Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC'de gençlerle bir araya geldi

LEFKOŞA (AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “(Kıbrıs davası) Bu dava bize Hala Sultan’ın, Lala Mustafa Paşa’nın, Doktor Fazıl Küçük’ün, Rauf Denktaş’ın emanetidir. Türkiye de 20 Temmuz 1974’te işte bu emanete sahip çıkmak için harekete geçti. Bugün de aynı emaneti daha ileriye taşımanın mücadelesini veriyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC’ye yönelik resmi ziyareti kapsamında Lefkoşa’daki Büyük Han’da gençlerle bir araya geldi.

Konuşmasına gençleri selamlayarak başlayan Erdoğan, “İki bayramı bir arada yaşamak üzere geldiğimiz Kıbrıs’ta, siz gençlerimizle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Sizlerin şahsında Türkiye’deki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki tüm gençlerimizin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Yine sizlerin şahsında tüm gençlerimizin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutluyorum. Kurban Bayramı inancımızın, imanımızın ve medeniyetimizin, bizi biz yapan değerlerimizin sembolüdür. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı da asırlardır adanın asli sahibi Kıbrıs Türkü’nün, bu toprakların ilanihaye egemen ve eşit sahipleri olduğunun cümle aleme ilanıdır.” ifadelerini kullandı.

Gençlerden bu iki büyük emaneti üslenmeleri için kendilerini yetiştirmelerini, kalplerini ve zihinlerini zenginleştirmelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Akif merhumun dediği gibi ‘İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür.’ Sizler imanınızla, birikiminizle, azminizle, enerjinizle, kararlılığınızla Türkiye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hedeflerine ulaştıracaksınız. Gönül sınırlarımız içindeki Kıbrıs’ta verdiğiniz her mücadelede dün nasıl hep yanınızda olduysak, bugün de yarın da yanınızda olacağız. Çünkü bu dava bize Hala Sultan’ın, Lala Mustafa Paşa’nın, Doktor Fazıl Küçük’ün, Rauf Denktaş’ın emanetidir. Türkiye de 20 Temmuz 1974’te işte bu emanete sahip çıkmak için harekete geçti. Bugün de aynı emaneti daha ileriye taşımanın mücadelesini veriyoruz. İnşallah bu mücadele, devraldığımız bu bayrak, sizler devraldığınızda tıpkı büyük ve güçlü Türkiye gibi güçlü olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin inşasını tamamlayacaksınız.”

“Bu gençliğin önünde durabilecek hiçbir güç tanımıyoruz”

Gerçekleştirdikleri buluşmanın aslında maziden atiye kurdukları köprünün nasıl güçlü bir şekilde hayat bulduğu gösterdiğini söyleyen Erdoğan, “Açık konuşuyorum, bu gençliğin önünde durabilecek, buradaki azim ve heyecanı engelleyebilecek hiçbir güç tanımıyoruz.” dedi.

Millet olarak yürüttükleri her mücadelede olduğu gibi Kıbrıs’ta da kimsenin hakkında, hukukunda, malında, geleceğinde gözleri olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz sadece kendi haklarımızı korumanın, kendi geleceğimizi inşa etmenin peşindeyiz. Sürekli sözünden dönenleri, sürekli oyun bozanlık yapanları, sürekli şımarıklık edenleri koruyup kollayanlar eninde sonunda buradaki erdemli duruşu görecek, kabullenecek, gereğini yerine getirecektir. İşte o güne kadar haklarımızı almak için hep birlikte durmadan, dinlenmeden çalışacağız, mücadele edeceğiz. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun. Bu güzel buluşma vesilesiyle bizlere yüreklerinizi açtığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.”

“Milletimizin verdiği mücadele unutulur gibi değildi”

Soru-cevap kısmında söz alan Girneli peyzaj mimarı ve bisiklet milli takım sporcusu Yağmur Aydındağ, Kıbrıs Türkleri için Erdoğan’ın hem şahsının hem de makamının son derece önemli olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye halkının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde sımsıkı bir şekilde kenetlenerek bu yolda yürümeye devam edeceğini belirten Aydındağ, “Yüce Rabb’im hem size hem bize değil 2023’leri, sizlerin liderliğinde 2033’leri görmeyi nasip eylesin.” dedi.

