Dijital Dönüşüm Ofisi, 2025 yılında 50 bin yapay zeka uzmanı istihdamını hedefliyor

İSTANBUL (AA) – Koç, AA muhabirinin Türkiye’nin dijital dönüşümü ve Ulusal Yapay Zeka Stratejisi’ne ilişkin sorularını yanıtladı.

Ali Taha Koç, dijital dönüşümün, dijital teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesi yoluyla ekonomik ve sosyal refahın arttırılmasına yönelik insan, iş süreçleri ve teknoloji unsurlarında gerçekleştirilen bütüncül dönüşümü hedeflediğini kaydetti.

Dijital Dönüşüm Ofisi olarak görevlerinin, yenilikçi teknolojilerin Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşmasını sağlamak olduğunu aktaran Koç, “Günümüzdeki en önemli yenilikçi teknoloji, yapay zeka. Dünyadaki en değerli 10 şirkete baktığımız zaman, hepsinin yenilikçi teknolojileri kullandığını ve yapay zekayı yoğun biçimde kullandığını görüyoruz. Bizim için Ulusal Yapay Zeka Strateji Belgesi’ni yazmak bir varoluş sebebi.” diye konuştu.

Stratejiyi üç odakta belirlediklerini ifade eden Koç, şunları söyledi:

“Birinci odağımız beceri, ikinci odağımız altyapı, üçüncü odağımız teknik veri. Şu an bir yapay zeka ile ilgili bir ortam hazırlamak istiyorsanız bu üç şeye ihtiyacınız var. Yapay zeka algoritmalarını yazabilecek iş gücüne ihtiyacınız var. Problemi çözmek için veriye ihtiyacınız var ve tabii bunları harmanlayabilecek bir işlem gücüne sahip olmanız gerekiyor. Türkiye’de bunu geliştirmek için neler yapabiliriz diye düşündük ve altı öncelik içinde 119 tane tedbir belirledik. Yapay zeka uzmanı sayısını artıracağız. Üniversitelerimizde lisans, lisans üstü programların sayısını artıracağız. 2025 yılı için 50 bin istihdam hedefi koyduk, 10 bin de lisans üstü mezunu yetiştireceğiz. Yapay zeka girişimlerinin, gayrisafi milli hasıla içindeki payının yüzde 5 seviyelerine ulaşmasını amaçlıyoruz.”

“Türkiye AçıkVeri Platformu start-up girişimlerinin kullanımına sunulacak”

Dünyanın en iyi yüz tanıma algoritmasını yapan şirketin, dünyanın en yüksek nüfusuna sahip ülkenin şirketi olduğunu hatırlatan Ali Taha Koç, “Bu şirket ülkesindeki bütün nüfusun görüntü kayıtlarını aldı. Kaliteli veri olmadan algoritma geliştirmeniz imkansız. Bizler de veri alanları oluşturacağız. Kamu verisini, mahremiyetini ayıklayarak, start-up girişimlerimize açacağız ve algoritma üretmelerini sağlayacağız. Türkiye AçıkVeri Platformu’nu vatandaşlarımızın ve start-up girişimlerinin kullanımına sunacağız. Genç nüfusumuzun dijital teknolojilere ilgisi çok fazla. Bizim için en büyük fırsat budur.” ifadelerini kullandı.

Koç, teknolojik altyapıya ulaşmanın bazen çok pahalı olabildiğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu tip algoritmaların çalışabilmesi için çok yüksek işlem kapasitesine ihtiyacınız var. Kamu olarak bir işlemci ekosistemi oluşturacağız. Start-uplara bir işlemci ekosistemi sunacağız. Bu üç odağı geliştirerek yapay zeka alanında yeni unicornlar ve turcornlar çıkartacağız. Bizim dijital dönüşümü sağlayabilmemiz için yenilikçi teknolojileri kullanmamız lazım. Biz 10 sene sonra yapay zeka farkındalığını sağlayamazsak dijital dönüşümü sağlayamayacağız. Bu bir zorunluk tıpkı okuma yazma öğrenmek gibi bir sorumluluk.”

