Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yüz yüze eğitimi devam ettirmekte kararlıyız

İSTANBUL(AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sultanahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programı'nda yaptığı konuşmada, yeni eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere, velilere, eğitim camiasına ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Yeni eğitim-öğretim yılının açılış törenini Türkiye'nin en köklü, kendi alanında en yetkin okullarından birisi olan Sultanahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Islah-ı Sanayi Mektebi adıyla 4 Eylül 1868'de hizmet vermeye başlayan lise, o tarihten bu yana ülkemizin teknik eğitim alanında önemli bir ihtiyacını karşılamıştır. Kökleri çok daha eksiye uzanan okulumuz Türkiye'ye farklı alanlarda hizmet etmiş, pek çok güzide ismin yetişmesine de vesile olmuştur. Güreş ve tekvando başta olmak üzere spordaki başarılarıyla da göğsümüzü kabartan lisemizin öğrencilerini kutluyor, emek veren tüm eğitimcilerimize teşekkür ediyorum. Şu an okulumuzda eğitim gören evlatlarımızın, büyüklerinden devraldıkları gurur tablosuna yeni yıldızlar ekleyeceklerine inanıyorum." diye konuştu.

"Başarı tesadüften öte, uzun bir mücadelenin meyvesidir"

Önemli gördüğü bir hususu vurgulamak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Hangi alanda olursa olsun başarı tesadüften öte, disiplin, azim ve fedakarlıklarla dolu uzun bir mücadelenin meyvesidir. Her başarılı eğitim kurumunun gerisinde çalışkan öğrencilerle beraber, mesleğine aşık eğitimcilerin imzası vardır. Her biri ayrı değer olan öğretmenlerimizin evlatlarımızın eğitimi için harcadığı emek olmazsa, elbette bu başarıların hiç biri yakalanamazdı. Evlatlarımızı yetiştiren, milletimize ve insanlığa faydalı bir fert olmalarına katkı sağlayan öğretmenlerimizin hakkını asla ödeyemeyiz.

Türkiye Cumhurbaşkanı olarak, siz öğretmenlerimizin şahsında eğitim-öğretim camiamızın tüm mensuplarına hizmetleri ve engin sabırları için ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın gibi daha ömürlerinin baharındayken bölücü terör örgütü tarafından alçakça katledilen şehit öğretmenlerimizi rahmetle yad ediyorum. Üzerimde hakkı olan kendi öğretmenlerimi de bir kez daha saygıyla anıyor, dar-ül-bekaya uğurladıklarımıza Rabb'imden rahmet niyaz ediyorum. Biz onlarla var olduk, onların emekleriyle hayatı çok çok farklı şekilde yaşamaya başladık."

İlk defa bu eğitim sezonunda okulla tanışmanın heyecanını yaşayan öğrencilere de başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni eğitim ve öğretim yılının, Türkiye'nin hemen her alanda gerçekleştirdiği büyük atılıma, tarihi değişime ivme kazandıracağını, ülkenin ve milletin önünde yeni ufuklar açacağını dile getirdi.

"Salgın, hayattaki her şey gibi eğitimi de olumsuz etkiledi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki sene başlayan ve son 1,5 yıldır tüm dünyayı derinden sarsan koronavirüs salgının, hayattaki her şey gibi eğitimi de olumsuz etkilediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Salgını kontrol altına almak için hemen her ülke sokağa çıkma yasağı dahil çok sert tedbirlere başvurdu. Türkiye olarak biz de virüsün öldürücü etkisinin yüksekliği sebebiyle geçtiğimiz dönemde ihtiyatlı davranmak zorunda kaldık. Öğretmenlerimizin, evlatlarımızın ve ailelerinin sağlığını tehlikeye atmamak için azami hassasiyet gösterdik. Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda salgının seyrine göre kimi zaman okullarımızı açarak ancak daha çok EBA üzerinden gerçekleştirdiğimiz uzaktan eğitim ile bu dönemi geride bıraktık."

Erdoğan, salgının yol açtığı sıkıntılara rağmen Türkiye'nin eğitim faaliyetlerini ülke çapında kesintisiz sürdürebilen birkaç devletten biri olduğunu vurguladı.

