Cumhurbaşkanı Erdoğan: Denizlerimizi müsilaj belasından kurtaracağız

İSTANBUL(AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapımı tamamlanan Pendik Millet Bahçesi'nde düzenlenen "5 Haziran Dünya Çevre Günü Toplu Açılış Töreni"ndeki konuşmasında, böyle bir günde çeşitli şehirlerde yapımı tamamlanan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yatırımlarının toplu açılışının yapıldığını söyledi.

Dün Zonguldak'ta Uzun Mehmet Camii'nin yanındaki millet bahçesinin hem hizmete açıldığını hem de bizzat görme imkanı bulduğunu ifade eden Erdoğan, şehre yakışan güzel bir eseri Zonguldak'a kazandırmış olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Erdoğan, İstanbul, Aydın, Kars, Malatya, Muş, Trabzon, Mersin ve Adıyaman'daki 10 ayrı millet bahçesinin daha "Dünya Çevre Günü"nde hizmete açıldığını dile getirerek, ayrıca Van, Niğde ve Batman'daki atık su arıtma ile Artvin Hopa'daki içme suyu arıtma tesislerinin açılışının gerçekleştirildiğini anlattı.

Yine Antalya Alanya, Kocaeli Körfez, İstanbul Tuzla, Ankara Kızılcahamam ve Gaziantep Şehitkamil ilçelerindeki atık getirme merkezlerinin de bugün hizmete sunulduğunu belirten Erdoğan, aynı zamanda Antalya Kaş, İstanbul Pendik, Konya Kulu, Muğla Seydikemer ilçelerinde yapımı tamamlanan bisiklet yollarının da resmi açılışının gerçekleştirildiğini aktardı.

Erdoğan, böylece toplamda 814 milyon lirayı bulan millet bahçesi, atık su arıtma tesisi, atık getirme tesisi ve bisiklet yolunun halkın istifadesine sunulmuş olduğunu dile getirerek, Muğla'daki 37 mavi bayraklı halk plajı, Köyceğiz ve Dalyan'da 38 korunan alan, Muğla Gökova, Konya Beyşehir, Samsun Kızılırmak'ta 120 koruma izleme alanı ile Kastamonu'da doğu çınarı ve Mersin'de zeytin olarak 84 anıt ağacıyla ilgili çalışmaların resmi açılışının da bu törenle gerçekleştirildiğini söyledi.

Tüm eserlerin, tesislerin, hizmetlerin şehirlere ve millete hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, ülkenin bu güzel eserlerle buluşmasını sağlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığına, TOKİ'ye, yüklenici firmalara, mühendisinden işçisine kadar herkese şükranlarını sundu.

"Bugüne kadar 61 millet bahçesini hizmete sunduk"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hastanelerimiz nasıl bu salgın döneminde milletimizin sağlığının korunmasında hayati öneme sahip olmuşsa millet bahçelerimiz başta olmak üzere yeşil alanlarımız da adeta insanlarımıza nefes borusu işlevi görmüştür. Daha 20 yıl öncesine kadar pek çok şehrimizin yakasına yapışan hava kirliliği sorununun ülke genelinde önemli ölçüde azaltılmasında doğalgazın yaygınlaştırılması yanında açtığımız parkların ve bahçelerin büyük rolü olmuştur. Çevre alanında gerçekleştirdiğimiz hizmetleri millet bahçeleri projelerimizle taçlandırıyoruz. Ülkemizin tamamında toplam 56 milyon metrekarelik bir alanı bulan 324 millet bahçesi yapmak için kollarımızı sıvamıştık. Bugüne kadar 61 millet bahçesini tamamlayarak hizmete sunduk. 46 ilimizde 10 milyon metrekarelik bir alana sahip 80 millet bahçesi şu anda yapım aşamasındadır. Ayrıca ülke genelinde 183 millet bahçesiyle ilgili çalışmalarımız da proje ve ihale safhasındadır."

Erdoğan, bu projeyle sadece şehirlere yeşil alanlar kazandırmakla kalmayıp aynı zamanda çocuklardan yaşlılara kadar her kesimin ihtiyaç duyduğu sosyal alt yapıyı da milletin hizmetine sunduklarını kaydetti.

