Dünya borsaları 'virüs' etkisinden kurtulamıyor

ANKARA (AA) – Çin’de ocak ayında ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisiyle zor günler geçiren dünya borsalarında kayıplar yüzde 15’e yaklaşırken, merkez bankaları ve hükümetlerin aldıkları önlemler borsaların düşüşüne engel olamıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün en son verilerine göre, 100’ü aşkın ülkede etkili olan Kovid-19, kısa sürede küresel piyasaları da negatif etkileyerek dünya borsalarının zor günler geçirmesine neden oldu.

Hükümetlerin ve merkez bankalarının destekleyici adımlarına karşın virüsün ekonomideki etkileri artarak devam ederken, önde gelen uluslararası kurum ve kuruluşlar, küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmeye başladı.

AA muhabirinin derlediği verilere göre, salgına ilişkin artan endişeler güvenli limanlara olan talebi artırırken, riskli varlıklara olan talebi azalttı. Yatırımcıların tahvile ve altına yönelik artan talepleri altın fiyatlarının yükselmesine, tahvil faizlerinin ise gerilemesine yol açtı.

Küresel piyasalarda artan endişeler, pay piyasalarında oynaklığın aşırı artmasına neden olurken, sene başından 6 Mart Cuma kapanışına kadar dünyanın başlıca borsalarındaki kayıplar yüzde 15’e dayandı.

Çin’de Şanghay bileşik endeksi, sadece yüzde 0,52 değer kaybetti

Virüsün yayılmaya başladığı ve son yılların en kötü günlerini geçiren Çin’de Şanghay bileşik endeksi, bu yıla 3.050 puandan başlamıştı. Salgın nedeniyle son bir yılın en düşük seviyesi olan 2.685 puana kadar gerileyen endeks, alınan önlemlerin etkisiyle kayıplarını telafi etti. Şanghay bileşik endeksi, sene başından geçen cuma kapanışına kadar yüzde 0,52 değer kaybetti.

Dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi Japonya’da Nikkei 225 endeksi, ocak ayında tarihi zirvesi olan 24.286 puanı test etse de yılın başından bu yana yüzde 12,29 geriledi.

Bu dönemde Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 7,25, Hindistan’da Sensex endeksi de yüzde 8,91 değer kaybetti.

İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 14,32 geriledi

Avrupa’da virüsten en çok etkilenen ülke olan İtalya’da Kovid-19’dan ölenlerin sayısı 400’e yaklaştı. Ülkede tüm okullar ve üniversitelerde eğitime 15 Mart’a kadar ara verildi. İtalya’da MIB 30 endeksi ise söz konusu olumsuzlukların etkisiyle negatif bir seyir izlerken, yılın başından geçen cuma kapanışına kadar yatırımcısına yüzde 11,51 kaybettirdi.

Avrupa’nın en büyük ekonomisi konumunda olan Almanya’da DAX 30 endeksi de yılbaşından geçen cuma kapanışına kadar yüzde 12,89 geriledi. Bu yılın başlarında Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılan İngiltere’de FTSE 100 endeksi bu dönemde yüzde 14,32, Fransa’da CAC 40 endeksi de yüzde 14,03 değer kaybederek yatırımcılarını üzdü.

New York borsaları

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de de virüsün etkisi hisse senedi piyasasında yoğun bir şekilde hissedildi. Salgının ABD ve küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceğine yönelik endişelerle ABD borsalarında sert hareketler görüldü.

Kovid-19 salgınıyla mücadeleye ilişkin yapılan açıklamalar ve ekonomiyi destekleme yönünde atılan adımlara rağmen piyasalardaki virüs endişesi giderilemedi.

Yılbaşından geçen cuma kapanışına kadar Dow Jones endeksi yüzde 8,47, S&P 500 endeksi yüzde 8 ve Nasdaq endeksi yüzde 4,42 değer kaybetti.

Salgının ekonomik etkilerine karşı alınan önlemler arasında öne çıkan, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) “sürpriz” faiz indirimi oldu. Fed, Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerine ilişkin endişelerin artmasıyla 17-18 Mart’taki Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı öncesi politika faizini 50 baz puan indirerek yüzde 1-1,25 aralığına çekti.

Fed’in, 2008 küresel krizinden bu yana ilk kez planlı toplantılarının dışında faiz kararı alması piyasalarda şok etkisi yarattı.