Devletin tüm imkanlarını seferber ederek, salgının yoğun seyrettiği dönemlerde çocukların eğitimden kopmamalarını sağladıklarını vurgulayan Erdoğan, bu kapsamda 2 milyon tablet bilgisayarı öğrencilere ulaştırdıklarını, yine bu dönemde "eğitim bilişim ağı" denen, kısa adıyla "EBA" televizyon ve internet platformlarıyla da uzaktan eğitimi başarıyla yürüttüklerini anlattı.

TRT EBA İlkokul, TRT EBA Ortaokul ve TRT EBA Lise kanallarından eğitimin devamını sağladıklarını aktaran Erdoğan, uzaktan eğitimde çocukların kendi öğretmenleriyle aynı sınıftaymış gibi ders yapabilmeleri için EBA canlı derslerini devreye aldıklarını, Türkiye'deki tüm cep telefonu abonelerine aylık 8 GB'a kadar EBA'ya ücretsiz erişim sağladıklarını dile getirdi.

Bir taraftan bu adımları atarken diğer yandan yüz yüze eğitimin ikamesinin olmayacağı gerçeğinden hareketle yeni eğitim öğretim yılı için hazırlıkları devam ettirdiklerine işaret eden Erdoğan, "Özellikle aşının etkinliğine dair bilimsel verilerin açıklanması, yüz yüze eğitim konusunda bizi daha çok cesaretlendirdi. Hazırlık sürecinde bilim insanlarımızın yanı sıra eğitimin tüm paydaşlarının fikrine başvurduk. Milli Eğitim Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız, okullarda alınması gereken önlemleri, yapılması gerekenleri birlikte belirledi. Hijyen, temizlik malzemeleri ve maske tedarikini sağlayarak velilerimizin çocuklarını güvenle okula gönderebileceği bir altyapıyı sağladık. Yine bu süreçte farklı kaynaklardan aşı teminine önem ve öncelik veren vatandaşlarına yaygın, aşı imkanı sağlayan ülkelerin ilk sıralarında yer aldık." diye konuştu.

"Yüz yüze eğitimi devam ettirmekte kararlıyız"

"Gönüllülük esasıyla devam ettirdiğimiz aşılama çalışmalarında uygulanan toplam doz sayımız 100 milyon sınırına doğru gidiyor." bilgisini veren Erdoğan, şöyle devam etti:

"İsteyen her vatandaşımız ücretsiz, hızlı ve sıkıntısız bir şekilde aşıya ulaşabilmektedir. Halen birçok ülkenin kitlesel aşılamada ciddi sorunlarla karşılaştığını göz önüne aldığımızda bu tablo ülkemiz adına gerçekten önemli bir başarıdır. Milli Eğitim Bakanlığında kurduğumuz dijital altyapı ile okullarımızdaki süreçleri, hastalığın seyrini yakından izliyoruz ve izleyeceğiz. Yüz yüze eğitimi devam ettirmekte kararlıyız. Tüm velilerimizin ve çocuklarımızın özellikle müsterih olmasını istiyorum. Bu vesileyle bir kez daha sırası gelmiş tüm vatandaşlarımı en başta da eğitim camiamızı ve velilerimizi aşılarını olmaya davet ediyorum. Devlet olarak, bu hususta asla zorlayıcı yollara başvurmak istemiyoruz. Ancak salgına karşı en etkili koruyucu silahımız olan aşı imkanını da değerlendirmemiz şarttır. Aşıyla ilgili özellikle sosyal medya mecralarından yayılan bilgi kirliliğine vatandaşlarımız itibar etmesin. Salgının yayılmasını engellemek öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz başta olmak üzere hepimizin önlemlere uymasına bağlıdır. Çocuklarımızı çok özledikleri okullardan mahrum bırakma lüksümüzün olmadığı bilinciyle hareket etmemiz şarttır. Tedbirlere riayet konusunda herkesin gereken hassasiyeti göstereceğine inanıyorum."

