Dr. Bülent Akkurt: Maske takmayan birisini gördüğümüzde bu canımızı acıtıyor

KIRKLARELİ (AA) – Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Bülent Akkurt, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadelede herkesi tedbirlere uymaya çağırarak, “Maske takmayan birisini gördüğümüzde bu canımızı acıtıyor.” dedi.

Kırklareli’nde Kovid-19 ile mücadelede ön saflarda yer alan sağlık personelinden biri olan Dr. Akkurt, AA muhabirine, mart ayında başladıkları koronavirüs ile mücadelelerinde hastalığa yakalananları tedavi edebilmek için büyük çaba gösterdiklerini söyledi.

Son dönemde virüsün bulaşıcılığının ve şiddetini arttığını vurgulayan Akkurt, mart, nisan ve mayıs ayına göre bu dönemde gelen hastaların çoğunun daha kötü bir tabloyla hastaneye başvurduklarını ifade etti.

Yoğun bakım doluluk oranlarının da arttığına dikkati çeken Akkurt, yatan hasta sayısının da her geçen gün fazlalaştığını kaydetti.

Akkurt, “Kalabalık ortamlardan uzak kalalım. Sosyal mesafe ve maske kurallarına lütfen uyalım. Hastalarımız bize ilk geldiklerinde ‘Çok kötüyüm’, ‘Ben daha önce böyle bir hastalık geçirmedim’, ‘tTamamen çaresiz ve nefessiz hissediyorum kendimi’ diyorlar. Bu hastalıktan dolayı depresif süreçlere girip, ‘Ben artık yaşamak istemiyorum’ diyen hastalarımız da oluyor.” diye konuştu.

“Sadece bir düğünden bize 25 hasta geldi”

Kovid-19’un hafife alınacak bir salgın olmadığını bildiren Akkurt, hastaların çok ağır nefes darlığı, halsizlik ve eklem ağrısı yaşadıklarını ifade etti.

Hastalığa yakalananların büyük bir bölümünün salgını ciddiye almadıklarını gözlemlediklerini anlatan Akkurt, şöyle devam etti:

“Hastalarımız tedavi süreçlerinin ardından kurallara uymadığı için çok pişman olduklarını belirtmekte. Bu gerçekten bizim için çok acı bir durum. Gelen hastaların bir kısmı ise ‘Antalya’ya, İstanbul’a gezmeye gittim.’ veya ‘Kızımın nişanı vardı ona katıldım’, ‘Yakınımım taziyesi vardı ona katıldım’ gibi hep bilindik şeyler söylüyorlar. Tamamen topluluğa karışmaktan elde edilen hastalık süreçleri söz konusu. Sadece bir düğünden bize 25 hasta geldi. Bu gerçekten dikkatsizliğin sonucudur. Bu süreçte misafir gezmeleri, nişan, düğün, taziyelerden uzak durmalıyız.”

Kurallara uyularak sağlık çalışanlarına destek olunabileceğini dile getiren Akkurt, “Hastalığın şiddetini arttırması bizi endişelendiriyor. Bu sürecin kış boyu devam edeceğini öngörüyoruz. Herkes dikkatli olsun. Bu konuda vatandaşlardan destek bekliyoruz.” dedi.

Akkurt, maskesiz sokakta dolaşan birini gördüklerinde çok üzüldüklerini belirtti. Sağlık çalışanlarının bir hastaya şifa olabilmek için bazen evlerinden, ailelerinden uzak kaldığını anlatan Akkurt, buna rağmen maskesiz dolaşanların olduğuna dikkat çekti.

Bu salgınla herkesin mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Akkurt, “Maske takmayan birisini gördüğümüzde bu bizim canımızı acıtıyor. Bu durum çünkü sinirlenmenin çok ötesinde. ‘Ben iyiyim’, ‘Bir şeyim yok’ diyerek toplumun içerisine karışması gerçekten sakıncalı bir durum.” diye konuştu.

Muhabir: Özgün Tiran

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ROMA (AA) – Bakan Speranza, Twitter hesabından akşam saatlerinde yaptığı paylaşımda, “Koronavirüs Bilim-Teknik Kurulu tarafından belirlenen ihtiyati tedbirlere uygun olarak 28 Haziran’dan itibaren beyaz (düşük riskli) kategorili bölgelerde açık havada maske takma zorunluluğunu aşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ülkede bir süredir tartışma konusu olan açık alanda maske kullanımı zorunluluğu iktidar ortağı bazı siyasi partilerce son günlerde kamuoyunda tartışma konusu haline getirilmişti.

Salgında günlük vaka sayılarının, son dönemde 1000’in altına, günlük ölüm sayılarının ise 50’nin altına kadar gerilediği İtalya’da Sağlık Bakanı Speranza’nın talimatıyla Koronavirüs Bilim-Teknik Kurulu, açık havada maske zorunluluğunu değerlendirmeye almıştı.

Kovid-19 salgınının Batı ülkeleri arasında ilk ve en sert şekilde etkilediği ülke olan İtalya’da geçen yıl yaz aylarında vaka sayılarının düşmesiyle açık havada maske kullanım zorunluluğu kaldırılmış, sonbaharda günlük vakaların artmasıyla açık alanda maske kullanımı yeniden zorunlu hale getirilmişti.

İSTANBUL (AA) – Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Doç. Dr. Pınar Öztaş, "Maskenin sık ve uzun kullanıldığı günümüzde, cilt temizliği ve yağlandırmayan su bazlı bir nemlendirici ile cildin bakımı oldukça önemli." ifadesini kullandı.

