Doğu Anadolu'da “sanayi ve istihdam” hareketliliği

ERZURUM (AA) – Erzurum Valisi Okay Memiş, "Özellikle tekstil gibi istihdam ağırlıklı üreticiler artık Marmara Bölgesi'nden, sanayileşmiş kentlerden Anadolu'ya, Erzurum'a gelmeye başladılar. Biz bundan dolayı çok mutluyuz." dedi.

Valilik, Büyükşehir Belediyesi ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansının (KUDAKA), 2. Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sahasında hayata geçirdiği Tekstilkent Projesi çalışmalarını inceleyen Memiş, fabrikaların durumuyla ilgili yetkililerden bilgi aldı.

Memiş, incelemelerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, yaklaşık bir yıl önce göreve başladıklarında çok konuşulan Tekstilkent Projesi'ni hayata geçirdiklerini söyledi.

Valilik bünyesinde projenin yapılarak ihaleye çıktığını ifade eden Memiş, şöyle konuştu:

"4 ay içerisinde bu 4 devasa fabrikayı bitirdik. İnşaat bittikten sonra ihaleyi yaparak Türkiye'nin en büyük 2 firması burada işe başladı. Biz devlet olarak fabrikayı yapıyoruz ve girişimciye 'cebinizdeki para üretimde ve girişimcilik işlerinde kullanmak amacıyla sizde kalsın, siz fabrikaya para harcamayın' diyoruz. Biz bu fabrikaları çok uygun fiyatlara kiraya verdik ve işletmeye de başladılar. Bugün Marmara Bölgesi'nde ve sanayileşmiş kentlerde böyle bir fabrikayı bizim ihale ettiğimiz bedelin belki de 20-30 katına firmalar işletebilirler. Bu anlamda kendileri de çok avantajlı. Özellikle tekstil gibi istihdam ağırlıklı üreticiler artık Marmara Bölgesi'nden, sanayileşmiş kentlerden Anadolu'ya, Erzurum'a gelmeye başladılar. Biz bundan dolayı çok mutluyuz."

Memiş, yatırımlarla hem girişimcilerin hem de şehir olarak Erzurum'un kazançlı çıktığını belirterek devlet olarak amaçlarının kar olmadığını dile getirdi.

İstihdamın artmasının kendilerini mutlu ettiğini söyleyen Memiş, şunları kaydetti:

"Erzurum, tekstilin tohum atılmasıyla birlikte yeşereceği, fidan vereceği ve gelişeceği bir il. Tarihi İpek Yolu üzerinde olan bir iliz. Bu sene tren yolunu Tekstilkent'e kadar getiriyoruz, istasyon buraya kurulacak. Hava yolu ve bölünmüş kara yoluyla avantajlı bir iliz. Erzurum, Türkiye'nin doğusunda ama Azerbaycan, İran, Gürcistan, Nahçıvan ve Rusya'nın batısında, o ülkelere iki saat mesafedeyiz. Dolayısıyla bunları bir avantaj olarak görüyoruz. Dünyanın çok önemli markalarına, dünyada söz sahibi olan markalara Erzurum'da ürünler üreteceğiz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum."

Bazı fabrikaların gecikmesiyle ilgili olarak ise Memiş, "Bunun nedeni Çin'den gelecek olan makinelerin gelmemesidir. Koronavirüs dünyayı etkilediği gibi Türkiye'yi de etkiledi. Yoksa şu an bir diğer fabrika da üretime geçmişti." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ARTVİN (AA) – Alınan bilgiye göre, Artvin-Erzurum karayolunun yaklaşık 55. kilometresindeki Sebzeciler köyü mevkisi ile 70. kilometredeki Yeniköy köyü mevkisinde şiddetli yağış nedeniyle yamaçtan kopan kaya parçaları ve toprak birikintisi yola sürüklendi.

Yolun ulaşıma kapanması nedeniyle bölgede araç kuyruğu oluştu.

Karayolları ekipleri ile bölgede baraj inşaatı ve yol yapım çalışmalarında faaliyet gösteren iş makinelerinin yardımıyla yolun trafiğe açılması için çalışma başlatıldı.

