Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: İzin almadan dijital harita üzerinde veri üretenler cezai yaptırıma tabi olacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulunun, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen üçüncü toplantısında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yakalanan dinamizmle, bir yandan coğrafi verileri kullanılabilir kılarak adım adım veri odaklı ekonomiye geçildiğini diğer yandan da salgına rağmen ekonominin çarklarının hiç durmadan dönmeye devam ettiğini vurguladı.

Coğrafi verileri değere dönüştürme düsturu ile bir araya gelindiğini aktaran Oktay, “2020 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 21,7’lik bir büyüme yakalayarak, dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi haline geldik.” diye konuştu.

Coğrafi verilerden elde edilen kazanımların, ekonomik kalkınmayı sağlam temellere oturtmakta önemli katkılar sağlamaya devam edeceğine dikkati çeken Oktay, “İlk kurul toplantımızdan bu yana ilgili kurumlarımızın katkılarıyla kamunun elindeki coğrafi veriler artık konuşulur hale gelmiştir.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, coğrafi verileri verimliliğe ve üretkenliğe dönüştürerek, sanayi ve tarım alanlarında, ulaşımda, taşınmaz ve sağlık yönetiminde vatandaşların hayatına dokunduğuna işaret eden Oktay, şunları kaydetti:

“Peki coğrafi veriyi hangi alanlarda kullanıyoruz diye baktığımızda, bir bölgenin afete yatkınlığından, trafik yoğunluğuna, şebeke arızalarından, yağış bilgilerine, bölgedeki yatırıma uygun yerlerden, sunulan kamu hizmetlerine kadar pek çok alan sayabiliriz. Örneğin bugün, yaşadığınız binaya ilişkin her türlü bilgiye üzerindeki QR kodunu okutarak ‘Bina Kimlik Belgesi’nden erişebiliyoruz. Ya da iklim değişikliğiyle mücadelemizde coğrafi verilerle hazırlanan ‘Ulusal Su Bilgi Sistemi’nden faydalanabiliyoruz.

Bunların yanı sıra yerli elektrikli araç şarj istasyonu noktalarının tespitinden, ‘Pandemi Haritası’na kadar ortaya konulan çalışmalarla Coğrafi Bilgi Sistemleri, hayatımızın hemen hemen her alanına girmiş durumdadır. Coğrafi bilgi sistemleri alanında son 5 yılda 60’a yakın proje hayata geçirilmiştir. Coğrafi veriler içinde önemli bir yeri olan araçlarımızın konum verileri ile hazırlanan dijital harita uygulamaları sayesinde trafik yönetiminde sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’de yılda 2 milyarlık bir tasarruf sağlanmıştır.”

“Herkesin indirip kullanabileceği açık coğrafi veri oranı yüzde 85 düzeyine ulaşmıştır”

Sanayi bölgelerindeki doluluk boşluk durumlarından, ihtiyaç analizlerine kadar birçok bilginin coğrafi bilgilerden sağlanmaya başlandığını aktaran Oktay, “Büyük verinin kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler ve vatandaşlarımız tarafından rahatça kullanılabilmesi için herkesin indirip kullanabileceği açık coğrafi veri oranı yüzde 85 düzeyine ulaşmıştır.” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sosyal, ekonomik, çevresel sorunların çözümüne yönelik konuma dayalı karar verme süreçlerinde coğrafi verilerin kurumlar arası paylaşımı artmış; paylaşılan veri katmanı veya veri seti sayısı 348’den 538’e yükseltilerek, paylaşımda yüzde 55 artış sağlanmıştır. Bu bir anlamda bugüne kadar ifade edilen, Türkiye’de kurumlar arası verilerin paylaşımında yaşanan sıkıntılar dediğimiz konunun, artık hızla çözüme ulaştığının ve verinin paylaşılabilir hale geldiğinin ifadesidir. İnşallah bunu hızlı bir şekilde artıracağız. Kamu hizmetlerinden vatandaşlarımızın faydalanma hızını, verimliliğini, etkinliğini ve memnuniyetini çok daha iyi bir seviyeye getireceğiz.

Coğrafi verinin üretilmesi, paylaşılması, güncelliğinin ve güvenliğinin garanti altına alınması konularında kurumların sorumlulukları netleştirilmiştir. Aynı zamanda ‘atlas.gov.tr’ coğrafi veri arama platformuna 260 bin verinin künyesi aktarılmıştır. Ülkemize ait tarım, orman, emlak, doğal koruma alanları gibi tüm mekansal hazinemizi içeren coğrafi bilgilerin tek bir noktadan paylaşımını sağlayarak, turizmden sanayiye, enerjiden yerel yönetim hizmetlerine hem kamunun hem de özel sektörün verimliliğini artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz.”