Türkiye İş Bankası grup şirketleri arasında yer alan Bayındır Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bayındır Söğütözü Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Doç. Dr. Pınar Öztaş, salgın döneminde maske kullanımına bağlı olarak yaşanabilecek problemler hakkında bilgi verdi.

Maske kullanımı cilt bakımının önemini artırdığını belirten Öztaş, cilt sağlığı için maskenin altına makyaj yapılmaması tavsiyesinde bulundu.

Öztaş, güneşli günlerin gelmesi ile birlikte hem terlemeye hem de güneş ışığına bağlı dermatolojik hastalıklarda artış görüldüğünün altını çizerek, şunları kaydetti:

"Ancak diğer yandan güneş cildimizden D vitamini sentezlenmesine yardımcı olurken, bilinen en kuvvetli antidepresan olarak da görev alıyor. Güneş ile olan ilişkimizde orta yolu bulmamız gerek. Pandemi döneminde maske kullanımına bağlı olarak yaşanabilecek problemlere de dikkat etmek gerek. Güneş en önemli ultraviyole kaynağı. Cildimizden D vitamini sentezini sağlıyor ve bilinen en kuvvetli antidepresan olarak rol alıyor. Tüm olumlu etkilerine karşın yaz aylarına adım attığımız şu günlerde güneşten faydalanırken dikkatli olmamız gerek, güneş altında uzun süre korumasız kalmak cildimize zarar verir.

Yaz aylarında güneş ile temasımızın daha fazla olması sonucunda cildimiz tepki verebiliyor. Güneşin temasıyla öncelikle vücutta kızarıklık başlıyor, temasın uzamasıyla birlikte ise bronzlaşma meydana geliyor. Bazı cilt tiplerinde ise kızarma olmaksızın da bronzlaşma gerçekleşiyor. Bronzlaşma aslında cildin kendini korumak için geliştirmiş olduğu bir tepkidir, cilt adeta korunmak için bir perde çekmeye çalışır. Mavi göz, açık renk veya kızıl saç, beyaz ten, güneş ile kolayca güneş yanığı olabilen cilde sahip olmak, vücutta çok sayıda benlerin olması ve yüksek dozda UV ışınına maruz kalmak cilt kanserlerinin gelişimi açısından önemli risk faktörleridir."

– "Mutlaka güneş kremi kullanılmalı"

Güneşe çıkmadan yarım saat önce yüksek koruma faktörlü güneş kreminin mutlaka sürülmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Pınar Öztaş, "Ancak krem sürdüm diye güvende hissedilerek uzun saatler güneş altında kalınması son derece yanlış bir durum. Bu kremlerin özellikle yaz aylarında 3-4 saatte bir tekrarlanması gerekiyor." uyarısında bulundu.

Öztaş, özellikle güneş hassasiyeti olanların, romatizmal hastalığı bulunanların, güneş duyarlılığını artırdığı bilinen ilaç kullananların, hamilelerin ve önceden deri kanseri geçmişi olanların güneşten daha fazla korunması gerektiğini aktardı.

Bazı kozmetiklerin, parfümlerin, kolonyaların ya da ilaç içeren kremlerin de güneş ile temas etmesiyle kızarıklık ve leke yapabileceğini bildiren Öztaş, şu bilgileri verdi:

"Bu ürünler güneşli günlerde mümkün olduğunca kullanılmamalı. Eğer gerekiyorsa güneş koruyucu ile beraber kullanılmasını öneriyoruz. Güneş ve etkilerinden bahsederken dikkat edilmesi gereken bir diğer konunun ise benler ve melanoma olarak isimlendirilen 'ben kanserleri.' Benlerin vücutta nerede, ne boyutta ve ne şekilde olduğunun dikkatle gözlemlenmesi, yeni çıkanların ise farkında olunması gerekiyor.

Ayrıca benlerin şekilleri açısından da değerlendirilmesi gerekir. Asimetrik, kenar düzensizliği olan, siyah, kahverengi, gri, kırmızı gibi farklı renkler içeren, çapı genellikle 5 mm'den büyük olan benler kanser öncüsü olabilecek ben olarak tanımlanır ve melanoma gelişimi açısından risk grubuna girer. Doğuştan, özellikle 1.5 cm'den daha büyük olan benlerin de takip edilmesi gereklidir. Ancak, ben boyutundan bağımsız olacak şekilde, yeni beliren lezyonların da melanom olma riski vardır."

– "Maske kullanımı sivilce ve alerjiye yol açıyor"

Maskenin sık ve uzun kullanıldığı günümüzde, cilt temizliğinin ve yağlandırmayan su bazlı bir nemlendirici ile cildin bakımının oldukça önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Pınar Öztaş, şu ifadeleri kullandı:

"Aksi takdirde maske altında kendi nefesimizle bile ısınan, ıslanan cildimizde sivilce ve alerji daha kolay ortaya çıkabiliyor. Maske altına fondöten gibi örtücü makyaj uygulanması da bu durumu kolaylaştıracaktır. Maske altına örtücü makyaj yapmamak ve maskelerin sık sık değiştirilmesi önemlidir. Yazın böcek ısırıkları, siğiller ve mantar enfeksiyonları da sık izlenebilir. Cildinizde fark ettiğiniz her türlü değişiklik için dermatoloğunuza başvurmalısınız."