Dağların aslanları 'dosta güven, düşmana korku' veriyor

Dünyanın en zorlu askeri eğitimleri arasında gösterilen Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında “Derin kar ve şiddetli soğuklarda muharebe harekatı”na katılan komandolar, başarılarıyla göz dolduruyor.

Yurt içi ve yurt dışında düzenledikleri operasyonlarla teröristlerin korkulu rüyası olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin en önemli unsurlarından komandolar, operasyonlar öncesinde zorlu bir eğitim sürecinden geçiyor.

Isparta’nın Eğirdir ilçesinde kurulu Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığı, dünyanın en zorlu askeri eğitimleri arasında gösterilen Komando İhtisas Kursu’na ev sahipliği yapıyor.

Gönüllülük esasına göre subay ve astsubayların başvuru yapabildiği ve yılda bir kez düzenlenen kursun aşamalarından olan “derin kar ve şiddetli soğuklarda muharebe harekatı” Toroslar’ın zirvelerinden Davraz Dağı’nın tamamen karlarla kaplı 2 bin rakımında gerçekleştirildi.

Yaklaşık, dört hafta süren güç, cesaret ve kararlılık gerektiren harekata katılan komandolar gösterdikleri başarıyla dosta güven, düşmana korku veriyor.

Dondurucu soğukta göz doldurdular

AA ekibinin de eşlik ettiği dondurucu soğuk ve sarp arazide gerçekleşen harekatta, komandolar, akşamları konaklamak için öncelikle iglular (sıkıştırılmış kardan yapılan evler) inşa etti. Komandolar ardından tamamen karlardan oluşan nöbet kuleleri, tilki oyuğu, ateş yakma yeri, kar mağarası gibi yaşam alanları yaptı.

Tamamen beyaz kıyafet ve silahlarındaki beyaz kamuflajla karda adeta görünmez hale gelen komandolar, “sızma harekatı” tatbikatını başarıyla gerçekleştirdi.

İglularda kalan, dondurucu soğukta sarp ve dağlık arazilerde teçhizatlarıyla bir metreyi bulan karda yürüyen komandolar, kurs boyunca öğrendikleri ileri kayakçılık, kar araçları kullanma, derin kar ve şiddetli soğukta çeşitli silahlarla atış, soğuk hava koşullarına göre oryantasyon ve muharebe planlanması, kurtarma ve kaçırma, esirgeme harekatı, derin karda kayaklı ve hedikli intikal, derin kar ve güç koşullarda hayatı idame ve barınma, kış dağcılığı, çığdan korunma ve sakınma, çığda arama kurtarma, ilk yardım ve sıhhi tahliye konularında eğitim aldı.

Eğitimlerde ustalıkla hareket eden, gösterdikleri başarıyla göz dolduran komandolar, “Dosta güven, düşmana korku” parolasıyla ülkenin güvenliğini tehdit eden terör unsurlarına karşı başarılı şekilde mücadele edeceklerini gözler önüne serdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KASTAMONU (AA) – Komandolar, 11 Ağustos’ta yaşanan sel felaketinde sular altında kalan camideki çamur tabakasının temizlenmesinin ardından camiyi deterjan ve sabunla yıkadı.

Cami imamı Mustafa Aslan, Türkiye’nin afette Bozkurt’un yanında olduğunu vurgulayarak, “Askerlerimize, polislerimize özellikle teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun, güç kuvvet versin. Bizleri hiçbir yerde, hiçbir zaman yalnız bırakmadılar.” diye konuştu.

Muhabir: Abdullah Tevge

ANKARA (AA) – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarında, biri sözde bölge sorumlusu 7 teröristin daha mağarada etkisiz hale getirildiğini, operasyonlar kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 53’e ulaştığını bildirdi.

Akar, beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarının hava harekatlarının yönetildiği Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’nda inceleme ve denetlemelerde bulundu.

Burada konuşan Akar, Türkiye’nin ve Türk milletinin hakkı, hukuku için mücadeleyi yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürdüklerini belirtti.

