Doğu Karadeniz'in en önemli turizm merkezlerinden Karaca Mağarası ziyarete açıldı

GÜMÜŞHANE (AA) – Gümüşhane’de, her yıl on binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Karaca Mağarası, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri altında yeniden ziyaretçilerini ağırlayacak.

Torul ilçesinin Cebeli köyü sınırları içinde yer alan Karaca Mağarası, sarkıt ve dikit yoğunluğu ile tavan yüksekliği açısından dünyanın sayılı mağaraları arasında gösteriliyor.

Doğu Karadeniz’in önemli turizm merkezlerinden Karaca, beyaz renkte sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri, perde damla taşları, mağara çiçekleri ve incileri, traverten havuzları ve basamaklarıyla dikkati çekiyor.

Her yıl kasımda ziyarete kapatılan, 5 aylık bakım çalışmalarının ardından nisanda ziyarete açılan mağarada turizm sezonu, bu sene Kovid-19 salgını nedeniyle geç başladı.

Ziyarete açılan mağaraya, koronavirüs tedbirleri nedeniyle aynı anda 15 ziyaretçiden fazla kabul edilmiyor.

Sağlık Bakanlığınca bildirilen önlemlerin alındığı ve girişine dezenfektan yerleştirilen mağaranın 1500 metrekarelik kapalı alanınına maskesiz girilmiyor.

İçeride 15 dakika kalabilen ziyaretçilerin, kendileri için oluşturulan sosyal mesafe çizgileri ile uyarıcı levhalara dikkat etmeleri isteniyor.

Trabzon’dan gelen Anıl Can, Kovid-19 salgını nedeniyle erteledikleri gezi planına sürecin normalleşmesiyle devam ettiğini söyledi.

Plan dahilinde Karaca Mağarası’na geldiğini belirten Can, ilk defa gördüğü mağarayı çok beğendiğini ve mitolojik havasınından etkilendiğini anlattı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarında, biri sözde bölge sorumlusu 7 teröristin daha mağarada etkisiz hale getirildiğini, operasyonlar kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısının 53’e ulaştığını bildirdi.

Akar, beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarının hava harekatlarının yönetildiği Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı’nda inceleme ve denetlemelerde bulundu.

Burada konuşan Akar, Türkiye’nin ve Türk milletinin hakkı, hukuku için mücadeleyi yurt içinde ve sınır ötesinde sürdürdüklerini belirtti.

FETÖ, PKK/YPG, DEAŞ’a karşı mücadelenin sürdüğünün altını çizen Akar, Türkiye’nin müttefiklerine ve NATO’ya bazı konuları anlatmakta zorluk yaşandığını ifade etti.

Bütün bunlara rağmen yılmadan, usanmadan Türkiye için yapılması gereken ne varsa yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Akar, burada bir kahramanlık ve fedakarlığın söz konusu olduğunu söyledi.

“Arkadaşlarımız büyük fedakarlık gösteriyorlar”

Sadece terör örgütlerine değil, Türkiye’ye ve Türk milletine yönelik her türlü tehdide karşı mücadele içinde olduklarını dile getiren Akar, bunların yurt içinde, Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde devam ettiğini kaydetti.

Bakan Akar, aynı zamanda dost ve kardeş ülkeler Azerbaycan ve Libya’nın yanında olmaya gayret ettiklerini belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin moral, motivasyon ve fedakarlığının kendilerini duygulandırdığını ifade eden Akar, “Bu fedakarlık ve kahramanlıkla biz, her türlü eksikliğe, ifade edilmeyen ambargolara, kısıtlamalara rağmen bunların hepsinin üstesinden geldik, gelmeye devam edeceğiz. Niye? Çünkü savaşma azim ve kararlılığımız var. Tek kişi de kalsak sonuna kadar bayrağımızı, sancağımızı yüksekte tutmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.

Bakan Akar, 23 Nisan’da Pençe-Yıldırım ve Pençe-Şimşek operasyonlarının başlatıldığını hatırlatarak,”Bugüne kadar arkadaşlarımız büyük fedakarlık gösteriyorlar. Dağlar, yamaçlar, inmesi, binmesi çok zor. Helikopterler yere teker koyamıyorlar. Bugüne kadarki mücadelede yapılması gerekenin hepsi yapıldı.” diye konuştu.

“Arkadaşlarımız ustalıkla başardılar”

Hava hücum harekatlarında helikopterlerin 300-500 sorti yaptığına işaret eden Akar, “Maalesef dost bildiğimiz bazı ülkeler PKK’ya füzeler verdiler. Dolayısıyla bunların her biri bizim için büyük bir tehlike, büyük bir risk.” ifadelerini kullandı.