Erdoğan, “Kıbrıs denilince aklınıza ilk ne geliyor? Fetihler mi hellim mi?” diyen soran Aydındağ’a, şu yanıtı verdi:

“Hellim peyniri gelmiyor dersek ayıp olur. Şu anda malum Kıbrıs’ın en güçlü kalemlerinden bir tanesi hellim peyniri. Tabii bizim aklımıza 74 geliyor. Çünkü 1974, o mücadele de o savaş da çocukluğumuzun en hareketli çağlarıydı ve buralardaki zafere giden o yolda Doktor Fazıl Küçük, Rauf Denktaş, öbür tarafta Başbakan merhum Ecevit, Başbakan Yardımcısı Erbakan ve bunlarla birlikte milletimizin verdiği mücadele unutulur gibi değildi. Verilen bu mücadele neticesinde de hamdolsun, bu zalim diyeceğim artık, Yunanların elinden kurtarılmış oldu. Bu mücadele ile birlikte adeta dünyada bize karşı Haçlı Seferi zihniyetini yeniden ortaya koymak isteyenlere Türkler olarak büyük bir ders vermiş olduk. O günden aklımda kalan en önemli başlık nedir diye sorarsanız onu da söyleyeyim. Beşparmak Dağları’dır. Şimdi de inşallah yapacağımız külliyeyi de Beşparmak Dağları’na sırtımızı dayayarak, böyle bir yerde yapmayı planladık Sayın Cumhurbaşkanı ile beraber.”

“Bu güzel bölge, bu güzelim deniz böyle atıl bir vaziyette kalmasın”

KKTC ve Türkiye badminton milli sporcusu bir gencin, gelecek ay dünya şampiyonasına katılacağını ve Türkiye’yi temsil edeceğini belirterek, “Bu arada benim gibi birçok sporcu var, başka branşlar yapan ve ambargolar yüzünden turnuvalara katılamıyorlar.” ifadeleri üzerine Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na, “Biz bu kardeşlerimizi bizim üzerimizden turnuvalara sokamaz mıyız, badmintonda? Çünkü başarılı neticeleri var.” diye sordu.

Bu konuda bir takım çalışmalar yaptıklarını, badmintonda ciddi ilerlemeler olduğunu belirten Kasapoğlu ise “Bahsettiği arkadaşlarla da görüşelim, onlarla ilgili de yapabileceğimiz bir şey olursa…” dedi.

Erdoğan’ın, “Türkiye üzerinden bence müsabakalara katılsın. Nasıl olur?” ifadeleri üzerine genç sporcu, “Güzel olur” yanıtını verdi.

KKTC’li bir iş insanının Kapalı Maraş’ın umut vadeden bir geleceği olduğunu belirtmesi ve buradaki çalışmaların son durumuna ilişkin değerlendirme yapmasını istemesi üzerine Erdoğan, “Bize yardımcı olun, kapalı, açık o bölgelerde bize danışmanlık yaparsanız isabetli olur. Çünkü çok hızla mesafe almamız lazım. Rahatsız olmaya başladılar. Aslında biz onları rahatsız edecek bir şey yapmıyoruz. Biz sadece haklının hakkını kendine verelim diyoruz ama bu güzel bölge, bu güzelim deniz böyle atıl bir vaziyette kalmasın.” diye konuştu.

“Buralar Kuzey Kıbrıs’ın adeta hareket alanı haline gelmiş olacak”

Erdoğan, KKTC’de öğrenim gören hukuk fakültesi öğrencisinin, son dönemde Türkiye ile KKTC ilişkilerinin yüksek derecede ivme kazandığını belirterek, bu konuda değerlendirme yapmasını istemesi üzerine şöyle konuştu:

“Bu konuda şu anda Cumhurbaşkanımız ile aramızda tabii en ufak bir sıkıntı söz konusu değil ama bundan önce ne yazık ki Cumhurbaşkanının, Türkiye’nin Cumhurbaşkanına olan yaklaşım tarzı veyahut ana vatan, yavru vatan meselesinde yaklaşım tarzı, sanki burayı böyle elinde, kucağında bulmuş gibi bir havada konuşuyor. Yani burada bütün bu mücadelenin verilmesi esnasında ana vatan burada nasıl kan döktü? Mehmetçik burada ne kadar kan döktü? Sanki bundan hiç haberi yokmuş gibi, böyle bir yaklaşım içerisindeydi. Bizleri bunlar çok çok üzdü. Fakat Kıbrıs Türkü, seçimlerde vermiş olduğu mücadele ile işi ehline verdi ve işi ehline vermek suretiyle de yeni bir süreç başladı. Dolayısıyla artık aramızda bizim yavru vatan, ana vatan ayrımı değil, tam manasıyla bir bütünleşme söz konusu.”