FETÖ, PKK/YPG, DEAŞ’a karşı mücadelenin sürdüğünün altını çizen Akar, Türkiye’nin müttefiklerine ve NATO’ya bazı konuları anlatmakta zorluk yaşandığını ifade etti.

Bütün bunlara rağmen yılmadan, usanmadan Türkiye için yapılması gereken ne varsa yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Akar, burada bir kahramanlık ve fedakarlığın söz konusu olduğunu söyledi.

“Arkadaşlarımız büyük fedakarlık gösteriyorlar”

Sadece terör örgütlerine değil, Türkiye’ye ve Türk milletine yönelik her türlü tehdide karşı mücadele içinde olduklarını dile getiren Akar, bunların yurt içinde, Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde devam ettiğini kaydetti.

Bakan Akar, aynı zamanda dost ve kardeş ülkeler Azerbaycan ve Libya’nın yanında olmaya gayret ettiklerini belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin moral, motivasyon ve fedakarlığının kendilerini duygulandırdığını ifade eden Akar, “Bu fedakarlık ve kahramanlıkla biz, her türlü eksikliğe, ifade edilmeyen ambargolara, kısıtlamalara rağmen bunların hepsinin üstesinden geldik, gelmeye devam edeceğiz. Niye? Çünkü savaşma azim ve kararlılığımız var. Tek kişi de kalsak sonuna kadar bayrağımızı, sancağımızı yüksekte tutmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.

Bakan Akar, 23 Nisan’da Pençe-Yıldırım ve Pençe-Şimşek operasyonlarının başlatıldığını hatırlatarak,”Bugüne kadar arkadaşlarımız büyük fedakarlık gösteriyorlar. Dağlar, yamaçlar, inmesi, binmesi çok zor. Helikopterler yere teker koyamıyorlar. Bugüne kadarki mücadelede yapılması gerekenin hepsi yapıldı.” diye konuştu.

“Arkadaşlarımız ustalıkla başardılar”

Hava hücum harekatlarında helikopterlerin 300-500 sorti yaptığına işaret eden Akar, “Maalesef dost bildiğimiz bazı ülkeler PKK’ya füzeler verdiler. Dolayısıyla bunların her biri bizim için büyük bir tehlike, büyük bir risk.” ifadelerini kullandı.

Bütün bunlara rağmen Hava Kuvvetlerinin kullandığı silahlarla örtü sağlayarak operasyonu kazasız, belasız yürüttüklerini belirten Akar, şunları kaydetti:

“Şu ana kadar toplam 46 terörist etkisiz hale getirildi. Bugün 7 terörist daha etkisiz hale getirildi. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 53’e ulaştı. Bir mağara vardı, o mağaranın girişi özel teknikler gerektiriyor. Özel Kuvvetlerimiz, komandolarımız o mağaranın altını üstüne getirdiler 7 teröristin ölüsüne ulaştılar. Bunlardan biri de bölge sorumlusu. Arkadaşlarımız herhangi bir kayıp olmadan bu işi ustalıkla başardılar. Onların da alınlarından öpüyorum, tebrik ediyorum.”

“Teröristlerde, uzaktan kumandalı Doçka var”

Operasyonlarda 7 şehidin bulunduğunu bildiren Akar, şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Bakan Akar, yaralıların Ankara’ya getirildiğini, en iyi şartlarda tedavi edilmeye çalışıldığını söyledi.

Operasyonda, tespit edilen hedeflerin tamamının karadan ve havadan vurulduğunu aktaran Akar, şunları ifade etti:

“Ele geçirilen malzemelere baktığımızda bunlara bu malzemeleri kimler verdi? Bunların hepsi düşünülmesi, tartışılması gereken konular. Şu ana kadar toplam 16 silah, 3 bin civarında mühimmat ele geçirildi. Özellikle bu mağaradan ele geçirilenler arasında uzaktan kumandalı 2 Doçka var. Oraya Hava Kuvvetleri gidip vurduğu zaman kendilerini bir şekilde emniyete alıyorlar. Zagros dediğimiz dürbünlü keskin nişancı silahları, Bixi, Kanas keskin nişancı tüfeği, RPG roketatar, M-16, Kalaşnikoflar var. Kalaşnikofların 3’ünde susturucu var. Bomba atarlar var. Çeşitli ve ileri teknoloji muhabere sistemleri var. İstenmediği kadar da bilgi, belge doküman bulundu. Orada arkadaşlar inceleme yapıyorlar. Balkaya/Keri Dağı sorumlusunun da orada olduğu söyleniyor.”

