'Diyarbakır'ın bileği bükülmeyen kızları' gözünü Avrupa Şampiyonası'na dikti

DİYARBAKIR (AA) – Katıldıkları Türkiye 2021 Bilek Güreşi Şampiyonası Milli Takım Seçmeleri’nde milli formayı giymeye hak kazanan Diyarbakırlı 3 kız sporcu, gözünü Avrupa Şampiyonasına çevirdi.

Dicle ilçesinde okulun ücretli beden öğretmeni sayesinde bilek güreşindeki yetenekleri keşfedilen Gülçin Altınay (19), Helin Tuna (17) ve Elanur Kazaylek (13), bu branşla ilgilenmeye başladı.

Çeşitli müsabakalardan dereceyle dönen kızlara Dicle Kaymakamı Kadir Yurdagül ve Dicle Belediyesi destek oldu.

Kaymakamlığın desteğiyle Tokat’ta düzenlenen Türkiye Şampiyonası’na farklı kategorilerde katılan sporculardan Gülçin Altınay, 21 yaş altı 60 kilo sağ kolda birinci, Helin Tuna 18 yaş altı +70 kilo sol kolda ikinci ve Elanur Kazaylek de 15 yaş altı 50 kilo sağ kolda ikinci olarak milli takıma seçildi.

Elde ettikleri başarıyla ilçenin gururu olan kızlar, eylül ayında düzenlenmesi planlanan Avrupa Şampiyonası’nda da başarılarını sürdürmeyi hedefliyor.

Bilek gücünü inek sağımına borçlu

Sporcu Gülçin Altınay, AA muhabirine, 11. sınıftayken beden öğretmeninin kızlara bilek güreşi yaptırdığını ve okulda birinci olması sonrası bu sporla ilgilenmeye başladığını aktardı.

İlde düzenlenen okullar arası müsabakalarda birincilik elde ettiğini, daha sonra da 2019’da Eskişehir’de yapılan okullar arası yarışmada Türkiye 2. olduğunu anlatan Altınay, bu yıl Türkiye Şampiyonası’nı da sağ kolda birinci tamamladığını kaydetti.

“Türkiye şampiyonu olmak ve milli takıma seçilmek çok onur verici bir duygu. Gurur duydum. İnşallah ileri seviyeye taşırız.” diyen Gülçin Altınay, “Önümüzdeki süreçte Litvanya’da Avrupa Şampiyonası olacak. Orada birinci gelerek bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

Aile olarak hayvancılıkla uğraştıklarını belirten Altınay, “Annemle inekleri sağıyorduk. İnekleri sağınca kol kaslarım güçlendi. Hocam bir gün, ‘Neden hammer kasların genişledi?’ diye sordu. Ben de ‘İnekleri sağdığım için.’ yanıtını verdim. Hocamın tavsiyesiyle bilek güreşi sporu yapmaya başladım.” açıklamasında bulundu.

Kendi arkadaşlarının yanı sıra, bazen erkeklerle de bilek güreşi yaptıklarını kaydeden Altınay, “Erkekleri yendiğimizde duyguları biraz değişiyor. Erkeklerle bilek güreşi yapmadan önce, “Ben yenerim” düşünceleri var. Yenilince de ‘Nasıl olur, bir kıza karşı nasıl yeniliriz?” diyorlar. Biz de kendimizle gurur duyuyoruz.” diye konuştu.

Tuna: İnsanların takdirini topluyoruz

Milli takıma seçilen isimlerden Helin Tuna, okulda erkeklerle bilek güreşi yaptığını ve onları yendiği için öğretmeninin dikkatini çektiğini anlattı.

“Okulda erkeklerle yaptığım maçlarda hep kazanıyordum. Kızlarla maç yapmıyordum çünkü onları zaten yeniyordum.” diyen Tuna, hocasının tavsiyesi üzerine bu spora devam ettiğini aktardı.

