Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Milletimizin kurban emanetini en güzel şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız

ANKARA (AA) – Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “2020 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Programı” kapsamında, 81 il müftüsüyle telekonferans yoluyla istişare toplantısı gerçekleştirdi.

Kurban kesimiyle ilgili hazırlıkların değerlendirildiği toplantıda konuşan Erbaş, “Milletimizin kurban emanetini en güzel bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırma noktasında büyük bir gayret içerisinde olacağız.” ifadesini kullandı.

Vekaletle kurban kesim organizasyonu yapan tüm kuruluşları denetleme görevinin kanunla Diyanet İşleri Başkanlığına verildiğini hatırlatan Erbaş, şunları kaydetti:

“İnsanımızın kurban emanetinin yerine ulaştırılması önemli. Bu konuya neden bu kadar önem veriyoruz çünkü bu bir emanettir ve daha önceki yıllarda istismar edildiğini biliyoruz. Bu vebalin altında kalmamak için elimizden gelen gayreti göstermemiz gerekiyor.”

Erbaş, geçen yıl Türkiye’nin tüm il ve ilçelerinde ve 149 ülkede vekalet yoluyla kurban kesimini yaptıklarını anımsatarak, gayretleri için il müftüleri ve din görevlilerine teşekkür etti.

Toplantıya, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Osman Tıraşçı, Selim Argun, Burhan İşliyen ile Başkanlığın üst düzey yöneticileri, Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Mütevelli Heyeti İkinci Başkanı İhsan Açık da katıldı.

Muhabir: Fırat Taşdemir

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – İşliyen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl da ramazan sevincinin bir arada yaşanamadığını ancak yardımlaşma ve dayanışmanın devam ettiğini belirtti.

Müslümanların bu sene ramazan sevincini daha çok evlerinde yaşadıklarını vurgulayan İşliyen, “Ramazan demek bir anlamda teravih namazı demektir. Teravihi cemaatle kılmamız ramazanın neşesine neşe katıyordu, ramazan sevincini artırıyordu. Bundan yoksun kaldık.” dedi.

Geçen yıl ramazanda ibadetlerin tamamen kısıtlandığını hatırlatan İşliyen, “Geçen seneye göre, bu yıl camilerimizin cemaatle beş vakit namaza ve cuma namazına açık olması ve inşallah bir gün sonra eda edeceğimiz bayram namazının camilerde olması bizi biraz daha rahatlattı.” ifadesini kullandı.

“Kapalı alanda daha az kalmak amacıyla bayram hutbesi kısa tutulacak”

İşliyen, Ramazan Bayramı’yla ilgili hazırlık ve tedbirlerin müftülüklere ve cami görevlilerine ulaştığını bildirerek, şöyle devam etti:

“Görebildiğimiz kadarıyla bayram günü ülkemizin büyük bölümünde hava açık ve sıcak olacak. Dolayısıyla bayram namazını dışarda kılacak şeklinde tedbirler alınmış durumda. Hasırlar hazırlandı, caminin dışına ses gitsin diye ses sistemleri gözden geçirildi, mekanlar temizlendi. Gerek evden seccadesini getiren cemaatimiz için gerekse de caminin yedek halı ve hasırlarını yere serecekler için imkanlar oluşturuldu. Kapalı alanda daha az kalmak amacıyla bayram hutbesi de kısa tutulacak. Hocalarımız ibadet şartlarını yerine getirmek şartıyla en kısa sürede bayram namazını eda edecek inşallah.”

“Bayram adetlerini bu sene de erteleyeceğiz”

Ramazan Bayramı’nda kitle iletişim araçları ve sosyal medyanın kullanılması önerisinde bulunan İşliyen, şunları kaydetti:

“Ramazan ayını yaşayan ve bayramı hak eden Müslüman kardeşlerimizin yaptığı onca fedakarlığın, sağlık çalışanlarının gayretinin ve alınan tedbirlerin boşa gitmemesi için bayramda da tedbirlere uyma bilincimizi devam ettirmemiz gerekir. Birbirimizi bir arada bulunacak şekilde ziyaret etme alışkanlığımız yerine dijital iletişim araçlarını kullanarak bayramlaşmayı tavsiye ediyoruz. Bayram adetlerini bu sene de erteleyeceğiz. Bunun yerine mümkünse görüntülü ve ailecek toplu görüşmeyi sağlayan programlar kullanarak bayramlaşmamızı sosyal medya ve iletişim araçları üzerinden yapmaya gayret edeceğiz.”