ERZURUM (AA) – Milli güçlere, milletin topyekun mücadelesine ve Milli Meclis’e dair önemli kararların alındığı Erzurum Kongresi, istiklal mücadelesinin hedeflerinin ve ilkelerinin tespitinde belirleyici rol oynayan, milletin özgürlük yolundaki azim ve kararlılığını tüm dünyaya duyurarak Cumhuriyete uzanan yolun temel taşlarından biri oldu.

Ulu Önder Atatürk ve arkadaşları, 23 Temmuz 1919’da emperyalist güçlerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, Erzurum Kongresi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasını temin etti.

Düşman işgalindeki vatan toprağını kurtarmak için bağımsızlığa giden zorlu mücadelesini Erzurum’dan sürdüren Atatürk ve silah arkadaşları, bu kongre sayesinde ülkenin bağımsızlığa giden yolunu açtı.

Doğu vilayetlerinden Erzurum, Sivas, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ’a yönelik Ermeni tehlikesi ve kurulmak istenen Ermenistan’a tepki ile Trabzon vilayetinde de Trabzon, Rize, Gümüşhane, Ordu, Giresun’da Rum Pontus iddialarına karşı tedbir için toplanan Erzurum Kongresi, bölgesel bir kongre olmasına rağmen bütün yurdu ilgilendiren nitelikler taşıyor.

“Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz”

Erzurum Kongresi, hiçbir baskı ve yönlendirme olmadan Türk milletinin kendi hür iradesiyle almış olduğu milli bir kararın hayata geçirilmesiyle Türk milletinin var olduğu ve var olmaya devam edeceğinin en önemli göstergesi oldu.

Türk milletinin var olma mücadelesindeki ilk refleksini ve kararlılığını gösterdiği tarihi kongrede alınan “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz” kararı ile Milli Mücadele yolunda büyük bir aşama kaydedildi.

Erzurum Kongresi’nin kapanışındaki konuşmasında “Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir.” diyen Gazi Mustafa Kemal, bundan 100 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı kongrenin önemine dikkati çekti.

Mustafa Kemal Paşa, “Milletimizin kurtuluş umuduyla çırpındığı en heyecanlı bir zamanda, fedakar sayın heyetimiz her türlü zahmete katlanarak Erzurum’da toplandı. Duygulu, asil bir ruh ve çok güçlü bir inançla vatan ve milletimizin kurtuluşuyla ilgili köklü kararlar aldı. Özellikle bütün dünyaya karşı milletimizin varlık ve birliğini gösterdi.” sözleriyle kongrenin önemine vurgu yaptı.

Tarihi kongrede alınan kararlar

Yoğun çalışma sonrası 14 gün süren ve bugünlere de ışık tutan 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar şöyle:

– Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.

– Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekun kendisini savunacak ve direnecektir.

– Vatanı korumayı ve istiklali elde etmeyi İstanbul Hükümeti sağlayamadığı takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri milli kongrece seçilecektir.

– Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.

– Kuvayımilliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.

– Hıristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.

– Manda ve himaye kabul edilemez.

– Milli Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin Meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır.

Yerlilik ve millilik konusunda devletin ve milletin yolunu aydınlatmaya devam eden kongre, milletin bağımsızlığına tutkusunun bir göstergesi oldu.

Alınan kararların mahiyeti ve kapsamı itibarıyla büyük bir milletin geleceğinin planlandığı ve devletin temellerinin atıldığı kongreyle, Türk milleti için milli iradeyi hakim kılmanın esas olduğu tüm dünyaya ilan edildi.

Erzurum Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, AA muhabirine, Erzurum’un çeşitli dönemlerde tarihe yön veren ve önemli roller oynayan bir şehir olduğunu söyledi.

Milli Mücadele dönemindeki kongrelerin en önemlilerinden birinin Erzurum Kongresi olduğunu hatırlatan Küçükuğurlu, “Bu şehir bütün zorluklara ve yokluklara rağmen yine tarihe yol göstermiş, daha doğrusu o dönemde yaşamış, insanlara geleceğin nasıl şekilleneceği konusunda ciddi bir rehberlik yapmıştır.” dedi.

