'Dizi ve filmlerin aranan atlısı' Janbi Ceylan ile atı 'Kazbek'in iletişimi görenleri şaşırtıyor

Dizi ve filmlerin “aranan atlısı” Janbi Ceylan ile atı Kazbek’in iletişimi görenleri şaşırtıyor

TRT 1’de yayınlanan “Uyanış: Büyük Selçuklu” dizisinde “Aydoğdu” karakterini canlandıran Janbi Ceylan, 7 yıl önce hipodromdan sahiplendiği ve “Kazbek” adını verdiği safkan Arap atıyla adeta nefes kesen gösteriler yapıyor. Kazbek, sahibi Ceylan’ın sadece bir el işareti veya ses tonuyla şaha kalkıyor ya da diz çökerek seyircileri selamlıyor. ( Sergen Sezgin – Anadolu Ajansı )

TRT 1’de yayınlanan “Uyanış: Büyük Selçuklu” dizisinde “Aydoğdu” karakterini canlandıran Janbi Ceylan, 7 yıl önce hipodromdan aldığı ve “Kazbek” adını verdiği safkan Arap atıyla adeta nefes kesen gösteriler yapıyor.

Çocukluğundan itibaren atlara ilgi duyan, uzun yıllardır at eğitmenliği yapan 44 yaşındaki Janbi Ceylan, son yıllarda atlarıyla dizi ve film projelerinde görev alıyor.

Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından organize edilen Etnospor Kültür Festivali’nde de çeşitli gösteriler yapan Ceylan, son olarak TRT 1’de yayınlanan Uyanış: Büyük Selçuklu dizisinde Aydoğdu karakterini canlandırıyor.

Dizide iki atıyla yer alan Ceylan’ın üçüncü atı olan Kazbek ile arasında ise farklı bir gönül bağı bulunuyor. Koşuya uygun olmadığı için “ıskartaya” çıkarılan Kazbek’i yaklaşık 7 yıl önce hipodromdan satın alan Ceylan, 9 yaşındaki atıyla Türkiye’nin dört bir yanında gösteriler yapıyor.

Kazbek, sahibi Ceylan’ın sadece bir el işareti veya sesli komutuyla şaha kalkıyor ya da diz çökerek seyircileri selamlıyor.

Gösterilerde Ceylan’ın kamçıyla şiddetli ses çıkarmasına rağmen Kazbek’in kımıldamadan durması da aralarındaki güven bağını en iyi şekilde gösteriyor.

Bursa’nın Kestel ilçesindeki Tabiat Binicilik Merkezi’nin yönetim kurulu üyesi de olan Ceylan, AA muhabirine, at ile insan arasındaki ilişkiyi “fenomen” bir ilişki olarak nitelendirdi.

Ceylan, otobur bir hayvan olan atın doğadaki vahşi etoburlar tarafından avlanıldığını dile getirerek, “İnsan ise yaşayabilmek için avlanmak zorunda olan bir varlık. Doğada aslan ile ceylanın arkadaşlık ettiğini göremezsiniz. Biz ise at ile olan ilişkimizde bırakın arkadaşlık etmeyi onun üzerine binip biz beyin, o da vücudumuzun diğer kısmı olup tek bir vücut olarak hareket etmeyi amaçlıyoruz.” diye konuştu.

Tarihte kurulan sayısız imparatorluk ve medeniyette atların önemli yer tuttuğunu anlatan Ceylan, “Tüm bu süreçte onları bizim hayatımızın bir parçası olarak yetiştirebilmeyi başardık. İnanılmaz bir şekilde insana güven duyduğunu gördük.” dedi.

Ceylan, atlarından biri olan Kazbek ile arasındaki dostluğa değinerek, şunları kaydetti:

“Atçılık ve biniciliği ayırıyorum. Kazbek bana atçılığın ince detaylarını öğretti. Bazen beraber olduğumuz hayvanları biz değil, onlar bizi seçer. At almak için hipodroma gittiğimde Kazbek, tel pencere arkasında duruyordu. Kapısı kilitliydi, seyis de yoktu. Küçücük bir tel pencere arkasından onun bakışlarına hayran kaldım. Biz normalde at seçerken detaylı şekilde sağlık taramasından geçiririz ama benim böyle bir şansım olmadı. Onun bakışları beni benden aldı. Ben onu değil, o beni seçti.”

