için de bütün tedbirlerimizi alıyoruz ve normalleşmeyi hızlandırmanın gayreti içerisinde olacağız.”

ABD’den Dedeağaç’a zırhlı araç sevkiyatı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin Yunanistan Dedeağaç’a zırhlı araç sevkiyatı yapmasıyla ilgili gelişmelerin hatırlatılması üzerine de “Bu 2014 yılından beri Amerika’nın Dedeağaç’taki aslında bir planlı programıdır. Dolayısıyla yani burada anormal bir gelişme söz konusu değil. Bu kendisinin bu planlı attığı adımı da bizler de yakından takip ediyoruz? Yunanistan-Amerika ilişkilerini zaten biliyorsunuz fakat bizler de burada üzerimize düşen neyse bunu her zaman yapıyoruz. Tedbirse tedbir. Bunlar da zaten her zaman bizim için alınan veya atılan adımlardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını Büyük Çamlıca Camisi’nde kıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğle saatlerinde Kısıklı’daki konutundan çıkarak Büyük Çamlıca Camisi’ne geldi.

Burada cuma namazını kılan Erdoğan’a Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe de eşlik etti.

Namazın ardından camide cemaate hitap eden Erdoğan, “Cumanız mübarek olsun. Rabb’im nice cuma bayramlarıyla gücümüze güç katmayı bizlere nasip eylesin. Bildiğiniz gibi bu ara art arda bazı felaketleri yaşıyoruz. Rabb’im bu felaketlerden de bir an önce kurtulmayı bizlere nasip eylesin.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Salat-ı Münciye duasını okuduktan sonra, şöyle devam etti:

“Ya Rabb, dualarımızı kabul eyle. Ya Rabb, biz aciziz, bizler bu sıkıntılı anda sana sığındık ve bu dualarımızın kabulüyle yangın felaketlerinde ölen 3 kardeşimize rahmet eyle. Ya Rabb’i, bir an önce bu felaketleri inşallah tamamıyla çözerek, hallederek bu şehirlerimizi sahiplerinin yüzünü güldürecek hale dönüştürmeyi de bizlere nasip eyle. Ya Rabb’i, bizi bize bırakma, bizi bize bırakma, bizi bize bırakma. Ya Rabb’i, ülkemizde birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eyle.”

DİYARBAKIR (AA) – Hacire Akar’ın oğlunun HDP’liler aracılığıyla dağa kaçırıldığını iddia ederek, partinin il binası önünde 22 Ağustos 2019’da başlattığı oturma eylemi sayesinde 24 Ağustos 2019’da evladına kavuşmasının ardından bu mücadeleyi örnek alarak 3 Eylül 2019’da oturma eylemi başlatan 3 anneden biri olan Ayşegül Biçer de aylardır beklediği müjdeli haberi aldı.

Biçer’e, 2018 yılında 17 yaşındayken dağa kaçırılan oğlu Mustafa’nın terör örgütünden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olduğu bilgisi verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan anne Biçer ile telefonda görüşerek, ailenin sevincini paylaştı.

“Sevincimiz çok yüksek”

“Bu zafer sizindir. Gerek Hacire Akar olsun gerek sizler olun hepiniz orada dimdik durdunuz ve sizin o dik duruşunuz elhamdülillah yolları açtı ve yavrularınızın da bu noktada yüreğini hareketlendirdi. 3 yavrumuz da aranıza katılıyor. Bundan dolayı da gerçekten sevincimiz çok yüksek.” ifadelerini kullanan Erdoğan, bütün Diyarbakır annelerine selamlarını, sevgilerini iletti.

Biçer’in, “Siz bize sahip çıkmasaydınız, orada bu mücadeleyi sürdüremezdik.” sözü üzerine Erdoğan, “O bizim görevimizdi. Biz görevimizi yaptık. Ama siz de bizi bu noktada teşvik ettiniz. Allah yar ve yardımcımız olsun inşallah.” dedi.

Biçer de “Sayın Cumhurbaşkanım ilk oturduğumda da demiştim, ‘PKK’dan söke söke alacağım oğlumu.’ diye. Sadece oğlum değil, bu saatten sonra bütün evlatlar hedefimiz. Yarın sabah iki davul iki zurnayla HDP’nin kapısına gidiyorum. Bu zaferi ilan edeceğiz. Anneler isterse dağları delip evlatlarını kazanabilir demiştik. İnşallah Türkiye Cumhuriyeti kazandı. Bugün bir kere daha zafere imza atıldı. Annelere inşallah selamınızı ileteceğim. Yarın buluşmamız yapılacak. Allah sizden razı olsun. Rabbim uzun ömürler versin inşallah.” diye konuştu.