Milli Eğitim bütçesi 2021 yılında 147 milyar liraya yükseldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün uzun bir aranın ardından yeniden okullarına kavuşan çocukların Türkiye'nin geleceği olduğunu belirterek, ülkenin başarılı bilim insanlarının, siyasetçilerinin, sanatçılarının, iş adamlarının, sporcularının, öğretmenlerinin, askerlerinin, doktorlarının, mühendislerinin yüreği kıpır kıpır atan bu gençlerin arasından çıkacağını söyledi.

Cumhuriyetin 100. yılına dair büyük idealleri ve hedefleri olan Türkiye'nin insan kaynağının yetiştiği fidanlığın bu okullar olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine ancak kaliteli, özgün, en modern teknolojiyle donanmış bir eğitim öğretim sistemiyle taşıyabiliriz. Bunun için eğitimi harcadığımız her bir kuruşu, ülkemizin geleceğine yapılmış en önemli yatırım olarak değerlendiriyoruz. Göreve geldiğimiz 2002 yılından beri eğitimi daima en öncelikli meselemiz olarak gördük. 2002 yılında Milli Eğitim bütçesi -gençler buna özellikle dikkatinizi istiyorum- sadece 7,5 milyar lirayken 2021 yılında bu rakam 147 milyar liraya yükselmiştir. Nereden nereye… Yükseköğretimi de dahil ettiğimizde eğitim bütçemiz 211 milyar lirayı aşıyor. Anne babalar okullar açılınca ders kitabı peşinde koşmasın diye okul kitaplarını ücretsiz dağıtıyoruz. Bakın biz, teksir kağıtlarıyla hazırlanmış kitaplardan okumayı… Onlar da tabii o teksir makinesinin mürekkepleriyle maalesef rezil hale gelirdi. Abilerimizden onları isterdik, vermezlerdi parayla. Vermezlerdi. Biz bunları yaşadığımız için dedik ki 'Yeni nesil aynı durumu yaşamasın.' Ve kuşe kağıtla kitaplarınızı hazırladık ve masaların üzerine, sıraların üzerine bunları koyduk. Ülkemiz genelindeki derslik sayısı neydi? 343 bin. Bunu nereye çıkardık? 601 bine taşıdık. Neden? Sınıflarımız hem kalabalık olmasın, sınıflarımızdaki öğrenci sayısı da ciddi manada azalsın. 2002 yılından bugüne kadar toplam 700 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştirdik. Öğretmen noktasında açığımız kalmasın. Bunu istedik. Cuma günü yaptığımız 20 bin öğretmen atamasıyla eğitim ordumuzu daha da güçlendirdik. Eskiden boş geçen dersler ya da farklı branş öğretmenlerinin girdiği dersler varken, hamdolsun artık bu tür sorunlar ortadan kalkmıştır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'deki ortalama sınıf mevcudunun ilkokullarda, bugün Birleşik Krallık, Avustralya, Fransa gibi ülkelerden daha düşük olduğunu söyledi.

Bunun çok önemli bir başarı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, OECD ülkeleri ortalamasına göre liselerde öğretmen başına 13 öğrenci düşerken Türkiye'de bu sayının 12 olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okuma becerileri alanında puanını en çok arttıran ikinci ülke, matematik ve fen okuryazarlığı alanında ise puanlarını en çok arttıran birinci ülke olduklarını dile getirerek, "Nereden nereye getirdiniz bizleri? İnanıyorum ki bu mesleki eğitimde, sizler bize inşallah çok çok daha büyük başarılar getireceksiniz. Bunda eğitim sistemimizi komplekslerinden kurtararak daha özgürlükçü, çoğulcu ve adaletli yapıya kavuşturmamızın önemli payı var." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllarca ötelenen, haksızlığa ve hukuksuzluğa maruz kalan imam hatip okulları ve meslek liselerini diğer okullarla eşit hale getirdiklerini anlatarak, kat sayı uygulamasının son bulmasıyla meslek liselerinin 28 Şubat öncesinde sahip olduğu cazibesini tekrar kazanmaya başladığını ifade etti.

