Dijital Dünya Çalıştayı

İSTANBUL (AA) – Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, "Günümüzde teknoloji ile birlikte veri güvenliği de çok önemli. Özellikle verilerin gizliliği, bütünlüğü ve erişilebilir olup olmaması çok önemli. İnsanı, o insanın değerleri ile verileri ile birlikte düşünmek gerek." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın desteğiyle Anadolu Yayıncılar Derneğince düzenlenen Dijital Dünya Çalıştayı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirildi.

Etkinlik kapsamında düzenlenen "Global bilgi ağları – Veri Güvenliği ve iletişim" panelinde sektör temsilcileri, KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir moderatörlüğünde veri güvenliğini ve yerlilik konusunu ele aldı.

Prof. Dr. Faruk Bilir, günümüzde teknolojinin sunduğu imkan ve fırsatların göz ardı edilemeyeceğine işaret ederek, ancak teknolojinin insan odaklı, mahremiyet odaklı düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dijital dünyada insanın verilerini korumanın önemine dikkati çeken Bilir, şunları kaydetti:

"Günümüzde teknoloji ile birlikte veri güvenliği de çok önemli. Özellikle verilerin gizliliği, bütünlüğü ve erişilebilir olup olmaması çok önemli. İnsanı, o insanın değerleri ile verileri ile birlikte düşünmek gerek. Türkiye'nin başlattığı ve başarıyla yürüttüğü Milli Teknoloji Hamlesi'nde de veri güvenliğine, siber güvenliğe daha fazla önem vermemiz gerek.

Veri güvenliğinde iki evre çok önemli, birincisi ihlal meydana gelmeden önceki evre, ikincisi de ihlal meydana geldikten sonraki evre. Birinci evrede alınabilecek idari ve teknik tedbirler aslında ikinci evreyi hiç yaşatmayabilir. Kurum olarak Türkiye'nin verisi Türkiye'de kalmalı idealini benimsiyoruz."

Bilir, sorulan bir soru üzerine, eczaneler, diş hekimleri, tıp merkezleri, psikologlar, özel muayenehaneler, yaşlı bakım evleri, laboratuvarlar ve diyetisyenler gibi ana faaliyeti özel nitelikli kişisel veri işleyen işletmelerin Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi'ne (VERBİS) kayıt süresi 31 Mart’ta dolduğunu anımsatarak, "Bu süreyi üç defa uzattık, son sürenin yeniden uzatılmasına ilişkin talepler geliyor, konuyu önümüzdeki hafta Kurul'da değerlendireceğiz. Bizim için pandemi süreci belirleyici bir süreç." değerlendirmesinde bulundu.

– "5G ile birlikte yeni bir çağ açılacak"

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkan Yardımcısı Gazali Çiçek, 5G ile birlikte yeni bir çağın açılacağını dile getirerek, teknolojinin artık her tarafı sardığını ve vazgeçilmezler arasına girdiğini anlattı.

Çiçek, yazılım konusunda Türkiye'de çok iddialı firmalar bulunduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Yaay, BİP, Dedi gibi yerli uygulamalarımızın olması çok önemli, vatandaşlarımız ölçeğinde yerli uygulama kullanımı farkındalığını oluşturmamız gerek. 5G özelinde bir çok sektör teknolojik gelişmelerden etkilenecek ve bu gelişmelerden payını alacak. Dolayısıyla her sektörde yerli ve milli üretimi arar olmamız gerek. Üçüncü dünya ülkeleri ölçeğinde bir ülke olmamak için, dünyadaki ilk 10 ülke arasında yer almak için yüksek teknolojili üretimde başarılı olmak zorundayız. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte en önemli konulardan biri veri. Veri ortaya çıktığı zaman, bu verinin analiz edilmesi ve kullanılması ortaya çıkıyor."

Veriye hakim olmak için ülke çapında bir bakış açısı ve stratejinin olması gerektiğine dikkati çeken Çiçek, verilerin kıymetinin bilinmesi gerektiğini aksi halde pazar olmaktan kurtulmanın zor olduğunu aktardı.

