Diyarbakır'da 7 okulda Sezai Karakoç'u anlatacak

DİYARBAKIR (AA) – Anadolu Mektebi Diyarbakır'da 7 okulda şair, yazar, düşünür ve siyasetçi Sezai Karakoç'u anlatacak.

40'a yakın şehirde 2 bine yakın öğrencisiyle yazar okumalar yapan Anadolu Mektebi, Diyarbakır ve Sezai Karakoç'un memleketi Ergani ilçesinde 3 gün sürecek "Medeniyetimizin Dirilişi: Sezai Karakoç" etkinliği düzenledi.

Bu kapsamda 14 şehirden gelen 40 öğrenci kentteki 7 okulda gerçekleştirilecek panellerde sunum yapacak.

Programda Ankara Devlet Tiyatrosu'nun "En Sevgili" adlı oyun ve "Gün Doğmadan" adlı belgesel gösterimi ile sergi ve şiir dinletisi de yer alıyor.

Diyarbakır Öğretmenevinde düzenlenen panelin açılışında Van'dan gelen lise öğrencisi Esra Nur Albayrak, "Yok Oluş Girdabında Varlık Mücadelesi", Ankara'dan gelen üniversite öğrencisi Ali Anıl Şenir "Sezai Karakoç ve Devlet Mefhumu", İstanbul'dan gelen üniversite öğrencisi Şeyma Sarı "Sezai Karakoç'ta Medeniyet Tasavvuru", Konya'dan gelen lise öğrencisi Beyza Dağlı ise "Sezai Karakoç'un Eserlerinde İnsan" başlıklı sunum yaptı.

– "Diyarbakır'a eğitim, kültür faaliyeti yansısın istiyoruz."

Anadolu Mektebi Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sami Güçlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2012'de Sakarya'da küçük bir grupla üniversitede başlayan Anadolu Mektebi'nin 2016'da Milli Eğitim Bakanlığının himayesinde liselerde yaygınlaştığını söyledi.

Amaçlarının Türk kültürünü, sanatını, edebiyatını Anadolu coğrafyasındaki ortak kültürü büyütmeye çalışan yazarları çocuklara okutmak olduğunu ifade eden Güçlü, "Diyarbakır'dan Anadolu'ya bir kültürel program aksetsin istiyoruz. Diyarbakır'a eğitim, kültür faaliyeti yansısın istiyoruz." dedi.

Güçlü, batı illerindeki gençlerin bölgeyi, bölgedekilerin de başka kentleri ziyaret ederek birbirlerini tanımalarını istediklerini aktararak gençlerin aynı duygu ve düşünce dünyası içerisinde büyüme imkanını yakalaması için çaba sarf ettiklerini aktardı.

"Diyarbakır'a gelirken elbette Diyarbakırlı bir yazarı seçerek geldik. Sezai Karakoç Anadolu Mektebi'nin 12 yazarı arasında yaşayan 2 yazardan biri." ifadesini kullanan Güçlü, şöyle konuştu:

"Erken yaşlarda bir disiplin içerisinde kendi toplumunun değerlerini yüceltmek isteyen yazarları okuduklarında bu çocukların dünyasında çok güzel gelişmeler oluyor. Lise çağındaki bir çocuğun bu konularda bu kadar rahat konuşabilmesi ancak emekle oluyor. İlerleyen zamanda toplumda bu insanlar çok önemli roller üstlenecekler."

– "Öz güvenleri gelişiyor"

Van Erciş'ten programa katılan sınıf öğretmeni Yıldız Taşdemir, 2013'te üniversite öğrencisiyken Anadolu Mektebi ile tanıştığını ve atandıktan sonra Erciş'te bu mektebi kurduğunu belirtti.

İlçede 70'e yakın öğrenciyle okuma yaptıklarını dile getiren Taşdemir, öğrencilerle dönem boyunca okuma yaptıklarını, seçtikleri bir konuda hazırladıkları metinle ülke genelindeki panellere katılma şansı elde ettiklerini aktardı.

Taşdemir'in bu etkinliklerin öğrenciler üzerindeki etkisine değinerek, "Bu süreç onlara iyi bir okuyucu, yazar, konuşmacı olmayı ve daha iyi algılayabilmeyi kazandırıyor. İnsanlarla iletişim yönünde de öz güvenleri gelişmiş oluyor." diye konuştu.