“Birçok gösteri gerçekleştirdik”

Kazbek’in bir Arap atı olduğunu dile getiren Ceylan, “Kazbek, koşu yarışlarına uygun performans sergileyemediği için ıskartaya çıkarılmış atlardan biri. Şu an 9 yaşında olan Kazbek ile 2,5 yaşından beri beraberiz. Atın kemik gelişimi 7 yaşına kadar devam eder. 2,5 yaşındaki bir at daha bebek sayılır. Bebeklikten itibaren onunla çalışmaya başladık. Bugüne kadar birçok sinema ve televizyon projelerinde çalıştık ayrıca birçok gösteri gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı.

Ceylan, Kazbek dışında iki atının daha olduğunu onlarla TRT 1’de yayınlanan Uyanış: Büyük Selçuklu dizisinde rol aldığını belirterek, “Kazbek, Bursa’daki Tabiat Binicilik Merkezi’nde kalıyor. Diğer atlar ise dizi çekimi için İstanbul’da bulunuyor. Kazbek için sık sık Bursa’ya gelip gidiyorum.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

HAKKARİ (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Resmi Gazete’de yayımlanan kararı kapsamında “Milli Park” ilan edilen Yüksekova’da bulunan İkiyaka Dağları’ndaki Sat Buzul Gölleri, kültür, sanat ve sportif faaliyetlerle şenleniyor.

Bölgedeki doğal güzellikleri turizme kazandırmak ve bölgenin tanıtımına katkı sunmak için Valiliğin desteğiyle Cilo Sat Gölleri ve Buzulları Dağcılık ve Doğa Sporları Derneğince (CİSAD) ikincisi düzenlenen festival renkli geçti.

Yerli ve yabancı 1000’e yakın doğasever ve sporcunun katıldığı festivalde, akşam saatlerinde yakılan kamp ateşi etrafında toplanan kampçılar, Türkçe ve Kürkçe Türküler eşliğinde halay çekerek eğlendi.

Yamaç paraşütü, kano ve dağ bisikleti etkinlikleri de yapıldı

Yoğun ilgi gören festivalde, trekking, yamaç paraşütü, kano, yüzme ve dağ bisikleti gibi etkinlikler de gerçekleştirildi.

Vali ve Belediye Başkan Vekili İdris Akbıyık, beraberinde Yüksekova 3. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Muammer Alper, Yüksekova Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Osman Doğramacı, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ahmet Kavukçu, AK Parti İl Başkanı Abdulmuttalip Özbek ve bazı kurum amirleri ile festival alanını ziyaret etti.

Akbıyık, burada yaptığı konuşmada, CİSAD ile bölgede doğa sporları festivalinin ikincisini düzenlediklerini söyledi.

Festivalde emeği geçen herkese ve katılımcılara teşekkür eden Akbıyık, “Türkiye’nin her yerinden bu güzellikleri görmek için buraya gelen vatandaşlarımıza da teşekkür ediyorum. Buralar bir zamanlar maalesef Hakkariliye, Kürt’e, Türk’e, Türkiye’ye kötülük yapmak isteyen terör örgütünün cirit attığı, eğitim yaptığı yerlerdi. Ama çok şükür bugün ne Hakkari’de ne bu dağlarda 3 bin 500 rakımda terörün ‘t’sinden dahi söz edilemez. Bir tane dahi terörist buralarda bulunmuyor. İnşallah tam manasıyla bir terörist dahi kalmayana kadar güvenlik güçlerimizle, Hakkari halkıyla beraber mücadele edeceğiz.” dedi.

