Diyarbakır'da 1800 yıllık Saint George Kilisesi onarılıyor

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde tarihi İçkale’de 2008 yılında restore edilen, milattan sonra 3. yüzyıldan kalma Saint George Kilisesi, sanat galerisi olarak hizmet vermeye başladı. Kilisede zamanla bakıma ihtiyaç duyulması üzerine Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince çalışma başlatıldı.

Yapılan ihalenin ardından ilgili kurum ve kurullar gözetiminde kilisenin kubbe, dam örtüsü, yalıtımı, derz yenilenmesi, elektrik, drenaj gibi ihtiyaç duyulan bölgelerinde onarım çalışması yürütülüyor.

Kilise, yüzde 90’ı bitirilen çalışmaların tamamlanmasıyla eski işleviyle ziyaretçilerini ağırlayacak.

“Gelecek nesillere aktarmayı düşünüyoruz”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Mehmet Karaaslan, AA muhabirine, Vali ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Münir Karaloğlu’nun göreve başlamasıyla Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşların kendilerinden en büyük isteğinin, tarihi surların restorasyonu, ihyası ve gelecek nesillere aktarılması olduğunu söyledi.

Çizdikleri yol haritası kapsamında 1. ve 2. etap olarak başladıkları surlardaki restorasyon çalışmalarının devam ettiğini aktaran Karaaslan, bütünlük oluşturması anlamında söz konusu kilisede de çalışma yürüttüklerini belirtti.

Kilisenin Romalılardan bugüne kadar ulaşan bir kültür varlığı olduğunu dile getiren Karaaslan, kilisenin İçkale bölgesinde en önemli eserlerden biri olduğunu kaydetti.

Saint George Kilisesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında bütünlük oluşturması amacıyla onarım çalışmalarının yürütüldüğünü bildiren Karaaslan, “Kilisenin damındaki otları temizledik ve su akıntısını engelledik. Döşeme ve elektrik tesisatını yeniden onardık. Cephe aydınlatmalarını yaptık. Drenaj hatlarını yeniledik.” dedi.

Yürütülen çalışmalarının kente katkı sağlayacağını ifade eden Karaaslan, “Görev süremiz boyunca bütün restorasyonları yapıp tarihi eserleri gelecek nesillere aktarmayı düşünüyoruz, Restorasyonlarımızı tamamlayarak Diyarbakır’ı turizm şehri haline getirmek istiyoruz.” değerlendirmede bulundu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR(AA) – Tarımın ilk yapıldığı yerler arasında bulunan Çayönü höyüğünde 1964 yılında başlatılan, 1991 yılında güvenlik nedeniyle ara verilen ve 4 yıl önce yeniden başlatılan arkeolojik kazılar, Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan’ın başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülüyor.

Kazı sahasında incelemede bulunan Vali Münir Karaloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Oya Eronat, Mehmet Mehdi Eker ve Ebubekir Bal, Özdoğan’dan çalışmalar ve elde edilen buluntular hakkında bilgi aldı.

İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Karaloğlu, Çayönü höyüğünün insanoğlunun yeryüzünde ilklerinin yaşandığı bir bölge olduğunu söyledi.

İnsanoğlunun göçebe hayattan yerleşik hayata, kültürel tarıma Çayönü’nde geçtiğini ve burasının madencilik tarihinde önemli bir yerde olduğunu aktaran Karaloğlu, “İlk defa bakır madeninin sıcak ve soğuk olarak işlendiği, dericiliğin belki ilk defa yapıldığı bölgedir Çayönü. Özellikle insanlığın yerleşik hayata geçmesi bakımından çok önemli bir yer.” ifadelerini kullandı.

İnşaat teknolojisinin de tarihsel temellerinin bulunduğu bir bölgede olduklarını aktaran Karaloğlu, şöyle devam etti:

“Hocamız bu sene yeni bir müjde verdi. Dedi ki, ‘Sandık tipi bir mezar açtık.’ Ve Çayönü’nü 3 bin yıl daha bugüne yaklaştırdık. Bizler de heyecanlandık, geldik, gördük. İçerisinde pişmiş, farklı formlarda çok ince, zarif, estetik kapların bulunduğu gördük. Kapların içerisinde ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Açıldığında onları da öğreneceğiz. Bizim bütün amacımız, Diyarbakır’ı tarihiyle kültürüyle medeniyet değerleriyle hak ettiği şekilde tekrar insanlığın gündemine taşımak.”

Eker de uzun yıllar Diyarbakır’ın terörden dolayı zarar gördüğünü aktardı.

Terör nedeniyle kazı çalışmalarının bir süre durdurulduğunu anımsatan Eker, “İnsanların büyük kısmının besin kaynağı olan buğdayın anavatanı burası. Bu tesadüf değildir. Son 5-6 bin yıllık süreçte medeniyetlerin yerleşim yeri. Dicle Nehri bütün Mezopotamya milletlerinin beslendiği kaynaktır. Terör bize çok zarar verdi ve Diyarbakır’ın mücevherleri bilinmez hale geldi. Çünkü bu şehrin tek gündem maddesi terör oldu. Kazı çalışmaları da bu süreçlerde durdurulmuş ve bu da çok acı bir şey. Bu aslında insanlığın hafızasına vurulmuş bir darbe.” diye konuştu.

Türksat AŞ’den yapılan açıklamaya göre, etkinlik, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihi Zerzevan Kalesi’nde 2-4 Eylül’de gerçekleştirilecek.

Gençlerin uzaya ilgisinin artırılması amacıyla 2019’dan bu yana Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının himayelerinde gerçekleştirilen organizasyon kapsamında gök bilimle ilgili birçok atölye ve çadır kuruldu.

Etkinlik, Türksat’ın tahsis ettiği frekanslarla dünyaya duyurulacak.