Dünya gündemine Türkiye penceresinden bakacak 'Times of Türkiye' platformu dijital dünyada

“Türkiye’nin dijital sesi” sloganıyla hayata geçirilen platformda, akademisyenler, gazeteciler, sanatçıların katılımıyla yapılacak programlar takipçilerle Türkçe ve İngilizce paylaşılacak.

Platformun katılımcılarından Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Talip Küçükcan, değişen dünyaya paralel olarak hem Türkiye hem de dünya kamuoyuyla iletişim kurmayı amaçladığını söyledi.

Gençler başta olmak üzere sosyal medya mecralarını kullananların sayısındaki ciddi artışa işaret eden Küçükcan, “Dünyaya bir mesajınız varsa kamuoyuna bir mesajınız varsa bu platformları etkin şekilde kullanmanız gerekir. Times of Türkiye işte böyle bir arayışın, amacın ve dünyadaki değişimlere ayak uydurma gayretinin sonucu olarak ortaya çıktı.” dedi.

Platform üzerinden eğitim, kültür, siyaset, dış politikaya ilişkin en doğru, en objektif mesajların paylaşılmasının amaçlandığını anlatan Küçükcan, YouTube başta olmak üzere tüm sosyal medya mecralarından yayın yapılacağını vurguladı.

Bu kapsamda bir moderatör ve konuklarla 40’ar dakikalık programlar yapılmasının planlandığını aktaran Küçükcan, talep ve gelişmelere göre yeni programlar oluşturulabileceğini bildirdi.

Platformda, Türkiye perspektifinin, Türkiye’deki olayların, Türkiye’nin dünyaya bakışının hem iç kamuoyuna hem dış kamuoyuna anlatılmaya çalışılacağını dile getiren Küçükcan, şöyle konuştu:

“Artık küreselleşen bir dünyadayız. Yani dünyanın en uzak noktasındaki gelişmeler bile ülkemizi, bölgemizi, sınırlarımızı etkileyebiliyor. Örneğin, Afganistan Türkiye’den binlerce kilometre uzakta ama oradaki bir olay, istikrarsızlık, göç şeklinde kendisini gösterebiliyor. Sadece Türkiye değil bugün ABD, Avrupa’nın bütün ülkeleri Afganistan’daki olaydan etkilenebiliyor. Dolayısıyla böyle küreselleşen, gittikçe küçülen bir dünyada acaba Türkiye’ye özgün bir perspektif nasıl inşa edilebilir ve bu özgün perspektifte iç ve dış gelişmeleri nasıl okuruz, Türkiye’nin bu anlamda iletişim stratejisine, planına, programına, amaçlarına nasıl hizmet edebiliriz bunun peşinde olacağız.”

Platformun 4 programla takipçilerine ulaşmaya başladığını, bunlardan 3’ünün Türkçe ve iç politikayla ilgili, 1’inin de “Türkiye konuşmaları” ismiyle dış politikaya ilişkin olacağını aktaran Küçükcan, “Siz isteseniz de istemeseniz de bütün dünya Türkiye’yi takip ediyor, Türkiye’yle ilgili yorumlar yapılıyor, analizler çıkıyor. Buralarda mutlaka Türkiye’nin de sesi olması gerektiğini düşünüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

“Konvansiyonel medyadaki birikimimizle yeni medyayı bir araya getirmeye çalışacağız”

Platformun katılımcılarından İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Bora Bayraktar da platformun yeni medyayla ilgilenen, Türkiye ve dünyadaki olayları takip eden bir grup gencin girişimiyle hayata geçirildiğini anlattı.

Bayraktar, “Dünya gündemi üzerine, sosyal medyayı, yeni platformları kullanan kişilere ulaşmak adına böyle bir oluşum gerçekleşti. Türkiye’de, dünyada neler olup bitiyor, bunları konuşacağımız, daha çok gençleri hedefleyen bir platform.” diye konuştu.