Çeşitli müsabakalarda derece yaptığını, son olarak da Türkiye Şampiyonası’nda ikinci olduğunu söyleyen Tuna, şu görüşlerini aktardı:

“Şu an çok mutlu ve gururluyum. Ailem de benimle gurur duyuyor. Milli takımda olmak çok iyi bir duygu, insana gurur veriyor. İnsanların takdirini topluyoruz. Çok çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Hedefim, ilk olarak Avrupa Şampiyonası’nda birinci gelmek. Daha sonra da dünya şampiyonu olmak istiyorum. Uluslararası her yerde ülkemi temsil etmek, madalyalar kazanmak ve tüm Türkiye’yi gururlandırmak istiyorum.”

Kızların istediklerinde her şeyi başarabileceklerine inandığını vurgulayan Helin Tuna, “Kızların hiçbir engel tanımaması gerekiyor. Zor koşullarda bu seviyeye geldim. ‘Bunu yapacağım.’ dedim ve yaptım. Yapmaya da devam edeceğim. Daha iyi yerlere gelmek istiyorum. Biz kızlar fiziksel olarak da güçlüyüz. Bu gücümüzü sporda göstermek istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Elanur Kazaylek ise kendisinin de diğer arkadaşları gibi öğretmeninin tavsiyesine uyarak kol kasları bilek güreşine uygun olduğu için bu sporla ilgilenmeye başladığını dile getirdi.

Türkiye ikincisi olduğu için çok mutlu olduğunu dile getiren Kazaylek, “Şampiyonada derece yapabileceğimi düşünmüyordum ama 2. oldum. Milli takıma girmeye hak kazandım, çok mutluyum. Kendimle gurur duyuyorum. Hedefim, Avrupa Şampiyonası’nda birinci olmak. Sonrasında dünya şampiyonluğun da kazanmak istiyorum. Bilek güreşi, hayalimde olmayan bir spordu. Şimdi hayatımın en önemli yerinde.” diye konuştu.

Antrenör Durmaz: Dicle ilçesi ilk defa milli takıma sporcu yerleştirdi

Sporcuların antrenörü Rıdvan Durmaz, ücretli öğretmenlik yaptığı okulda bilek güreşinde yetenekli kız sporcuları keşfedip, onları müsabakalara hazırladığını belirtti.

Farklı branşlarda sporcu yetiştirdiğini fakat gençlerin bilek güreşinde yetenekli olduklarını fark etmesi üzerine bu alana yoğunlaştığını aktaran Durmaz, ilk olarak 2019’da Türkiye ikinciliği elde ettiklerini aktardı.

Durmaz, gençlerle ilgilenildiği sürece her türlü branşta başarı getirebileceklerine inandığını aktararak “Dicle ilçesi ilk defa milli takıma sporcu yerleştirdi. İlçeden 3 sporcu aynı anda yerleşti. İlk defa Türkiye şampiyonumuz oldu. Mucize gibi bir olay. Mutluyuz, gençlerimizle gurur duyuyoruz. Milli formamızı giyecekler, bayrağımızı taşıyacaklar. Gençlerle çalışmaya durmadan devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Müsabakalara katılabilmek için maddi desteğe ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Durmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dicle Kaymakamlığı her zaman yanımızda oldu. Maddi ve manevi desteklerini esirgemediler. Belediyemiz de yardımcı oldu. Maddi ve manevi destek veren herkese teşekkür ediyoruz. Dicle’nin demir bilekli kızlarıyla Avrupa’da çok önemli bir yarışmaya katılacağız. Bütün Türkiye’nin, Diyarbakır’ın bu yolda bize destek çıkmasını bekliyoruz.”

Kaymakam Yurdagül: Gençler bizim için çok önemli

Dicle Kaymakamı Kadir Yurdagül, başarılarından dolayı kızları kutlayıp, gençleri desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

Avrupa yolunda sporculara başarı dilediğini ifade eden Yurdagül, “Gençler bizim için çok önemli. Ülkemizin geleceği, yarınlarımız gençlere destek verildiğinde, neleri başarabileceklerine şahit olduk. İlimize, ilçemize gurur yaşatan gençlerimizin Avrupa’da bayrağımızı dalgalandırarak ülkemizi de gururlandıracaklarına inanıyorum.” şeklinde konuştu.

