Diyarbakır annelerinin evlat nöbeti devam ediyor

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır annelerinin dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor.

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 271. gününe girdi.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinden 6 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan oğlu Hamza için gelerek evlat nöbetine katılan anne Zümrüt Salim, çocuklarına kavuşuncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi.

Oğlunun HDP aracılığıyla dağa gönderildiğini kaydeden Salim, "Oğlum için HDP'nin önündeyim. Evladımı HDP'den istiyorum. Oğlumu nasıl götürmüşlerse öyle getirsinler. Sonuna kadar yavrumun peşini bırakmayacağım. Oğlumu ramazanda dağa gönderdiler. Onları Allah'a havale ediyorum. Oğlum sen hafızsın, Kur'an okuyorsun. Yavrum Allah'ın yoluna dön. Seni bekliyorum. Seni almadan buradan gitmeyeceğim." dedi.

Salim, oğluna güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.

Sur ilçesinden 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Özkan için oturma eylemi yapan baba Süleyman Aydın da evlat nöbetine çocuklarına kavuşana kadar devam edeceklerini belirtti.

Evlatlarına kavuşmak için 271 gündür eyleme devam ettiklerini anlatan Aydın, şöyle devam etti:

"5 yıldır çocuğumdan haber alamıyoruz. HDP İl Başkanlığı önüne gelmeyelim de nereye gidelim? Çocuklarımız HDP İl Başkanlığı içine girdi, bir daha çıkmadı. İkiyüzlü bir tavır sergileniyor. HDP, kendi suçunu örtbas etmek istiyor. HDP milletvekili bizim çocuklarımızı PKK'dan istedi mi? Bütün HDP milletvekillerine sesleniyorum. Tek bir milletvekili gelsin benim çocuğumu, buradan, PKK'dan istesin, PKK'yı kınasın, ben eylemi bırakıp evime giderim. Engel olun bu çocukların dağa gitmesine. 14-15 yaşındaki çocuğun ne işi var dağda? HDP, gerçekten barış istiyorsa, gelsin çocuklarımızı PKK'dan istesin. Barış istemek budur."

Benzer Haber:  Diyarbakır'da kısıtlama nedeniyle evde kalanlara konser

Oğluna seslenen Aydın, "Hepimiz yolunu gözlüyoruz. PKK'ya inanma gel, teslim ol. Devlet hiçbirinize zarar vermez. Hepinizi sağ salim ailenize kavuşturur. Devletimizden şimdiye kadar hiçbir zarar görmedik. Vatanımızın yeri başkadır. Başka vatan istemiyoruz. Hepimiz bu ay yıldızlı bayrağın altında doğduk, bu bayrağın altında da öleceğiz. Çünkü devletimize karşı hain değiliz, asla da olmayacağız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "En çok vergi yükünü sigaraya yüklüyoruz."

Erdoğan: "Tütün endüstrisi on yıllardır kendi kasalarını doldururken, milyonlarca genci özgürlüğünden etmiş, bağımlı bir hayata hapsetmiştir."

Erdoğan: "Gençlerimizi sigara, içki ve uyuşturucunun zararlarına karşı ne kadar bilinçlendirirsek, geleceğimize o denli güvenle bakabiliriz."

Erdoğan: "Türkiye 1970'lerde 'İnşallah bol bol içki ve sigara içilir.' temennisiyle meyhane açan, Gümrük ve Tekel bakanları dahi görmüştür"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Alkol düzenlemesinden uyuşturucuyla mücadeleye kadar her adımımız engellenmeye çalışıldı."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Para kazanma hırsının insani değerlerin hatta insan hayatının önüne geçtiği tuhaf zamanlarda yaşıyoruz."