Doğu Anadolu'nun en soğuk kenti sıfırın altında 32 dereceyle Ağrı oldu

ERZURUM (AA) – Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, havanın az bulutlu ve açık geçeceği bölgede, sabah saatlerinde buzlanma, don ve yer yer sis bekleniyor.

Sıcaklıkların mevsim normallerinde seyredeceği bölgede, rüzgar kuzeyden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek.

Gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında olmak üzere Ağrı’da 32, Ardahan ve Kars’ta 24, Erzurum’da 20, Iğdır ve Erzincan’da 13 ve Tunceli’de 10 derece ölçüldü.

Gün içinde en yüksek sıcaklıkların Tunceli’de 4, sıfırın altında olmak üzere Erzincan’da 2, Ardahan ile Iğdır’da 3, Kars’ta 5, Erzurum’da 7 ve Ağrı’da 15 derece olması bekleniyor.

Kar kalınlıkları, kayak merkezlerinden Palandöken’de 106, Sarıkamış’ta 62 ve Konaklı’da 43 santimetre ölçüldü.

4 il için kuvvetli buzlanma ve don uyarısı

Öte yandan Van, Bitlis, Muş ve Hakkari için kuvvetli buzlanma ve don uyarısı yapıldı.

Mevcut kar katmanının üzerine kuvvetli yağışların gelmesiyle eğimi dik yamaçlarda yaşanabilecek çığ riskine, yer yer kuvvetli buzlanma ve don olayı ile ulaşımda yaşanacak aksamalara karşı yetkililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekiyor.

​​​​​​​

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

AĞRI(AA) – Yem bitkileri üretiminde artış ve mera alanlarının ıslahını sağlamak amacıyla Valilik öncülüğünde İl Özel İdaresi kaynaklarıyla yüzde 90 hibeyle hayata geçirilen “Yem Bitkileri Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında ilkbahar aylarında 770 çiftçiye 2 bin 400 çuval silajlık mısır tohumu dağıtıldı.

Aldıkları destekle yaz boyunca tarlalarda ekim yapan çiftçiler, büyük emeklerle yetiştirdikleri ve boyları yaklaşık 3 metreyi aşan yem bitkisini hasat etmeye başladı.

Makinelerle biçtikleri silajlık mısırları traktör ve kamyonlarla köylerine götüren üreticiler, stokladıkları bitkiyle hayvanlarının kışlık yem ihtiyacını karşılayacak.

Silajlık mısır alanı üç katına çıktı

İl Tarım ve Orman Müdürü Kenan Engin, AA muhabirine, bu yıl çok sayıda tarımsal projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

Vali Osman Varol ile sürekli çiftçilerle bir araya geldiklerini ifade eden Engin, “Ağrı’da 2020 yılında 6 bin dekar ekili silajlık mısır alanımız varken bu yıl hibe ve tohum desteğiyle 18 bin dekara çıkardık. Hayvancılık yapan yetiştiricilerimiz için çok önemli bir projedir.” dedi.

Engin, Ağrı’nın hayvancılık noktasında Türkiye’nin önemli illerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Sahip olduğu 410 bin büyükbaş hayvan ve 1 milyon 400 bin civarındaki küçükbaş hayvan varlığıyla özellikle hayvancılık noktasında yoğun faaliyetin yürütüldüğü bir ildir. Bu sene de kurak geçti ve dolayısıyla çiftçilerimiz girdi noktasında bazı zorluklar ve handikaplar yaşadı. Bitkisel üretimi geliştirme kapsamında yaptığımız silajlık mısır projemiz çiftçiler için çok faydalı oldu.” diye konuştu.

Bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle çiftçilere korunga, İl Özel İdaresi desteğiyle de silajlık mısır tohumu dağıtıldığını belirten Engin, olgunlaşan bu ürünlerde hasadın devam ettiğini aktardı.