"Millet bahçeleriyle cazibe alanları oluşturuldu"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşa edilen her millet bahçesiyle şehirlere, bulunduğu bölgeye sosyal, kültürel ve ekonomik değer katan cazibe alanları oluşturduklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Çoğu şehir merkezlerinde yer alan millet bahçelerimiz insanlarımıza yürüme mesafesinde erişim imkanı sağladığı için, afetlerde toplanma alanı olarak da hizmet verecektir. İşte dün Uzun Mehmet Camii'ni açtık. Ama Uzun Mehmet Camii'ni açmakla kalmadık, şu anda burada Uzun Mehmet Camii ile birlikte tüm oradan itibaren Karadeniz sahilini adeta bir kordon boyu olarak bitirecek yeni bir projeyi de Zonguldak'ta hayata geçireceğiz."

Erdoğan, şehirlerin merkezlerine millet bahçeleri ve diğer çalışmalarla dikilen milyonlarca ağacın huzurla dinlenilecek bir gölge hem de çocuklara çevre sevgisini aşılayacak bir sembol olarak asırlarca yaşayacağına inandığını dile getirdi.

"Sayısını 90'a yükselttiğimiz katı atık toplama tesislerimiz nüfusumuzun 70 milyonuna hizmet veriyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için görevi devraldığında kentte ağaç olmadığını, bütün yolların kenarlarını, orta refüjleri ağaçlandırdıklarını anlattı.

Erdoğan, "Fidan dikmedik ağaç diktik. Fidanlar zaman alırdı, onun için tüm bizim için ağaçlandırma merkezlerinden tutun ithale varıncaya kadar ağaç ithal ederek bu noktada 10-15 yaş grubundan ağaçlarla İstanbul'umuzun orta şevleri, yol kenarlarını bu ağaçlarla tamamen döşedik ve bir anda İstanbul'umuz ağaçlandırılmış oldu." dedi.

Bu anlayışla geçmişte şehir merkezlerindeki alanları, vatandaşlarına kapatan zihniyetin bıraktığı kötü izlerin tamamını silmekle kalmadıklarını, 81 ilin tamamında şehirleri çok daha fazla yeşil alanla buluşturduklarını vurgulayan Erdoğan, "Çevre bizim işimiz. Yeşil bizim işimiz. Biz bundan sonra da bunu yapmakla kalmayacak, bu noktada özellikle ağaçlandırmadaki faaliyetlerimizi daha da hızlandıracağız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, bisiklet yollarını da şehirlerdeki insanların hayat kalitesini artıran hizmetler arasında gördüğünü ifade ederek, bilhassa büyükşehirlerde fiziki hareketleri giderek azalan insanların sağlıklarını korumak ve trafik yükünü azaltmak için bisiklet kullanımını teşvik ettiklerini söyledi.

Konya'nın bu noktada bir örnek olduğunu dile getiren Erdoğan, giderek yaygınlaştırdıkları bisiklet yolları sayesinde bu aracı tercih eden insanlara kesintisiz ulaşım imkanı sağladıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hazırlıklarını sürdürdüğümüz Türkiye Bisiklet Yolu Master Planı'nı tamamladığımızda Avrupa bisiklet ağı ile ülkemizi bütünleştirmiş olacağız. Planın tamamlanan güzergahlarıyla ilgili uygulama projelerinin önemli bir kısmını bu yaz aylarına yetiştirmeye gayret edeceğiz. Proje tamamlandığında Edirne'den bisiklete binen bir vatandaşımız Hakkari'ye kadar güvenli ve kolay bir şekilde gidebilecektir." diye konuştu.

