Dereli, sel felaketinin izlerini devletin desteğiyle bir yılda sildi

GİRESUN (AA) – Giresun’da geçen yıl yaşanan selde büyük zarar gören Dereli ilçesi, afetin izlerini sildi.

İlçede 22 Ağustos 2020’de meydana gelen selin ardından alınan kararla yıkımı gerçekleştirilen iş yerleri ve konutların bulunduğu alanda uygulanmaya başlanan ve ticari üniteler, konutlar, kamu binaları, regülasyon ile gezinti alanlarından oluşan “Yeni Dereli Projesi’nde” son aşamaya gelindi.

Proje kapsamında afetzedeler için Sütlüce Mahallesi’nde inşa edilen 142 konut tamamlandı. İlçe merkezinde inşa edilen 82 dükkan ve 71 daire ise tamamlanmak üzere.

İlçeye bağlı köylerde evleri zarar gören vatandaşlar için de alt kısmı ahırlı köy evleri yapılıyor.

Selde dükkanlarının tamamı çamur ve rüsubatla kaplanan esnaf da yaralarını sardı.

Züccaciyeci İsmail Ak, AA muhabirine, o gün sel uyarısıyla dükkanını erken kapatarak evine gittiğini söyledi.

Sabah dükkanına geldiğinde şok edici manzarayla karşılaştığını anlatan Ak, “Her yer mahvolmuştu. Buranın bir yılda taşı, toprağı, hafriyatı kalkmaz dedik. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun, Bakanımız Süleyman Soylu geldi, diğer bakanlar geldi, bir haftada buranın rüsubatını kaldırdılar.” dedi.

Ak, el birliğiyle Dereli’nin yeniden ayağa kalktığını kaydederek, şöyle konuştu:

“Devletimiz bize geri almamak şartıyla hibe verdi, Allah razı olsun. Bize 3 yıl geri ödemesiz 100 bin lira kredi desteği de verdiler. Biz hibe parasıyla acil mallarımızı aldık, toparladık çok şükür. Bayağı bir zor oldu selin izlerini silmek ama devletimiz yanımızda oldu. Biz de çalıştık, toparladık. Devletin bizim yanımızda olduğu hissettik, en mutlusu bu. Devlet, vatandaşının yanında olursa devlettir. Bir yılda buranın rüsubatı kalkmaz derken Dereli bu hale geldi. Konutlar da yapıldı, çarşı merkezinde dükkanlar yapıldı. Diğer illerdeki sel felaketlerini de gördük, devletin orada olduğunu da gördük.”

Esnaf Mehmet Akif Güzelgülen de, bir yıl önce her yerin çamurla kaplı olduğunu belirterek, zor zamanlar geçirdiklerini dile getirdi.

Devletin kendilerine yardımcı olduğunu aktaran Güzelgülen, “Devletten Allah razı olsun, yardımcı oldular, hibe verdiler, çok hızlı sürede çarşıdaki çamur kalktı. Tekrardan toparlanmaya çalışıyoruz, bu yapılan binalar ve dükkanlar da bittiğinde tekrardan Dereli eski haline dönmüş olacak, biz de daha iyi hizmet vereceğiz.” diye konuştu.

Kuyumcu İbrahim Hamurcuoğlu da selin bu boyuta ulaşmasını hiç beklemediklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Bir baktık ki suyun boyu 3 metreyi bulmuş. O akşam herkes can derdindeydi, her yer silip süpürülmüş. Aynı örnek bugün Kastamonu ilinde de var, onlara da geçmiş olsun diyoruz. Burada biz bir yıl devletin de desteğiyle esnafın da sabrıyla mücadelesiyle toparlanma sürecine girdik. İlçe göç verdi, bizi biraz etkiledi. Şimdi yeni bir Dereli bekliyoruz. Yeni açılan bir dükkanın nasıl ki 5 yılda oturması düşünülüyorsa bu Dereli’nin de en az 5 yılda oturmasını düşünüyoruz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KASTAMONU(AA) – İzmir’de yaşayan 25 yaşındaki Efecan Çiçek, televizyondan Bozkurt’ta sel felaketi yaşandığını izledi.

Daha sonra yola çıkmaya karar veren Çiçek, otobüsle uzun bir yolculuk yaparak Bozkurt ilçesine ulaştı. İlçede tanıdığı bulunmayan Çiçek, otobüsten iner inmez vatandaşların yardımına koştu.

Burada ekiplere yardım etmeye başlayan Çiçek, Türkiye Diyanet Vakfı ekipleriyle ilçede yaraların sarılması için çalışmaya devam ediyor.

Efecan Çiçek, AA muhabirine, bir süre İstanbul’da çalıştıktan sonra İzmir’e döndüğünü, İzmir depremine tanık olduğunu ve bu durumun kendisini çok etkilediğini söyledi.

Afetlerde insanların nasıl yardıma ihtiyaçları olduğunu gördüğünü ifade eden Çiçek, Bozkurt’taki felaket görüntülerinden sonra elinden ne geliyorsa yardım etmek için ilçeye gelme kararı aldığını anlattı.