“Her bakanlık kendi stratejisini yayınlayacak”

Bu konuda kurumlara çok iş düştüğünü, her kurumun kendi spesifik eylem planlarını oluşturması gerektiğini vurgulayan Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Koç, “Savunma Sanayi Eylem Planı, Tarımda Yapay Zeka Eylem Planı gibi… Her bakanlığımızın üst stratejik metne uyarak kendi stratejik eylem planlarını yapmalarını istiyoruz. Bunun için Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurduğumuz bir yürütme kurulumuz var. Her bakanlıktan temsilciler bu toplantılara katılıp kendi stratejilerini anlatacaklar ve yayınlayacaklar.” bilgilerini verdi.

Dünya genelinde yapay zeka alanının çok dinamik olduğunu bildiren Koç, “Önce genel bir yapay stratejisi çıkar, sonra ekonomi, turizm, tarım, sağlık gibi spesifik alanlarda ek yapay zeka stratejileri çıkar. Bizim oluşturmuş olduğumuz dönüşüm ekipleri farklı bakanlıkları gezerek verileri toplayacak, eksikleri görecek, fırsatları belirleyecek. Her bakanlıkta proje ekipleri kurup çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Türkiye’de 200 yapay zeka start-up girişimi var. Yapay zeka girişimleri Amerika’da 20 bin, Çin’de 15-16 bin seviyelerinde. Çok hızlı yol almamız gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Ürün Yönetimi ve Pazarlama Birim Müdürü Tolga Bizel, robot kullanımının hızla yaygınlaştığını ve fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini belirterek, "Rutin işleri yapan geleneksel robotlar değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayamıyor. Yapay zekayla desteklenmiş robotlarımız ise başından sonuna kadar sisteme müdahale edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Mitsubishi Electric açıklamasına göre, Şirket, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi tarafından düzenlenen Elektrik Elektronik Mühendisliğinde Güncel Gelişmeler Sempozyumu’na (EEMGG'21) ana sponsor oldu.

Açıklamada, çevrim içi olarak düzenlenen sempozyumdaki konuşmasına yer verilen Bizel, Fabrikaların Dijital Dönüşümü ve İş Birlikçi Robotlar konulu sunumuyla markanın ileri teknolojiye sahip yeni nesil robotlarıyla üretimin dijitalleşmesine yaptığı katkıyı aktardı.

Robot kullanımının hızla yaygınlaştığını ve fabrikalarda yapılan işlerin değiştiğini belirten Bizel, "Rutin işleri yapan geleneksel robotlar değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayamıyor. Yapay zekayla desteklenmiş robotlarımız ise başından sonuna kadar sisteme müdahale edebiliyor." ifadelerini kullandı.

Robotların, tasarımcıya daha efektif tasarım konusunda fikir bile verebildiğini dile getiren Bizel, "Üç boyutlu kamerasıyla ürünleri görüyor, yapay zeka uygulamalarıyla ürünü en iyi hangi kısımdan tutabileceğine karar veriyor ve başarı oranına da karar verip bir sonraki çalışmada tutacağı farklı ürünler için yorumlar geliştirebiliyor. Böylece, geometrisi ve şekli farklı ürünü tutmak için daha önceki deneyimlerinden yararlanıyor ve uzun ayar zamanlamasına gerek kalmadan kendi kendine çalışmaya başlıyor." bilgilerini paylaştı.

Tolga Bizel, robotların üretimdeki rolünün hızla artacağı yönündeki gelecek vizyonundan hareketle Mitsubishi Electric olarak kendilerinin de ileri robot teknolojileri alanında yeni nesil ürün ve çözümler geliştirdiklerini belirterek, gelecekte sabit duran robotlar yerine fabrika içinde hareket eden, kamerayla çevreyi gören, ürünü en iyi kapasiteyle tutabilen, insanla iş birliği yapan ve en önemlisi çalışana çarpmayacak robotlarla çalışmanın yaygınlaşacağını öngördüklerini bildirdi.

