“Diyarbakır anneleri” 150 gündür evlatları için nöbette

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan evlatlarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemi 150'nci gününe girdi.

Diyarbakır'da anne Hacire Akar, oğlunun dağa kaçırılmasından sorumlu tuttuğu HDP'nin il başkanlığının önünde 22 Ağustos 2019'da oturma eylemi başlattı. Oğlunu teröre kurban vermemek için başlattığı eylemden sonuç alan anne Akar, kararlı mücadelesiyle 24 Ağustos 2019'da evladına kavuştu.

Hacire annenin oğlu için gösterdiği mücadele, benzer acıyı yaşayanlara da örnek oldu. Akar'ın mücadelesini örnek alan Fevziye Çetinkaya, Remziye Akkoyun ve Ayşegül Biçer'in 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemine katılım günden güne arttı.

Oturma eylemine katılan Hatice Ceylan'ın 4 yıl önce dağa kaçırılan oğlu Cafer'e, Hüsniye Kaya'nın terör örgütü PKK'nın Irak'taki kamplarından kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan Mekiye Kaya'ya, babaanne Halime Kadran'ın da torunu İbrahim Halil Kadran'a kavuşması yüreği evlat hasretiyle yanan ve bekleyişini sürdüren annelere moral oldu.

– Annelere toplumun tüm kesimlerinden destek geldi

Tek arzuları kendilerinden koparılan evlatlarına kavuşmak olan ailelerin sesini tüm Türkiye duydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın desteğini her fırsatta dile getirdiği Diyarbakır annelerini, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Avrupa Parlamentosu üyesi Tomas Zdechovsky ve büyükelçilerin yanı sıra siyasetçi, sanatçı, gazeteci, yazar, sporcu, sivil toplum kuruluşu temsilcisi, kanaat önderi, din adamı, şehit ailesi, gazi, esnaf, muhtar, öğretmen ve gurbetçiler olmak üzere toplumun her kesiminden 5 bine yakın kişi ziyaret etti.

Acıların paylaşıldığı, desteklerin iletildiği ziyaretlerde kimi zaman dualar okundu kimi zaman da duygusal anlar yaşandı, gözyaşı döküldü.

– Sanat camiası annelerin yanındaydı

Aralarında Hülya Koçyiğit, Muazzez Ersoy, Gülben Ergen, Yavuz Bingöl, Hasan Kaçan, Cengiz Kurtoğlu, Ahmet Yenilmez, Bahadır Yenişehirlioğlu ve Hanifi Koç'un da bulunduğu çok sayıda sanatçı ve oyuncu, ziyaretleriyle annelerin sesine kulak verdi, evlatlarına kavuşmalarını temenni etti.

Çok sayıda gazeteci, yazar ve televizyon sunucusu da ailelerle görüştü, yaşadıklarını dinledi, desteklerini iletti.

– Sivil toplum kuruluşlarının desteği sürdü

Memur-Sen, Hak-İş, 15 Temmuz Derneği, Türkiye Gençlik Vakfı, Kadın ve Demokrasi Derneği, Uluslararası İnsan Hakları ve Demokrasi Derneği, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Anadolu Yayıncılar Derneği, Hukukçular Derneği, Türkiye Kardeşlik Birliği ile Yedi Renk Tek Yürek Platformunun aralarında bulunduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve üyeleri, oturma eyleminin ilk gününden bu yana ailelere desteğini sürdürdü.

– Şehit aileleri ve Srebrenitsa anneleri de ailelere güç verdi

15 Temmuz Derneği üyelerinden, şehit Prof. Dr. İlhan Varank'ın eşi Saadet Varank, ablası Ayşe Arslantürk, Mahir Ayabak'ın annesi Muteber Ayabak, Askeri Çoban'ın kızı Zehra Çoban, eşi şehit edilen ve kamuoyunda "Yıldız hemşire" olarak bilinen Yıldız Namdar ve ülkenin birçok ilinden şehit yakınları, annelerin yanında yer aldı, ziyaretleriyle onlara güç kattı.