Erdoğan, açılış törenlerini yaptıkları birçok tesis bulunduğuna işaret ederek, “Altyapı, üst yapı bütün bunlara yönelik açılışlar var. Bunların hiçbirisi bizi tabii tatmin etmiyor. Biz yoğun bir şekilde bu altyapı, üst yapı ile ilgili çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve Kuzey Kıbrıs’ımızı imrenilir hale inşallah getireceğiz ve yatırım çeken bir ülke konumuna getireceğiz. Bunun için de tabii burada bizim Kapalı Maraş’a, Açık Maraş’a bütün bunlara ihtiyacımız var. Bunları bütünleştireceğiz ve bir an önce buralar Kuzey Kıbrıs’ın adeta hareket alanı haline gelmiş olacak.” diye konuştu.

Erdoğan, kendisine soruyu yönelten hukuk fakültesi öğrencisine, “Ama sizler de sen şimdi bir hukukçu olarak buranın hukukunu koruyacaksın.” dedi.

Gençler, “Bir gece ansızın gelebilirim” adlı şarkıyı Erdoğan’a armağan etti

Programa katılan gençlerden biri, milli mücadele döneminde Rumların radyolarından Kıbrıs Türk halkının moralini bozmak için “Bekledim de gelmedin” şarkısının çalındığını hatırlatarak, “Bizler de kendi radyolarımızdan ‘Bir gece ansızın gelebilirim’ şarkısını çalarak, Rumlara Türkiye’nin bir gece ansızın ensesinde olacağı korkusunu yaşattık. Ana vatan Türkiye’ye inancımız tam olmuştur. Her zaman yardımlarınızla yanımızda bulunmuş oldunuz.” dedi.

Programa katılan gençler, “Bir gece ansızın gelebilirim” adlı şarkıyı Erdoğan’a armağan etti.

Nida Su Yiğitler adlı 9 yaşındaki çocuk da annesiyle yazdığı ve Erdoğan’a ithaf edilen, “Biz bugün yeniden doğduk / Dimdik ayaktayız, yoktur yıkılan / Bugün bizim günümüz / Günümüze hoş geldin Recep Tayyip Erdoğan / Bir ölsek, bin diriliriz gördüğünüz gibi / Değişmeyiz kimseye Lefkoşa, Mağusa, Girne, Lefke’yi / Bizim adımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti / Günümüze hoş geldin Recep Tayyip Erdoğan / Karşılarken özgürlüğü yurdumun evlatları / Parçalayacaktır gökyüzünü Türk yıldızları / Bir değil, bin gece fedadır hepimizin kanı / Günümüze hoş geldin Recep Tayyip Erdoğan / Yeni nesillere anlatmaktır boynumuzun borcu / Bilsinler ki çiçekli kaldırımlar kanlı yoldu / Unutmadık, unutmayacağız, nasıl kazandık bu güzel yurdu / Günümüze hoş geldin Recep Tayyip Erdoğan.” şiirini okudu.

Programın sonunda gençler, “Bir şarkısın sen” şarkısını söyledi.

Programa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve eşi Sibel Tatar, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, görüşmede Türkiye-Gürcistan ilişkileri ve bölgesel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye orman yangınları dolayısıyla geçmiş olsun dileklerini ileten ve yangınla mücadelede desteklerini ifade eden Gürcistan Başbakanı Garibaşvili’ye teşekkür etti.

Türkiye-Gürcistan stratejik ortaklığının böyle günlerde daha anlamlı hale geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gürcistan’ı bölgesel iş birliğinin anahtarı olarak gördüklerini ifade etti.

Özellikle bölgesel ulaştırma ve enerji nakil hatlarının verimliliği ve güvenliği açısından birlikte hareket etmenin zaruri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakanların ve Milletvekillerinin başarıyla yürüttüğü Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan üçlü mekanizmasını liderler düzeyinde de canlandırmak istediklerini dile getirdi.

ANTALYA(AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Manavgat Gençlik Merkezi'nde orman yangınlarıyla ilgili yaptığı açıklamada, yangınlarından etkilenen tüm bölgelerin "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edildiğini hatırlattı. Böylece devletin, vatandaşların beklentilerini gidermiş olduğunu ifade eden Erdoğan, Antalya'nın Manavgat, Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Gazipaşa ilçelerinde yangından etkilenen tüm mahallelerin "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" olarak değerlendirildiğini söyledi.