– "Gerektiği zaman robotların yeni bir hızla çalışma sistemine geçmesi mümkün oluyor"

Yapay zeka algoritmasının robotlara insanla iletişime geçecek ve insanla beraber ortak çalışabilecek bir yapı kazandırdığına değinen Tolga Bizel, MAISART teknolojisiyle bu yapıyı nasıl oluşturduklarına ilişkin ise şunları kaydetti:

"İnsan ve robotların iş birliğiyle çalışacağı yaklaşımımızdan hareketle hem robotların hem de çalışma ortamının yapay zekayla desteklendiği bütüncül bir sistem sunuyoruz. 100 yıllık tecrübemizle, şirketlerin yapay zekadan maksimum fayda elde etmelerini sağlamak amacıyla tescilli AI markamız MAISART teknolojisini kullanıyoruz. 'Mitsubishi Electric's AI creates the State-of-the-ART in technology' (Mitsubishi Electric'in AI'sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması olan MAISART teknolojisiyle desteklediğimiz robotlarımız, tutma başarılarından hem ürünü tasarlayan mühendise hem de ürünü kendisinin tutabileceği tutucuları yapan mühendise yorumlarda bulunabiliyor.

Bu teknolojimizle ayar sürelerinde yüzde 80’e kadar tasarruf yapmak ve tanıma oranlarını da yüzde 30’a kadar artırmak mümkün oluyor. Makine öğrenmesi algoritmasını kullanan bu teknoloji, sensör verilerini analiz ettikten sonra farklı operasyonel durumlar arasında üretim makinesi geçişine ilişkin bir model de oluşturuyor. Veriler, anlık analiz edildiği için gerektiği zaman robotların yeni bir hızla çalışma sistemine geçmesi mümkün oluyor."

İSTANBUL (AA) – Küresel teknoloji markası HONOR, Magic3 Serisi'ni Çin'de piyasaya sürdü.

HONOR'dan yapılan açıklamaya göre, Magic3 Serisi ile HONOR'un pazar payı Çin'de şirket tarihindeki neredeyse en yüksek seviye olan yüzde 16,2'ye çıktı ve daha önce görülmemiş bir başarı elde edildi.

Mobil fotoğrafçılık ve videografi deneyimini zenginleştiren Magic3 Serisi'ndeki HONOR Image Engine platformu ve yenilikçi Ultra Fusion Dört Kameralı Fotoğrafçılık özelliği, akıllı telefon fotoğrafçılığı ve videografisinde kullanıcıların teknolojinin gücünü kullanarak duygularını, düşüncelerini, tutum ve hislerini ifade etmelerini sağlıyor.

Füzyon hesaplamalı fotoğrafçılık, akıllı telefon görüntüleme sistemleri için büyüyen bir trend haline geldi. Görüntüleme donanımının geliştirilmesi için gerekli alan, geleneksel akıllı telefonların küçük boyutlarıyla kısıtlanıyordu. Füzyon hesaplama teknolojisi, tek kameralı çok çerçeveli füzyondan tek odaklı çok kameralı çok çerçeveli füzyona kadar ilerleme kaydetse de çoklu kamera ve yazılım algoritması arasındaki füzyonun gücü tam olarak gerçekleştirilemedi. HONOR'un Ultra Fusion Dörtlü Kamera Fotoğrafçılık özelliği, bu sorunu çözmek amacıyla yola çıktı.

– Yapay zeka destekli füzyon

Tek seferlik yakınlaştırmada ve geniş açılı odak aralığında, HONOR'un Ultra Fusion Dörtlü Kamera Fotoğrafçılık özelliği, renkli ana kamera ile monokrom kameranın bir birleşimini sunuyor. Telefoto odak aralığında ise renkli ana kamera ve telefoto kamerayı akıllıca kullanarak tüm senaryolarda HD çekim deneyimi yaratıyor.

Akıllı telefonların giderek hafiflemesiyle sensör boyutu ve telefonun kalınlığı dengesini kurmak zorlaşıyor ve kamera sensörünün boyutu, son görüntülerin netliğini de etkiliyor. HONOR Magic3 Serisi, sensör boyutunu büyütmeden daha iyi görüntü kalitesi sağlamak için gelişmiş pozlama ve canlı renkler sağlayan renk sensörü ve daha iyi doku sağlayan yüksek çözünürlüklü monokrom sensör ile bir füzyon çözümü sunuyor.

