Doğu Karadeniz'de çiftçiler, ilkbaharın gelmesiyle tarlalarında temizliğe başladı

TRABZON(AA) – Dik ve sarp yamaçlara sahip Doğu Karadeniz’de zorlu koşullara rağmen hayatlarını sürdüren çiftçi ailelerin tarlalarında yeni ekim öncesinde hareketli günler başladı.

Kışın ardından gelen ilkbahar ve sıcak havayla tarlalarında kalan otları temizlemeye başlayan çiftçiler, ekecekleri mısır ve çeşitli sebzeleri satarak elde edecekleri gelirle ev ekonomisine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Coğrafi yapı nedeniyle ekilebilir alanların sınırlı olması nedeniyle her karış toprağı değerlendirmeye çalışan emektar çiftçiler, oldukça yorucu bu çalışmayı imece usulü yapıyor.

Trabzon’un Akçaabat ilçesi Doğanköy Mahallesi’nde yaşayan Bayram Sepetçi de kendisine ait tarlada yetiştirdiği mısır, patates, domates ve çeşitli sebzelerle evinin geçimini sağlıyor.

İlkbaharın gelmesiyle eşi ve iki çocuğuyla erken saatlerde tarlada güne başlayan Sepetçi, akşama kadar ekim hazırlıklarını tamamlamaya çalışıyor.

Sepetçi, AA muhabirine, ekim öncesinde ilk aşamanın temizlik olduğunu, biriken otların kökleriyle temizlenmesinin yeni ürünün kalitesi ve verimini doğrudan etkilediğini belirtti.

Tarlanın temizlenmesinin ardından beden gücüyle belleme işlemi yapıldığını anlatan Sepetçi, daha sonra ahırlardan demir kovalara konulup sırtta taşınarak getirilen gübrelerin toprakla buluşturulduğunu söyledi.

Kendi tarlasında bu sezon ekilecek ürünler arasında önceliğin mısırdan yana olacağına işaret eden Sepetçi, “Erken kalkıp çalışabildiğimiz zamana kadar tarlada oluyoruz. Yorulduğumuzda dinlenip tekrar öğleden sonra devam ediyoruz. İlkbaharda yapılan bu çalışmaların ardından biz ve diğer komşularımız genelde mısır ekiyor. Ayrıca turp, lahana ve diğer sebze çeşitleri de yetiştirmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yazın hasat edilecek mısırların büyük çoğunluğunu satacaklarını belirten Sepetçi, şunları kaydetti:

“Burada hayat güzel ve memnunuz. Tarlada olduğumuz zaman komşularımızla dahi olsa pandemi nedeniyle mesafeyi koruyabiliyoruz. Şehre gittiğimiz zaman kalabalığa giremiyorsun, bir yerde oturup bir şey yiyemiyorsun. O nedenle burada ailecek güzel bir ortamımız var. Bu sene inşallah kuraklık olmayacak diye düşünüyoruz. Pandemi sürecini de inşallah bu sene atlatırız.”

Bu arada, ilkbaharla açan pancar ve lahanaların çiçekleri güzergahta yolculuk yapanlar için adeta görsel şölen sunuyor.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi, ürettiği elektrolitik bakır ile yaklaşık 750 milyon dolarlık olası ithalatın önüne geçiyor.

Cengiz Holding'den yapılan açıklamaya göre, Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi, bakır madeni başta olmak üzere maden kaynaklarını sürdürülebilir gelişme çerçevesinde değerlendirip kurumsal bilgi birikimini yeni teknolojilerle destekleyerek standartlara uygun, katma değeri yüksek ürünlere dönüştürüp ülke refahına katkıda bulunmaya devam ediyor.

Türkiye'nin değerli bakır yataklarından çıkarılan bakır cevherleri Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi'nde işlenerek ülke ekonomisine daha fazla katma değer yaratabilmek için yoğun çaba sarf ediliyor. Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi, sahip olunan bakır rezervlerinin etkili bir şekilde değerlendirilmesi kapsamında bakırın nihai ürün haline getirilmesi sürecinde üstlendiği görevi en iyi şekilde yerine getirmek için çalışıyor.

– Türkiye'de cevherden bakır üreten tek işletme

Uzun yıllar bir kamu kuruluşu olarak faaliyet gösteren işletme, 2004 yılında Eti Bakır AŞ tarafından devralındı. Cengiz Holding bünyesindeki Eti Bakır AŞ Samsun İşletmeleri, Karadeniz Bölgesi'ndeki bakır cevheri yataklarının değerlendirilip bakır üretmek amacıyla kurulmuş olup halihazırda Türkiye'de cevherden bakır üreten tek işletme konumunda bulunuyor.

Bakır temininde yüzde 90 dışa bağımlı olan Türkiye'de 500 bin ton katot bakır tüketilirken, Eti Bakır AŞ Samsun İşletmesi'nde bu değerli metal ülke sanayicisine sunularak yaklaşık 750 milyon doların ithalat yoluyla yurt dışına gitmesinin önüne geçiliyor.