Çiçek, bundan sonra veri konusunun konuşulacak en önemli konulardan biri olduğuna dikkati çekerek, devamında da veri güvenliğinin sağlanması olduğunu söyledi.

– "Türkiye'de üretilen verilere sahip çıkmamız gerek"

Türkiye'de üretilen verilere sahip çıkılması gerektiğini bildiren Çiçek, 5G ile birlikte açığa çıkacak verilerin kontrol edilmesinin ve güvenliğinin sağlanmasının daha da önemli hale geleceğini vurguladı.

Çiçek, dünyadaki ve Türkiye'deki kullanım sayılarına ilişkin bilgi vererek "Dünyada çok dengeli bir internet kullanım oranından bahsedemeyiz. Gelişmişlik düzeyini ölçmek için internet kullanımlarına bakabiliriz. Yerli ürünlerimizi ülkemizde sabırla kullanmamız gerektiğinin özellikle altını çiziyorum. Ne kadar çok firmamız olsa da bu işin bir yönü tüketiciye bakıyor. Global firmalar bizi çok önce ikna etti ve onlara alıştık, yerli firmalarımız bu alışkanlıkları değiştirmeye çalışıyor, sabırla bu uygulamaları kullanmamız gerek." yorumunu yaptı.

-" Yaay'da kullanıcı sayımız 2 milyona yakın"

Türk Telekom İş Geliştirme ve Yeni Girişimler Direktörü Muhammed Özhan, yerli sosyal medya platformu Yaay hakkında bilgi vererek, şu an 2 milyona yakın kullanıcı olduğunu söyledi.

Dünyada ve Türkiye'deki sosyal medya kullanımı hakkında değerlendirmelerde bulunan Özhan, dünyada her 2 kişiden birinin sosyal medya hesabı bulunduğunu, yapılan araştırmaya göre kişilerin birinci yanıt olarak gelişmelerden ve haberlerden öncelikli haber almak cevabını verdiğini anlattı.

Özhan, kişilerin bilgiye en hızlı sosyal medya üzerinden ulaşacağını düşündüğünü belirterek, şunları söyledi:

"İnsanlar artık sosyal medyayı en hızlı bilgiye ulaşmak için ikinci olarak da eğlenceli içerikler için kullandığını söylüyor. En büyük pay bu iki sebebi içeriyor. Bu, ciddi avantajları da riskleri de barındıran bir durum, burada doğru bilginin paylaşımı önemli. Ortaya çıkacak sağlıklı olmayan bilgi, kitlelerin yanlış bilgilendirilmesine neden olabilir.

Bu, bizim ciddi bir sorumluluğumuz. Biz insanların belli bir özgürlük alanının içinde hareket etmelerini ve bu özgürlüğün limitsiz olmadığının bilmesini istiyoruz, uygulamamızda rafine ve sağlıklı bir ortam sağlıyoruz."

Konuşmasında veri güvenliğinin öneminin altını çizen Özhan, verileri Türkiye'de tuttuklarını dile getirdi.

Özhan, "Tamamen Türkiye'deki imkanlarla, kendi veri merkezlerimizde bütün kullanıcılarımızın verilerini tutuyoruz hatta geliştirdiğimiz kodlar ve yazılım tarafında geliştirdiğimiz şeyler de tamamen yerli imkanlarla yapılıyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz kullanıcı sayımızı hızlı şekilde artırmak. Yurt dışında da bu ürünü kullanacak şekilde konumlandırma hedefindeyiz." dedi.