"Bu yıl hedefi 250 ürün tescili olarak belirledik"

Meslek liselerinin artık patent alacak düzeyde yeniliklere imza attığına vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Meslek liselerimiz 2020 yılında 12 patent, 8 faydalı model ve 109 tasarım ve 59 marka tescili olmak üzere toplam 188 ürünün tescilini almıştır. Bu yıl hedefi 250 ürün tescili olarak belirledik. İnşallah buna da ulaşacağız. Bu TEKNOFEST yarışmalarında filan oralarda varışa odaklananlar siz meslek lisesi mezunlarısınız. Neler yapıyorsunuz neler… Daha iyi olacak. Türkiye'nin 2023 hedefleri ile 2053 ve 2071 vizyonuna ulaşmasında mesleki eğitimin oynayacağı kritik rolünün farkındayız. Ülkemiz ihracatta, üretimde, sanayide, teknolojide çağ atladıkça mesleki becerileri yüksek kalifiye ihtiyacı artıyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istihdamda "ara eleman" diye bir kavramın olduğunu ve bu ara elemanın yetiştiği yerlerin de burası olduğunu anlatarak, "Sizin lisenizden yetişiyor bunlar artık sağı, solu araştırmaya gerek yok. Ara eleman mı lazım, Sultanahmet Meslek Lisesi. İşte buradan yetişecek. Bugün rekordan rekora koşan özel sektörün en fazla sıkıntı çektiği konuların başında bu ara elaman meselesi geliyor ama bundan sonra çekmeyecek. İlla üniversiteyi bitirmeniz de şart değil. Siz buradan çıktıktan sonra ara elaman olarak hemen istihdam edilebilecek imkanı sağlayacaksınız. Tabii ardından üniversite de geliyor. Üniversite ile birlikte işin yükseğini yapmış olacaksınız o zaman çok daha farklı olacak." diye konuştu.

28 Şubat zihniyetinin sırf imam hatiplerin önünü kesmek amacıyla eğitim sistemimizde açtığı bu derin yarayı bir an önce tamamen kapatmaları gerektiğini ifade eden Erdoğan: şunları kaydetti:

"Özel sektörümüzün ve sanayicilerimizin de katkısını alarak mesleki eğitimde, eğitim-üretim-istihdam çevrimini güçlendiriyoruz. Bu amaçla yeni projeleri hayata geçirmeye başladık. 2020 yılının ekim ayında başlatılan mesleki eğitimde 1000 okul projesi, mesleki eğitimde gerçekleştirilen iyileşmenin, tüm mesleki ve Teknik Anadolu Liselerine yaygınlaştırılması yönünde attığımız önemli adımdır. Proje kapsamında belirlenen 1000 mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine bir yıldan daha az sürede toplam 1 milyar liralık altyapı ve eğitim desteği sağlanmıştır. Sağ olsun İstanbul'da valimiz dahil çok ciddi bir gayretle okullarımızın bu noktada adedini artırmak suretiyle buradaki Teknik Anadolu Meslek Liselerinin sayısının artması bizim öğrencilerimizin sayısal olarak da daha düşük sayıda sınıflarda yer almalarını sağlayacak ve böylece sizlerin üniversiteler girmek, üniversitelere girmekten öte süratle oralardan mezun olarak inşallah hayatınızı çok daha zengin kılacaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu liselerin tümünde laboratuvar eksiklerinin giderildiğini, mevcut laboratuvar ve atölyelerin ise son teknoloji ile uyumlu bir şekilde güncellendiğini belirterek, "Eskiden teknik meslek liselerindeki garip gureba makineler vardı. Torna makineleri acayipti. Öbür tarafta frizerler yine acayipti ama şimdi oralara da yeni yeni makineler getirilmek suretiyle teknolojisi de dijital olmak üzere artık bu makineler geliyor. Siz şimdi asrı da okulunuzda yakalıyorsunuz. Bununla beraber de inşallah gideceğiniz kurumlarda, fabrikalarda hiçbir şeyin yabancılığını çekmeyeceksiniz." diye konuştu.