İnsan ve çevre sağlığının korunmasında kritik öneme sahip katı atık toplama tesislerini de ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kuraklığın giderek daha büyük bir tehdit halini aldığı şu dönemde yer altı ve yer üstü su kaynaklarımızı korumanın önemi artıyor. Küresel ısınmanın en önemli sebeplerinden biri olan çöplerden yayılan metan gazı ve karbondioksit emisyonlarını inşa ettiğimiz katı atık toplama tesisleriyle kontrol altına almayı başardık. Aynı şekilde biliyorsunuz Kartal, Pendik burada da yine metan gazı çöp depolama alanlarıyla bir tehdit vardı ve bu tehditten de Pendik'imizi, Kartal'ımızı yine biz kurtardık. Şimdi oralarda konutlar var. Yaptığımız yatırımlarla sayısını 15'ten 90'a yükselttiğimiz katı atık toplama tesislerimiz nüfusumuzun 70 milyonuna hizmet veriyor. İnsan sağlığını koruma ve suyun kirlenmesini önlemede bir diğer önemli yatırımımız atık su arıtma tesisleridir. Ülkemizdeki atık su arıtma tesislerinin sayısını 145'ten 1170'e çıkartarak belediye nüfusunun yüzde 90'ına hizmet verebilir hale getirdik. Gelişen teknoloji sayesinde artık atık suyun pek çok farklı alanda kullanılma imkanı doğmuştur. Bu yöndeki yatırımları ve çalışmaları da destekliyoruz."

"Müsilaj belasından da denizlerimizi kurtaracağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında Marmara Denizi'nde görülen müsilaj sorununa ilişkin de şunları kaydetti:

"Son dönemde Marmara'da karşımıza çıkan müsilaj gibi sorunların kaynağı arıtılmadan denizlere bırakılan atık sulardır. Bu konuda Çevre Şehircilik Bakanıma talimatı verdim. Hiç gecikmeden 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi niye bunu yapmıyor, İzmir niye yapmıyor, Konya bunu niye yapmıyor, şu niye yapmıyor, bu niye yapmıyor?' demeyeceğiz. Çevre Şehircilik Bakanlığı olarak bu işi koordinasyonuna alacaksınız, üniversitelerle beraber el ele verip bütün başta Marmara olmak üzere, bu müsilaj belasından denizlerimizi kurtaracağız. Biz bunu yapar mıyız? Yaparız. Biz bunu Haliç'te yaptık mı? Yaptık. Haliç'i nasıl temizlediysek ki daha büyük bela idi, inşallah müsilaj belasından da denizlerimizi kurtaracağız. Tabii benim korkum şimdi bu Karadeniz'e yayılır, Karadeniz'den bir de Marmara'ya bunun bir girdisi olursa bela büyüktür. Hiç gecikmeden bu adımı atmamız lazım. Tabii iklim değişikliği sebebiyle deniz suyu sıcaklığındaki artışın da bu tabloda önemli bir payı var. Bakanlığımız 300 kişilik bir ekiple Marmara'nın 91 ayrı noktasında, karada da tüm atık su arıtma, katı atık tesisleriyle kirlilik kaynağı olabilecek her yerde şu anda denetimlerini sürdürüyor. Müsilaj istilası ancak belediyelerden üniversitelere ve özel sektörümüze kadar tüm kurumlarımızın ortak gayretiyle çözülebilecek bir sorundur. Hazırladığımız eylem planıyla tüm kurumlarımızın katkısını alarak bu meselenin üstesinden geleceğimize inanıyorum."

Çevre başlığı altındaki her alanda nüfusu yoğun yerleşim yerlerinde kritik öneme sahip hizmetleri geçmişle karşılaştırılamayacak kadar ileriye taşıdıklarını dile getiren Erdoğan, sonraki nesillerin kendilerini hayırla yad edeceği bu hizmetleri her geçen yıl artırarak sürdürmekte kararlı olduklarını vurguladı.

"Çevreye saygısı ve üretimiyle değer katan insan hayatını nerede sürdürürse sürdürsün medenidir"