– "BİP olarak kullanıcıların verisi ile ne yapıyorsak söyleyip, onlardan izin alarak yapmamız gerektiği inancımızı hiç değiştirmedik"

Turkcell BiP İletişim Teknolojileri ve Dijital Servisler Genel Müdürü Burak Akıncı, iletişim uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Mesajlaşmanın kişilerin hayatındaki önemine ve zaman içindeki gelişimine dikkati çeken Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"OTT mesajlaşma uygulamalarının giderek hayatımızdaki yeri fazlalaştı. Mesajlaşma olarak başlamıştı, giderek iletişim uygulaması haline geldi. Sosyal medyanın büyümesi gibi, iletişim uygulamaları da başta hiç hayal edilemeyecek kullanım alanları bulduğu için, üzerlerinde oluşan veri miktarı da şu an hayal edilemeyecek boyuta geldi ve hayatımızda özel olarak eğilmemiz gereken bir başlık oldu.

Veri gizliliği ve korunması kısmına baktığımızda, şeffaflık bizim için önemli, ne yapıyorsak müşteriden izin alarak yapıyoruz. BİP olarak en çok kullanıcıdan çok fazla izin istediğimiz için eleştirildik, bunun için de şaşırdık, bizce doğrusu oydu. Kullanıcıların verisi ile ne yapıyorsak, nedeni ile birlikte söyleyip, onlardan izin alarak yapmamız gerektiği inancımızı hiç değiştirmedik. Hala 8'e yakın izin alıyoruz ve böyle yapmak gerekir."

Akıncı, toplanan verilerin nasıl saklanacağı ve hangi güvenlik önlemleri ile saklandığının çok önemli olduğunu dile getirerek, verinin hem Türkiye'de olmasının hem de iyi korunmasının önemine dikkati çekti.

2013 yılından beri BİP'e yatırım yaptıklarını anlatan Akıncı, şu an 30 milyondan fazla aylık aktif kullanıcılarının bulunduğunu, yılmadan yatırım yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Akıncı, "Ocakta kişisel verilerin paylaşılması ve ticari olarak kullanılması ile ilgili dalga olduğu zaman, Türkiye'den on milyonlarca yeni kullanıcı aldık ama daha çok global kullanıcı da aldık. Malezya kullanıcı sayısı şu an bizim üçüncü pazarımız, Endonezya ikinci pazarımız oldu. Yaay gibi Dedi gibi başka yatırımlarımız da geldikçe, birbirimizle rekabet ederek daha iyi servisler geliştireceğimize, bölgeselden başlayarak globale gidebilecek servisler yaratabileceğiz." ifadelerini kullandı.

– "Çocukların elinden cihazı almaktansa, bunu nasıl kullanacağına dair bilgilendirmeliyiz"

Dedi İletişim, Bilgi Teknolojileri ve İnternet Güvenliği Derneği (BTİDER) Başkanı Ömer Faruk Sorgun, Dedi'nin, Türkiye'nin Yerli ve Milli Teknoloji Hamlesi'ne katkıda bulunmak amacıyla sundukları ticari olmayan bir ürün olduğu bilgisini paylaştı.

Sorgun, Dedi'de hiç bir verinin işlenmediğinin ve tutulmadığının altını çizerek, şu bilgileri verdi:

"Yaklaşık 1 milyona yakın kullanıcımız var, süreci geliştirmeye devam ediyoruz. Bu bizim aynı zamanda sosyal sorumluluk projemiz oldu, bunu yapabileceğimizi göstermek bizim için önemliydi. İnanarak başladık, bu şekilde de çalışmaya devam ettik. İnternet yok sayacağımız bir şey değil, çocukların elinden bunu almak da yapabileceğimiz bir şey değil, ama çocuklarımızı nasıl koruruz, süreci nasıl rehabilite ederiz bunları düşünmek gerek.

Amatör başladığımız bir işi profesyonelce devam ettirmeye çalışıyoruz, gençleri sürece dahil etmek önemli. Türkiye olarak toplam 60 milyon sosyal medya hesabımız var, yaklaşık 8 milyon twit atılan bir ülkede yaşıyoruz. İnternetten kopmak diye bir şey şu an için görünmüyor, o zaman bu süreçlerde iyileştirmeyi nasıl yaparız, teknolojileri nasıl yerlileştiririz bunlara bakmak gerek."