Bosna Hersek'in Srebrenitsa şehrinde 11 Temmuz 1995'teki soykırımda çocukları şehit edilen annelerin kurduğu Srebrenitsa Anneleri Derneği üyeleri de aileleri yalnız bırakmadı.

– Avrupa'dan destek

Avrupa Parlamentosu üyesi Tomas Zdechovsky, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Denetim Komisyonu Türkiye eş raportörleri Jakob Wienen ve Yoomi Renström, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Andrii Sybiha, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Dominick John Chilcott ve Hindistan'ın Ankara Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya'nın da yer aldığı 9 ülkenin büyükelçisinin bulunduğu heyet ile Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İsviçre ve Avusturya'dan gelen gurbetçiler, annelerle görüştü.

Öte yandan, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu üyeleri, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Rıdvan Duran ve Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Köksal Toptan aileleri ziyaret etti, desteklerini bildirdi.

– Oturma eylemi kararlılıkla sürüyor

Oturma eyleminin başladığı günden bu yana 4 aile evladına kavuşurken, diğer aileler çocuklarını kucaklamak için eylemlerine kararlılıkla devam ediyor.

Van'dan, 8 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan kızı Şerima için eylemini sürdüren anne Nazlı Sancar, 150 gündür evlat mücadelesi verdiklerini söyledi.

Kızından 8 yıldır haber alamadığını aktaran Sancar, "Ben kızımı istiyorum, kızıma gelinlik giydirmek istiyorum." ifadesini kullandı.

Sancar, "150 gündür mücadelemizi sürdürüyoruz. Çocuklarımızı almadan buradan gitmeyeceğiz." dedi.

– "Birlikte bu terörün kökünü kazıyalım"

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinden oğlu Roşat Çifçi için gelen Necibe Çifçi, eylemlerine sonuç alana kadar devam edeceklerini söyledi.

Çifçi, "Anneler gelsin, hepimiz birlikte bu terörün kökünü kazıyalım." diye konuştu.

Baba Şehmus Kaya da, evlatlarına kavuşana dek eylemlerine devam edeceklerini belirtti.

"HDP'nin iç yüzü görülsün." diyen Kaya, nöbeti sürdürmekte kararlı olduklarını sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR (AA) – Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019’da başlattığı oturma eylemi 663. gününde sürüyor.

İstanbul’dan 7 yıl önce kandırılarak dağa götürülen oğlu Arafat için Bingöl’den gelen Ahmet Bayram da oturma eylemine dahil oldu.

Baba Bayram, Bingöl’ün Karlıova ilçesi Hacılar köyünden geldiğini söyledi.

Evladının bir lokantada çalıştığını ve yıllardır oğlundan haber alamadığını kaydeden Bayram, “Oğlum Ümraniye’de HDP tarafından kaçırıldı. İstanbul’da onlara yalvardım ama çare etmedi, bana oğlumu vermediler.” diye konuştu.

Oğlunu bulmak için her yıl HDP binasına gittiğini ancak sonuç alamadığını dile getiren Bayram, evladına güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.

Bu arada, oturma eylemini sürdüren ailelere, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Eyyüp Kadir İnan ve bir grup partili ile Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Korkmazcan ziyarette bulunarak, desteklerini iletti.

ANKARA (AA) – Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin tarafından hazırlanan iddianamede, HDP tarafından örgütün dağ kadrosuna gönderildiği belirtilenlerin bazılarına ilişkin isim, kod adı, katılım yılı ve katılım yerini gösteren tabloya yer verildi.

Söz konusu tabloda, adı geçen örgüt mensuplarının PKK’ya katılım yeri olarak HDP il ve ilçe başkanlıklarının gösterilmesi dikkati çekti.

İddianamede, HDP’nin Diyarbakır İl Başkanlığı önünde 3 Eylül 2019’da başlatılan evlat nöbetindeki ailelerin beyanları da yer aldı. Aileler, evlatlarının HDP aracılığıyla örgüte katıldığını anlattı.