Çoğu zaman kişilere ait konumsal bilgileri de içeren coğrafi veri ve bilginin toplanma ve saklanma şekline, kiminle ne şekilde paylaşıldığının denetlenmesine, azami önem verdiklerinin altını çizen Oktay, “Şubat ayında konumsal verileri de içerecek şekilde Coğrafi Veri İzinleri Yönetmeliği ile Coğrafi Veri Lisans Yönetmeliği uygulamaya girmiştir.” dedi.

Fuat Oktay, şu görüşleri paylaştı:

“Evlerimizde kullandığımız robot süpürgelerin çıkardığı ev içi haritalardan araçlarımızda kullandığımız GPS ve bluetooth verilerine, araçlar ile toplanan sokak görüntülerinden dronelar ile toplanan kamera görüntülerine kadar tüm konumsal verilerimizin güvenliğinin sağlanması yönünde mevzuat düzenlemelerini yapmaktayız. Bu sayede dijital bir harita üzerinde veri üreten, toplayan veya paylaşan tüm ulusal veya uluslararası firmalar izin sürecine bağlanmıştır. Son 3 ay içerisinde 5 firmaya coğrafi veri üretimi ve paylaşımı noktasında izin ve lisans verilmiştir. Böylece ülkemizde evlerimizin de içinde yer aldığı sokak görüntüsü de dahil sahada ve arazide yapılan veri toplama faaliyetlerine yönelik tüm çalışmaların kayıt altına alınması ve konum verisi paylaşım güvenliğine ilişkin altyapı oluşturulmuştur.

Araçlarımızdan ve cep telefonlarımızdan temin edilen konuma dayalı sensör verileri dahil Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızdan izin veya lisans almadan dijital harita üzerinde veri üreten, sunan veya paylaşanlar artık cezai yaptırıma tabidir. Ayrıca konuma dayalı veri üreten, paylaşan ve toplayan tüm kesimler, arazi çalışmalarına başlamadan önce Ulusal Coğrafi Platform’a kayıt yapacak ve bu çalışmalar vatandaşlarımızın her an erişimine açık olacaktır. Vatandaşımız kendisi ve çevresi ile ilgili ne tür veriler toplandığına ve ne tür yatırımlar planlandığına dair dijital platform üzerinden anında bilgi sahibi olabilecektir.”

“Farklı sektörlerdeki uygulamalar, daha da zenginleştirilecek”

“Bu aşamadan sonra hedefimiz büyük verinin analizi ve karar destek sistemleri ile karar alıcı mekanizmaların daha etkin ve verimli hale getirilmesidir.” diyen Oktay, kamu hizmetlerini daha iyi sunabilmek için kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve karar alıcıların bu sistemleri daha yoğun kullanımını yaygınlaştırmanın öncelikli hedef olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, şöyle devam etti:

“Coğrafi veri analizleri sayesinde yatırım ortamının iyileştirilmesi, afet yönetimi, emlak yönetimi, tarım bilgi sistemi ve sağlık bilgi sistemi gibi farklı sektörlerdeki uygulamalar daha da zenginleştirilecektir. Gündemimizde, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu ile Dijital Türkiye Platformu’nun e-Devlet’e entegre edilmesi, kurumlar arası coğrafi veri paylaşımının belediyelerimizi de kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması, belediyelerimizin ürettiği coğrafi verilerin akıllı şehir uygulamalarını da kapsayacak şekilde detaylandırılarak güncellenmesi, geleceğin otonom ulaşım yöntemleri altyapısının bugünden oluşturulması ve bunun için gerekli verinin üretilmesi, yerli ve milli navigasyon altyapısı için projeler geliştirilmesi, afet ve acil durumlarda süratle müdahale için veri paylaşımının etkinleştirilmesi bulunmaktadır.

Ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızca yürütülen Milli Yer İstasyonu Geliştirilmesi (MİYEG) Projesi ile gelecekte uzaya gönderilmesi planlanan uydularımızda kullanılacak yer istasyonlarının yazılım ve donanım altyapısını, yerli sanayi firmalarıyla çalışarak, milli imkanlarla ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, Göktürk-1 uydumuz ve yerli İHA’larımızla, ülkemizin uydu görüntüsü ve hava fotoğraflarını her yıl güncelliyor olacağız. Ülkemizin her bir noktasındaki parsel ve binalara ait verileri, tarım potansiyeli, doğal kaynaklar ve üretim faaliyetlerine ilişkin bilgileri, okunması kolay haritalar ile kullanıma açmaya devam edeceğiz. Çiftçilerimizin tarım alanlarını izleyebileceği ya da vatandaşımızın tapuya gittiğinde satın almak istediği evin kat planlarını görebileceği 3 boyutlu kadastro çalışması ve akıllı şehir uygulamalarıyla hayatı kolaylaştıran coğrafi bilgi sistemi uygulamalarını vatandaşlarımıza sunmayı sürdüreceğiz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

TOKİ’den yapılan açıklamaya göre, alıcılar, konut ve iş yerlerine yüzde 40 peşinat ve 120 ay vade ödeme planıyla sahip olabilecek. 285 konut 6 ay içinde teslim edilecek. Açık artırmaya ilişkin bankacılık hizmetleri Türkiye Halk Bankası AŞ tarafından yürütülecek.

