Dünya klasiği 'Cimri' Başkentte açık hava tiyatrosunda sahnelenecek

ANKARA (AA) – Devlet Tiyatrolarından yapılan açıklamaya göre, Ankara Devlet Tiyatrosunun sahnelediği ve dekor tasarımının Hakan Dündar’a, kostüm tasarımının Funda Karasaç’a, müziklerinin Kemal Günüç’e ve ışık tasarımının Osman Uzgören’e ait olduğu oyun, 16, 17 ve 18 Eylül’de saat 20.30’da Macunköy Yerleşkesi’nde açık havada izlenebilecek.

Jean-Baptiste Poquelin Molière’in yazdığı, Sabahattin Eyüboğlu’nun Türkçe’ye çevirdiği ve Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği oyun, mal varlığını herkesten esirgeyen ama sempatik tarafı da bulunan bir karakter olan Harpagon’un yaşadıklarını anlatıyor.

Harpagon’u, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mustafa Kurt canlandıracak.

Öte yandan Ankara Devlet Tiyatrosu “Cimri”nin ardından 23, 24 ve 25 Eylül tarihlerinde “Anna Karenina” adlı oyunu da Açık Hava Yaz Oyunları kapsamında Ankara’da tiyatroseverlerle buluşturacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL(AA) – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrolarında 3’ü yeni olmak üzere 9 oyun tiyatroseverlerle buluşacak.

Program kapsamında 15-18 Eylül’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Antigone”, Fatih Reşat Nuri Güntekin Sahnesi’nde “Yaftalı Bulut”, Kadıköy Gazhane Müze Büyük Sahne’de ise “Veba” oyunu izlenebilecek.

Aynı tarihlerde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde iki kişinin çıktığı yolculuk hikayesini konu edinen “Geçit”, Ümraniye Sahnesi’nde Naşit Özcan’ın yönettiği “Ay Carmela!”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde Fransız oyun yazarı Moliere’nin “Hastalık Hastası” oyunları sahnelenecek.

KüçükÇiftlik Bahçe Tiyatrosu’nda ise 13 Eylül’de “Yeni Bir Şarkı”, 16 Eylül’de “İki Bekar” ve 17 Eylül’de “Bülent Bey’in Hikayesi” oyunları izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Sahne sanatları ve konserler

İstanbul Fringe Festival 2021’de 3 yabancı, 6 yerli olmak üzere 9 ekip dans, performans, tiyatro gösterileriyle fiziksel seyirciyle bir araya gelecek. Festival kapsamında “Cinderella’s” 18 Eylül’de Atlas 1948 Sineması’nda, “Masal Masal İçinde” ise 19 Eylül’de ENKA Açıkhava Tiyatrosu’nda izleyici karşısına çıkacak.

Yerli ve yabancı isimlerin konserlerinden tiyatro oyunlarına ev sahipliği yapan Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda 13 Eylül’de Yıldız Tilbe, 15 Eylül’de ilk caz projesi “İhtimaller” ile Kenan Doğulu, 19 Eylül’de ise Teoman konser verecek.

İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi olarak gösterilen ünlü şarkıcı Buika ise 17 Eylül’de Zorlu PSM’de hayranlarıyla bir araya gelecek.

28. İstanbul Caz Festivali kapsamında Stefano Di Battista “More Morricone” ve Ferit Odman Quintet 14 Eylül’de Swissotel The Bosphorus’da, Altın Gün ve Evdeki Saat 16 Eylül’de Turkcell Vadi Sahnesi’nde, Gece Gezmesi’nde ise Alp Ersönmez “Cereyanlı”, Çağrı Sertel “Multiverse”, Dilan Balkay, Kazım ve Udgang 18 Eylül’de Beykoz Kundura Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak.

49. İstanbul Müzik Festivali’nin son konserlerinde, 13 Eylül’de Şirin Pancaroğlu ve Bora Uymaz Topluluğu “Sarı Çiçek” Four Seasons Hotel’de, 16 Eylül’de “Accademia Bizantina” Venedik Sarayı’nda sahne alacak.

Paraf Kuruçeşme Açık Hava Konserleri’nde ise Hakan Altun ve Hüsnü Şenlendirici 13, Yaşar ve Bendeniz 14, Rafet El Roman 15, Zara 16, Gülben Ergen 17, Seda Sayan 18, Hande Yener ve Serdar Ortaç ise 19 Eylül’de konserleriyle dinleyicilerin karşısında olacak.

