Direksiyonda kalp krizi geçirdi, aynı gün taburcu edildi

İSTANBUL (AA) – Direksiyon başında kalp krizi geçirdiğini fark edince hastaneye giden Emre Ergin'e, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun tarafından balon ve stent işlemi gerçekleştirilerek aynı gün taburcu olması sağlandı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamaya göre, aniden şiddetli göğüs ağrısı ve kolunda uyuşukluk hisseden 36 yaşındaki bankacı Emre Ergin, direksiyon başında kalp krizi geçirdiğini fark edince hastaneye gitti.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun tarafından balon ve stent işlemi gerçekleştirilen hasta aynı gün taburcu edildi.

– "Gençlerin durumu daha kritik"

Operasyonu gerçekleştiren Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun tıbbi süreci ilişkin şunları kaydetti:

"Gençlerde daha çok gördüğümüz tek damarda tek lezyon, yani kalbi besleyen üç tane damardan birinin tıkalı olduğunu gördük. Hastamızda tıkalı olan damara balon ve stent işlemi yaptık. Gençlerde özellikle tek damar tek lezyon oluyor. Ancak bu hastalar yaşlılara göre ne yazık ki daha kritik. Kritik olmasının nedeni ise her şeyin birdenbire gelişmesi. Bu durum kalbin çok koletral dediğimiz ağ oluşumuna izin vermediği için daha sıkıntılı bir süreçleri oluyor. Bu hastalarımızda kolesterole dikkat edilmesi, sigaranın bırakılması ve kontrollerin aksatılmaması çok önemli."

Kalp krizi vakalarının gençlerde, özellikle Kovid-19 döneminde daha sık görüldüğünü vurgulayan Boztosun, "Bu genç hastamız, bize şiddetli göğüs ağrısıyla başvurdu. Aile öyküsünde kalp rahatsızlıklarından vefat bulunuyordu. Babası, amcası ve abisini kaybetmişti. Erken yaşta ailede kalp krizi geçiren varsa, yüksek kolesterol ve sigara tüketimi fazlaysa kalp krizi riski artıyor. Ayrıca Kovid-19 enfeksiyonu da geçirmişse daha sık kalp krizi ile karşılaşabiliyoruz." ifadesini kullandı.

– "Aynı gün taburcu oldum"

Aniden göğsünde şiddetli bir ağrı hisseden ve arabasını hastaneye süren 36 yaşındaki Emre Ergin ise, yaşadıklarını şu şekilde aktardı:

"Yaklaşık 1 haftadır göğsümde bir sancı hissediyordum. Takip ediyordum kalp krizinden şüpheleniyordum. Direksiyon başında ağrı ve uyuşukluk hissettim ve hastaneye gittim. Hızlıca anjiyoya aldılar. Balon işlemi sonrasında ve stent yerleştirildi. Tam yüzde 98 kapalı damarım varmış, onu açtılar ve bir gün içerisinde taburcu edildim. Şu an operasyon geçirmemiş gibiyim."

Ergin, babası, amcası ve abisini kalp rahatsızlığından kaybettiğini belirterek,"Ailemde de çok fazla kalp hastalığı var. Böyle bir geçmiş olunca insan korkuyor. Ayrıca şeker hastalığım var, az da olsa sigara da kullanıyorum. Genetik yatkınlık olunca ayrıca dikkatli olmak gerekiyor. Erken teşhis ve başarılı bir operasyon sonrasında şimdi kalbim tıkır tıkır çalışıyor. Bence insanlar başkalarının hatalarından ders almalı. Çünkü tüm hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor." ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Amerikan İnme Derneğinin yürüttüğü çalışmada, 4 bin 200’den fazla hastanın sağlık verileri incelendi.

Çalışmada, EKG sonuçlarında sessiz kalp krizi geçirdiği tespit edilen hastalarda, geçirmeyenlere göre inme riskinin yüzde 47 arttığı belirlendi.

Çalışmanın yazarı Weill Cornell Tıp Fakültesinden Alexander E. Merkler, sessiz kalp krizinin fark edilen kalp krizi kadar ölümcül olabildiğini belirterek, 65 yaş ve üstü kişilerde sessiz kalp krizinin fark edilen kalp krizlerinden daha sık görüldüğünü ifade etti.