Mesleki eğitimi özendirmeye gelecek dönemde de devam edeceklerini dile getiren Erdoğan, Milli Eğitimi Bakanının da gayretleriyle yakında Türkiye'yi bu alanda çok daha farklı bir konuma taşıyacaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilere hitaben devam ettiği konuşmasında, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sizler, tarihi ile büyük, hedefleriyle büyük, değerleri ve vicdanı ile büyük bir milletin evlatlarısınız. Sizler milletimizin umudu, aydınlık yarınlarımızın teminatısınız. Ne yapıyorsak sizler için, sizin istikbaliniz için yapıyoruz. Sizlere daha güçlü, daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke bırakma gayesiyle gece-gündüz çalışıyoruz. Eğitim çağındaki evlatlarımızın en nitelikli, en donanımlı şekilde yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan çekinmiyoruz. Öğretmenleriniz ve aileleriniz de sizin hayallerinizi gerçekleştirmeniz için emek veriyor, ter döküyor, mücadele ediyor. Sizlere tavsiyem Allah'ın her birinize bahşettiği yeteneklerin, kabiliyetlerin, özünüzde bulunan o gizli hazinelerin farkına varmanızdır. Yaratılmışların en şereflisi olan insan, bu dünyada ulvi bir gaye için vardır. Bizler sadece kendimizden değil, ailemizden, arkadaşlarımızdan ve bağrından çıktığımız milletimizden de sorumluyuz. Başarılı bir mühendis, doktor, siyasetçi, iş adamı, sanatçı, sporcu olmayı isterken aynı derecede iyi insanlar olmayı da hedeflemeliyiz."

Sporcuların Tokyo Paralimpik Olimpiyatları'nda sergiledikleri başarılara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hele hele hani şu son Tokyo Paralimpik Olimpiyatları'nda o azmin, o gayretin neticesinde altın, gümüş, bronz alanları izledik değil mi? Gördünüz, yani bir kol, bir diğer kol yok, ayaklar yok ama altına gitti. Demek ki azmin, gayretin, inancın önünde hiçbir şey dayanmıyor. Bunu hangi branşta yapıyor? Yüzmede. Kulvarında giderken de sağa-sola sapma yok. Aynen kulvarında durumu koruyor. Ne ile? Azmiyle inancıyla. Bence o gencimizin başarısı bize birer örnektir. İnşallah bizler de sizler de bu gençlerimizin başarısını aynen sağlamalısınız. Niye sizler de birer Sümeyye olmayasınız? İki kol yok. Ama Sümeyye altına koşuyor, altına yüzüyor. Bunu sağlamalısınız." diye konuştu.

Hayatta vicdanlı, ahlaklı, merhametli, özgüven ve sorumluluk sahibi bireyler olmanın, en az okul ve işteki başarı kadar önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Akıl ve kalp, insanı insan yapan iki rehber, iki yol göstericidir. Bunun için sizlerden, ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı canlı, kalbinizi temiz, vicdanınızı önde tutmanızı bekliyoruz. Lütfen kimsenin içinizdeki heyecanı örselemesine müsaade etmeyin. Gözü ve gönlü pas tutmuşların, umudunuzu karartmasına izin vermeyin. Kendinize inanın, milletinize inanın, her karışında bir şehit yatan bu güzel ülkemizin gücüne inanın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vatandaşı olmaktan daima iftihar edin. Yüzlerinizdeki umudu, gözlerinizdeki ışığı görüyor, ülkemizin aydınlık geleceğine bütün kalbimle inanıyorum. Umudunuzun tazelendiği bu anlamlı günde her birinize başarılar diliyorum."

2021-2022 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Programı’na Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili ve yazar İskender Pala, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe ve öğrenciler katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende öğrencilerle bir arada otururken, konuşmasının ardından Bakan Özer, Pala, öğretmen ve öğrencilerle beraber ders zilini çaldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ders zilini çaldıktan sonra Bakan Özer'e, "Okulumuzun gözden geçirilmesi lazım. Dışarıdan gelirken sıkıntılar var. Gözden geçirip süratle bir restorasyon yapalım. Bu yavrularımıza yakışanı olsun." talimatlarını iletti.

Vali Yerlikaya'ya da okulun restorasyona ihtiyacı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhteşem bir okul neredeyse eşi benzeri yok gibi. Süratle bunun adımını atalım." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra sınıfları gezerek, öğrencilerle bir araya geldi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

NEW YORK(AA) – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği ile New York Başkonsolosluğunun yer alacağı yeni Türkevi binasının açılışında konuştu.

Konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, temelini 4 yıl önce attıkları ve bugün açılışını yaptıkları yeni Türkevi binasının hayırlı olmasını diledi.

Bu tarihi güne eşlik edenlere şükranlarını sunan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün haklı bir gurur yaşıyoruz. Gururluyuz, çünkü devletimize, milletimize kalıcı bir eser daha kazandırıyoruz. Gururluyuz, çünkü bu eserle New York'un silüetine tarihi ve geleneksel mimarimizin güzelliklerini ve zarafetini yansıtıyoruz. Gururluyuz, çünkü mimarlarımızın, mühendislerimizin, işçi kardeşlerimizin alın teriyle muhteşem bir eserin inşasını tamamladık. Bu göz kamaştırıcı binanın inşasında kullanılan malzeme ve tefrişat unsurları büyük ölçüde Türkiye'den getirildi. Mimarinin ve mühendisliğin en son imkanlarının kullanıldığı binamızın tasarımı, iklim değişikliğini konuştuğumuz şu dönemde çevreye duyarlılık esasına göre yapıldı. Böylece Türkiye bu eserle beraber büyüklüğünü, birikimini ve artan gücünü yansıtan bir başyapıt ortaya çıkardı."

Bu binanın bugünkü konumuna gelmesinde birçok ismin payının olduğunu hatırlatan Erdoğan, binanın rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başta olmak üzere eski Dışişleri Bakanlarından İhsan Sabri Çağlayangil tarafından Türkiye'ye kazandırılan arsa üzerinde yükseldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1977-2013 arasındaki ilk hizmet döneminin ardından binayı yenilemeye karar verdiklerini belirterek, Türk kültüründe müstesna bir yere sahip laleden ilham alınarak, Selçuklu motifleri gibi geleneksel öğelerle bezenerek tasarlanan yeni mimarisiyle Türkevi'ne yeniden kavuşulduğunu ifade etti.

"Binamız, adalete ve barışa inancımızın sembolüdür"

Binanın, Birleşmiş Milletler nezdindeki daimi temsilciliğe ve New York Başkonsolosluğu'na ev sahipliği yapacağını aktaran Erdoğan, KKTC New York Temsilciliği'nin de Türkevi'nde faaliyet göstereceğini dile getirdi.

Birleşmiş Milletler binasının tam karşısında bu denli önemli bir eserin hayata geçirilmesinin, ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye, Birleşmiş Milletler'in kurucu üyelerinden biri olarak uluslararası barışın ve güvenliğin tesisi için gösterilen çabalara aktif katkı sağlıyor. Uluslararası misyonlarda üstlendiğimiz sorumlulukları başarıyla yerine getirdik, getiriyoruz. Küresel sorunların çok taraflılık temelinde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek çok kutuplu, çok merkezli, çok kültürlü, daha kapsayıcı ve daha adil bir küresel düzeni savunuyoruz. Girişimci ve insani dış politikalarımızla uluslararası alanda etkin roller üstlenerek milyonlarca mazlum göçmene kapılarımızı açarak, daha adil bir sistem taahhüdünün hayata geçirilmesi için çaba harcıyoruz. Türkevi binamız, Birleşmiş Milletler'e, çok taraflılığa, adalete ve barışa olan inancımızın da bir sembolüdür. Büyüyen, gelişen ve güçlenen Türkiye'nin diplomatik ağırlığının ve vizyonunun yeni bir nişanesini işte burada yükselttik. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'e giden süreçte Türkevi binamız, uluslararası toplumdaki yerimizin de bir yansıması olacaktır."

"Binamız herkese açık"

Temeline bırakmış olduğu mektupta da vurguladığı üzere "binanın, Türkiye'nin başarı hikayesinin sembollerinden biri olarak uzunca bir süre hizmet vereceğini" dile getiren Erdoğan, yeni Türkevi'nin sunduğu imkanlarla Birleşmiş Milletler'in ve üye ülkelerin faaliyetlerinde hizmet vermeye hazır olduğunu söyledi.

Türkevi'nin ABD'de yaşayan vatandaşlara, soydaşlara, akraba ve dost topluluklara da yeni bir çatı olacağına işaret eden Erdoğan, genişleyen imkanlar sayesinde başkonsolosluk hizmetlerinin burada çok daha verimli bir şekilde yürütüleceğini aktardı.