Tüm etkinlikler, Kovid-19 pandemi kurallarına uygun olarak düzenlenecek.

Okan Bayülgen’in sunuculuğunu yaptığı Ses Tiyatrosu’ndaki törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk tiyatrosunun ulvi bir çınarını kaybettiğini belirterek, “Başta sanat camiamız olmak üzere, onu sevenlerin, hepimizin başı sağ olsun. O sadece kıymetli bir sanatçı ve yazar değildi. Bütün hayatını tiyatroya adamış çok değerli bir insandı ve hiçbir menfaat beklentisi de olmadı. Sanattan kazandığının tamamını yine sanatı için harcadı.” ifadelerini kullandı.

Ersoy, Ferhan Şensoy’un modern ile geleneksel tiyatroyu sentezleyerek yeni bir çağdaş tiyatro anlayışı getirdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Bu toprakların insanını çok sade ve yalın bir dille anlatmayı başaran çok güçlü bir yazım yeteneği vardı ve bu onu her konuda ayrıştırıyor, değerli yapıyordu. Toplumumuzun her kesimi tarafından sevilmesi, takdir edilmesi, hatırlanması da bunun en güzel en önemli ispatı. İsmail Dümbüllü, Münir Özkul’dan devraldığı bayrağı hep daha ileriye taşımak için var gücüyle çalıştı. Hepimiz de buna şahit olduk. Böyle bir ustayı yaşarken tanımak, eserlerini bizzat dinlemek şansına bahtiyar olduk. Bu konuda çok sevinçliyiz. Ama bugün burada bir o kadar da kederliyiz.”

Kendilerine düşenin usta sanatçılarının emanetlerini yaşatmak ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak olduğunu dile getiren Bakan Ersoy, “Sanata verdiği değer için bir ömür tiyatro sevdasına adadığı için bizlere kattığı her şey için ustaya müteşekkiriz, onu hiç unutmayacağız, hepimizin başı sağ olsun.” dedi.

“Tiyatro tarihimizin çok önemli bir kilometre taşıdır”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şensoy’un Türkiye’nin ve Türkçenin en yaratıcı yazarlarından birisi olduğunun altını çizerek, “Uluslararası bir sanatçıydı. Aynı zamanda güldürü geleceğimizin simgesi olan kavuğu tam 30 yıl taşımış, tiyatro tarihimizin çok önemli bir kilometre taşıdır. Ferhan Şensoy, yaşamı, kıvrak zekası ve maharetiyle aslında hepimizi düşündüren, kendine has üslubuyla da güldüren çok değerli bir sanatçımızdı.” değerlendirmesinde bulundu.

Oyuncu Şevket Çoruh, usta sanatçının ardından söylenecek çok şey olduğunu belirterek, “İlk önce Ortaoyuncular ailesine baş sağlığı diliyorum. Yeni mezun olmuştum. Nevizade’den biraz cesaret alıp sol tarafta ortaoyuncuların provasının bitmesini bekledim. Ferhan Ağabey’in karşısına geçip, bu tiyatroda olmak, bu tiyatroda oynamak istediğimi söylemiştim. O da kendi üslubunca beni tiyatrodan kovmuştu. Şimdi onun emanetçisiyim. Başımız sağ olsun. Dediğim gibi anlatılacak, söylenecek çok şey var. Kitaplar yazılacak hakkında. Oyunlarını oynayacağız. Bu tiyatroyu, Ses Tiyatrosu’nu biz yaşatacağız. Burası bizim emanetimiz.” dedi.

“Onunla, her gün değişen yolculuklara çıktı Türk tiyatro seyircisi”

Törene katılan Ali Poyrazoğlu, Ferhan Şensoy ile tanışma hikayesini anlatarak, şu bilgileri verdi:

“Çok esaslı bir oğlan. ‘Sen bize katılsana.’ dedim. ‘Yarın sabah’ dedi. Geldi. Geliş o geliş. ‘Madem elin kalem tutuyor, oyun yaz’ dedim. ‘Dur Konuşma, Sus Söyleme’yi yazdı. Oynadık. Çok fiyakalı okudu. Arkadan ‘Bizim Sınıf’ oyununu yazdı. ‘Aman oynayalım bunu. Fevkalade olmuş.’ dedim. Oynadık. Hatta doyamadık. Aradan yıllar geçti, bir daha oynadık. Hatta bu sene oynamak için Ferhan’a demiştim ki, ‘Ver bu Bizim Sınıf’ı bu sene yeniden oynayayım’. ‘Ama bu sefer daha büyük bir prodüksiyon yap.’ dedi. Olur dedim. Anlaştık. ‘Kitaplarını da okumak lazım senin.’ dedim. ‘Kazancı Yokuşu’nu oku, sesli kitap olarak.’ dedi. Okuyorum.”