“Erzurum yine tarihi vazifesini yerine getirmiştir”

Küçükuğurlu, kentin geçmişte Rus işgallerine uğradığını ve Ermeni mezalimine maruz kaldığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Erzurum, bütün maddi ve manevi servetini çoğunlukla kaybetmişken 1919’da yani milletin tam da bir rehberliğe ve önderliğe ihtiyaç duyduğu bir anda yine tarihi vazifesini yerine getirmiştir ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın da katılımıyla büyük bir kongre gerçekleştirmiştir. Bu kongre bir bakıma cumhuriyetin temellerinin atıldığı bir kongredir. Çünkü bu dönemde burada bulunan yabancı uzmanlar, bilhassa İngilizler bunu ifade etmektedirler. Erzurum’da cumhuriyetin temelleri atılıyor. Çünkü Erzurum’da milli irade kendini ortaya koymuş, kendi inisiyatifiyle kimseden emir ve talimat almadan Trabzon’la birlikte Erzurum’daki Vilayeti Şarkiye Müdafai Hukuk Cemiyeti bir kongre toplamaya karar vermiş.”

1. Dünya Savaşı sonrasında doğuda Ermenistan kurma düşüncesi hayaline Erzurum Kongresi’nin izin vermediğini bildiren Küçükuğurlu, kongrenin toplanış amacıyla bölgesel olmakla beraber sonuçları itibarıyla gerçek anlamda ulusal milli bir kongre olduğuna dikkati çekti.

Küçükuğurlu, kongrenin Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğini tescillediğini belirterek, “Mustafa Kemal Paşa bütün görevlerinden ayrılarak kongreye sivil katıldı, son gün temsil heyeti başkanı oldu ve bu yetkisini meclis açılana kadar kullandı. Yani bir icra heyetinin başkanı olarak Erzurum’da bu konuma geldi.” dedi.

“Misakımilli’de belirtilen sınırlar Erzurum’da şekillenmiş”

Kongrede alınan kararlara değinen Küçükuğurlu, şöyle devam etti:

“Erzurum’da kongrede alınan kararlara baktığımızda Misakımilli’nin aslında burada şekillendiğini görmekteyiz. Çünkü Misakımilli’de belirtilen sınırlar, yabancı devletler ve azınlıklarla ilgili münasebetler hep Erzurum’da şekillenmiş. Erzurum Kongresi’nde bunların bütün maddelerini aynen olmasa bile mana itibarıyla görmekteyiz. İşte bu kararlar son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde, Misakımilli kararları olarak karşımıza çıkacak. Ayrıca bu kongrede meclisin açılması gündeme gelmiş. Bu çok önemli bir şey. Biz milli bir irade ortaya koyduk fakat bu iradenin bir adım daha ileri taşınması için meclisin açılması gerekir denilmiş ve nihayet son Osmanlı Mebusan Meclisi açılabilmiştir. Yani Erzurum Kongresi’nin kararlarından biri bu şekilde hayata geçmiştir.”

Erzurum Kongresi’nin milli bilinç ve iradenin oluşması adına önemli bir adım olduğunu vurgulayan Küçükuğurlu, şunları kaydetti:

“Osmanlı Devleti’nin paylaşılması ve Ermenistan kurulması gündeme geldiği ortamda Erzurumlular birleştiler. Öncelikle gündem maddesi olarak vatanı kurtarmayı kendilerine hedef olarak belirlerdiler. Dolayısıyla burada önemli olan Erzurum’da bu işlerin bir milli bilinç çerçevesinde ve iradeyle yapılması. İnsanlar vatanı savunmalarının tek yolunun canı pahasına da olsa ‘gereken neyse yapmak’ olduğunu net şekilde yaşıyorlardı. Dolayısıyla işte milli irade, demokrasi, inisiyatif, halk harekatı, bugün ne derseniz Erzurum Kongresi’nde hepsi karşımıza çıktı. Bu daha sonra Misakımilli, meclisin açılması ve cumhuriyetin ilanı olarak karşımıza çıkıyor. Eğer biz bugün bu topraklarda hem bilinç anlamında hem de maddi anlamda rahat yaşayabiliyorsak bu atalarımızın ortaya koyduğu fedakarlık, bilinç ve ruh sonucundadır.”