Verilerin Türkiye'de kalmasının öneminin altını çizen Sorgun, genç nüfustan dolayı önümüzdeki dönemde Türkiye'nin teknolojiyi en iyi kullanan ülkelerden biri olacağını dile getirdi.

Sorgun, "Çocukların elinden cihazı almaktansa, bunu nasıl kullanacağına dair bilgilendirmeliyiz." dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Boğaziçi Üniversitesi ortaklığıyla çevrim içi düzenlenen "Sürdürülebilir Şehirler İş Birliği Çalıştayı" başladı.

TBB'den yapılan açıklamada çalıştaydaki konuşmasına yer verilen TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Boğaziçi Üniversitesi'ne iş birliklerinden dolayı teşekkür etti.

Şahin, daha önce Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu'yu ziyaret ederek hem yapılan çalışmaları anlattıklarını hem de hangi başlıkta ortak çalışmalar hayata geçirilebileceğinin ön görüşmesini yaptıklarını bildirdi.

Sürdürülebilir şehirlerle ilgili teoriyle pratiği birleştiren bir çalıştayın, kendi yol haritalarını çizebilmeleri açısından önemli olduğunu vurgulayan Şahin, Boğaziçi Üniversitesi ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını aktardı.

Geçen hafta OECD Kapsayıcı Büyüme için Şampiyon Belediye Başkanları Koalisyonu'na davet edilmesine değinen Şahin, 36 ülkenin 60 şehrinin bulunduğu inisiyatife ilk kez Türkiye'den bir şehrin davet edildiğini, OECD ile yapılan görüşmelerde Türkiye'deki belediyelerin yaptıkları çalışmaları ve iyi örnekleri paylaştıklarını bildirdi.

Şahin, salgınla birlikte insani ve çevresel kalkınmanın öneminin daha iyi anlaşıldığını vurgulayarak, "Dünya nereye gidiyor? Yeni dünyada anahtar kelimeler var. Şehirlerimizi akıllandırmamız, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla yeşil ekonomi, mobilite, yenilenebilir enerji gibi başlıkları şehirlerimizde uygulamamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Dünyanın salgın sürecinde küçülürken Türkiye'nin büyümeye devam ettiğini belirten Şahin, turizm çalışmalarına değinirken, "Anadolu bir hazine. Turizme yıllarca deniz, güneş, kum olarak baktık. Son 10 yıldır kültürel turizm yükselen bir değer oldu. Türkiye'nin tesis ve tanıtım konusunda daha çok çalışması gerekiyor. Eyfel'e yılda 80 milyon kişi geliyor. 10 milyon kişiyi bu bölgeye çekebiliriz. Hocalarımızla birlikte stratejik planlama yapmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

– "Şehirlerin verimli ve etkin çalışması çok önemli"

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu da şehirlerin verimli ve etkin çalışmasının çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Bugün itibarıyla baktığınızda şehirler, ülkelerin neredeyse bütünü haline geliyorlar. O şehri çıkardığınızda ülke ekonomik olarak yok olma durumuna gelebiliyor. Mega şehirler üretimin büyük kısmını yapıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Şahin'i yeniden TBB Başkanı seçilmesinden dolayı tebrik eden Bulu, 2007 yılında ilk defa dünya tarihinde şehirde yaşayan insan nüfusunun kırsalda yaşayan nüfusu geçtiğini belirtti. Göçün sebepleri yerine sonuçlarını tartışmanın daha önemli olduğuna işaret eden Bulu, şunları kaydetti:

"Dünyada son bir yılda ülkelerin büyümesi negatife döndü. Türkiye, negatife dönmeyen nadir ülkelerde biri. Sağlık sisteminin bu konuda önemli bir etkisi var. Şehirleri teknolojiyi kullanarak daha verimli çalıştırmak önemli. Akademik camia olarak belediyelerimizle bir araya gelip onların problemlerini çözmek önemli bir misyondur. Biz akademisyenler olarak problem arıyoruz, problem çözmeyi seviyoruz. Biz bu sorunları öğrendiğimiz zaman bunları çözmeyi amaç ediniriz diye düşünüyorum. Bu problemler çözüldükçe insanların daha rahat yaşaması için güzel işler yapacağımızı düşünüyoruz."