İki sensör tarafından üretilen iki fotoğrafı hizalama sorununun üstesinden gelmek için bir yapay zeka destekli akıllı füzyon çözümü getiren seri, çift lensli paralaksı düzeltirken, piksel seviyelerinin hizalanmasını sağlıyor. HONOR'un yapay zeka destekli akıllı füzyon teknolojisi yüzde 18 görüntü netliği ve yüzde 13 ışık alımını arttırarak canlı ayrıntılara sahip "çarpıcı" görseller sunarak kullanıcıların fotoğrafçılığın keyfini çıkarmasını hedefliyor.

Akıllı telefonlarda standart bir özellik haline gelen ultra geniş açılı lens kullanıldığında yakalanan piksel sayısı azalıyor ve bu, görseldeki ayrıntı düzeyini etkiliyor. Genel görüntü kalitesini iyileştiren HONOR Magic3 ve HONOR Magic3 Pro, 13MP ultra geniş açılı lensle donatılırken, Magic3 Pro+, HONOR'un en yüksek çözünürlüklü 64MP ultra geniş açılı lensine sahip.

HONOR Magic3 Serisi'nin ana kamerası ise geniş açılı çekimlerde resim kalitesini artırmak için ultra geniş açılı lensle çalışıyor. Füzyon algoritması ana kamera tarafından elde edilen bilgilerle orta kısmın ayrıntılarını dolduruyor, resmin merkezinin netliğini yüzde 80'e kadar artırıyor ve ultra geniş açılı lens tarafından yakalanan resim kalitesini iyileştiriyor. HONOR Magic3 Serisi, füzyondan sonra görüntünün merkezi ve kenarları arasındaki tutarsızlıkları önlemede yapay zeka destekli füzyonundan sonra bile doğal ve net fotoğraflar sağlamak için Akıllı Bölge Düzeltme özelliğini kullanıyor.

– Daha net çekimler için kameralar birleşiyor

Portre çekerken kısa ila orta odak uzaklığı kullanarak görüntü yakalamak yaygın bir uygulama ancak birçok akıllı telefon, sabit odak uzaklığına sahip bir lensle geliyor. Kısa ve orta odak uzaklığında çekim yaparken, sürekli görüntü yakınlaştırması gerekiyor. Bu da fotoğraf makinesinin görüntü kalitesini olumsuz etkiliyor. HONOR Magic3 Pro ve HONOR Magic3 Pro+, ana renkli kamera ile telefoto kameranın bir birleşimini sunarak 54 mm ila 94 mm arasında bir odak uzaklığını kapsayabilen telefoto lens tarafından çekilen görüntülerin netliğini optimize ediyor.

64MP periskop telefoto kamera ile gelen HONOR Magic3 Pro ve HONOR Magic3 Pro+, hem Optik Görüntü Sabitlemeyi (OIS) hem de Elektronik Görüntü Sabitlemeyi (EIS) destekliyor. Ana kamera ve telefoto kamera birleşimiyle birlikte seri, kullanıcıların uzak mesafeden bile net manzara ve insanları çekip yakalamalarını sağlıyor.

HONOR Magic3 Serisi'nin çoklu kamera füzyon algoritması, HONOR Image Engine platformuna dayalı olarak tasarlandı. Gelişmiş görüntüleme algoritmaları ve RGB, gri tonlamalı, spektrum ve derinlik genelinde bir optimizasyon sayesinde sistem, çarpıcı ve yüksek kaliteli görüntüler sunmak için görüntüleme sürecini yeniden yapılandırabiliyor, verimliliği optimize edebiliyor ve farklı platformlarda uçtan uca görüntüleme yeteneklerini entegre edebiliyor.

Bu devrim niteliğindeki platforma dayanan yenilikçi Ultra Fusion Dört Kameralı Fotoğrafçılık özelliği, endüstri lideri bir fotoğrafçılık ve videografi deneyimi sunmak için akıllı telefondaki dört kamerayı entegre eden yeni bir çözüm olarak öne çıkıyor.