Erdoğan, Mersin'in Aydıncık ve Silifke, Osmaniye'nin Merkez ve Kadirli, Muğla'nın Marmaris, Bodrum, Milas, Köyceğiz ve Seydikemer ile Adana'nın Aladağ, İmamoğlu, Karaisalı ve Kozan ilçelerinde yangından etkilenen tüm mahallelerinin de aynı kapsamda yer aldığını bildirerek, şunları kaydetti:

"Yangından etkilenen bölgelerde ortaya çıkan acil ihtiyaçları karşılamak için 50 milyon ödenek gönderilmiştir. Şunu çok açık net söylemek durumundayım, yanan ve hasar gören evlere bu yardımın dışında kira yardımı yapılacak. Tarım, hayvancılık ve sera faaliyetlerinin hasarları karşılanacak ve Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi'nde vergiler, SGK primleri, esnaf kredileri ödemeleri, tarım kredi, tarım ziraat borçları ertelenecek. Faizsiz esnaf kredisi, KOSGEB acil desteği verilecek. Bir ay içerisinde evlerin inşaatına başlanacak. Bir yıl içerisinde hedef kırsal mahallelerdeki ve tüm afet bölgesindeki evler, yöresel mimariye uygun şekilde ahırıyla deposuyla tüm müştemilatıyla tamamlanacak."

"Devletimiz mağduriyetlerin giderilmesi için çalışıyor"

Yangın söndürme faaliyetlerinin çok geniş bir ekiple yürütüldüğünü aktaran Erdoğan, yaklaşık 3 gündür maruz kalınan yangın felaketinden dolayı Manavgat halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.

Erdoğan, devletin tüm kurumları ve imkanlarıyla yangınların söndürülmesi, vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi, hasarların tazmini, zarar gören yerlerin yeniden ihyası için çalıştığını dile getirerek, ilgili bakanlıklar ve kuruluşların görevlerinin başında olduğunu kaydetti.

Antalya'nın Manavgat ilçesinde Osman ve Şehri Gardaş ile Akseki ilçesindeki Hasan Ali Yüksel'in hayatını kaybettiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yangından etkilenen 334 vatandaşımıza gereken tıbbi müdahale derhal yapılmış ve hemen hepsi taburcu edilmiştir. Halen hastanede tedavisi süren pek az vatandaşımız kalmıştır. Yapılan ilk tespitlere göre 16 mahallemiz yangından zarar görürken, bazı mahallelerimiz de boşaltılmıştır. Çeşitli derecelerde hasar gören binalar ve konutlarla ilgili tespitler ışığında gereken çalışmalar yürütülecek. Aynı şekilde evlerdeki eşyalarla ilgili hasar tespitleri tamamlanmıştır. Köylerde 320 büyükbaş, 3 bin küçükbaş, 4 bin kanatlı hayvan, 360 arı kovanı telef olmuştur. Çiftçilerimizin 650 dekar muz serası, 120 dekar sebze serası, 15 bin dekar zeytin, defne, keçiboynuzu ve narenciye alanı zarar görmüştür."

Erdoğan, Kredi Yurtlar Kurumu binalarının, afetzedelere ve yardım personelinin hizmetine açıldığına işaret ederek, şu bilgileri paylaştı:

"Çadırdan beslenmeye bütün bunlar, her türlü araç gereç afetzedelerin emrine sunulmuştur. Elektrik sıkıntısı yaşanan 35 köyden tedbiren kesintisi süren 12'si hariç diğerlerine elektrik verilmiştir. Su kesintisi olan mahalle sayısı 28'den 15'e düşürülmüştür. Tıpkı deprem ve sel felaketlerinde zarar görenlere yaptığımız gibi yangında evleri kullanılamaz hale gelen vatandaşlarımıza da yeni konutlar inşa edip vereceğiz. Milletimiz müsterih olsun. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına müsaade etmeyecek, her türlü zararlarını karşılayacağız. Giden canlara rahmet dilemenin ötesinde bir şey yapamayız ama yanan her şeyi yerine koyabiliriz. Anayasamızın 169. maddesine göre, yanan alanlar başka amaçla kullanılamaz ve tekrar ağaçlandırılır. Türkiye'nin orman varlığını artırmış bir yönetim olarak elbette yanan her yeri daha fazlasıyla tekrar ağaçlandırmak en başta gelen görevimizdir."

Erdoğan, böyle dönemlerin ülke ve millet olarak birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya en çok ihtiyaç duyulan zamanlar olduğunu belirterek, yangınların çoğunun kontrol altına alındığını söyledi.

"Sadece son 3 gündeki yangınlar için 4 bin personel, 6 uçak, 45 helikopter, bir insansız helikopter, 9 insansız hava aracı, 660 arazöz, 65 iş makinesi, 117 itfaiye aracı, 31 ambulans görev yapmıştır." diyen Erdoğan, atılan son adımlarla uçak sayısının 13'e ulaştığını, uçaklardan bazılarının amfibik, bazılarının da bayağı yüklü tankerler olduğunu bildirdi.

