Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi geleceğin mucitlerini bilim ve teknolojiyle buluşturuyor

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Eğitim Merkezi ve Atölyeler bölümündeki “Keşif”, “Tasarım ve Üretim” ile “Teknoloji” atölyelerinde, 5-17 yaş arasındaki çocukların bilim ve teknolojiye olan ilgi ve merakını artıracak etkinlikler düzenleniyor.

Kurulumu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı TÜBİTAK tarafından yapılan, eğitim içerikleri ise alanında uzman akademisyenlerce hazırlanan atölyelerde, robotik kodlama, mobil uygulama, ahşap tasarımı, geometrik şekillerle üç boyutlu piramit ve prizma yapımı gibi tasarım ve modelleme ile elektronik programlamaya yönelik etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Kovid-19 salgını nedeniyle az sayıda katılımcıyla düzenlenen etkinliklerle, çocukların bilim ve teknolojiye olan merakını artırmak, bilimsel kavramları keşfetmelerini ve gündelik yaşamda karşılaştıkları problemlere çözüm üretebilmelerini sağlamak amaçlanıyor.

“Algoritmalara, kodlama ve elektronik programlamaya aşina oluyorlar”

Etkinliklere ilişkin AA muhabirine bilgi veren Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Eğitim Merkezi ve Atölyeler Koordinatörü Ayhan Bozkurt, Keşif Atölyesi’nin 5-10 yaş, Tasarım ve Üretim ile Teknoloji atölyelerinin ise 9-17 yaş çocuklara uygun içerikler barındırdığını söyledi.

Bozkurt, Keşif Atölyesi’nde çocukların bilimsel düşünmeyi öğrendiğini, Teknoloji Atölyesi’nde algoritmalar, kodlama ve elektronik programlamaya aşina olduğunu, Tasarım ve Üretim Atölyesi’nde ise modelleme ve tasarım odaklı problem çözmeyi deneyimlediklerini anlattı.

Etkinliklerin içeriğine ilişkin de bilgi veren Bozkurt şunları söyledi:

“Örneğin; Keşif Atölyesi’nde barınak etkinliğimiz var. Burada çocuklar, canlılar ve insanların ne tür yapılarda barındığını, barınak kavramının ne olduğunu anlıyor ve bir barınak yapmaya başlıyor. Da Vinci Köprüsü etkinliğinde, köprü kavramını anlıyor, sonrasında hep beraber Da Vinci köprüsünün bir prototipini yapıyorlar. Teknoloji Atölyesi’nde ise mobil uygulama, robotik kodlama, insansı robotları görüyorlar. Tasarım ve Üretim Atölyesi’nde ahşap tasarımı, ‘Kendi Yük Gemimi Tasarlıyorum’, ‘Uçak Kanadı Tasarlıyorum’ gibi çocuklara prototiplemeyi, tasarım odaklı düşünmeyi öğreten birçok etkinlik var.”

“www.mk.gov.tr” adresinden kayıt oluşturulabiliyor

Bozkurt, etkinliklerin süresinin içeriğe ve etkinliğin türüne göre değiştiğini, bazı etkinliklerin 30-45 dakika, bazı etkinliklerin ise 2-4 saat arasında sürdüğünü söyledi.

Eğitmenlerin TÜBİTAK tarafından organize edilen eğitimleri aldığını anlatan Bozkurt, bu yolla atölyelerin uygulanışı, pedagojik olarak dikkat edilmesi gerekenler, cihazlar ile ekipmanların kullanımıyla ilgili bilgi sahibi olduklarını ifade etti.

Bozkurt, velilerin hafta içi ve hafta sonu düzenlenen etkinliklere, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinin “www.mk.gov.tr” web adresinden kayıt yaptırabileceğini ifade ederek bir rezervasyon sistemi üzerinde de çalıştıklarını aktardı.

Bilim ve teknoloji çerçevesinde çalışmalar yapmayı teşvik etmeyi istediklerini belirten Bozkurt, “Biz çocukların bilim ve teknolojiyi deneyimlemelerini, kafalarında bir ışık yakmayı amaçlıyoruz. Bir yeteneği varsa oraya yönelebilir, belki küçük mucitler çıkacaktır.” dedi.