Şensoy’un kitaplarının sesli kitap olarak devam edeceğini, oyunlarının başka tiyatrolarda oynanacağını kaydeden Poyrazoğlu, şöyle devam etti:

“Ferhan bu toplantıya gelse bu kadar övgü ve ağlamanın arkasından çok sinirlenirdi. Aman bunu ağdalı yaptınız. Bu hale de getirmeyin işi.’ derdi. Gece Ferhan’ı gördüm rüyamda. Dedim ki ‘Ferhan hayrola. Ne işin var rüyamda?’ ‘Hadi oradan, sen benim rüyamdasın.’ dedi. Ferhan rüyamıza girerdi. Bizi kendi rüyalarının içine çekerdi. Onunla, her gün değişen yolculuklara çıktı Türk tiyatro seyircisi, meslektaşları, arkadaşları ve kendisi. Hiç yorulmadı, çok emek sarf etti ama çok eğlendi. Tadını çıkardı. Demin içeri girmeye çalışırken baktım, kalabalıkta birileri itip kakıyor. Şöyle bir döndüm baktım, Münir Özkul, Erol Günaydın, Rasim Öztekin, Nisa Serezli. ‘Ne yapıyorsunuz, hayrola’ dedim. Nisa Serezli oradan dedi ki, ‘Ferhan’ı almaya geldik, götürüyoruz’. Nereye gidiyorsunuz? dedim. ‘Neşeli bir meyhaneye gideceğiz. Kafayı çekeceğiz.’ dedi. Ferhan Şensoy, öbür taraftan da bizleri izlemeye devam edecek.”

“Baba kız aşkımız şimdi okyanusları çok bulutları ve yıldızları aştı”

Usta sanatçının kızı Derya Şensoy, üniversite yıllarında babasına yazdığı şiiri okuyarak, “Baba kız aşkımız şimdi okyanusları çok bulutları ve yıldızları aştı. Seni çok ama çok seviyorum.” ifadelerini kullandı.

Sanatçının eski eşi oyuncu Derya Baykal ise Ses Tiyatrosu enkaz halindeyken tiyatroyu aldıklarını, ancak Ferhan Şensoy’un arkadaşlarının destek verdiğini aktararak, “Bu sahnenin üstünde örülmüş bir duvar, önünde bir film perdesi, acayip filmler oynatılıyor. Her yer kırık, dökük ama o kadar güzel dostları vardı ki…” şeklinde konuştu.

Tiyatronun hayata geçmesi için yapılan tüm restorasyon ve onarımları anlatan Baykal, ‘Şu An Mutfaktayım’ adlı eserden bir bölüm okuyarak, “Sen ikisinin (ölüm ve yaşam) arasındaki yaşamayı, bana, bize, evlatlarına, dostlarına, ailene, seyircine, Galatasaraylı arkadaşlarına, öğrencilerine, Türk halkına, bütün bunlarda ışık oldun ustam. Sana her şey için çok teşekkür ediyoruz. Bilgeler ölmez. Var sayalım ölmedin.” dedi.

Sanatçının kızı Müjgan Ferhan Şensoy da babasının kaybından derin üzüntü duyduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Küçükken babamın bu kadar sevilen birisi olması, bu sevgiyi paylaşmak zorunda olduğum için zorlardı beni. Onu en çok benim sevdiğimi ispat etmeye uğraşırdım. Birkaç gündür bu sevgiyi sizlerle paylaşmak ve bu özlemi bölüşmek yüreğime biraz olsun hafifletiyor.”

Konuşmaların ardından, Ferhan Şensoy’un oyunlarından sahnelerin yer aldığı bir video gösterildi.

Alkışlar eşliğinden tören alanından ayrılan Şensoy’un cenazesi, Teşvikiye Camisi’nde ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek.

Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz ile sanatçının eski eşi Derya Baykal, oğlu Mert Şensoy, kızları Müjgan Ferhan ve Derya Şensoy’un yanı sıra sanat camiasından çok sayıda isim katıldı.