"Ukrayna, Rusya, Azerbaycan, İran'dan gelen uçaklarla sayımız fiilen artmıştır"

Ülkedeki ormanların yüzde 55'inin yangına karşı hassas bölgelerde yer almasından dolayı mücadeleyi hassas şekilde yürütmek mecburiyetinde olduklarına işaret eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu amaçla orman teşkilatımızda ülke genelinde 4 bin 300 araç ve 21 binin üzerinde personel görev yapmaktadır. Uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebi, uzun yıllardır bu görevi yürüten Türk Hava Kurumunun filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olmasıdır. Buna rağmen 2021 yılında da artık hurda görünümüne bürünen bu uçaklardan 3'ü ile 18 helikopter, Türk Hava Kurumu ortaklığındaki bir şirketten kiralanmıştır. Ayrıca son yangınlarda çok işimize yarayan yeni teknolojiye sahip amfibik uçaklar ile yine gelişmiş helikopterlerimiz sayesinde yangınla mücadelede filomuzdaki zafiyeti ortadan kaldırmaya çalıştık. Ukrayna, Rusya, Azerbaycan'dan, son anda İran'dan gelen uçaklarla sayımız fiilen artmıştır. Bilhassa insansız hava araçları, yangınların hızla tespiti ve büyümeden kontrol altına alınması konusunda bize büyük imkanlar sağlamıştır. Bir dakikada 3 milyon hektarın üzerinde alanı tarayabilen insansız hava araçlarımız sayesinde geçtiğimiz yıl 234 yangını büyümeden söndürmüştük. Elde edilen tecrübelere ve ihtiyaçlara göre orman yangınlarıyla mücadele filomuzu güçlendirmeye devam edeceğiz."

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Orman teşkilatımız dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilir. Herkesi gerektiğinde şehitler verme pahasına ormanlarımızı koruyan bu teşkilatımızın mücadelesine saygı duymaya davet ediyorum. Uluslararası kuruluşların değerlendirmelerine göre, bölgemizde yangınlara en hızlı ve en etkin mücadeleyi ve müdahaleyi yapan, en az zararı gören ülkeler arasında ilk sırada yer alıyoruz. Her dönemde olduğu gibi bugün de birileri milletin yüreğindeki yangını kendi kısır çekişmelerine meze yapmanın gayreti içine düşmüştür. Bu, siyaset konusu yapılabilecek bir mesele değildir. Sosyal medya ve diğer medya mecralarında dolaşıma sokulan miadını doldurmuş hurda araç gereç görüntüleri üzerinden yürütülen fitne, fesat, bozgunculuk faaliyetlerine kimse itibar etmemelidir. Sadece yetkili mercilerin açıklamalarına lütfen kulak veriniz."

Günün dayanışma ve el birliğiyle afetlerin üstesinden gelme günü olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Yanan alanların yeniden ağaçlandırılmasına ilk yağmurlarla birlikte başlanacaktır." dedi.

"Emniyetimiz, jandarmamız, istihbaratımız, soru işaretlerini giderecektir"

Yangınlar konusundaki sabotaj şüphelerinin herkes gibi kendilerini de rahatsız ettiğine değinen Erdoğan, "Emniyetimiz, jandarmamız, istihbaratımız, yangın çıkan yerlerdeki her türlü işareti, emareyi, bilgi, belgeyi değerlendirerek inşallah bu soru işaretlerini giderecektir. Şayet bu vatanı ateşe verecek kadar ülkemize ve milletimize ihanet içine girenler varsa onların yakasına yapışıp en ağır şekilde cezalandırılmalarını sağlamak da boynumuzun borcudur. Tabii terör örgütü elebaşılarının geçen yıl ormanları yakma talimatı vermesinin ardından ülkemizdeki orman yangını sayısının ve yanan alan büyüklüğünün yaklaşık 2 katına çıktığını biliyoruz. Teröristleri nasıl dağlarda ve sınır ötesindeki inlerinde bitirmeye yaklaştıysak şehirlerimizdeki uzantılarını da kazıyıp atmakta kararlıyız." şeklinde konuştu.

Orman yangınlarında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara şifa dileyen Erdoğan, "Buradan tüm vatandaşlarımızı ormanlarımızın korunması, tedbirsiz ateş yakılmaması, yakılan ateşlerin işi bittiğinde mutlaka tamamen söndürülmesi hususunda dikkatli olmaya davet ediyorum." ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ardından çıkışta yardım gönüllüleri ve izcilerle selamlaşan ve bir süre sohbet eden Erdoğan, temasları sonrası Marmaris'e gitmek üzere Manavgat'tan helikopterle ayrıldı.

Basın toplantısında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Vali Ersin Yazıcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek de yer aldı.