Platforma, daha çok dünya gündeminin ve Türk dış politikasının konuşulacağı “Sınır Ötesi” programıyla katkı sağlayacağını belirten Bayraktar, Kılıç Buğra Kanat ve Sernur Yassıkaya ile haftada en az bir kez bu programda bir araya geleceklerini, gündemin durumuna göre önemli olaylar yaşandığı zaman özel yayınlar da yapacaklarını kaydetti.

Bireysel olarak YouTube kanalı bulunduğunu ve kendi programlarını yaptığını da anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Deneyimimiz var bu konuda. Kılıç Buğra ve Sernur’un da deneyimleri var. Sınır Ötesi’ni yapıyoruz ama Türk dış politikasına odaklı birçok yayın olacak, biz sadece bir tanesiyiz. Biz konvansiyonel medyadaki birikimimizle yeni medyayı bir araya getirmeye çalışacağız. Bu alanlarda yeni medyada çok fazla kişi ve çok fazla rekabet var fakat bizim farkımız şu, biz gerçekten gazetecilik ilkelerine bağlıyız. Akademik olarak ayaklarımız yerine basıyor, söylediğimiz şeyin farkındayız. Konvansiyonel medyadan bunu taşıyacağız. Prensipli, ilkeli yayın, doğru yayın spekülasyonu olmayan gerçeklik üzerinden ama yeni medyanın da rahatlığını kullanmak istiyoruz. Bizim farkımız bu.”

“Teknoloji kadar fikir ve iddia da önemli”

Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yusuf Özkır da kullanıcıların yakından izlemesi gereken bir dijital platformun medya dünyasına girdiğini belirterek, hayırlı olmasını diledi.

Özkır, “Times of Türkiye önemli bir beklentiyi ve boşluğu dolduracak görünüyor. Çünkü akademik araştırmalar insanların haber alma aracı olarak dijital medyaya yöneldiğini ortaya koyuyor.” dedi.

Bu yönelişin yaş bakımından yukarıdan aşağı doğru inildikçe arttığına işaret eden Özkır, bunun da dijital mecraların insan hayatındaki yerinin henüz zirve noktasına ulaşmadığını gösterdiğini anlattı.

Bu yüzden dijitale yapılan yatırımın kamuoyunda zemin bulma ve habere-enformasyona duyulan ihtiyacı karşılamada önünün açık olduğunu aktaran Özkır, şöyle devam etti:

“Burada kritik nokta içerik üretiminde dinamizmin korunması ve bunun süreklilik çerçevesinde yapılması. Tabii internetin ve sosyal medyanın değişmeyen bazı teknik raconlarını da hafife almadan uygulamak önemli. Öte taraftan teknoloji kadar fikir ve iddia da önemli. Bu aslında kurucu zemindir. Times of Türkiye’nin ilk çıkış duyurularına ve hedeflerine bakıldığında iki düzlemde de ciddi bir yaklaşım görülüyor. Bu çok hayati öneme sahip. Benim de içinde yer aldığım Ne Var Ne Yok programı mesela güncel siyasete yer vereceği kadar aynı şekilde bunu belirli bir analiz etrafında, seviyeli ve bilgi ihtiyacını karşılayacak şekilde yapacak. Siyaset konusunda güncel enformasyon peşinde olanların başvuru kaynaklarından birine dönüşeceği söylenebilir.”

Özkır, özellikle gençlerin süreç içinde daha fazla hem Times of Türkiye mecrasına ve yapacakları programa ilgisinin artacağını ifade etti.

İşaretlerin mevcut programların başlangıç kıvamında olduğunu gösterdiğini dile getiren Özkır, medyadan edebiyata ve sinemaya uzanan çizgide farklı alanları kapsayacak şekilde hayata dokunan yeni programların da devreye girebileceğine değindi.

Yusuf Özkır, “Aslında tüm bunlar az önce değindiğim gibi dijitalin olmazsa olmazı dinamizm, içerik güncelleme ve süreklilik konusunda etkileyici bir hedefin olduğunu gösteriyor. Times of Türkiye’nin yolu açık olsun.” dedi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber