Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Sakarya Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’nda, Erdem Bayazıt’ın şiirinden “Onlar gittiler/Gelen zamandan bir haber gibiydiler/Ben şimdi bu yanda/İçilmiş bir ant için bekleyenim/Kurulmuş saat gibi/Onlar gittiler/Giderken bir muştu gibiydiler.” dizelerini alıntılayarak, “Geride hoş bir seda bırakarak bir muştu, bir müjde gibi bu dünya yolculuğunu tamamlayan tüm dava arkadaşlarıma Allah’tan rahmet ve mağfiret” diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Bugün Sakarya’da eser, proje ve hizmetlerin toplu açılışının yapıldığını dile getiren Erdoğan, “Muhalefet milletin karşısına icraat diye temel atmama törenleriyle musluk açılışlarıyla çıkarken, biz toplam bedeli 2 milyar 600 milyon lirayı bulan, eğitimden spora, ulaşımdan sağlığa pek çok yatırımı Sakarya’nın istifadesine sunduk.” diye konuştu. Erdoğan, açılışı yapılan eser ve hizmetlerin Sakarya’ya ve Sakaryalılara hayırlı olmasını temenni etti.

Erdoğan, ihale, inşaat ve yapım aşamasındaki diğer projeleri de yakın takipte tutarak en kısa sürede devreye alınmalarını sağlayacaklarını belirtti.

“İhracatta, üretimde, sanayide rekorlar kırıyoruz”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, teşkilatsız başarı olmayacağının altını çizerek, katılımcılara şöyle seslendi:

“Teşkilat varsa başarı vardır, teşkilat varsa kazanmak vardır, teşkilat varsa zafer vardır zafer. Ben de karşımda ana kademesiyle kadın kollarıyla gençlik kollarıyla bir teşkilat görüyorum. Bizim siyasetimiz, hep söylediğim gibi, eser ve hizmet siyasetidir. Biz siyasette başkaları gibi makam ve mevki elde etmek için değil, millete ve memlekete hizmet etmek için bulunuyoruz. Biz, bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik. Bu iddiamızı da sadece lafta bırakmıyor, icraatlarımızla eserlerimizle birbiri ardına hayata geçirdiğimiz vizyon projelerimizle ispat ediyoruz. Bugün elini vicdanına koyan herkes eski Türkiye ile yeni Türkiye, 2002’nin Sakaryası ile 2021’in Sakaryası arasındaki farkı görüyor ve kabul ediyor.”

Şehirler güzelleştirilirken, çok büyük yol, enerji ve konut projelerinin de devreye alındığını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Bir yandan maruz kaldığımız onca saldırıda ekonomideki istikrarı korurken, diğer taraftan da ihracatta, üretimde, sanayide rekorlar kırıyoruz. Bugün açıklanan haziran ayı ihracat rakamları Türkiye’nin üretim kapasitesini ve özel sektörün dinamizmini bir kez daha ortaya koydu. Haziran ayı ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47 artışla 19,8 milyar dolara yükseldi. Bay Kemal sen vergi memuruydun değil mi? Hesaptan anlıyorsan bak ben sana resmi rakamları veriyorum. Yanında hesaptan anlayanlar da var, onlarla da bir görüşüver. 6 aylık ihracatımız ise geçen yıla oranla yüzde 40 artarak 105 milyar doları buldu. 12 aylık ihracat değerimizde de 199 milyar 567 milyon dolar gibi bir rekor bir seviyeyi yakaladık. Bu, 6 ayın rakamıdır. Allah’ın izniyle bu gidişle yıl sonuna biz rekoru kıracağız. Böylece aylık, çeyreklik ve 6 aylık bazda Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştık. Bir kez daha çalışarak, üreterek, ihraç ederek Türkiye’nin gücüne güç katan tüm firmalarımıza, ihracatçılarımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki 6 ayda bu ivmeyi daha da artırarak 2021 senesini özellikle dış ticarette ülkemiz için bir rekorlar yılı haline dönüştüreceğiz.”

‘Türkiye salgını hamdolsun dünyada en başarılı şekilde yöneten ülkelerden biri olmuştur’

Erdoğan, her bir vilayette hizmetleri kat kat artarken küresel ölçekte de güçlü, itibarlı, sözünün ağırlığı olan ülke konumunu perçinlediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi ve iktidarlarını hedef alan sayısız iç ve dış operasyona, gizli, açık vesayet girişimine rağmen milletin emanetine halel getirmediklerini, ileri demokrasi ve kalkınma hedefinden asla vazgeçmediklerini dile getirdi.

Erdoğan, “Sadece son 1,5 yıldır devam eden koronavirüs sürecinde yaşananlar dahi ülkemizin 2002’den beri kat ettiği mesafeyi göstermesi açısından yeterlidir. Türkiye son bir asrın en büyük sağlık krizi diye nitelenen bu salgını hamdolsun dünyada en başarılı şekilde yöneten ülkelerden biri olmuştur. Sağlık hizmetlerinden tedarik zincirine, kamu düzeninden sosyal destek programlarına, üretimden eğitime kadar hiçbir alanda boşluk ya da kaos oluşmasına müsaade etmedik.” şeklinde konuştu.

İlaçtan teste, ambulanstan diğer tedavi araçlarına her türlü hizmeti vatandaşlara ücretsiz bir şekilde sunduklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bakın çok enteresan bugün İngiltere 100, 150 sterlinle aşı yapıyor. Biz ise ücretsiz aşı yapıyoruz. Aramızdaki fark bu. Almanya’ya gidiyorsun bakıyorsun 100, 150 avro. Ama bizde böyle bir şey yok. Bugün de söyledim. Çünkü biz halkından aldığını halkına iade eden bir iktidarız. Aynı şekilde salgına karşı en etkili silah olan aşı konusunda erken vaziyet alarak önemli bir başarıya imza attık. Dünya genelinde halen 100’e yakın ülkenin ilk doz aşıya dahi ulaşamadığı bir tabloda biz 52 milyon doz aşıyı vatandaşlarımıza uyguladık. Kılıçdaroğlu başta olmak üzere CHP’lilerin ‘İsraf’ diyerek ‘Ne gerek var?’ diyerek sürekli eleştirdiği şehir hastanelerimiz, salgınla mücadelenin adeta lokomotifliğini yaptı. Sadece salgın döneminde ülkemize kazandırdığımız sağlık tesislerimizin sayısı 11 ek hizmet binasıyla birlikte 36’yı buluyor. Salgının sebep olduğu sıkıntıları hafifletmek amacıyla her kesimden vatandaşlarımıza sağladığımız teşvik, hibe ve desteklerin toplamı 661 lirayı geçiyor.”

“Bizim hayata geçirdiğimiz projeleri de sabote etmeye kalktılar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür olağanüstü dönemlerin hem ülkelerin gücünü hem de siyasetçilerin ufkunu, kabiliyetini, karakterini ortaya koyan adeta mihenk taşları olduğunu belirterek, “Bunun için atalarımız ‘Altın ateşte insan mihnette belli olur.’ diyor. Bu süreçte bizim gibi milletimiz de AK Parti ve Cumhur İttifakı ile muhalefet arasındaki vizyon, zihniyet ve gündem farkını görmüş oldu.” diye konuştu.

“Biz ülkemizi salgın musibetinden en az zararla çıkartmanın mücadelesini verirken, onlar kısır siyasi hesaplarının peşinden gittiler.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz plan üretir, proje üretir, milletimizin sorunlarına çare üretirken, onlar sadece iftira ve yalan üretmenin derdindeydiler. Son 1,5 yıllık dönemi lütfen şöyle bir gözünüzün önünden geçirin. Bu dönemde CHP Genel Başkanı veya ittifak ortaklarının millet ve memleket adına yaptıkları tek hayırlı hizmetleri oldu mu? Ülkemizin salgınla mücadelesine katkı yapacak bir tek adım attılar mı? Atmadılar. Atmadıkları gibi bizim hayata geçirdiğimiz projeleri de sabote etmeye kalktılar. Suriye’de PYD’li teröristlere arka çıktılar. Doğu Akdeniz’de Rum kesiminin tezlerine sözcülük yaptılar. Libya’da darbecilerin yanında saf tuttular. Arifiye’deki fabrikadan Katarlı öğrenciler meselesine, Merkez Bankası rezervleriyle ilgili çarpıtmalardan Kanal İstanbul Projesi’ne, Libya’dan Suriye’ye terörle mücadeleden Doğu Akdeniz’deki hamlelerimize kadar hiçbir meselede yerli ve milli bir duruş sergileyemediler. Önceden ellerine geçirdikleri her bir fırsatı ülkeyi ve ekonomiyi kötülemek için kullanırlardı, şimdi ağızlarını her açtıklarında tüccarı, bürokratı, hakimi, savcıyı, iş adamını, yatırımcıyı, tehdit etmeye başladılar. Türkiye kalkınmasın, Türk ekonomisi büyümesin, ülkemize uluslararası yatırımcı gelmesin diye her gün tehditlerinin dozunu biraz daha artırıyorlar. Bilinçaltlarına işlemiş ne kadar pislik varsa bizde de bunu görmek istiyorlar ama göremeyince bu sefer muvazeneyi iyice yitiriyorlar. Her gün daha büyük bir yalana, her gün daha rezil bir iftiraya sarılmalarının yegane sebebi işte budur.”

“19 yıldır olduğu gibi aynı sabırla hareket edeceğiz”

Erdoğan, “2023’e giden süreçte CHP tıpkı 27 Mayıs darbesi öncesi gibi Türk siyasetini zehirlemekte, kirletmektedir. Vatandaşın siyaset kurumuna olan güvenini sarsarak yine 27 Mayıs arifesinde olduğu gibi vesayetçilere uygun ortam hazırlamaya çalışıyorlar.” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz, kuklayı da kuklayıcıyı da görüyor, CHP’nin başındaki zatın son dönemde iyice pervasızlaşan tavrının altında yatan sebepleri gayet iyi biliyoruz. CHP’nin bizi çekmek istediği tezgaha asla gelmeyecek, kardeşliğimizden, muhabbetimizden, birlik ve beraberliğimizden asla taviz vermeyeceğiz. Hiçbir tahrike, hiçbir provokasyona pabuç bırakmayacak, hiçbir saldırıyı da kesinlikle boyun eğmeden, kabul etmeyeceğiz. Tüm iftiralara tüm karalama kampanyalarına gereken cevabı hem de en sert şekilde verirken, millete hizmetten yönümüzü de çevirmeyeceğiz. Her zaman ifade ediyorum. Biz millete efendi olmak için değil, hizmetkar olmak için geldik. Biz bu yola ikbal devşirmek için değil, istiklal ve istikbal mücadelemizi zaferle taçlandırmak için çıktık. Bizim yolumuz kardeşlik yoludur. Demokrasi, hukuk, adalet yoludur. Bizim yolumuz Türkiye’nin huzurudur, refahıdır, Türkiye’nin selametidir. Vatanımızın bekası, mensubu olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz aziz milletimizin esenliği siyasetteki en büyük kırmızı çizgimizdir. Son 19 yıldır olduğu gibi bugün de yarın da itidalle sağ duyuyla, sabırla hareket edecek kin ve nefret yerine kardeşliğin diliyle konuşacağız. Sanal gündemlerin sahte manşetlerin özellikle peşine takılmadan tüm enerjimizi ülkemiz ve milletimiz için hizmet üretemeye, eser üretmeye, taş üstüne taş koymaya devam edeceğiz. Türkiye’yi eski kötü günlerine gayret edenler gibi döndürmeyeceğiz. Pazarlığa tutuşanların karşısına büyük ve güçlü Türkiye davamıza daha sıkı sarılarak çıkacağız.”

Gençlere seslenen Erdoğan, Sakarya Teşkilatı olarak sandık müşahidinden il başkanına, üyeden milletvekiline kadar her kademede daima sahada olunacağını, ülkeye kazandırılanları millete tek tek anlatacaklarını söyledi.

Erdoğan, “Gençler şayet biz dirayetli olursak, sağlam durursak, samimiyetle çalışır hakkın rızası için halka hizmet etmeyi sürdürürsek Allah’ın izniyle hiçbir güç bizi yolumuzdan alıkoyamaz.” dedi.

Türkiye’nin istikbal ve istikbal mücadelesinde bu kadroya, gençlere çok önemli görevler düştüğünü vurgulayan Erdoğan, bu konuda gençlere güvendiğini, her birinin omuzlarındaki sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğine yürekten inandığını kaydetti.

Katılımcılar arasındaki “Dik dur eğilme, AK Gençlik seninle” sözleriyle konuşmasını kesen gençlere Erdoğan, “Gördüğünüz gibi dik duruyorum. Ama sizlerden de dik durmanızı istiyorum. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz ve kapı kapı dolaşarak bütün yaptıklarımızı, hafıza-i beşer nisyan ile malüldür, bunu unutmayın, herkese anlatacağız.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak konuşmasını tamamladı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR (AA) – Hacire Akar’ın oğlunun HDP’liler aracılığıyla dağa kaçırıldığını iddia ederek, partinin il binası önünde 22 Ağustos 2019’da başlattığı oturma eylemi sayesinde 24 Ağustos 2019’da evladına kavuşmasının ardından bu mücadeleyi örnek alarak 3 Eylül 2019’da oturma eylemi başlatan 3 anneden biri olan Ayşegül Biçer de aylardır beklediği müjdeli haberi aldı.

Biçer’e, 2018 yılında 17 yaşındayken dağa kaçırılan oğlu Mustafa’nın terör örgütünden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olduğu bilgisi verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan anne Biçer ile telefonda görüşerek, ailenin sevincini paylaştı.

“Sevincimiz çok yüksek”

“Bu zafer sizindir. Gerek Hacire Akar olsun gerek sizler olun hepiniz orada dimdik durdunuz ve sizin o dik duruşunuz elhamdülillah yolları açtı ve yavrularınızın da bu noktada yüreğini hareketlendirdi. 3 yavrumuz da aranıza katılıyor. Bundan dolayı da gerçekten sevincimiz çok yüksek.” ifadelerini kullanan Erdoğan, bütün Diyarbakır annelerine selamlarını, sevgilerini iletti.