Türkiye'de yaklaşık 150 bin ton civarında katot bakır üretilmekle birlikte burada cevherden üretim gerçekleştiren "ilk ve tek" firma Cengiz Holding bünyesindeki Samsun Eti Bakır olarak öne çıkıyor. Bu amaçla işletmede, mevcut durumda yıllık 400 bin ton bakır konsantresi işlenerek LME Grade A spesifikasyonlarına sahip 70 bin ton katot bakır üretiliyor ve bunun yanında yıllık 600 bin ton sülfürik asit ve 600 bin ton gübre üretiliyor. Ayrıca, yeni kurulacak olan liman işletmeleri, fosforik asit ve gübre tesisleri ile birlikte işletmenin üretim kapsamı daha da genişleyecek.

– Binlerce kişiye iş imkanı sağlıyor

İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 2016 yılında 254. sırada yer alan Eti Bakır AŞ bugün Samsun, Küre, Murgul, Halıköy ve Espiye işletmelerinde toplam 2 bin 500 kişi doğrudan çalışıyor ve buna dolaylı istihdam eklendiğinde sayı 10 bine kadar yükseliyor.

Tüm bu süreçte çalışanlara verilen sürekli gelişime yönelik eğitimler sayesinde nitelikli iş gücünün artırılması konusunda da önemli katkılar sağlanırken, çalışma süresi boyunca işletme ve bakım için gerekli ekipmanların önemli bir bölümü bölgeden sağlanmakta olup bölge ekonomisine katkıda bulunuluyor.

İşletmenin devralınmasıyla sürekli iyileştirme felsefesi ile birlikte önemli iyileştirme çalışmaları başlatılmış ve bu sayede işletmedeki üretim verimliliğinin artırılması, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve bunlara paralel olarak işletmedeki prosesler sonucunda alıcı ortama verilen çevresel kirleticilerin mevzuatla uyumunun sağlanması hedeflendi. Yapılan çalışmalarda, ulusal mevzuatların yanında en iyi uygulanabilir teknikler ve AB direktifleri de göz önünde bulunduruldu.

Çevresel yatırımlar kapsamında atık su arıtma tesisleri, baca gazı arıtma tesisi, düzenli atık depolama tesisleri oluşturularak Çevre Kanunu kapsamında belirtilen tüm şartlar yerine getirildi. Bu doğrultuda Çevre İzin ve Lisans Belgesi ve Sıfır Atık Belgesi alındı.

Tüm bu çalışmalar sonucunda işletme, uluslararası standartlarda faaliyet gösteren işletme ISO 9001, ISO 14001 ve OHSAS 18001 entegre yönetim sistemi belgelerine sahip oldu.

ANKARA(AA) – AA muhabirinin Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) ile kayıtlı üretici ve yetiştiricilerin, isteğe bağlı olarak tarımsal varlıklarını teminat altına almaları sağlanıyor. Her yıl alınan kararlarla TARSİM kapsamındaki riskler genişletiliyor.

Buna göre, 2020’den itibaren bitkisel ürünlerdeki don riskinin kapsamı genişletilirken, açık alanda yetiştirilen meyveler için don riski, yaban domuzunun tarla ürünlerine verdiği zararlar, kiraz, incir ve üzüm ürünlerinde yağmur riski, kuraklık kaynaklı verim azalışları, seraların maruz kaldığı hava koşulları, hayvanlar için ölüm ve hırsızlık riski ile kovanlara yönelik fırtına, sel, su baskını ve nakliye riski gibi konular da teminat altına alındı.

Tarım sigortası uygulamasıyla çiftçinin doğal afetlerden korunması için poliçe bedelinin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanıyor. Ayrıca açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresindeki don riski için verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında ek prim desteği, ilçe bazlı kuraklık verim sigortasında sigorta priminin yüzde 60’ı oranında prim desteği sağlanıyor.

Geçen yıl ülke genelinde, kapsam dahilindeki tüm branşlarda toplam 2 milyon 235 bin 626 devlet destekli tarım sigortası poliçesi kesildi. Kesilen poliçeler karşılığında 1,7 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 1,3 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı. Sigortalanan alan 26,9 milyon dekara, hayvan sayısı ise yaklaşık 10,3 milyon başa ulaştı.

Devlet destekli tarım sigortaları uygulamasının başladığı 1 Haziran 2006’dan 31 Aralık 2020’ye kadar tüm branşlarda toplam 14 milyon 973 bin 534 tarım sigortası poliçesi tanzim edildi. Bu dönemde 7,5 milyar lira devlet prim desteği sağlandı ve 7,4 milyar lira hasar tazminatı ödemesi yapıldı.

Doğal afetlerin etkileri izleniyor

Öte yandan doğal afetlerin tarımsal üretime olan etkileri, il tarım ve orman müdürlükleri tarafından yapılan tespitlere göre düzenlenen afet ihbar formlarıyla izleniyor. Afetlerden etkilenen çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan tarımsal kredi borçlarının ertelenmesi ya da taksitlendirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Afetlerden zarar gören çiftçilerin zararının bir miktarının karşılanabilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığınca il acil destek ödemeleri de veriliyor.