Bu kapsamda Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesine yer verilen Hatice Ay, oğlunun 2015 yılında terör örgütü PKK’ya katıldığını bildirdi.

Oğlunun sabah saatlerinde arkadaşlarının yanına gittiğini söyleyerek evden ayrıldığını anlatan Ay, “Akşam saatlerinde kapı çalındı, isimlerini bilmediğim arkadaşlarından birkaçı gelerek, oğlumu ve yanında Recep isimli kişiyi dağa, örgüte teslim etmek üzere öncelikle Bağlar HDP İlçe binasına götürdüklerini sonrasında Sur ilçesi tarafında bulunan Özgür Yurttaş Derneğine götürdüklerini söylediler.” dedi.

Diyarbakır annelerinden Gülbahar Teker de 2014 yılında Batman’a kaybolan oğlunu aramak için gittiğinde tanımadığı bir numara üzerinden kendisine ulaşan çocuğunun, “Batman HDP’liler beni kaçırdı, kurtarın.” şeklinde mesaj geldiğini bildirdi.

Diyarbakır HDP il binası önünde başlatılan eyleme kendisinin de katıldığını aktaran Teker, “Oğlumun HDP tarafından kandırılarak veya zorla PKK terör örgütüne götürüldüğünden eminim.” ifadelerini kullandı.

“Kızım Elazığ HDP il binasına gidip oradan terör örgütüne götürülmüştür”

Songül Demir de kızının terör örgütüne katıldığında henüz 15 yaşında olduğuna işaret ederek, “Kızım Elazığ HDP il binasına gidip oradan terör örgütüne eleman kazandıran şahıslar vasıtasıyla terör örgütünün Tunceli kırsal kadrosuna götürülmüştür. Kızım 2017 yılı Mayıs ayında kendi isteğiyle terör örgütünden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olmuş, terör örgütü ile ilgili tüm bildiklerini emniyet ve jandarmaya anlatmıştır. Ben bizim gibi çocuğu kandırılarak terör örgütüne kaçırılan ailelerin Diyarbakır HDP il binası önünde oturma eylemi yaptığını duymam üzerine oğlumla beraber gittik ve oturma eylemine destek verdik.” dedi.

“HDP binasında beyni yıkandı, örgüte katıldı”

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına ifade veren Emine Üstek, oğlunun 2015’te kaybolduğunu, HDP binasında zorla tutulmasının akabinde bölücü örgüte katıldığını anlattı.

Üstek, “Oğlumun kayıp olduğu tarihten itibaren hiçbir şekilde bilgi alamadım. Oğlum, HDP binasında zorla tutulup beyni yıkanarak, Şırnak HDP’Iiler tarafından kandırılarak devletimizi bölmeye çalışan PKK terör örgütüne katıldı.” şeklinde beyanda bulundu.

Kübar Ötken ise oğlunun ablası ile alışverişe çıktığını, “Sen dükkanda bekle, ben yeşil kartımı çıkartıp geleceğim.” dedikten sonra geri dönmediğini aktardı.

Bunun üzerine emniyete bilgi verdiklerini, oradan Yüksekova HDP ilçe binasına oğlunu sormaya gittiğini vurgulayan Ötken, “Orada bulunanlardan birisi bana, ‘Oğlun bize katıldı, bizdedir.’ dedi. Benim oğlumu Yüksekova HDP binasından dağa, PKK’ya gönderdiler.” dedi.

Latife Ödümlü de HDP’lilerce oğluna otobüs bileti alındığını, örgüte katılmak üzere Irak’a götürüldüğünü aktararak, “Soy ismini bilmediğim Murat isimli otobüs şoförü bana, HDP’lilerce otobüs biletinin alındığını ve onların getirdiğini bana söyledi. Oğlumun HDP içinde faaliyet gösteren kişiler tarafından kandırılıp dağa götürüldüğünü biliyorum.” şeklinde ifade verdi.