ABD borsalarındaki dalgalanma yatırımcıları güvenli liman arayışına yöneltirken, uzun vadeli devlet tahvillerine olan talep arttı ve ABD’nin 10 yıl ve 30 yıl vadeli tahvil faizleri tarihin en düşük seviyelerine geriledi.

BIST 100 endeksindeki kayıp yüzde 4,22

Türkiye’de şu ana kadar herhangi bir Kovid-19 vakası tespit edilmezken, küresel piyasalardaki olumsuz hava ve artan jeopolitik riskler Borsa İstanbul’da da satışların artmasına neden oldu. Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, bu yıla 114.425 puan seviyesinden başlarken, ocak ayında tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 124.536 puana kadar yükselmişti.

Söz konusu gelişmelerin negatif etkisiyle bu seviyelerde tutunamayan ve düşüşe geçen endeks, 100.000 puanın altını test etmesine karşın gelen tepkilerle kısa zamanda toparlandı. 6 Mart ile biten haftayı 109.400 puandan tamamlayan BIST 100 endeksinin sene başından geçen cuma kapanışına kadar kayıpları ise yüzde 4,22 oldu.

“Dalgalanma kısa süreli olacaktır”

Çin’in Tsinghua Universitesi Finansal Ekonomi Misafir Profesörü Yasushi Hamao, küresel piyasalardaki dalgalanmanın kısa süreli olacağına inandığını söyledi.

Piyasalardaki korkunun derecesini ölçen VIX endeksinin bir kez 26 puan yükseldiğine işaret eden Hamao, “Daha önce yaşadığımız bir SARS deneyimimiz var ve bu o zamandakinden daha akıllı olduğumuz anlamına geliyor. İnsanlar, virüsün olumsuz etkisinin kısa sürede sınırlı olacağına inandığı sürece borsaların çok fazla düşmeyeceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Hamao, merkez bankalarının doğru kararlar aldığını vurgulayarak, virüs nedeniyle piyasalardaki aşağı yönlü hareketi engellemek için psikolojik olarak adımların atılabileceğini söyledi.

“Bazı ülkeler aşırı tepki veriyor”

Yasushi Hamao, birçok ülkede etkinliklerin iptal edildiğini hatırlatarak, virüsle mücadelede kamuoyunun bilgilendirilmesinin önemli olduğunu ancak bazı ülkelerin aşırı tepkiler gösterdiğini kaydetti.

Hamao, “İnsanlar salgının olası riskleri ve bununla nasıl mücadele edeceğinin bilincinde olduğu sürece kamu etkinliklerinin yapılmasında bir sakınca yok. Tüm etkinliklerin iptal edilmesi ekonomiye körü körüne zarar verir.” diye konuştu.

Diğer ülkelerin borsalarıyla karşılaştırıldığında Çin piyasasındaki değer kaybının az olmasına değinen Hamao, ülkede merkezi kamu politikalarının çok etkili olduğunu ve politika kararları konusunda herhangi bir anlaşmazlık yaşanmadığını ifade etti.

“Çin’de parasal genişleme beklentisi var”

Hamao, Kovid-19 salgınına ilişkin kötü haberlerin gelmesiyle Çin piyasalarının düştüğünü anımsatarak, şunları kaydetti:

“Çin resmi istatistiklerinin doğruluğuyla ilgili her zaman bir sorun vardır ancak Çin hükümeti, SARS ve domuz gribinden sonra bu kez yalan söyleyemez. Çin’de yeni altyapı çalışmaları ve parasal genişlemeye ilişkin büyük bir beklenti var. Çin pazarının hala güçlü olmasının nedeni budur. Çin ekonomisi ve hükümet politikasına kıyasla özellikle Trump yönetimindeki ABD politikası çok daha güvenilmez.”

Piyasalara ilişkin kısa dönem beklentilerini de aktaran Hamao, küresel piyasaların kısa dönemli performansına ilişkin endişeli olmadığını vurguladı.

Muhabir: Erhan Cihan Ünal,Dilara Zengin

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ece Yiğit, “Kudret narı demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminlerine dair zengin bir içeriğe sahip. Ana etkisi vücudumuza giren enfeksiyon etkenlerini öldürmek olan doğal öldürücü kudret narı hücrelerimizi harekete geçirerek bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Birçok bakteri, virüs ve mantar türü üzerine direkt öldürücü etkisi olduğu bilinen kudret narı insülin direncini kırmasının yanı sıra gastrit, reflü ve ülser iyileşmesini hızlandırır” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Ece Yiğit, tropikal bitki kudret narının faydalarına ve tüketimine ilişkin yaptığı açıklamada, kudret narının en iyi bilinen etkisinin kan şekerini düşürmek olduğunu belirterek, kudret narının içerisinde bulunan visin, charantin ve polipeptit-p bu etkiden sorumlu olduğunu bildirdi.