Biçer’in, “Siz bize sahip çıkmasaydınız, orada bu mücadeleyi sürdüremezdik.” sözü üzerine Erdoğan, “O bizim görevimizdi. Biz görevimizi yaptık. Ama siz de bizi bu noktada teşvik ettiniz. Allah yar ve yardımcımız olsun inşallah.” dedi.

Biçer de “Sayın Cumhurbaşkanım ilk oturduğumda da demiştim, ‘PKK’dan söke söke alacağım oğlumu.’ diye. Sadece oğlum değil, bu saatten sonra bütün evlatlar hedefimiz. Yarın sabah iki davul iki zurnayla HDP’nin kapısına gidiyorum. Bu zaferi ilan edeceğiz. Anneler isterse dağları delip evlatlarını kazanabilir demiştik. İnşallah Türkiye Cumhuriyeti kazandı. Bugün bir kere daha zafere imza atıldı. Annelere inşallah selamınızı ileteceğim. Yarın buluşmamız yapılacak. Allah sizden razı olsun. Rabbim uzun ömürler versin inşallah.” diye konuştu.

RİZE (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, İyidere ve İkizdere arasında yapımı devam eden tünellerdeki çalışmaları inceleyerek yetkililerden bilgiler aldı.

Rize’de önemli bir afet yaşandığını ve o günden itibaren bölgede bulunduklarını belirten Karaismailoğlu, ardından da Arhavi’de ciddi su baskınlarının meydana geldiğini anımsattı.

Karaismailoğlu, bir daha böyle afetler yaşanmamasını temenni ederek, bütün bakanlıkların kurumlarla birlikte afetin izlerini ortadan kaldırmak için çok yoğun çalışma yürüttüğünü ifade etti.

Çalışmaların özveri ve gayretle sürdüğünü vurgulayan Karaismailoğlu, bölgenin kısa sürede afet öncesi duruma getirileceğini aktardı.

Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının bölgede çok önemli ve büyük yatırımları olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Sabah ilk toplantımızı İkizdere tünellerinde yaptık. İyidere ile İkizdere arasındaki tünellerimizde de artık son aşamaya geldik. Önümüzdeki günlerde açmayı planlıyoruz. Bu yol İyidere’den başlayıp Erzurum’a kadar devam eden önemli bir koridor. Ovit Tüneli’nin yapılması, devamındaki Kırık ve Dallıkavak tünellerindeki çalışmalar devam ediyor, yine Karadeniz tarafında da İkizdere tünellerinin bitirilmesiyle beraber bölgede yaklaşık 50 kilometre kısalma olacak ve önemli bir tünel ve yol koridoru olacak. Bu yol koridoruna, Rize İyidere Lojistik Limanı’nın yapılmasıyla da kuzeyden güneye çok önemli bir koridoru bağlamış olacağız.”

Rize merkezi, Salarha Vadisi’ne bağlayacak çok önemli bir tünel imalatının bulunduğu yerde olduklarına işaret eden Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz günlerde bu tünelin bir tüpünü trafiğe açmıştık. Önemli bir rahatlama sağladı özellikle Rize merkezde. İnşallah önümüzdeki günlerde yine İkizdere Tüneli ve Salarha Tüneli’nin açılışını Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki günlerde tekrar Rize’ye gelecekler, ulaşım açısından çok önemli kritik pozisyondaki iki tünelimizin de açılış törenine katılacaklar. Rize merkezin Salarha Vadisi’ne ulaşması için çok önemli, büyük bir proje Salarha Tüneli. Yolu yaklaşık 9 kilometre kısaltıyor, seyahat süresinde de yaklaşık 25 dakikaya kadar varan kazanımlar elde edeceğiz yani yakıttan, zamandan ve egzoz emisyonunun azalmasından olağanüstü faydalar sağlayacak Rize ve Türkiye.”

Karaismailoğlu, Salarha Tüneli’nin, Salarha Vadisi’ne çıkışından sonra Muradiye arasındaki bölünmüş yolun da ihalesini yaptıklarını belirterek, hem tünelin bağlantı yolları hem de Muradiye tarafıyla ilgili olan bu önemli gelişmeye ilişkin çalışmalara ilerleyen günlerde başlayacaklarına dikkati çekti.

Türkiye’nin her noktasında olduğu gibi bölgesel kalkınmayı topyekun tamamlayacaklarına işaret eden Karaismailoğlu, bu doğrultuda projelerin hızla devam ettiğini dile getirdi.

Karaismailoğlu, “Diğer devam edem projelerimizin bir an önce bitirilip hayata geçirilmesi için de önemli çalışmalarımız var. Sayın Valimiz ve milletvekillerimizle bir ekip olarak Rize’nin ve Türkiye’nin geleceği için önemli adımlar atıyoruz.” dedi.