İşliyen, bayramların sevmek ve sevindirmek günleri olduğunu anımsatarak, “Bu bayramda da muhtaç olanların ihtiyacını gören, fakir fukara, yetim ve yoksulun ihtiyaçlarını karşılayan eller olmak zorundayız. Bunun için illa bir araya gelmek zorunluluğu yoktur. Merhametimizle çevremize davrandıkça Allah da bize merhamet edecek. Hep birlikte bayram gibi bayramları göreceğimiz günler ümidiyle bütün kardeşlerimizin bayramını tebrik ediyorum.” diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi İdris Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fıtır sadakasının (fitre) yardımlaşma ve dayanışmanın bir örneği olarak ramazan ayında muhtaçlara ödendiğini söyledi.

Fitrenin ramazanı sağ salim geçirip bayrama kavuşmanın bir şükrü olduğunu belirten Bozkurt, “Fitre, bir fakirin günlük gıda bedelini ödemektir. Yani bir bakıma beden sadakası olarak da ifade edilir. Fitre, fakir, yoksul, mağdur ve muhtaç insanlara ödenir. Bunlar içerisindeki birinci derece yakınlara verilmez, bizim zaten onlara bakmamız lazım. Bizim zenginliğimiz, birikimimiz onların da birikimi sayılır. Dolayısıyla onlara zekatımızla fitremizle değil, kendi birikimimizle, mallarımızla bakacağız.” ifadelerini kullandı.

Normalde fitrenin ödenme zamanının bayram sabahı olduğunu hatırlatan Bozkurt, “Fıtır sadakasının bayram sabahından önce de ödenmesi teşvik edilir. Yani, ramazan ilk gününden itibaren verilebilir. Ramazanın son 10 gününe girdik. Eğer vermediysek hala bir an önce vermemiz gerekir. Salgın nedeniyle mağdur olanlara fitre bedelini bir an önce ulaştırmalıyız.” diye konuştu.

Bozkurt, fitre ve zekat gibi mali ibadetlerin direkt ödendiği gibi vekalet yoluyla başkaları tarafından da ödenebildiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

“Kovid-19 nedeniyle birinci derecede akrabamızı dahi göremiyoruz. Dolayısıyla muhtaç insanlara doğrudan ulaşma şansımız daha zordur. Biz, bu süreçte fakirlere telefonla ulaşabiliriz, hesap numaralarını alabiliriz. Mobil bankacılık veya internet bankacılığı üzerinden kişinin hesabına fitre bedelini gönderebiliriz. Bu tek bir tuşla mümkün. Tam kapanma sürecinde muhtaçlara bizzat ulaşma imkanlarımız kısıtlı olduğu için fitre veya zekatımızı internet bankacılığı üzerinden yani dijital ortamda kişilerin hesaplarına aktararak uzaktan ödeyebiliriz.”

“Zekat yükümlülüğümüzü göz ardı etmemeliyiz”

Bozkurt, zekatın İslam’ın beş temel şartından biri olduğunu ve Müslümanlar için farz kılındığını vurgulayarak, “Her kameri yılda zekatı ödeme yükümlülüğümüz var. Zekat, malımızın belli bir oranını fakirlere vermemiz gereken bir ibadettir. Eğer bir birikime sahipsek malımızın kırkta birini yani yüzde iki buçuğunu fakirlere ulaştırmalıyız. Gerçekten mağdur olan insanları görüp gözetmek, onların ihtiyaçlarına koşabilmek için zekat yükümlülüğümüzü göz ardı etmemeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.