Dışişleri: GKRY ile ABD arasında imzalanan mutabakat muhtırası Doğu Akdeniz’de barışa hizmet etmeyecek

ANKARA (AA) – Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile ABD arasında imzalanan mutabakat muhtırasına ilişkin, “Bu mutabakat muhtırası, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrara hizmet etmeyecek ve Kıbrıs meselesinin çözümüne de zarar verecektir.” açıklamasında bulundu.

Sözcü Aksoy, GKRY ile ABD arasında imzalanan mutabakat muhtırasıyla ilgili soruya yazılı cevap verdi.

Aksoy, 12 Eylül’de GKRY ile ABD arasında imzalanan ve GKRY’de “Kara, Açık Denizler ve Liman Güvenliği Merkezi” kurulmasını öngören mutabakat muhtırasının Kıbrıs Türk tarafını yok saydığını belirtti.

“Bu mutabakat muhtırası, Doğu Akdeniz’de barış ve istikrara hizmet etmeyecek ve Kıbrıs meselesinin çözümüne de zarar verecektir.” ifadesini kullanan Aksoy, ABD’nin son dönemde GKRY’ye silah ambargosunu kaldırması ve Rum tarafını askeri eğitim programına (IMET) dahil etmek suretiyle attığı adımların Ada’da bulunan iki halk arasındaki dengeyi bozduğunu ve Doğu Akdeniz’de gerginliği arttırdığını kaydetti.

Aksoy, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, teamülleri hilafına Ada’yı ziyareti sırasında Kıbrıs Türk tarafıyla görüşmemesinin de bu bakımdan dikkat çekici olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

“Ada’da Rumlarla birlikte eşit hak sahibi olan Kıbrıs Türklerini dışlayarak atılan bu adımların tek sonucunun Rumların uzlaşmazlığını pekiştirmek olacağı ve bu yaklaşımın Rum tarafını herhangi bir sorunun çözümünde uzlaşmacı bir tavır içine girmeye teşvik etmeyeceği kesindir.

ABD’yi, Kıbrıs Adası’nda geleneksel olarak sürdürdüğü tarafsızlık politikasına geri dönmeye ve Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik çabalara katkıda bulunmaya davet ediyoruz.”

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

WASHINGTON (AA) – Kanada’da Katolik Kilisesi’ne ait bir okulun bahçesinde 215 Kızılderili çocuk cesedi kalıntısının bulunması üzerine ABD İçişleri Bakanı Deb Haaland, ABD topraklarında yerli çocukların okutulduğu yatılı okulları ve buralarda kaybolan çocukların akıbetini araştırmak üzere inceleme başlatacaklarını duyurdu.

Kanada’nın British Columbia eyaletindeki Kamloops Kızılderili Yatılı Kilise Okulu’nun bahçesinde 215 çocuk cesedi kalıntısının bulunması, ABD’yi de Kızılderili çocukların yatılı okullardaki akıbetini araştırmak üzere harekete geçirdi.

Kökeni Kızılderili olan ABD İçişleri Bakanı Haaland, federal hükümetin, Kızılderili yatılı okullarına yönelik geçmişteki denetim mekanizmasını incelemeden geçireceğini ve bu okullarda kaybolan çocuklar hakkındaki gerçeği araştıracağını açıkladı.

ABD’de bu çalışmanın ilk kez yapılacağını belirten Haaland, “Bu çalışma, eski yatılı okulları, bu okullarda veya yakınında bilinen ve olası mezar yerlerini belirlemek, öğrencilerin adlarını ve kabile bağlarını ortaya çıkarmak için onlarca yıllık kayıtların derlenmesini ve gözden geçirilmesini içerecek.” dedi.

On yıllar boyunca binlerce Kızılderili çocuğun ailelerinden ve topluluklarından koparıldığına dikkati çeken Haaland, “Kızılderili yatılı okullarının nesiller arası etkisini ele almak ve topluluklarımızda manevi ve duygusal iyileşmeyi teşvik etmek için ne kadar zor olursa olsun, geçmişin konuşulmamış travmalarına ışık tutmalıyız.” ifadesini kullandı.

ABD kabinesinde görev yapan ilk Kızılderili olan Haaland, Ulusal Amerikan Yerlileri Kongresi üyelerine hitap ederken bu çalışmanın başlatılması ve sürecin nasıl işleyeceğini dile getirdi.

Bakan, çalışmanın nihai raporunun 1 Nisan 2022’de hazır olmasını beklediklerini kaydetti.

Kızılderili Medeniyeti Yasasının 1819’da çıkarılması ile ABD çapında Kızılderili yatılı okulları kurmak ve desteklemek için yasalar çıkarılmıştı.

1996 yılına kadar Kızılderili çocuklar asimilasyon için bu yatılı okullara gitmeye zorlanmıştı.