Pankreasta insülin salgılayan ve bu yolla kan şekerinin düşmesini sağlayan beta hücrelerinin fonksiyonunu iyileştirdiğini ifade eden Yiğit, şunları kaydetti:

"Ayrıca karaciğer başta olmak üzere birçok organda insülin direncini kırar. Yapılan çalışmalar uzun süreli düzenli kullanımda etkisinin ortaya çıktığını ve şeker ilaçları ile birlikte kullanıldığında sinerjik etki gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca şeker hastası olmayanlar kullandığında kan şekerinin aşırı düşmesi durumu olarak tanımladığımız hipoglisemi tablosunun ortaya çıkmasına neden olmaz. Kudret narı demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminlerine dair zengin bir içeriğe sahip. Ana etkisi vücudumuza giren enfeksiyon etkenlerini öldürmek olan doğal öldürücü kudret narı hücrelerimizi harekete geçirerek bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Birçok bakteri, virüs ve mantar türü üzerine direkt öldürücü etkisi olduğu bilinen kudret narı insülin direncini kırmasının yanı sıra gastrit, reflü ve ülser iyileşmesini hızlandırır.”

– "Kudret narı gastrit ve reflü semptomlarının azalmasını sağlıyor"

Yiğit, anavatanı tropikal iklime sahip Afrika, Amazon havzası, Hindistan ve Karayip Adaları olduğunu aktararak, “Bilimsel adı momordica charantia olan kudret narı, kabakgiller ailesine mensup bir meyvedir. Artan talep nedeniyle ülkemizde de özellikle Marmara Bölgesinde Bursa ve Yalova illerimizde yetiştirilmeye başlandı. Kudret narının içerisinde bulunan momordin gastrit ve reflü semptomlarının azalmasını sağlıyor. Gastritin ilerlemesi ile oluşan ve mide mukozasının yarası olarak tanımlayabileceğimiz ülserlerinin iyileşmesini hızlandırır. Ayrıca mideye yerleşen ve gastrit gelişmesine neden olan bir bakteri olan Helicobacter pylori üzerinde öldürücü etkisi olduğu yapılan çalışmalar ile kanıtlandı.” değerlendirmesinde bulundu.

Kudret narının faydasının yalnızca midedeki yaraların iyileşmesini hızlandırmakla sınırlı olmadığına işaret eden Yiğit, “Yağlı çözelti halinde günde iki kez düzenli olarak uygulandığında diyabetik yaralar dahil cilt yaralarının iyileşmesini hızlandırdığı biliniyor. Son zamanlarda gösterilmiş bir diğer etkisi de toplardamarların tonusunu artırmak ve kan göllenmesini önlemek sureti ile bu sebeple gelişen hastalıklar olan hemoroid ve varis tedavisinde kullanılabilir olmasıdır.” ifadelerini kullandı.

Yiğit, kudret narının, kanamaya ve düşüklere sebep olabileceği uyarısında bulunarak, gebeler ve gebe kalmayı düşünen kadınların kullanmaması gerektiğine dikkati çekti.

– Zeytinyağında bekletilerek ya da bal ile tüketilebiliyor

Yiğit, meyvenin nasıl tüketilmesi gerektiğini şöyle anlattı:

“Yeşil renkte olan genç meyve olgunlaştıkça sarı-turuncu renk alır ve uç noktalarından ayrılarak parlak kırmızı çekirdekleri açığa çıkar. Bu çekirdekler meyveden ayıklanarak kalan kısım küçük parçalara ayrılarak zeytinyağında, serin bir yerde bekletilir. Aralıklı olarak çalkalanır ve kapağı açılarak havalandırılır. Yaklaşık 6 ay sonunda kullanıma hazır hale gelir. Bu çözeltiden sabah akşam birer tatlı kaşığı tüketmek istenilen etkilerin ortaya çıkması için yeterlidir. Ayrıca bal ile hazırlanmış hazır karışımları piyasada bulunmaktadır. Bunlardan da yine günlük 2 tatlı kaşığı tüketilebilir. Tadı saf halde çok acı olacağından taze meyve suyu olarak tüketmek mümkün değildir.”