Panelist öğrencilerden Şeyma Sarı, kente Karakoç'u konuşmak için geldiklerini söyledi.

Sezai Karakoç'un bütün kitaplarını okuduğunda farklı bir dünyaya açıldığını belirten Sarı, "Onun doğduğu, büyüdüğü şehre geldim. Burada olmak çok değerli ve kıymetli. Bu imkanı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum." dedi.

Esra Nur Albayrak ise Karakoç'un kitaplarından kenti az da olsa tanıma fırsatı bulduğunu aktararak, "Diyarbakır gerçekten bende merak duygusu uyandırdı. Karakoç, memleketini kitaplarında kadim bir şehir olarak dile getirmiş. Sezai Karakoç'un anlattığını yüreğimizde hissederiz." ifadesini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR(AA) – Tarımın ilk yapıldığı yerler arasında bulunan Çayönü höyüğünde 1964 yılında başlatılan, 1991 yılında güvenlik nedeniyle ara verilen ve 4 yıl önce yeniden başlatılan arkeolojik kazılar, Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan’ın başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülüyor.

Kazı sahasında incelemede bulunan Vali Münir Karaloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Oya Eronat, Mehmet Mehdi Eker ve Ebubekir Bal, Özdoğan’dan çalışmalar ve elde edilen buluntular hakkında bilgi aldı.

İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Karaloğlu, Çayönü höyüğünün insanoğlunun yeryüzünde ilklerinin yaşandığı bir bölge olduğunu söyledi.

İnsanoğlunun göçebe hayattan yerleşik hayata, kültürel tarıma Çayönü’nde geçtiğini ve burasının madencilik tarihinde önemli bir yerde olduğunu aktaran Karaloğlu, “İlk defa bakır madeninin sıcak ve soğuk olarak işlendiği, dericiliğin belki ilk defa yapıldığı bölgedir Çayönü. Özellikle insanlığın yerleşik hayata geçmesi bakımından çok önemli bir yer.” ifadelerini kullandı.

İnşaat teknolojisinin de tarihsel temellerinin bulunduğu bir bölgede olduklarını aktaran Karaloğlu, şöyle devam etti:

“Hocamız bu sene yeni bir müjde verdi. Dedi ki, ‘Sandık tipi bir mezar açtık.’ Ve Çayönü’nü 3 bin yıl daha bugüne yaklaştırdık. Bizler de heyecanlandık, geldik, gördük. İçerisinde pişmiş, farklı formlarda çok ince, zarif, estetik kapların bulunduğu gördük. Kapların içerisinde ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Açıldığında onları da öğreneceğiz. Bizim bütün amacımız, Diyarbakır’ı tarihiyle kültürüyle medeniyet değerleriyle hak ettiği şekilde tekrar insanlığın gündemine taşımak.”

Eker de uzun yıllar Diyarbakır’ın terörden dolayı zarar gördüğünü aktardı.

Terör nedeniyle kazı çalışmalarının bir süre durdurulduğunu anımsatan Eker, “İnsanların büyük kısmının besin kaynağı olan buğdayın anavatanı burası. Bu tesadüf değildir. Son 5-6 bin yıllık süreçte medeniyetlerin yerleşim yeri. Dicle Nehri bütün Mezopotamya milletlerinin beslendiği kaynaktır. Terör bize çok zarar verdi ve Diyarbakır’ın mücevherleri bilinmez hale geldi. Çünkü bu şehrin tek gündem maddesi terör oldu. Kazı çalışmaları da bu süreçlerde durdurulmuş ve bu da çok acı bir şey. Bu aslında insanlığın hafızasına vurulmuş bir darbe.” diye konuştu.

Türksat AŞ’den yapılan açıklamaya göre, etkinlik, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihi Zerzevan Kalesi’nde 2-4 Eylül’de gerçekleştirilecek.

Gençlerin uzaya ilgisinin artırılması amacıyla 2019’dan bu yana Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının himayelerinde gerçekleştirilen organizasyon kapsamında gök bilimle ilgili birçok atölye ve çadır kuruldu.

Etkinlik, Türksat’ın tahsis ettiği frekanslarla dünyaya duyurulacak.