Bütün bunlara rağmen Hava Kuvvetlerinin kullandığı silahlarla örtü sağlayarak operasyonu kazasız, belasız yürüttüklerini belirten Akar, şunları kaydetti:

“Şu ana kadar toplam 46 terörist etkisiz hale getirildi. Bugün 7 terörist daha etkisiz hale getirildi. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 53’e ulaştı. Bir mağara vardı, o mağaranın girişi özel teknikler gerektiriyor. Özel Kuvvetlerimiz, komandolarımız o mağaranın altını üstüne getirdiler 7 teröristin ölüsüne ulaştılar. Bunlardan biri de bölge sorumlusu. Arkadaşlarımız herhangi bir kayıp olmadan bu işi ustalıkla başardılar. Onların da alınlarından öpüyorum, tebrik ediyorum.”

“Teröristlerde, uzaktan kumandalı Doçka var”

Operasyonlarda 7 şehidin bulunduğunu bildiren Akar, şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Bakan Akar, yaralıların Ankara’ya getirildiğini, en iyi şartlarda tedavi edilmeye çalışıldığını söyledi.

Operasyonda, tespit edilen hedeflerin tamamının karadan ve havadan vurulduğunu aktaran Akar, şunları ifade etti:

“Ele geçirilen malzemelere baktığımızda bunlara bu malzemeleri kimler verdi? Bunların hepsi düşünülmesi, tartışılması gereken konular. Şu ana kadar toplam 16 silah, 3 bin civarında mühimmat ele geçirildi. Özellikle bu mağaradan ele geçirilenler arasında uzaktan kumandalı 2 Doçka var. Oraya Hava Kuvvetleri gidip vurduğu zaman kendilerini bir şekilde emniyete alıyorlar. Zagros dediğimiz dürbünlü keskin nişancı silahları, Bixi, Kanas keskin nişancı tüfeği, RPG roketatar, M-16, Kalaşnikoflar var. Kalaşnikofların 3’ünde susturucu var. Bomba atarlar var. Çeşitli ve ileri teknoloji muhabere sistemleri var. İstenmediği kadar da bilgi, belge doküman bulundu. Orada arkadaşlar inceleme yapıyorlar. Balkaya/Keri Dağı sorumlusunun da orada olduğu söyleniyor.”

Türkiye’nin açık, şeffaf, uluslararası hukuka uygun şekilde operasyonlarını yürüttüğünün altını çizen Akar, “Karşı taraf terörist, her türlü alçaklığı, namertliği, namussuzluğu yapıyor. Şu ana kadar 200’e yakın el yapımı patlayıcı ve mayın arkadaşlarımız tarafından etkisiz hale getirildi.” dedi.

“PKK, Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamaz”

Akar, Türkiye’nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kürtlerle hiçbir sorununun olmadığını, bütün Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci sınıf vatandaşı olduğunu vurguladı.

Amacın, teröristle mücadele olduğunu dile getiren Akar, “PKK hiçbir şekilde Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olamaz. Zaten esasen onlarda bir kimlik sorunu var. PKK’nın içinde Ermeni de var, Avrupalı, Afrikalı da var, maalesef Türk de var. Dolayısıyla PKK bir terör örgütü, terörist.” şeklinde konuştu.

Yurt dışındaki bazı medya kuruluşlarının, Türk Silahlı Kuvvetlerini teröristlere karşı faaliyet yapıyor gibi değil, etnik ayrımcılık uyguluyor gibi göstermeye çalıştığına dikkati çeken Akar, Türkiye’nin tek hedefinin teröristler olduğunu bildirdi.

Akar, 84 milyon vatandaşı terör belasından kurtaracaklarının altını çizdi.

“Güvenlik ve refahımız için mücadele etmek zorundayız”

Bakan Akar, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra bazı pilotların ihraç edildiğini hatırlatarak, “Ondan sonra gelenler gerçekten büyük fedakarlık örneği olarak kendilerine verilen görevi en iyi şekilde öğrenip, en iyi şekilde yapma azim ve gayreti içinde önemli katkılar sağladılar, sağlamaya devam ediyorlar.” dedi.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada var olmanın kolay olmadığını vurgulayan Akar, “Burada güvenlik ve refahımız için mücadele etmek zorundayız. Bazıları soruyorlar ‘Niye Suriye’ye girdik?’ Eğer biz Suriye’ye girmeseydik, operasyonları yapmamış olsaydık şu anda güneyimizdeki oluşum çok daha farklı, çok daha ağır bir şekilde bizim güvenliğimize karşı risk, tehdit ve tehlike oluşturacaktı. Bu önlendi.” diye konuştu.