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Eşref-i mahlukat sıfatıyla insanın en başta gelen görevi de Allah'ın emanetleri olan tabiata, hayvanlara, canlı, cansız diğer tüm varlıklara müşfik davranmak, onlarla uyum içerisinde hayatını sürdürmektir. İnsanla çevre arasındaki bu ilahi ölçü şehirleşme anlayışımızın da özünü oluşturur. Şehirde yaşayanın 'medeni', şehir dışında yaşayanın 'vahşi' olduğu anlayışı bize ait değildir. Tam tersine bizde vahşi, nerede yaşarsa yaşasın vahşidir. Medeni de aynı şekilde nerede yaşarsa yaşasın medenidir. Bir başka deyişle yaşadığı çevreye saygısı ve üretimiyle değer katan insan hayatını nerede sürdürürse sürdürsün medenidir. Buna karşılık yaşadığı çevreyi tüketen, kirleten, çirkinleştiren, sadece alan ama ona hiçbir şey vermeyen kişi de nerede yaşarsa yaşasın medeniyet dairesinin dışında demektir. Köylerde nice medeni insana rastlarken, şehirlerde de nice vahşinin kol gezdiğini görebiliyoruz. İçtiği sudan soluduğu havaya, kopardığı bitkiden tükettiği yiyeceğe kadar her konuda emanet bilinciyle, kul hakkı şuuruyla hareket eden insanlardan oluşan bir toplumda diğer pek çok araz gibi, çevre sorunu da olamaz. Rahmetli bir hocam şöyle derdi; 'Arabasında giderken içtiği sigarayı kalkıp da arabasının penceresinden dışarı atıyorsa o bir çevre katliamı yapıyor demektir.' İnceliği görüyor musunuz? 'Sigarasının paketini atıyorsa o bir çevre katliamı yapıyor demektir.' Affınıza sığınıyorum, 'Eğer giderken yolun kenarına tükürse bile o bir çevre katliamı yapıyor demektir.' İşte biz böyle bir medeniyetten geliyoruz. Şehirlerimize de bu anlayışla bakmamız şarttır."

"Kuru toprağı canlı bir şehir haline getiren onun içinde yaşayan insanlardır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toprağın sadece çok katlı binalar dikerek, yollar, köprüler, altyapı tesisleri yaparak şehir haline getirilemeyeceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Kuru toprağı canlı bir şehir haline getiren, hayata bakışları ve günlük pratikleriyle onun içinde yaşayan insanlardır. Güzel şehirleri beton, demir, cam malzemeler değil, güzel yürekli insanlar inşa eder. Yürekler bozulmuşsa hangi malzeme kullanılırsa kullanılsın ortaya çıkan şehirler güzelliği yansıtmaz. Ecdadımızın inşa ettiği ve hala hayranlıkla baktığımız şehirlerin altında işte bu anlayış vardır. Kendi medeniyetimizin mührünü şehirlerimize vuracak bir tasavvuru yerleştirmek için gece gündüz mücadele ediyoruz. Elbette özellikle 2. Dünya Savaşı sonrasında köylerden şehirlere yaşanan büyük akının yol açtığı tahribatları öyle kısa sürede gidermek mümkün olmuyor. Bu büyük yığılmanın tazyikiyle hızlı ve itiraf etmek gerekirse oldukça çirkin bir şekilde ortaya çıkan mahallelerin çoğu, şehirlerimizin bünyesinde birer ur gibi varlığını devam ettiriyor. Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla bütün bunların bir kısmını ortadan kaldırmış olsak da hala kat etmemiz gereken çok mesafe olduğunu biliyorum."

"Tüm gücümüzü ve enerjimizi geleceğimize yöneltmeliyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Hacı Bayram Veli'nin "İnsan şehri inşa ederken aslında taşla toprağın arasında kendini de inşa eder." sözlerini hatırlatarak, "Bugün de ihtiyacımız olan işte bu idraki canlı tutmak, yükseltmek, her işimize rehber kılmaktır. Her meselede olduğu gibi dünden aldığımız dersler ışığında tüm gücümüzü ve enerjimizi geleceğimize yöneltmeliyiz." ifadelerini kullandı.

Mevlana'nın, "Her gün bir yerden göç etmek ne iyi, her gün yeni bir yere konmak ne güzel, bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Dünle beraber gitti cancağızım ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım." sözlerini de aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz de maziden atiye kurduğumuz köprüyü her gün yeni şeyler söyleyerek, önümüzde yeni ufuklar açarak, her gün daha çok çalışarak, hep daha ileriye taşımalıyız. Ülkemizi daha güçlendirmeliyiz, şehirlerimizi daha güzelleştirmeliyiz. Milletimizi daha müreffeh hale getirmeliyiz. Velhasıl her alanda olduğu gibi çevre alanında da büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını, ilhamını kadim medeniyetimizden alan bir anlayışla süratlendirmeliyiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan eserlerin bu büyük medeniyet atılımının yapı taşları olduğuna inandığını dile getirerek, "Şu anda içinde bulunduğumuz Pendik Millet Bahçesi, gerçekten tek kelimeyle muhteşem. Başta Çevre ve Şehircilik Bakanıma, bunun yanında Pendik Belediyemize, buradan diğer tüm illerdeki belediyelerimize diyorum ki oralarda yaşayan tüm vatandaşlarıma, bu millet bahçeleri hayırlı olsun." dedi.