Başvurular 25 Ağustos’ta başlayacak

Konutlar için müzayede 9 Eylül Perşembe günü saat 11.00’de İzmir Balçova Termal Otel Kardelen Salonu ve TOKİ İstanbul Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapılacak.

Ayrıca, “www.emlakyonetim.com.tr” internet adresinden canlı yayınla teklifler alınabilecek.

Açık artırmaya başvurular 25 Ağustos’ta başlayacak. 9 Eylül Perşembe günü de (açık artırma gününde) Türkiye Halk Bankası tüm şubelerine başvuru yapılabilecek.

Satışa ilişkin detaylı bilgilere “www.toki.gov.tr” ve “www.emlakyonetim.com.tr” internet adreslerinden ve “444 86 54” numaralı telefondan ulaşılabilecek.

KASTAMONU (AA) – Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, selden etkilenen Kastamonu, Bartın ve Sinop’ta hasar gören yapılara ilişkin tespit çalışmalarını tamamladı.

Yapı İşleri Genel Müdürü Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sel bölgesinde yürütülen hasar tespit çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Bakanlık olarak selin başladığı ilk andan itibaren Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un koordinasyonunda bölgede aralıksız çalıştıklarını aktaran Aslan, “Selden hemen sonra ilk olarak Bartın’a ardından da Kastamonu ve Sinop’a gittik. Gerek mobil laboratuvarlarımızla, gerekse özel yazılımlı dronelarımız ve insansız hava araçlarımızla bölgedeyiz.” dedi.

“Şu an için girmediğimiz hiçbir ev kalmadı”

Kastamonu, Bartın ve Sinop’ta 600 kişilik ekiple yürüttükleri hasar tespit çalışmalarının bugün itibarıyla sona erdiğini belirten Aslan, “Bu kapsamda önce selden etkilenen alanlarımızı belirledik. Sonra belirlediğimiz bu alanlardaki hasarlı yapıları gerek muhtarlarımızdan gerek kaymakamlarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda tespit ettik. Sonrasında da ekiplerimiz belirlenen adreslere giderek burada hasar tespit çalışmalarını tamamladı. Selden etkilenen tüm bölgelerde hassas bir çalışma yürüttük. Şu an için girmediğimiz hiçbir ev kalmadı.” diye konuştu.

Kastamonu, Bartın ve Sinop’ta 4 bin 749 binada 23 bin 139 birim incelendi

Bakanlık olarak tüm imkanları seferber ettiklerinin altını çizen Aslan, şöyle devam etti:

“Kastamonu’da 128 mahalle ve köyde 2 bin 405 binada 11 bin 256 bağımsız birimin hasar tespitini yaptık, 104 binada 263 bağımsız birimin acil yıkılacak/yıkık, 89 binada 165 bağımsız birimin de ağır hasarlı olduğunu belirledik. Sinop’ta 4 ilçede 109 mahalle ve köyde 2 bin 132 binada 9 bin 380 bağımsız birimi inceledik, 188 binada 299 bağımsız birimin acil yıkılacak/yıkık, 25 binada 29 bağımsız birimin de ağır hasarlı olduğunu tespit ettik. Yine Bartın’ın Ulus ilçesinde 26 mahalle ve köyde 212 binada 503 bağımsız birimde incelemelerde bulunduk. 27 binada 36 bağımsız birimin acil yıkılacak/yıkık, 19 binada 29 bağımsız birimin de ağır hasarlı olduğunu belirledik. Şu ana kadar Sinop’ta 4, Bartın’da 5, Kastamonu’da ise 15 binanın yıkımını gerçekleştirdik. Tespit edilen 295 binanın daha yıkımı yapılacak.”

Aslan, “Acil yıkılacak binaların ardından ağır hasarlı yapıların da önümüzdeki süreçte yıkımları gerçekleştirilecek.” dedi.

Hassas bir ortamda çalışılıyor

Aslan, hasar tespit alanında Türkiye’nin birçok ülkeye göre çok daha iyi bir konumda olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Deneyimli ve donanımlı bir ekiple her zaman afetlere hazırız. Ancak burada çok hassas bir durum söz konusu. Bakanlık olarak normal şartlarda yıkılması gereken hasarlı yapıları 2 gün içinde de yıkabiliriz ancak hassas bir ortamda çalışıyoruz. Bu yüzden daha dikkatli ve özenli davranmak zorundayız. Nitekim can kayıplarımız var. Arama kurtarma çalışmalarımız devam ediyor. Biz de normal hayata dönüşü en hızlı şekilde sağlamak için çalışmalarımızı çok dikkatli ve özenli bir şekilde aralıksız olarak yürütüyoruz.”