​​​​​​​”Pandemiye rağmen inanılmaz bir rağbet var”

Güvenlik güçlerinin halkın desteğiyle yurdun her noktasında ve sınır dışında güvenliği sağladığını aktaran Akbıyık, şunları kaydetti:

“Bu sene özellikle huzurun gelmesiyle pandemiye rağmen inanılmaz bir rağbet var. Dağlarımıza, Sat Gölleri’ne, Reşko Geçidi’ne, Cennet Cehhenem Vadisi’ne ilgi var. Şu manzara ancak Alpler’de, Himalayalar’da vardır. İnşallah hep birlikte bu potansiyeli hem Hakkarililerin hem de Türkiye ekonomisine, turizmine kazandıracağız. Güvenlik güçlerimiz bu dağlarda en üst düzeyde güvenliği sağlıyorlar. Hakkarililerin çocuklarını, Cilo’nun Sat’ın çocuklarını, Zap’ın çocuklarını kurda kuşa yem etmemek için, kötülüğe, şiddete gitmemeleri için biz Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak sizlerle beraber yek vücut olmuş şekilde iyiliğe, güzelliğe yönelmeleri konusunda çaba sarf ediyoruz.”

CİSAD Başkanı Azad Ölmez de dernek olarak kentteki doğal güzelliklerini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmayı amaçladıklarını anlattı.

İlk festivali 2018’de 150 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Ölmez, “Bu yıl da 800’ü aşkın katılımcımız oldu. Bunların 400’ü il dışından geldi. Ülkenin birçok şehrinden katılım oldu. Gayet güzel bir festival oluyor.” diye konuştu.

Festivale İzmir’den katılan Ayşe Kartal da bölgenin görülmeye değer bir yer olduğunu belirterek, “Burada bin kişiden fazla insanla birlikte çadır kurduk. Birçok dağcılık kulübüyle buradayız. Hepimiz kardeşiz, hep birlikte eğleniyoruz. 4 mevsimi bir arada yaşıyoruz.” dedi.

Adana’dan gelen Tuğba Özacan ise bölgeye önyargılarla geldiklerini fakat bu ön yargının yersiz olduğunu gördüklerini belirterek, “Burası muhteşem, doğa harikası. Çok güzel bir atmosfer var. Güzel bir gece geçirdik. Çok farklı bir sabaha uyandık.” ifadelerini kullandı.

Akbıyık ve beraberindekiler, daha sonra doğaseverlerle halay çekti, kano yaptı.

Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE), 112 Acil Sağlık Hizmetleri ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekiplerinin de hazır bulunduğu festivale, Çukurca Belediye Başkanı Ensar Dündar, Gençlik ve Spor İl Müdürü Emin Yıldırım, İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Gür, Kültür ve Turizm İl Müdürü İdris Ağacanoğlu, AFAD İl Müdürü Resul Karadeniz ve bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı.

Muhabir: Sayim Harmancı

İSTANBUL (AA) – Maserati’nin yeni nesil süper spor otomobili MC20, Batı Sussex'teki Goodwood Hız Festivali’nde 8-11 Temmuz tarihlerinde gerçekleşen dört günlük yarışın 1,9 kilometrelik parkurunda test edildi.

Tofaş açıklamasına göre, Maserati için yeni bir dönemin kapılarını aralayan MC20, Supercar Run’da efsanevi tırmanışına katılarak 27’nci Goodwood Hız Festivali'nde gövde gösterisi yaptı. Maserati yapımı V6 "Nettuno" motoru ile sınıfının en iyi güç /ağırlık dengesi ve rafine aerodinamik yapısıyla dikkatleri toplayan MC20, markanın 325 km/s üzerinde maksimum hıza sahip ilk ortadan motorlu ve iki koltuklu süper spor otomobili olarak da öne çıkıyor.

Ayrıca karbon fiber monokok şasi ilk Maserati olan MC20, 1.500 kg ağırlığa sahip. Formula 1’den türetilen Nettuno motorla bir araya gelen bu hafif yapısı sayesinde, 0- 100 km/s hıza 2,8 saniyede ulaşan inanılmaz bir hızlanma performansı sunan MC20, aynı zamanda yüksek hız için olağanüstü bir güç-ağırlık oranı da sağlıyor.

Goodwood süresince, Maserati’nin performanslı sedanı Ghibli Trofeo da MC20 ile beraber boy gösterdi. Gerçekleşen tırmanma yarışında 4,3 saniyede 0-100 km/s’e ulaşabilen 580 HP gücündeki V8 motorunun gücünü sergileyen Ghibli Trofeo, MC20 ile birlikte Supercar Paddock ve First Glance Paddock'ta sergilendi.