Pendik Millet Bahçesi'nde faaliyet yürüten çevre gönüllüsü müfettiş çocukları da gözlerinden öptüğünü dile getiren Erdoğan, "Her biri diğerinden güzel bu eserlerin ülkemize kazandırılmasında Çevre ve Şehircilik Bakanımıza ve ekibine tekrar teşekkür ediyorum." diye konuştu.

"Lafla çevrecilik olmuyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından canlı bağlantı ile Van Atık Su Arıtma Tesisi ve Van Gölü Dip Çamuru Temizliği Projesinin açılışına bağlandı.

Erdoğan, açılışa katılan yetkilileri selamlayarak, " Van'daki millet bahçemizi görelim. Tesis nasıl, kim çevreci? Lafla çevrecilik olmuyor. Görüyorsunuz icraat." diye konuştu.

Daha sonra Mersin Millet Bahçesinin açılışına katılan Erdoğan, törende hazır bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'dan açılışı yapılan Millet Bahçesi hakkında bilgi aldı.

Millet Bahçesi içinde bulunan Tevfik Sırrı Gür Stadında çok mitingler düzenlendiklerini hatırlatan Erdoğan, "Bundan böyle burası güzel bir park ve bahçeye döndü ve Mersin'in bir cazibe merkezi haine geldi." dedi.

Ardından Şırnak'a bağlanan Erdoğan, Şırnak Araç ve Konteyner Teslim törenine iştirak etti.

Açılışa katılan çocuklara seslenen Erdoğan, "Biz gayet iyiyiz, sizi böyle dinamik görünce çok daha heyecanlandık. Böyle Dünya Çevre Günü'nde siz yavrularımızla birlikte olmak çok güzel. Açılış kurdelesini siz keseceksiniz ve Şırnak'ımızı İstanbul ile buluşturacaksınız. Makaslar bu günün anısına sizde kalacak." ifadelerini kullandı.

Şırnak'ın Şırnak olalı böyle bir araç potansiyelini görmediğini belirten Erdoğan, "Bundan sonra gerek valimiz gerek belediye başkanımız ve tüm heyet, Şırnak'ımızı her zaman olduğu gibi pırıl pırıl yapmalı." dedi.

Açılış için makasların çocuklara verilmesini isteyen Erdoğan, "Vali Bey hayırdır makas yoksunu musunuz? Hepsinde makas var mı? Yok. Vali Bey, bunların hepsine birer makas göndereceksin bu günün anısına." şeklinde konuştu.

Erdoğan, Konya Beyşehir’de bisiklet yolu açılışına da bağlandı ve törene katılan çocuklara seslenerek, "Dünya Çevre Günü'nün güzelleri orada. Yavrularımız, kurdeleyi kestiklerinde bütün makaslar hatıra olarak onlarda kalacak. Vahdettin Bey sen de bir makas ile gelmedin İnşallah." dedi.

Erdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanımız sizi çok seviyoruz" diye kendisine seslenen çocuklara, "Ben de sizleri çok seviyorum. Hediye edilen bisikletleri dikkatli kullanın, hayırlı olsun. Bisiklet yollarımız da Konya'mıza hayırlı olsun." diye yanıt verdi.

