Denizli'deki antik kent Tripolis'teki depremlerin izleri gün ışığına çıkartılıyor

DENİZLİ (AA) – Büyük Menderes Nehri kıyısındaki Yenicekent Mahallesi’nde yamaç üzerine kurulmuş antik kentte, 2012’de başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları, Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Duman başkanlığında sürdürülüyor.

Geçen 9 yıllık sürede birçok eser gün ışığıyla buluşturulurken, Antik Dönem’de meydana gelen depremlerin izleri de araştırılıyor.

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan antik kentte yıkıntılar arasında yapılan incelemelerde o yıllarda deprem nedeniyle hayatını kaybettiği düşünülen kemik iskelet parçalarına rastlandı.

Tripolis Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Bahadır Duman, AA muhabirine, kentte farklı bölgede yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Bu çalışmalar esnasında en dikkat çekici unsurlardan birinin, geçmişi milattan önce 5 bin 500’e dayanan kentteki yapıların defalarca depremlerle yıkılıp tekrar onarılması olduğunu ifade eden Duman, şöyle dedi:

“Depremlere rağmen tekrar burada yaşamın devam ettiğini gördük. Bir nevi Tripolisliler depremle yaşamayı öğrenmişler ve depremi tecrübe etmişler diyebilirim. Antik dönemde meydana gelen depremlerle ilgili tahribatı hem kamu yapılarında hem de halkın yaşadığı sivil mimariye ait konutlarda tespit ettik. Kazılar sırasında bazı evlerin odalarında hayvanlarla insanların beraberce depremde duvar altında kaldığını belirledik.”

Tripolis’te 4 büyük deprem tespit edildi

Tripolislilerin 1. derecedeki deprem bölgesinde yaşamayı öğrendiklerini, kazı yaptıkları her yapıda tespit ettiklerini vurgulayan Duman, şöyle devam etti:

“Depreme dayanıklı taşların tercih edildiğini görüyoruz. Birden fazla kata sahip kamu binalarında güçlendirici çeşitli materyallerin kullandığını belirledik. Tripolis konumu itibarıyla ılıman iklimi ve tarımsal olarak önemli bölgede yer aldığı için terk edilmemiş. Terk etmek yerine depremle mücadele etmeyi tercih etmişler. Yazıtlar ve kalıntılardan, kentin 4 defa büyük depreme maruz kalmış olduğunu düşünüyoruz. Milattan sonra 4. yüzyıla ait bir yazıtta, kentte meydana gelen depremde büyük kamu binalarının zarar gördüğü belirtiliyor.”

Duman, kentteki Ana Cadde’nin bitişiğinde yer alan ve “Kemerli Yapı” olarak isimlendirilen binadaki kazı çalışmaları esnasında da depremin izlerine rastladıklarını belirtti.

Depremde en az 11 kişi hayatını kaybetmiş

Depremlerin bölgede dramatik sonuçları olduğunu da aktaran Duman, “Deprem nedeniyle binanın yıkıntıları arasında 7-8 yaşlarında bir çocuk, biri 15-17, diğeri 18-19 yaşlarında iki genç, yetişkin bir kadın gibi çeşitli detaylara da sahip olabildiğimiz toplamda yedi kişinin hayatını kaybettiğini tespit etmiş bulunuyoruz. Farklı depremden etkilenen ve kentin konut alanı içerisinde yer alan bir evde gerçekleştirilen kazılarda yıkıntıların altında birisi kadın, ikisi erkek toplam dört bireyin yaşamını kaybettiği tespit edildi. Tripolis’te meydana gelen depremlerde, arkeolojik kazılar sayesinde öğrendiğimiz kadarıyla bilinen ya da tespit edilen kayıp sayısı en az 11.” değerlendirmesinde bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KARABÜK (AA) – MÖ 1. yüzyılda kurularak MS 8. yüzyıla kadar yerleşim amacıyla kullanıldığı tahmin edilen, ortaya çıkarılan mozaikler dolayısıyla “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan ve kazı çalışmalarıyla yeni bulgulara ulaşılan Karabük’teki Hadrianaupolis Antik Kenti turizme kazandırılacak.

Geç Helenistik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanıldığı tahmin edilen Eskipazar ilçesinin 3 kilometre batısındaki antik kentte kazı çalışmaları, Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş yönetiminde sürdürülüyor.

At, fil, panter ve geyik gibi birçok hayvanın tasvir edildiği mozaiklerle ünlenen antik kentteki kazı çalışmalarında, kaya mezarı içinde iskeletler, antik döneme ait para, kemik toka, unguentarium (gözyaşı şişesi), 2. yüzyıla ait mezar, 1800 yıllık adak levhası gibi eserlere de rastlandı.

Antik Çağ’da bir hac merkezi, sütun azizlerinden Stylos Alpius’un doğum yeri olan antik kentteki kazı çalışmalarında elde edilen ve kazı evinde incelenen bulgulardan taşınabilir olanlar çevre illerdeki müzelere götürülüyor, taşınmazlar ise olduğu yerde korunuyor.

