Derviş Zaim'in 'Flaşbellek' filmine 27. Sedona Uluslararası Film Festivali'nden ödül

İSTANBUL (AA) – Film, Arizona eyaletinde düzenlenen 27. Sedona Uluslararası Film Festivali’nden “En İyi Uluslararası Film” ödülünü kazandı.

“Flaşbellek” filmi, 2020’de 42. Cinemed (Montpellier) Film Festivalinde “Genç Jüri Ödülü”ne hak kazanarak, 12-19 Temmuz’da Fransa’da CCAS (Social Activities of Energy) adlı kurumun organizasyonu ile salonlarda seyirci ile buluştu.

Flaşbellek, Suriye’den Türkiye’ye uzanan bir yolculuğun yarattığı dönüşüm hikayesini heyecan dolu bir serüven olarak anlatıyor.

Filmde, Arap sinemasının ünlü oyuncularından Salah Bakri ile Ali Süleyman yer alıyor. İkiliye Husam Chadat ve Sara El Debuch eşlik ediyorlar.

2022’de sinemada gösterilecek

Görüntü yönetmenliği’ni Andreas Sinanos’un, kurgusunu Aylin Zoi Tinel’in, müziğini Marios Takoushis’in yaptığı film, 2019’da Gaziantep ve Konya’da çekildi.

​​​​​​​Film, festival süreçlerini tamamladıktan sonra 2022’de sinema salonlarında izleyiciyle buluşacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İDLİB (AA) – Rejiminin saldırılardan kaçarak İdlib’in Türkiye sınırı hattındaki zorla yerinden edilenlerin sığındığı kamplarda yaşayan yüz binlerce sivil, bir bayrama daha iç savaş ortamında girdi.

2 yıl önce İdlib’in güney kırsalından göç etmek zorunda kalan Mustafa Emin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evinde akrabalarının arasında eski bayramları özlediğini söyledi. 37 yaşındaki Emin, “Göç etmeden önce her Kurban Bayramı’nda kurban keserdik. Şimdi ise dağın başındaki çadırda hisse et bekler olduk.” dedi

En son ramazan ayında bir hayırsever sayesinde et yediklerini anlatan Emin, her şeyini geride bıraktığını, işinin olmadığını ve durumunun kötü olduğunu ifade etti.

Esed rejiminin saldırılarıyla yerinden ettiği İmad Davut, şimdiki bayramların köydeki bayramlara benzemediğini, ailelerin dağıldığını söyledi. Ailelerin fertlerinin farklı farklı kamplara yerleştiğini belirten Davut, “Ne mutluluk ne de neşe kaldı. Hayırseverler kurban eti dağıttığında et yeriz çünkü kimsenin satın alacak parası yok. Her şey çok pahalı.” diye konuştu.

Davut, bayramın normal bir gün gibi geçtiğini, her evde hüzün ve acı olduğunu, herkesin rejim saldırılarında bir yakınını kaybettiği sözlerine ekledi.

Bir başka yerinden edilen Abdulkerim Said de en büyük isteğinin iki yıl önce saldırılar nedeniyle terk ettiği evine dönmek olduğunu söyledi. Said, “Daha önce kurban keserdik. Ölen yakınlarımızın mezarını ziyaret ederdik. Köyümüzü özledik. En kısa zamanda dönmek istiyoruz.” dedi

En son geçen yıl Kurban Bayramı’nda et yediğini söyleyen Said, imkansızlıklar nedeniyle kurban kesmediğini dile getirdi.

İdlib’deki durum

Türkiye, Rusya ve İran arasında 4-5 Mayıs 2017’de gerçekleşen Astana toplantısında, İdlib ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam’daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 “gerginliği azaltma bölgesi” oluşturuldu. Ancak rejim ve İran destekli teröristler, Rusya’nın hava desteğiyle 4 bölgeden 3’ünü ele geçirip İdlib’e yöneldi. Türkiye, Eylül 2018’de Rusya ile ateşkesi güçlendirmek için Soçi’de ek mutabakata vardı.

Rusya ve rejim güçleri, Mayıs 2019’da tüm bölgeyi ele geçirmek için operasyonlara başladı ve İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi’ndeki birçok yerleşimi ele geçirdi. Son olarak 5 Mart 2020’de Rusya’nın başkenti Moskova’da, Türkiye ve Rusya arasında yeni bir mutabakat sağlandı.

Rejim güçlerinin zaman zaman ihlal ettiği ateşkes büyük ölçüde korunuyor. 2017-2020 döneminde yaklaşık 2 milyon sivil, Rusya ve rejim güçlerinin saldırılarında Türkiye sınırına yakın bölgelere göç etmek zorunda kaldı.

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç, konuya ilişkin sorulan soruya verdiği yazılı yanıtta, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG güdümündeki sözde ‘Suriye Demokratik Konseyi’ mensupları ile görüşmesini kınıyoruz.” ifadesini kullandı.

Bilgiç, Fransa’nın Türkiye’nin tüm çağrılarına rağmen bölücü gündeme sahip bu eli kanlı terör örgütü ve uzantılarıyla sürdürmekte olduğu ilişkinin, Türkiye’nin milli güvenliği, Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması ve bölgede istikrarın sağlanması çabalarına zarar verdiğini vurguladı.

Söz konusu yapının son dönemde, örgüte katılmayı reddeden gençlerin barışçı gösterilerini kanlı şekilde bastırması, Afrin Hastanesi gibi sivil hedefleri bombalaması, çocuklar dahil Suriyeli sivillere saldırması, tutukluları işkenceyle öldürmesi gerçeklerini de Fransız ve uluslararası kamuoyuna hatırlattıklarını aktaran Bilgiç, “Türkiye’nin bu terör örgütü ve uzantılarıyla mücadelesini her yerde kararlılıkla sürdüreceğini bir kez daha tekrarlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.