ABD ve Kanada’da, Amerika kıtasının yerli halkının çocukları asimile edilmek üzere devlet tarafından finanse edilen Hıristiyan okullarına gitmesi gerekiyordu. Bu çocuklar aynı zamanda zorla Hristiyanlığa geçiriliyor ve dillerini konuşmalarına izin verilmiyordu.

Kasım İleri

İSTANBUL (AA) – Fed toplantısının ardından haftanın ilk iki işlem gününde piyasalarda dengelenme çabasının öne çıktığı, yeniden pozisyonlanma için yatırımcıların önündeki belirsizliklerin sürmesinin, fiyatlamaların enflasyon endişeleri ile büyüme beklentileri arasında gidip gelmesine ve volatilitenin artmasına neden olduğu görüldü.

Makroekonomik veri akışının da zayıf olması dolayısıyla Fed yetkililerinin sözle yönlendirmesi ile yön bulan piyasalarda dün Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları takip edildi.

Temsilciler Meclisi’nde bir sunum yapan Powell, yalnızca enflasyon korkusuna dayanarak faiz oranlarını önden yüklemeli bir şekilde artırmayacaklarını belirterek, “Enflasyondaki ‘geçici’ söylemine önemli oranda güveniyorum. Yüzde 5 enflasyon kabul edilebilir değil ve 1970’lerde gibi bir enflasyon görmemiz oldukça olasılık dışı.” ifadelerini kullandı.

Öte yandan New York Fed Başkanı John Williams da enflasyondaki hızlı artışın çoğunun geçici olduğunu vurgulayarak, “Faizleri yükseltmek şu anda Fed için ana konu değil. Faiz artışı oldukça uzak bir yol.” açıklamasında bulundu.

Fed yetkililerinin değerlendirmelerinin enflasyon endişelerini yatıştırması ile dün güne düşüşle başlayan New York borsasının yükselişle kapandığı, pozitif havanın bu sabah ABD ve Avrupa endeks vadelileri ile Asya borsalarına da taşındığı görüldü.

Bu gelişmelerle dün New York borsasında Dow Jones endeksi yüzde 0,20, S&P 500 endeksi yüzde 0,51 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,79 değer kazandı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizleri dün 1,50 seviyelerinden yüzde 1,46 bandına kadar gerilerken, dolar endeksi 91,6 seviyelerine inmesinin ardından bugün iki günlük düşüşüne son vererek 91,9’a yükseldi.

Öte yandan dün kripto para borsasında da oynaklığın artması dikkati çekerken, Bitcoin’in fiyatı 28.808 dolarla son 5 ayın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından yeniden yükselişe geçti ve bugün 33.800 dolar seviyelerinde dengelendi.

Avrupa tarafında dün güne düşüşle başlayan endekslerin kapanışta yönünü pozitif tarafa çevirmesiyle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,39, Almanya’da DAX endeksi yüzde 0,21 ve Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,14 artış kaydetti. Dün yükselişini ikinci güne taşıyan ve 1,1944’ten kapanan avro/dolar paritesi, bugün yüzde 0,2’lik düşüşle 1,1920 seviyelerinde bulunuyor.

Asya tarafında da yeni günün alış ağırlıklı bir seyirle başladığı görülürken, kapanışa yakın Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,5 yükseldi. Japonya’da Nikkei 225 endeksi ise imalat sanayi PMI verisinin haziranda 51,5’e gerilemesinin ardından yüzde 0,04’lük sınırlı artışla seyrediyor.

Yurt içinde, dün Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi bankacılık hisseleri öncülüğünde pozitif bir seyir izleyerek günü yüzde 0,81 artışla 1.409,85 puandan tamamladı. Dün 8,7979 ile tarihi zirvesini görmesinin ardından günü yüzde 1,3’lük düşüşle 8,6529’dan kapatan dolar/TL ise bugün bankalararası piyasanın açılışında 8,66 civarında seyrediyor.

Analistler, Fed Başkanı Powell’ın dünkü açıklamalarında “enflasyonun geçici olduğu” vurgusunu öne çıkarmasıyla yatırımcıların odağını enflasyonist endişelerden, aşılanma süreci ve ekonomik toparlanmaya yönelik iyimserliğe çevirdiğini, bu durumun pay piyasalarını desteklediğini ifade etti.

Bugün yurt içinde Finansal Hizmetler Güven Endeksi’nin, yurt dışında ise dünya genelinde açıklanacak PMI başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini aktaran analistler, ayrıca Fed Yönetim Kurulu Üyesi Michelle Bowman ile Fed Boston Başkanı Eric Rosengren’in açıklamalarının da izleneceğini bildirdi.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksi için 1.400 puanın destek konumuna geldiğini, 1.422 puanın aşılması halinde ise 100 günlük hareketli ortalamasının da geçtiği 1.430 puanın direnç olarak izleneceğini söyledi.

Belgin Yakışan Mutlu