Merkler, “Sessiz kalp krizi geçirmenin felç riskini artırabildiğini saptadık. Sessiz kalp krizlerinin felç için yeni bir risk faktörü olarak kabul edilebileceğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

İSTANBUL (AA) – Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, son yıllarda kalp krizinin özellikle genç erkeklerde 20 ile 30'lu yaşlar arasında sık görülmeye başladığını belirterek, "Özellikle salgın döneminin yaşam şeklinde oluşturduğu değişikliği genetik olarak kalp hastalıklarına yatkın kişiler için risk oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamayla, kalp krizi risklerine karşı uyarılarda bulunuldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilal Boztosun, salgın nedeniyle artan hareketsizliğin, yanlış beslenmenin bireylerin günlük yaşantılarında değişiklikler meydana getirdiğini belirtti.

Burada önleyici tıbbın öneminin altını çizen Boztosun, şunları kaydetti:

"Yaşantınızda yapacağınız değişiklikler hayat kurtarır. Kalp krizinde riskler, özellikle genetik devreye girdiğinde yükseliyor. Aile geçmişinde kalp hastalığı olanlar için birincil koruma, çok önemli. Kardiyovasküler atakların, genetik kodlar haricinde son yıllarda kişilerin yaşam tarzındaki değişikliklerle direk olarak ilgisi bulunuyor.

Tüketim çılgınlığına bağlı hazır ve işlenmiş gıda tüketimi ve hareketsizlik artış gösterdi. Artan televizyon izleme süresi, ne kadar hareket ettiğimizi de önemli ölçüde etkiledi. Yaptığımız işler bile daha hareketsiz ve geçtiğimiz yıllara göre daha az fiziksel aktivite gerektiriyor. Son birkaç yıl içinde o kadar çok şey değişti ki biz doktor olarak gençlerde kalp krizlerinin artmasına şaşırmadık."

– "Kalp krizinde en büyük risk faktörlerinden biri, artan tip 2 diyabet vakaları"

Tip 2 diyabet hastalığının gençlerde kalp krizinin görülmesinin başta gelen nedenlerinden olduğunu belirten Boztosun, kalp krizinde en büyük risk faktörlerinden birinin, artan tip 2 diyabet vakaları olduğu bilgisini verdi.

Boztosun, Tip 2 diyabete katkıda bulunanların, yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve aşırı işlenmiş gıdalar olduğunu aktararak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kilo alımı ve obezitenin yanında azalmış fiziksel aktivite yani hareketsiz yaşam tarzı da buna eşlik ediyor. Son 10 yılı aşkın süredir ileri yaşın kalp krizi için en büyük risk faktörlerinden biri olduğu ve tipik olarak 50 yaş üstü erkekleri ve 65 yaş üstü kadınları etkilediği tespit edilmiştir. Ortalama sadece 36 yaşında kalp krizi geçiren erkeklerle yapılan bir çalışmada, yüzde 30'u 15 yıl içinde vefat ettiğini görüyoruz. 40 yaşından önce kalp krizi geçiren erkek ve kadınlarla ilgili başka bir çalışmada ise, bir yıl içinde ölüm riski yüzde 1 iken, yüzde 25'i 15 yıldan kısa bir süre içinde maalesef kaybedildi.

Bu yüzden bu hasta grubu özellikle yakından takip edilmeli ve mutlaka sigara, diyabet gibi yaşam tarzı değişiklikleri çok yakından izlenmelidir. Son yıllarda kalp krizi özellikle genç erkeklerde 20 ila 30’lu yaşlar arasında sık görülmeye başladı. Özellikle salgın döneminin yaşam şeklinde oluşturduğu değişikliği genetik olarak kalp hastalıklarına yatkın kişiler için risk oluşturuyor."

– "Öncesinde alınacak önlemler hayat kurtarır"

Kalp krizi söz konusu olduğunda öncesinde alınacak önlemlerin hayat kurtardığının altını çizen Boztosun, "Kardiyovasküler hastalık riskini obezite, kötü beslenme ve egzersiz eksikliği, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolestorol, sigara içmek yükseltir. Bu sebeple sağlıklı ve hareketli bir yaşam kalbimizi koruyacaktır. Ayrıca ailede kardiyovasküler hastalık öyküsü bulunuyorsa ekstra dikkatli olmak gerekir." uyarısında bulundu.