Muhabir: Ahmet Kaplan

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR(AA) – Tarımın ilk yapıldığı yerler arasında bulunan Çayönü höyüğünde 1964 yılında başlatılan, 1991 yılında güvenlik nedeniyle ara verilen ve 4 yıl önce yeniden başlatılan arkeolojik kazılar, Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan’ın başkanlığındaki ekip tarafından sürdürülüyor.

Kazı sahasında incelemede bulunan Vali Münir Karaloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Oya Eronat, Mehmet Mehdi Eker ve Ebubekir Bal, Özdoğan’dan çalışmalar ve elde edilen buluntular hakkında bilgi aldı.

İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Karaloğlu, Çayönü höyüğünün insanoğlunun yeryüzünde ilklerinin yaşandığı bir bölge olduğunu söyledi.

İnsanoğlunun göçebe hayattan yerleşik hayata, kültürel tarıma Çayönü’nde geçtiğini ve burasının madencilik tarihinde önemli bir yerde olduğunu aktaran Karaloğlu, “İlk defa bakır madeninin sıcak ve soğuk olarak işlendiği, dericiliğin belki ilk defa yapıldığı bölgedir Çayönü. Özellikle insanlığın yerleşik hayata geçmesi bakımından çok önemli bir yer.” ifadelerini kullandı.

İnşaat teknolojisinin de tarihsel temellerinin bulunduğu bir bölgede olduklarını aktaran Karaloğlu, şöyle devam etti:

“Hocamız bu sene yeni bir müjde verdi. Dedi ki, ‘Sandık tipi bir mezar açtık.’ Ve Çayönü’nü 3 bin yıl daha bugüne yaklaştırdık. Bizler de heyecanlandık, geldik, gördük. İçerisinde pişmiş, farklı formlarda çok ince, zarif, estetik kapların bulunduğu gördük. Kapların içerisinde ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Açıldığında onları da öğreneceğiz. Bizim bütün amacımız, Diyarbakır’ı tarihiyle kültürüyle medeniyet değerleriyle hak ettiği şekilde tekrar insanlığın gündemine taşımak.”

Eker de uzun yıllar Diyarbakır’ın terörden dolayı zarar gördüğünü aktardı.

Terör nedeniyle kazı çalışmalarının bir süre durdurulduğunu anımsatan Eker, “İnsanların büyük kısmının besin kaynağı olan buğdayın anavatanı burası. Bu tesadüf değildir. Son 5-6 bin yıllık süreçte medeniyetlerin yerleşim yeri. Dicle Nehri bütün Mezopotamya milletlerinin beslendiği kaynaktır. Terör bize çok zarar verdi ve Diyarbakır’ın mücevherleri bilinmez hale geldi. Çünkü bu şehrin tek gündem maddesi terör oldu. Kazı çalışmaları da bu süreçlerde durdurulmuş ve bu da çok acı bir şey. Bu aslında insanlığın hafızasına vurulmuş bir darbe.” diye konuştu.

ANTALYA (AA) – Müsabakalar öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda kortej yürüyüşü yapıldı. Elmalı Ömer Paşa Camisi’nde mevlit okutuldu, Kırkpınar eski başpehlivanlarından Recep Gürbüz, kabri başında yapılan dua ile anıldı.

İlk gün alt boyların mücadele ettiği güreşler, 5 Eylül Pazar günü yapılacak başpehlivanlık final müsabakasıyla sona erecek.

Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 669 yıldır devam eden Türk’ün ilk er meydanı Elmalı Güreşleri’nin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle geçen yıl düzenlenemediğini hatırlattı.

Güreşlerin bir yıl aradan sonra tekrar düzenlenmesinden dolayı büyük bir sevinç, mutluluk ve onur duyduklarını dile getiren Öztürk, güreşçilere başarılar diledi.

Muhabir: Mehmet Çakmak