İSTANBUL(AA) – Daikin, geniş ürün gamı ile sıcak yaz günlerini en konforlu ve çevreci yaklaşımla serinletmeye devam ediyor.

Daikin'den yapılan açıklamaya göre, markanın en beğenilen klimalarından biri olan Emura, sahip olduğu yüksek standartlarla hem verimlilik hem de tasarruf değerlerini yükseltiyor.

Emura, ultra ince görünümüyle olduğu kadar, performansı, verimlilik değerleri, teknolojik özellikleri ve çevre dostu oluşu ile de beğeni topluyor. Yeni nesil soğutucu akışkan R32 ile çalışan Emura, diğer klimalarda opsiyonel olarak sunulan online kontrol uygulamasını standart olarak uyguluyor.

Böylece tüm yeni nesil Emura sahiplerine, cep telefonu veya tabletleri yardımıyla klimalarını uzaktan kontrol edebilme imkanı veriyor. Bu sayede Emura kullanıcıları, istedikleri zaman ve istedikleri yerden klimasını yönetebiliyor. Online kontrol ile klimasını kontrol edebilen Emura sahipleri, açma, kapama, nem alma, sadece fan çalıştırma gibi komutlarla, daha ortama girmeden kendi konfor alanını oluşturabiliyor.

Yeni nesil Emura, klimalarda kullanılan diğer soğutucu akışkanlara göre daha çevre dostu olan soğutucu akışkan R32 ile verimliliğini artırırken, enerji kullanımından da tasarruf sağlıyor.

Daikin'e özel titanyum apatit fotokatalitik hava temizleme ve gümüş alerjen filtresine sahip olan Emura, havadaki toz partiküllerini temizlerken bakteri, virüs gibi organik kirleticileri emiyor ve kötü kokuları gideriyor. Online kontrol özelliği sayesinde uzaktan açma-kapama, ısıyı istenilen derecede ayarlama gibi fonksiyonları da kullanıcı evde olmadan da yapabilen Emura, tüketici dostu üstün bir klima olarak konforu üst düzeye taşıyor.

-Akıllı göz teknolojisi

Emura’nın sahip olduğu iki bölgeli akıllı göz teknolojisi ise en dikkatİ çekici özelliği olarak öne çıkıyor. Bu teknoloji sayesinde klimada bulunan yerleşik hareket sensörleri, ortamdaki insan varlığını algılayabiliyor. Emura’nın akıllı gözleri eğer 20 dakika boyunca ortamda kimseyi algılamazsa, otomatik olarak tasarruf moduna geçiyor. Odaya biri girdiğinde ise onu algılayan Emura, bir önceki ayarına dönerek, kaldığı yerden çalışmaya devam ediyor. Emura, 3 boyutlu hava üfleme sistemi sayesinde sıcak ve soğuk havayı dikey ve yatay olarak üfleyerek, odanın her köşesine eşit miktarda yayabiliyor. Bunun yanı sıra ortamda insanları algıladığı zaman havayı üstlerine değil, farklı noktalara üflüyor. Emura, 19 desibele kadar inebilen ses seviyesi ile fısıltı derecesinden daha sessiz çalışırken, gece ayar modu ile daha konforlu bir uyku için aşırı ısınmayı veya aşırı soğumayı önlüyor.

Beyaz ve gümüş renk seçenekleri ve kavisli tasarımı ile her türlü dekora uyum sağlayan Emura, şık iç ünitesi kadar performanstan ödün vermeyen özellikleriyle de sadece yaz aylarında değil, 4 mevsim konforlu ortam sunuyor.

Ultra ince, şık, kavisli ön panele sahip tasarımı ile benzerlerinden ayrışan Emura, tasarım odaklı ödüllerin yanı sıra işçilik, malzeme seçimi, üretim verimliliği, çevreye duyarlılık, fonksiyonellik, ergonomi gibi kriterlerin hem uzmanlar hem de tüketiciler tarafından değerlendirildiği birçok ödülün de sahibi oldu.

Bugüne kadar IF Design Award, Red Dot Award, German Design Award, Focus Open Award ve Good Design Award gibi tasarım dünyasının saygın ödüllerini almayı başaran Emura, konfor ve tasarrufu bir arada sunan çevreci bir klima olarak benzerlerinden ayrışıyor.