Türkiye’nin Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunun altını çizen Akar, terörist oluşumların zamanında başının ezilmesi gerektiğini vurguladı.

“Soykırım kesinlikle olmamıştır”

1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına da değinen Akar, şunları kaydetti:

“Soykırım kesinlikle olmamıştır. Tarih, bunu açık ve net bir şekilde yazıyor. Siyasiler tarihçilik yapamaz. Tarihteki bilgi, belge, görgü, tespitlerin hepsi çok açık ve seçik şekilde 1915’te böyle bir şeyin söz konusu olmadığını gösteriyor. Amerikalıların yaptığı bu açıklama kendi tarihlerini, anlaşmalarını, sözleşmelerini, imzalarını inkar anlamına geliyor. Amerikalıların meşhur bir milli arşivleri var NARA diye, orada bir sürü rapor var konuyla ilgili. O raporlarda çok açık ve net şekilde Amerikalılar, İngilizler 1914-1915’te 1920’de verdikleri raporlarda diyorlar ki ‘Türkler ve Ermeniler 500 yıldır beraber yaşıyorlar, eğer biz karışmazsak, bu düzeni bozmazsak 500 yıl daha beraber yaşarlar.’ Rapor açık.”

Olaylar çarpıtarak tarihi değiştireceğini sananların yanıldığına vurgu yapan Akar, bunu “gaflet ve cehalet” olarak nitelendirdi.

MERSİN (AA) – Mersin Valisi Ali İhsan Su, kenttin en önemli turizm alanlarından Cennet-Cehennem Obrukları, Astım Mağarası ve Gilindire Mağarası'nda iyileştirme çalışmalarının yapılacağını bildirdi.

Çukurova Kalkınma Ajansınca (ÇKA) yürütülen 2020 yılı Turizmde Destinasyon Yönetimi Fizibilite Destek Programı kapsamındaki "Cennet – Cehennem Ören Yeri 2. Etap ve Astım Mağarası Çevre Düzenlemesi" ile "Gilindire Mağarası" projeleri için Valilikte imza töreni düzenlendi.

Vali Su, yaptığı konuşmada, kent turizmine katkı sağlayacak iki önemli fizibilite raporu projesini imzalayarak hayata geçirdiklerini söyledi.

Mersin'in önemli tarihi ve turistik yapılara ev sahipliği yaptığına işaret eden Su, "İlimiz turizm açısında açık hava müzesi konumunda. Çok önemli tarihi ve turistik değerlerimiz var. Bunlardan birisi Cennet-Cehennem ören yeri ve yakınlarındaki Astım Mağarası, diğeri de Gilindire Mağarası. Her ikisi de dünya harikası yerler." dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ÇKA'nın destekleriyle Cennet-Cehennem Obrukları'nda yenileme çalışmalarının yapıldığını bildiren Su, şöyle devam etti:

"Cehennem obruğunun üzerine yeni bir seyir terası yaptık. Cennet obruğunun üst yapısını da tamamen değiştirdik ve oraları güzelleştirdik. Aşağıya doğru inen merdivenlerden kiliseye kadar hepsini elden geçirdik, temizledik. Oraya 450 merdivenle iniliyor. Yaşlı ve rahatsız olan vatandaşlarımız için zor oluyordu. Onlar için bir de asansör yaptık, gerçekten muhteşem bir hale geldi. Birinci fazı bitirdik, şimdi ikinci etap olarak, mağaranın içinden en sonuna kadar, oradaki düzenlemelerle ilgili yaptığımız fizibilite raporu projemiz kabul edildi."

Astım Mağarası'nın iç ve dış çevre düzenlemesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü aktaran Su, hazırlanacak fizibilite raporuyla mağarada yapılacak düzenlemelerin ele alınacağını ifade etti.

Su, bir kirpiyi takip eden çobanın keşfettiği, ilginç figürlü sarkıt, dikit ve sütunun yanı sıra mağara incisi, bayrak traverten ve duş başlığı gibi oluşumlara sahip Gilindire Mağarası'nın "dünya harikası" bir yer olduğununu vurgulayarak, mağarada iyileştirme çalışmalarına başlanacağını sözlerine ekledi.