Siyasi, ekonomik ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak yeni binanın gerçek bir cazibe merkezi olarak faaliyet göstereceğine inandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizde de sık sık tekrarladığım bir atasözümüzü burada paylaşmak istiyorum. Atalarımız 'şerefü'l mekan bi'l mekin' yani 'bir mekana şeref katan oradaki insanlardır' diyor. Türkevi'nin de içinde çalışacak, yaşayacak, ziyarete gelecek insanların samimiyetle sahiplenmesiyle, kullanmasıyla, hakkını vermesiyle arzu ettiğimiz konumuna geleceğini düşünüyorum. İşte bunun için Türkevi binamızın kapılarının herkese açık olduğunun altını tekrar çiziyorum. Dışişleri Bakanlığımızın da binamızın işletmesini bu kucaklayıcı anlayışla yürüteceğinden şüphe duymuyorum. New York'un örnek binalarından biri olacak yeni Türkevi'nin devletimize, milletimize, Türk-Amerikan toplumuna, Dışişleri Bakanlığımıza, Birleşmiş Milletler'e ve New York'a hayırlı olmasını diliyorum. Her aşamasını yakından takip ettiğim bu binanın inşasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mimarından mühendisine, işçisine herkesi tebrik ediyorum."

Açılışa gösterdikleri ilgi dolayısıyla misafirlere teşekkür eden Erdoğan, "Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyoruz. Kalın sağlıcakla." dedi.

Açılıştan notlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla açılışı yapılan binanın girişinde bayrak çekme töreni düzenlendi.

Türkevi kırmızı ve beyaz balonlarla süslendi. Açılışta "ABD'deki Genç Türk Yıldızları" Zeynep Alpan, Ayça Şevval Akdoğan ve Korkmaz Can Sağlam tarafından müzik dinletisi sunuldu.

Bina, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın yaptığı duayla açıldı. Erdoğan, binanın açılış kurdelesini eşi Emine Erdoğan, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani-Sadriu, Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins ve Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda'nın da aralarında bulunduğu yabancı ülke temsilcileriyle kesti. Erdoğan, Türkevi'nin Türk milleti ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Açılışa, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan ile yabancı ülke temsilcileri ve davetliler katıldı.

"Çevre dostu gökdelen"

Yaklaşık 20 bin metrekare alana sahip yeni Türkevi binası, 171 metre yükseklikle hemen karşısındaki BM binası, yanındaki UN Plaza ve ABD'nin BM Daimi Temsilciliğin yanında yer alıyor.

BM Daimi Temsilciliği ve New York Başkonsolosluğunun yanı sıra 200 kişilik oditoryum, toplantı ve sergi salonları, 20 araçlık otopark ve üstünde lojmanların yer alacağı Türkevi, birçok hizmeti aynı anda verebilecek dinamik ve güvenlikli bir bina olacak.

Türkevi binasının projesi Amerikan mimarlık firması Perkins Eastman tarafından tasarlandı. Baş mimarı Jonathan Stark, Türkiye'ye gidip inceleme yaptıktan sonra projeye son halini verdi.

Başta Selçuklu olmak üzere geleneksel Türk mimari motifleri taşıyan, lale şeklinde gökyüzüne yükselen Türkevi Binası, Downtown Manhattan, East River ve Long Island City'den görülebiliyor.

Yağmur sularının biriktirilerek kullanılmasına olanak sağlayan depo sistemi ve yeşil bina kapsamında "Leed Silver" sertifikasına sahip bina, çevre dostu gökdelen özelliği taşıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, gazetecilere, Erdoğan’ın Rusya’ya gerçekleştirmeyi planladığı ziyarete ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın Rusya’ya yapacağı çalışma ziyareti ile ilgili hazırlık yapıldığını belirten Peskov, “İkili ilişkilerin başlamasından bu yana en kapsamlı gündem olacak. Bu ilişkiler çok yönlü ve devlet başkanlarının bu bağlamda her zaman konuşacak şeyleri var.” dedi.

Peskov, iki liderin görüşmede Suriye ve diğer bölgesel sorunları da ele alacağını ifade etti.