“Büyüyünce uçan araba yapmak istiyorum”

Keşif Atölyesi’ndeki “Piramit ve Prizma” etkinliğine katılan 6 yaşındaki Halil İbrahim Muslu, üçgen, kare, beşgen ve altıgen geometrik şekillerinden yola çıkarak üç boyutlu prizma, küp, piramit, beşgen piramit ve altıgen prizma yaptıklarını söyledi.

Bilim ve teknolojiye ilgili duyduğunu belirten Muslu, “Zaten ben mucit olacağım. Büyüyünce uçan araba, suda giden araba ve elle kullanılmayan araba yapmak istiyorum. Dünyamıza yararlı olacak bir şey yapmak istiyorum.” dedi.

“Pandemi nedeniyle bütün sene çocuklar hep evde kaldı”

Diğer bir katılımcı 5,5 yaşındaki Meryem Anka Esi de etkinlikten keyif aldığını burada iki ve üç boyutlu nesneleri öğrendiğini söyledi.

Esi’nin annesi Oben Esi de etkinliği Millet Kütüphanesinin sosyal medya hesaplarından görerek etkinliğe katıldıklarını dile getirerek şunları kaydetti:

“Pandemi nedeniyle bütün sene çocuklar hep evde kaldı. Kış ve sonbahar döneminde, bu tip sosyalleşebileceği ve öğrenebileceği etkinliklere çok fazla katılma şansı olmadı. Dolayısıyla ona da ‘Gitmek ister misin?’ diye sordum, ‘Çok isterim.’ dedi hemen kayıt olduk ve etkinliğe katıldı.”

Kızının etkinlikten çok mutlu ayrıldığını ve tekrar gelmek istediğini aktaran Esi, evladının hem sosyalleşmeye duyduğu hasret hem de kütüphane ortamının bunda etkili olduğunu ifade etti.

Muhabir: Aybüke İnal Kamacı

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – “Emir: Türk İmparatoru Mehmet’in Hayatı ve Fetihleri” (Amyris, de vita et gestis Mahometi Turcorum imperatoris) adını taşıyan eser, şair ve tarihçi Gian Mario Filelfo tarafından 1475’te kaleme alındı.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Filiz Barın Akman ile akademisyen yazar Beyazıt Akman, Türkçe veya İngilizceye bugüne dek çevrilmeyen ve herhangi bir akademik incelemeye de konu olmayan eserin keşfini, özelliklerini ve mevcut çalışmaları AA muhabirine anlattı.

“Bu eserin Bellini’nin Fatih portresinden hiçbir farkı yoktur”

Batı’daki Türk ve İslam algısı üzerine eşi Filiz Barın Akman ile çalışmalar yürüttüklerini belirten Beyazıt Akman, “Biz sürekli yeni kaynaklar bulmaya çalışıyorduk. Araştırmalarımızda birkaç sefer bu esere ve yazara atıfta bulunulduğunu gördük ama eseri hiç görmemiştik. Bu esere yapılan atıflar da atıf üzerinden atıf veriyordu. Eseri baştan sona okuyup yorumlayan bir çalışmayla karşılaşmadık.” dedi.

Beyazıt Akman, eserin 1978’de İtalya’da basılmış bir tıpkı basımın ellerinde bulunduğunu söyleyerek, orijinal Latince el yazmasına da İsviçre’nin Genevre şehrindeki Bibliotheque de Geneve kütüphanesinden ulaşmaya çalışacaklarının altını çizdi.

Öncelikle eserin tercümesinin yapılacağına dikkati çeken Beyazıt Akman, şunları kaydetti:

“Şimdiye kadar, değil Türkçeye, pek çok dile çevrilmiş ve pek çok çalışmaya da konu olmuş olması gerekirdi. Düşünebiliyor musunuz, bir İtalyan 15. asırda Fatih Sultan Mehmet’e 5 bin satırlık eser yazmış, hiçbir dile çevrilmemiş. Adamlar adeta bir sır gibi saklamış. Bu eser, Müslüman Türk bir hükümdar değil de, bir Hristiyan imparator hakkında yazılmış olsaydı, eminim şimdiye kadar Homeros’un İlyada’sı ve Virgil’in Aeneid’ı gibi klasik epikler arasında anılırdı. Bunu kütüphanelerinin arşivlerine hapsetmişler.