2 gün sürecek çalıştayda afet yönetimi, sıfır atık yönetimi, iklim eylem planı, akıllı şehir uygulamaları gibi konu başlıkları tartışılacak. Çalıştay sonunda Boğaziçi Üniversitesi ile proje geliştirmek isteyen belediyeler için sanal oda imkanı sunulacak.

GİRESUN (AA) – Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde kurulan Tarım ve Gıda Merkezince Giresun'da "Akıllı Tarım ve Sürdürülebilir Gıda Çalıştayı" düzenlendi.

Piraziz ilçesinde kentin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren kadın kooperatifleri temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, tarım ve gıda sektöründe yenilikçi çözümler ele alındı.

Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, burada yaptığı konuşmada, tüm dünya için tarımın önemine dikkati çekti.

Bu toprakların çok verimli kullanılabileceğini ifade eden Yücel, "İmrendiğim iki ülke vardı, biri Kanada, diğeri İsviçre, özellikle İsviçre. Belki de buraya çok benzediği için. İsviçre'de güzellik kremlerinin yapıldığı işler ottan. Aromatik bitkiler, şifalı bitkiler bu topraklarda var. Herkes de anlatıyor ama bunun uygulamaya geçirilmesi lazım." dedi.

Yücel, kadın kooperatiflerinin her birinin üreteceği çok şeyler olacağına işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Benim bile bilmediğim yemekler çıktı, ürünler çıktı, şifalı bitkiler çıktı. Biz bunları nasıl derleyip toparlarız da size daha fazla bilgi katabiliriz, onunla ilgili üniversitemin tarımla ilgili uygulamalarını Piraziz'de yapmak istiyorum. Üniversitemiz bünyesinde burada tarımla ilgili, en başta eğitim, kadın istihdamı, kadınların daha fazla işle ilgilenmesi amacıyla bu konularda eğitmek üzere, dünyaya açılmak üzere bir merkez kuracağız. Bu merkezimizi FAO ile birlikte kuracağız, bir ucumuz dünya olsun. Onun haricinde dünyanın çeşitli büyük üniversitelerinden destek alacağız."

FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık da tarımın "gelecek" olduğunu vurguladı.

Özellikle küçük aile işletmelerinin sürdürülebilir halde kalmasını teşvik etmeleri gerektiğini belirten Selışık, bu amaçla da Başçeşehir Üniversitesi ile bu çalıştayı düzenlediklerini dile getirdi.

Selışık, amaçlarının sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak, özellikle tarımda yeniliklerin, inovasyonun küçük aile işletmelerine de ulaştırılmasını sağlamak ama bir taraftan da gençlerin, öğrencilerin tarımla daha fazla ilgilenmesi ve yenilikleri onların üretmelerini teşvik etmek olduğunu söyledi.

Bahçeşehir Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Aydemir de akıllı tarım uygulamaları, dijital tarım, sürdürülebilir gıda sistemleri, ekoloji ve turizm konularıyla ilgili bilgi verdi.

Çalıştaya, Piraziz Kaymakamı Furkan Başar, Piraziz Belediye Başkanı Hüseyin Görgülüoğlu, Hocaoğlu Tarım ve Hayvancılık ziraat mühendisi Ali Kürşad Altunbaş ile Soğukpınar Kadın Girişim Kooperatifi, Fındık Harmanı, Tirebolu Kozbaşı Kadın Kooperatifi, Kayadibi Kadın Kooperatifi Ortakbahçe Yaşam Çiftliği, Tamzara Kadın Girişimciler Kooperatifi, Kovanlık Kadın Kooperatifi, Alaf Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ve Denizin Kadınları Derneğinden kadın girişimciler katıldı.