Türkiye’nin açık, şeffaf, uluslararası hukuka uygun şekilde operasyonlarını yürüttüğünün altını çizen Akar, “Karşı taraf terörist, her türlü alçaklığı, namertliği, namussuzluğu yapıyor. Şu ana kadar 200’e yakın el yapımı patlayıcı ve mayın arkadaşlarımız tarafından etkisiz hale getirildi.” dedi.

“PKK, Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamaz”

Akar, Türkiye’nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kürtlerle hiçbir sorununun olmadığını, bütün Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci sınıf vatandaşı olduğunu vurguladı.

Amacın, teröristle mücadele olduğunu dile getiren Akar, “PKK hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamaz. Zaten esasen onlarda bir kimlik sorunu var. PKK’nın içinde Ermeni de var, Avrupalı, Afrikalı da var, maalesef Türk de var. Dolayısıyla PKK bir terör örgütü, terörist.” şeklinde konuştu.

Yurt dışındaki bazı medya kuruluşlarının, Türk Silahlı Kuvvetlerini teröristlere karşı faaliyet yapıyor gibi değil, etnik ayrımcılık uyguluyor gibi göstermeye çalıştığına dikkati çeken Akar, Türkiye’nin tek hedefinin teröristler olduğunu bildirdi.

Akar, 84 milyon vatandaşı terör belasından kurtaracaklarının altını çizdi.

“Güvenlik ve refahımız için mücadele etmek zorundayız”

Bakan Akar, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bazı pilotların ihraç edildiğini hatırlatarak, “Ondan sonra gelenler gerçekten büyük fedakarlık örneği olarak kendilerine verilen görevi en iyi şekilde öğrenip, en iyi şekilde yapma azim ve gayreti içinde önemli katkılar sağladılar, sağlamaya devam ediyorlar.” dedi.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada var olmanın kolay olmadığını vurgulayan Akar, “Burada güvenlik ve refahımız için mücadele etmek zorundayız. Bazıları soruyorlar ‘Niye Suriye’ye girdik?’ Eğer biz Suriye’ye girmeseydik, operasyonları yapmamış olsaydık şu anda güneyimizdeki oluşum çok daha farklı, çok daha ağır bir şekilde bizim güvenliğimize karşı risk, tehdit ve tehlike oluşturacaktı. Bu önlendi.” diye konuştu.

Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunun altını çizen Akar, terörist oluşumların zamanında başının ezilmesi gerektiğini vurguladı.

“Soykırım kesinlikle olmamıştır”

1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına da değinen Akar, şunları kaydetti:

“Soykırım kesinlikle olmamıştır. Tarih, bunu açık ve net bir şekilde yazıyor. Siyasiler tarihçilik yapamaz. Tarihteki bilgi, belge, görgü, tespitlerin hepsi çok açık ve seçik şekilde 1915’te böyle bir şeyin söz konusu olmadığını gösteriyor. Amerikalıların yaptığı bu açıklama kendi tarihlerini, anlaşmalarını, sözleşmelerini, imzalarını inkar anlamına geliyor. Amerikalıların meşhur bir milli arşivleri var NARA diye, orada bir sürü rapor var konuyla ilgili. O raporlarda çok açık ve net şekilde Amerikalılar, İngilizler 1914-1915’te 1920’de verdikleri raporlarda diyorlar ki ‘Türkler ve Ermeniler 500 yıldır beraber yaşıyorlar, eğer biz karışmazsak, bu düzeni bozmazsak 500 yıl daha beraber yaşarlar.’ Rapor açık.”

Olaylar çarpıtarak tarihi değiştireceğini sananların yanıldığına vurgu yapan Akar, bunu “gaflet ve cehalet” olarak nitelendirdi.