Eserin şimdiye kadar bu derece bilinmemesinde hiç şüphesiz oryantalist tarih yazımının büyük etkisi var. Biz önce bu eseri Türkçe ve İngilizceye kazandırmak, sonrasında ise analiz etmek istiyoruz. Neden 5 asırdır kimsenin ilgisini çekmemiş, gizli kalmış bilemiyorum. Hiç şüphesiz, bu eserin Bellini’nin Fatih portresinden hiçbir farkı yok. Birinin resim sanatıyla yaptığını diğeri edebiyatla yapmış. Eserin güncel çevirileriyle hem kendi insanımıza, hem de diğer kültürlerin erişimine sunulması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmayla bu eksikliği gidermeyi hedefliyoruz.”

Eser Fatih’in bir centilmenliği neticesinde ortaya çıkıyor

Dr. Öğr. Üyesi Filiz Barın Akman ise 4 bölümden oluşan eserin yazılma hikayesini şu sözlerle aktardı:

“Fatih İstanbul’u fethedince alınan esirler arasında Othman Lillo Ferducci of Ancona isimli Çanakkale’de ikamet eden Venedikli bir tüccarın kayınbiraderi de vardır. Tüccar, Sultan’a mektup göndererek akrabasının salıverilmesini rica eder. Fatih de herhangi bir fidye talep etmeden savaş esirini salıverir. Fatih’in bu centilmen hareketinden etkilenen İtalyan tüccar, Türk devletinin kurucusu olan Osman ismini bu yakınlığın göstergesi olarak ismine eklemiştir. Arkadaşı olan Rönesans şairi, 1426 İstanbul Pera doğumlu Gian Mario Filelfo’dan Fatih Sultan Mehmet ile ilgili, onun başarıları ve fetihlerini anlatan bir epik şiir yazmasını ister. Amacı Sultan’a teşekkür edip, ona olan teşekkürlerini ifade etmektir.”

Eserin Latince aslından Türkçe ve İngilizce çevirilerinin, detaylı edebi okumalar ve tarihsel bağlam açıklamaları eşliğinde okurların dikkatine sunulacağını kaydeden Filiz Barın Akman, birkaç ay içinde, kitabın raflardaki yerini almasını hedeflediklerini dile getirdi.

Kitap, “Emir: Fatih’in Beş Asırlık Epiği” başlığıyla Kopernik Yayınları tarafından yayınlanarak okurların beğenisine sunulacak.

ANKARA (AA) – Atölyelerde 6 kişilik yapılan etkinlikte, insansı gövde ve eklem yapısına sahip robotların çalışma prensipleri ve işlevleri ele alınıyor.

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Eğitim Merkezi ve Atölyeler Koordinatörü Ayhan Bozkurt, etkinlik öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜBİTAK tarafından kurulan bilim ve teknoloji atölyelerinde insansı robot etkinlikleri yapmaya başladıklarını söyledi.

Çocuklara robotların ne olduğunu anlatacaklarını belirten Bozkurt, şöyle devam etti:

“İki tane insansı robot üzerinden gözlem yapacaklar. Bizim sorularımız olacak. Onlara, ‘biz robot olsaydık bizi nasıl programlarlardı, hangi direktifleri vereceklerdi’ gibi sorularla insansı robotlara yönelik farkındalık oluşturmak istiyoruz. Amacımız, çocukların bilim ve teknolojiye olan meraklarını artırmak, onların o alanda çalışmalar yapmalarını sağlamak ve tetiklemektir. Onların gerçek anlamda bir robot görerek bu tarz çalışmalarla bilime ve teknolojiye yönelmelerini sağlamaktır.”

Daha önceki eğitimlerde, çocukların robotlara yönelik ilgilerinin fazla olduğunu gördüklerini aktaran Bozkurt, etkinliklerin devam edeceğini bildirdi.

“Yeni bilgiler öğreniyorum”

Etkinliğe katılan öğrencilerden Berrasu Elgin, “Burada kendimi şanslı hissediyorum. Çünkü, yeni bilgiler öğreniyorum. Robotları küçükken çizgi filmlerde görüyorduk. Hep ilgim vardı. Şu an bunu değerlendirdiğim için çok mutluyum.” diye konuştu.

Ömer Ali Ağaççanak ise, “Küçüklüğümden beri robotlarla ilgili filmler çekiliyordu. Hep izlerdik. Annem dersi görünce yazdırmış beni. Yeni bilgiler öğreniyoruz.” dedi.