Arkeolojik yüzey araştırmalarında iki hamam, iki kilise yapısı, bir savunma yapısı, kaya mezarları, tiyatro, bir kemerli ve kubbeli yapı, anıtsal kültik niş, sur, villa, diğer anıtsal binalar ile bazı kült alanları gibi 14 dağınık kamu ve diğer tür yapıların olduğu belirlenen antik kent, turizme kazandırılacak.

Karabük Valiliği, Hadrianaupolis Antik Kenti’nin ören yerine dönüştürülerek yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılması için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuruda bulundu.

“Kazılar devam ettiği sürece başka yapılar da gün yüzüne çıkacak”

Vali Fuat Gürel, AA muhabirine, kazı çalışmalarının devam ettiği Hadrianaupolis’in bölgenin en önemli antik kenti olduğunu söyledi.

Antik kentin tarihinin çok eski olduğunu ve o dönemlerde bir merkez olduğunu aktaran Gürel, “Paflagonya bölgesinde önemli bir Roma kenti olarak bilinen bir yer. Burada yapılan kazılarda mozaikler ön plana çıkmış. ‘Batı Karadeniz’in Zeugması’ olarak adlandıracak bir boyuta gelen bir antik kentimiz.” diye konuştu.

Gürel, kazıların artık dönem dönem değil, 12 ay boyunca sürdürdüğünü dile getirerek, “Şimdiye kadar kilise, hamam ve askeri yapılarla beraber ‘Roma villası’ diyebileceğimiz yapılar gün yüzüne çıkarıldı. Kazılar devam ettiği sürece başka yapılar da gün yüzüne çıkacak.” dedi.

Antik kentin turizme kazandırılması için çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Gürel sözlerini şöyle tamamladı:

“Örnek birkaç yapının üzerinin kapatılması ya da koruma altına alınması için çalışmalar yapılıyor. Bir kilisenin üstü kapalı, Roma hamamı ve villasının üstü kapatılacak. Karşılama merkezi yapılacak. Niyetimiz 2022’de Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle de burayı bir ören yeri haline getirip turizme kazandırmak. Bölgemizin en önemli turizm merkezi Safranbolu. Buraya gelen 1,5 milyona yakın bir misafir portföyümüz var. Bu misafirlerin bir kısmının Hadrianaupolis’e gelerek ziyaret etmesini arzu etmekteyiz.”

Muhabir: Ahmet Özler

MERSİN(AA) – Antik kentteki önemli yapıların kazı ve restorasyon projeleri, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2021 yatırım programına alındı ve bu kapsamda çalışmalar devam ediyor.

Adana Rövöle ve Anıtlar Müdürlüğü tarafından antik kentteki tiyatro, kutsal alan, tapınak ve Helenistik kule için hazırlanan kazı ile restorasyon projelerinin ihaleleri yapıldı ve çalışmalara başlandı.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Aydınoğlu başkanlığındaki ekip, antik kentte çalışmaları sürdürüyor.

Kazı başkanı Ümit Aydınoğlu, AA muhabirine, Uzuncaburç’un, Helenistik Dönem’de bölgenin başkenti ve dini merkezi olduğunu aktardı.

Burayla ilgili hazırladıkları 4 projenin yatırım programına alındığını dile getiren Aydınoğlu, yapıların korunması ve restorasyonu çalışmaları kapsamında tiyatro, kutsal alan, tapınak ve Helenistik kuledeki kazı ve restorasyon çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

“Birçok insan burayı görmek için gelecek”

Antik kentin görkemli bir yapısının olduğuna dikkati çeken Aydınoğlu, şöyle devam etti:

“Antik kentin tiyatro, kutsal alan, tapınak ve Helenistik kule bölümünde kazı, aynı anda da restorasyon çalışmaları devam ediyor. 50 kişilik ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın ilgisiyle burayı tekrar canlandırmayı düşünüyoruz. Burada gördüğünüz yapıların çoğu toprak altında kalmış. Halbuki çok iyi durumdalar. Geçmişimize sahip çıkmamız ve ülke turizmine kazandırmamız adına burayı koruyabilmek çok önemli. En önemlisi bu yapılar korunacak ve gelecek nesillere aktarılacak. Birçok insan burayı görmek için gelecek.”

Kazı ve restorasyon çalışmalarının ardından bölgede çevre düzenlemesi yapacaklarını kaydeden Aydınoğlu, “İnsanlar buraya geldikleri zaman tarihin içerisinde zaman geçirecekler, geçmişin nasıl olduğuna dair fikir sahibi olacaklar ve burada gün boyu zaman geçirme şansları olacak.” dedi.

MEÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı ise kentteki arkeolojik kazılarda daha da aktif olmak için çaba gösterdiklerini söyledi.

Uzuncaburç’ta önemli bir kazı çalışması yapıldığını ifade eden Çamsarı, “Yapılan çalışma sonrası burası ülkemizin en tanınmış bölgelerinden biri olacak. Bu bölgeye yıllık 60-70 bin civarı yerli turist geliyor. Yapılacak çalışmayla yabancı turistlerin gelmesiyle bu sayının daha da artacağına inanıyoruz.” diye konuştu.