Çiçek, “İnsanlara yardım edebileceğimi düşündüm. Daha sonra otobüse bindim. Otobüsle ilk önce Kastamonu’ya, daha sonra Bozkurt’a geldim. Gönüllü olarak hizmetlerde bulunmaya başladım.” dedi.

“Bunları yaparken mutluluk duyuyorum”

Bozkurt’ta Türkiye Diyanet Vakfı ekipleriyle tanıştığını belirten Çiçek, şunları kaydetti:

“Şu anda yemek ve eşya dağıtıyorum, eşya ve su taşıyorum, köylere yardım götürüyoruz. İnsanlara elimizden geldiği kadar faydalı olmaya çalışıyoruz. Bunları yaparken mutluluk duyuyorum. Birbirimizle yardımlaşmamız gerekir. İyi ki gelmişim. Buraya gelirken hiç plan program yapmadım. Televizyonda gördüğüm bir haber sayesinde otobüse binip geldim. Burada işler bitene kadar rutin hayata dönülünceye kadar hizmette bulunmayı düşünüyorum.”

Türkiye Diyanet Vakfı görevlisi Gökhan Dinçel ise Efecan Çiçek’in gönüllülük usulüyle çalışmalara destek verdiğini söyledi.

Efecan’ın Bozkurt’ta bir süre camide yattığını belirten Dinçel, “Kardeşimizle tanıştığımızda, sırf insanlara yardım için buraya gelip, camide yatmasından çok etkilendik. Tamamen kendi imkanlarıyla buraya gelerek buradaki Bozkurt halkına yardım etmiş. Bundan çok mutlu olduk. Kendisi Türkiye Diyanet Vakfı’nın gönüllüsü oldu. Buradaki kardeşlerimize yardım etmeye devam ediyor. Biz de bu durumdan çok memnunuz.” diye konuştu.

GİRESUN(AA) – Giresun’da sahil kesiminde yağışlar sebebiyle fındığı kurutmakta zorlanan üreticiler, hava şartlarının daha uygun olduğu iç bölgedeki Şebinkarahisar ilçesine gidiyor.

Ağustos başında başlayan sezonda hava şartlarının genel olarak yağışlı ve bulutlu olması, üreticinin fındığını kurutmasını zorlaştırdı. Kentte bazı üreticiler çareyi fındıklarını sahilden yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta, Sivas sınırındaki Şebinkarahisar ilçesine taşımakla buldu.

Sahil kesiminden farklı olarak kuru, sıcaklık derecesi yüksek ve güneşli gün sayısının fazla olduğu Şebinkarahisar’a gelen üreticiler, ilçedeki boş alanlara serdikleri fındıklarını kurutmak için mesai harcıyor.

Geceyi araçlarında ve çadırlarda geçiren fındık üreticileri, ürünün başında 24 saat bekliyor.

Şebinkarahisar Belediye Başkanı Şahin Yılancı, AA muhabirine, önceki yıllara göre bu sene bölgeye gelen çiftçi sayısında çok ciddi artış olduğunu söyledi.

Sıcak ve kuru bir havaya sahip ilçede fındıkların birkaç gün içerisinde tam anlamıyla kuruduğunu ifade eden Yılancı, “Aynı toprağın çocuklarıyız. Allah bize bu güneşi vermiş. Biz de bu coğrafyada Giresunlu hemşerilerimizle güneşten yararlanıyoruz.” dedi.

Kentin yollarının adeta fındıklarla kaplandığına işaret eden Yılancı, “Şu anda Şebinkarahisar doğal fındık harmanı görünümünde. Boş alanlarımız ve yollarımız fındıklarla kaplı.” diye konuştu.

“İnşallah üç gün sonra kurutup sahile götüreceğiz”

Merkez Mesudiye köyünden gelerek ilçede fındık kurutan üreticilerden Alaaddin Yıldız, sahil kesiminde yaklaşık 20 gündür yağmurlu hava olduğunu belirterek, hasat zamanında dahi ıslandıklarını aktardı.

Mahsul kurumadığında çürüme riskinin olduğuna işaret eden Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada fındık üç günde kuruyor. Sahilde iyi hava yok, burası daha iyi. Köyüme 80 kilometre, çok uzak sayılmaz. Burada insanlar da iyi, alışveriş yapacağımız yerler yakın. 1,5 ton fındığım var, sahilde fındığın üstünü örtmek zorundayız, burada üstünü örtmüyoruz. Havası çok güzel.”

Keşap ilçesinin Küçükeriş köyünden gelen Hüda Akgün ise olumsuz hava koşullarından dolayı neredeyse çürüyecek olan fındığı Şebinkarahisar’a getirip kuruttuğunu kaydederek, “Arkadaşlarımızdan haber aldık ve buraya getirdik. Hava şartları burada iyi, serdik, inşallah üç gün sonra kurutup sahile götüreceğiz. ” diye konuştu.

Merkez Batlama köyünden gelen Mustafa Çelebi de 2 ton civarında fındığı Şebinkarahisar’da kurutmaya çalıştıklarını belirterek, bu yılki hava şartları nedeniyle ilçeye geldiklerini söyledi.

Çelebi, “Normalde kurutma işlemini sahil kesiminde yapıyorduk, ilk defa burayı tercih ettik. Hava şartları merkezden daha farklı, sıcaklık çok farklı.” ifadelerini kullandı.