Daha sonra Samsun’da Kızılırmak Deltasına bağlanan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İstanbul'dan selamlar sevgiler. Şöyle bir alanı görelim. Doğrusu burada yılkı atlarının olduğunu bilmiyordum. Manda konusu üzerinde de durmak lazım. Manda oranında ciddi eksilme var. Mandanın etinden sütünden istifade etmemizin çok faydası var. Kurdele ve makasları çocuklara verelim. Burada da mı makas yok? Vali Bey, makası çocuklara siz verecektiniz. "

Erdoğan, her zaman taşıdığı çakıyı çıkararak, "Bende makas var, devamlı yanımda taşırım. Ay yıldızı var. Bu doğal ve maharetleri de çoktur." dedi.

Muğla'da mavi bayraklı plajlar ve Gökova Koruma Alanı projesinin açılışına bağlanan Erdoğan, çocuklara yine makas verilmediğini görünce şunları kaydetti:

"Bu olmadı, Vali Bey nasıl makas ve kurdele bulundurmaz? Bak Binali Bey diyor ki; 'O kadar çok açılış yapıyoruz ki ne makas kaldı ne kurdele. 'Vali bey, şimdi yavrularımıza makaslarını kurdeleleriyle teslim edeceksiniz. Şimdi zoomlayalım, çevreyi bir görelim. Şu güzelliğe bir bakın."

Erdoğan, daha sonra Pendik Millet Bahçesi'nde beraberindeki heyetle, Millet Bahçeleri ile atık su arıtma tesislerinin toplu açılışını gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış töreninin ardından buggy ile Pendik Millet Bahçesi'ni gezdi.

Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, TOKİ Başkanı Ömer Bulut, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin de katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BURSA (AA) – Diş hekimi Alper Altay, AA muhabirine, geçen ay, Güzelyalı Marina’daki teknesine bakmak için gittiğini ve sıra dışı bir manzarayla karşılaştığını söyledi.

İlk bakışta marinayı bir beton tabakanın sardığını düşündüğünü belirten Altay, “Bütün marina beton malzemeyle kaplı gibiydi. Yaklaşınca hafif bir hareket gördüm. Şaşırdım. Müsilajın o boyutta olacağı aklıma gelmemişti.” dedi.

Altay, tabakanın yoğunlaşmış ve dalgalarla beraber katlanmış hale geldiğini fark ettiğini anlatarak, şöyle konuştu:

“Bir teknenin üzerine çıktım ve ayağımı aşağıya uzattım, baktım. Sünger, hatta daha kalın bir tabaka gibiydi. Açıldığında, dış cephe yırtıldığında kötü bir yosun kokusu gibi geldi. Yakın zamanda yine gittiğimde o kalın tabakanın dağıldığını ve marinanın yemyeşil olduğunu gördüm. 5 santim aşağısını görmek mümkün değildi. Muhtemelen deniz altına çok büyük zarar verdi. Bir şekilde engel olmak lazım. Yine insanlıktan geçiyor bu. Doğaya verdiğimiz zarar sonsuz.”

Müsilajın bu boyuta nasıl geldiğini aklının almadığını dile getiren Altay, “Uçsuz bucaksız bir denizden bahsediyoruz. İnsanların deniz kenarında az olduğu bir kapanma sürecini yaşamıştık. Buna rağmen böyle olduysa uzun dönemde ne olacağını düşünmek istemiyorum. Arzu ediyorum ki organik bir kalıntı olsun, doğa kendi kendine bunu yok edebilsin. Bir kimyasal kalıntıysa uzun dönemde çok büyük etkilerini göreceğiz. Çok üzüncü ve büyük hayal kırıklığı.” ifadelerini kullandı.

ANKARA(AA) – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorunu konusunda YÖK’te düzenleyecekleri toplantıya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa ilişkin, üniversitelerimizde ilgili akademik birimlerde yapılmış ve halen sürmekte olan bilimsel çalışmalar ile bu çalışma sonuçlarının önerdiği acil önlemleri değerlendirmek ve kamuoyu ile paylaşmak üzere ilgili fakültelerimizin dekanları ve konunun uzmanı araştırma ekipleri ile önümüzdeki hafta içi yükseköğretim kurulunda bir araya geleceğiz. Yeni YÖK olarak, üniversitelerimizin toplumsal sorunların çözümü konusunda ilgili bütün kurum ve kuruluşlarla ortak hareket ederek bilimsel katkılar sunması noktasında öncü kurumlar olmasını desteklemeye devam edeceğiz.”