“Besicilerin girdi maliyetlerini düşürmeye gayret ediyoruz”

Engin, kentte bitkisel ürün çeşitliliğini artırmak için Valilik koordinesinde çalışmalara devam ettiklerini kaydederek, şöyle devam etti:

“Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın özellikle girdi maliyetlerini düşürmeye gayret ediyoruz. Bunun yanında çiftçilerimizin bütçelerine de katkıda bulunmak istiyoruz. Bu tip projelerle çiftçimiz hem yeni bitkisel ürünlerle tanışıyor hem de bu manada kendilerine katkı sunmuş oluyoruz. İlimizde özellikle son bir yıldır Sayın Valimiz Osman Varol’un gelmesiyle birlikte tarım ve hayvancılıkla ilgili çok yoğun bir çalışma var. Teşkilat olarak sürekli sahadayız. Çiftçinin ihtiyacını tespit ediyoruz ve buna yönelik projeler hazırlıyoruz. Hem Bakanlığımızdan hem de bütçe noktasında bize destek olabilecek kurum ve kuruluşlardan ve özellikle İl Özel İdaresi bütçesinden çiftçilerin ihtiyaçlarına göre proje çalışması yapıyoruz.”

Çiftçilerden olumlu tepki aldıklarını aktaran Engin, silajlık mısırda dekar başına ortalama 7 ton verim beklediklerini ve üretimin geçen yıla öre 3 kat artacağını sözlerine ekledi.

İSTANBUL(AA) – Arçelik’in ve Koç Holding’in üst düzey yöneticilerinden ve Arçelik’in faaliyet gösterdiği farklı ülkelerdeki katılımcılardan oluşan ekip Türkiye’nin en yüksek noktası Ağrı Dağı’na zirve tırmanışı yaptı.

Arçelik'ten yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak ve birlikte hareket etmenin önemini vurgulamak için Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, Arçelik Üst Yöneticisi (CEO) Hakan Bulgurlu, Koç Holding Strateji ve İş Geliştirme Direktörü Melih Poyraz, Arçelik Finansman ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Polat Şen, Arçelik Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika & Amerika Genel Müdür Yardımcısı Ragıp Balcıoğlu ve Arçelik İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Toygan Pulat’ın da aralarında olduğu üst düzey yöneticilerinden ve farklı ülkelerden katılımcılardan oluşan 16 kişilik ekip, Türkiye’nin doğu ucunda bulunan ve 5 bin 137 metre ile Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı’ya zirve tırmanışı gerçekleştirdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, küresel bir şirket olmanın sorumluluğuyla, iklim değişikliğine karşı mücadelede Arçelik’in büyük rol oynadığını belirtti.

Günümüzün en önemli küresel sorunları arasında iklim değişikliğinin yer aldığını vurgulayan Ebiçlioğlu, bu doğrultuda şirketlerin, hem faaliyet gösterdikleri sektörün çevreye ve iklim değişikliğine etkisinin hem de kurum olarak üzerine düşen sorumlulukların bilinciyle hareket ettiğini ifade etti.

Ebiçlioğlu, Arçelik olarak, ticari faaliyetleri sürdürürken ve yatırımları hayata geçirirken topluma, dünyaya ve genç nesillere daha iyi bir gelecek bırakmak amacıyla çalışmaları yürüttüklerinin altını çizdi.

Sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde iklim değişikliği konusunda performanslarını her geçen gün bir üst noktaya taşıdıklarını aktaran Ebiçlioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dağlar; dünyadaki yaşamın, biyoçeşitliliğin ve birliğin bütünsel bir örneği – hikayeleriyle tarihe, ekosistemiyle de canlılara hayat veriyor. Bu nedenle, biz de ekip olarak, doğaya olan bağlılığımızı vurgulamak ve sorumluluklarımızı tekrar hatırlamak için Ağrı Dağı’na tırmanarak 2011’de Kilimanjaro ile başlayan farkındalık tırmanışlarına bir yenisini ekledik. Tırmanışımız ile takım olmanın, doğa ve yeni bir yaşam biçimi için birlikte hareket etmenin önemini yeniden tecrübe ettik. Yakın zamanda ülkemizde ve dünyada yaşanan yangın ve sel felaketleri hem iklim krizinin artan etkilerini hem de bu mücadelede birlikte hareket etmenin önemini bizlere bir kez daha gösterdi. Arçelik olarak, önümüzdeki dönemde de coğrafyamızın sürdürülebilir gelişimine destek olmaya, çevresel etkimizi azaltarak doğayı korumaya, ülkemiz ve dünyamız için değer yaratmaya devam edeceğiz."

Arçelik ekibi küresel ısınmaya dikkati çekmek için daha önce de 2011 ve 2018 yılında Kilimanjaro, 2017 ve 2018 yılında Elbrus, Ocak 2019’da Aconcagua tırmanışlarını takım ruhu ve liderlik becerileri sayesinde başarıyla sonuçlandırmıştı.