Edirne'de eczacılar el dezenfektanı üretmeye başladı

EDİRNE (AA) – Edirne'de bazı eczacılar, iş yerlerinin laboratuvarında Sağlık Bakanlığının izniyle el dezenfektanı üretmeye başladı.

Eczacı Şükrü Ciravoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, el dezenfektanı konusunda toplumun son günlerde üzerinde dikkatle durduğunu söyledi.

Koronovirüse karşı vatandaşların sıkça el dezenfektanı kullandığını aktaran Ciravoğlu, "Sağlık Bakanlığımız eczanelere uyguladığı aylık 2 litre alkol limitini kaldırmak suretiyle büyük ölçüde dezenfektan üretimiyle ilgili ihtiyacı karşılamış oldu." dedi.

Sağlık Bakanlığının tavsiyesiyle Dünya Sağlık Örgütü'nün formülünü kullandıklarını ifade eden Ciravoğlu, şunları kaydetti:

"Bu formül hem dezenfeksiyon açısından hem de cildin korunması açısından uygun olan bir formüldür. İçerisinde etil alkol, hidrojen peroksit, gliserin ve su vardır. Bunların belirlenmiş oranlardaki karışımıyla oluşturduğumuz el dezenfektanının 1 litre fiyatı Sağlık Bakanlığınca onaylı tarife gereği 58 liradır. Bu şekilde fahiş fiyatın önüne geçmiş oluyoruz hem de doğru ürünü halka sunmuş oluyoruz. Böyle bir olağanüstü durumun dışında da normal hayatımızda hijyene ve bireyin kendi temizliğine dikkat etmesi gerekiyor."

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

EDİRNE (AA) – Kentin önemli su kaynaklarından Meriç Nehri’nde olduğu gibi Tunca’da da kuraklığın etkisi fark ediliyor.

Yaz kuraklığı ve sulamaya bağlı olarak günden güne debisinde düşüş yaşanan Tunca’nın bazı yerlerinde suyun dibi görülüyor. Nehrin debisi Suakacağı İstasyonu’ndaki ölçümde saniyede 4 metreküpe kadar geriledi.

Nehir boyunca su akşının yavaşladığı ve seviyenin dip konuma geldiği bölümlerde kum adacıkları üzerinde uzamış ot öbekleri oluştu.

Meriç’te de debi düşük

Meriç Nehri’nin debisi de Kirişhane İstasyonu’ndaki ölçüme göre saniyede 58 metreküpe kadar düştü.

Debinin düşmesi ve su seviyesinin azalmasıyla Meriç Nehri yatağında kum adacıkları oluştu. Üzerinde bitkilerin yetiştiği adacıklar, balıkçıl kuşlar ve martıların konar yeri haline geldi.

Taban kumu, suyun sığlığı nedeniyle daha çok görünür oldu. Ortaya çıkan adacıkların kapladığı alan gün geçtikçe genişliyor.

Muhabir: Gökhan Zobar

ANKARA (AA) – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dünkü Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kovid-19 vaka sayılarında gelecek döneme ilişkin öngörüsü sorulan Koca, üniversitelerin eğitime başlayacağını, bu durumun da vaka sayılarına bir etkisinin olacağını belirtti. Mevcut vaka sayılarında okulların etkisinin olduğunu ifade eden Koca, şunları söyledi:

“Okulların son üç hafta açık kalmasıyla 0-17 yaş arası vaka sayısı bir kat daha arttı. Ortalama aktif vakamız şu an 400 bin. Dörtte biri 0-17 yaş grubunda. Yüzde 25 oranında. Daha önce yüzde 10-11 oranındaydı. Bu vaka sayılarındaki artış hastane yatışına yüzde 10 yansıdı. Yoğun bakım ve entübe sayılarına yansımadı. Dolayısıyla bu anlamda tedirgin olabilecek bir durum yok. Yakından takip ediyoruz. Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı olarak ikili ve hafta sonu eğitim dahil olmak üzere bütün alternatiflerin denenmesini ve her haliyle okulların açık kalmasını düşünüyoruz. Sadece Milli Eğitim Bakanlığı okulları değil üniversite eğitimi için de aynı şekilde düşünüyoruz.”

Koca, AVM’leri de kapatmayacaklarını, ellerinde aşı gücünün ve yeterince aşının olduğunu vurguladı.

“Yeni dönemde kapanmaları gündeme almak istemiyoruz”

Yerli aşının da önümüzdeki aylarda devreye gireceğinin altını çizen Koca, şunları kaydetti:

“Temel hedefimiz, aşı gücümüzle toplum bağışıklığının elde edilmesi. Yeni dönemde kapanmaları gündeme almak istemiyoruz. Yeni dönemi, kişisel tedbirlerin daha çok devreye girdiği, kişisel güvenlik çemberinin daha çok önemsendiği ve aşılamayı ön planda tuttuğumuz bir dönem olarak görüyoruz. Yeni dönemde kısıtlamaları gündeme almak istemiyoruz. Okullar da asla kapanmayacak olan kurumlar olacak. Yükseköğretim de buna dahil.”

Herkese aşı tercih hakkı sunulacak

Bakan Koca, “TURKOVAC aşısının devreye girmesiyle aşı planlaması nasıl olacak?” sorusu üzerine, bu noktada yine herkese aşı tercih hakkı sunacaklarını ifade etti. Türk vatandaşlarına dünyada birçok ülkede olmadığı şekilde hem MRNA aşısı hem de geleneksel yöntemle elde edilen inaktif aşı seçeneğini önerdiklerini anlatan Koca, yurt dışından gelen aşılara ilave olarak yerli aşıyla da bir alternatif daha sunacaklarını, kim hangi aşıyı tercih ederse onun uygulanacağını dile getirdi.

“Aşı olmama durumunu bu toplum bugüne kadar gündemine almadı”

Son günlerde aşı karşıtlarının yaptığı eylemlere ilişkin değerlendirmesi sorulan Koca, “Bu toplumun aşıyla ilgili sorununun olmadığını düşünüyorum. Aşının olunmaması değil en fazla hangi aşı tercih edilmeli bu konuşulabilir. Aşı olmama durumunu bu toplum bugüne kadar gündemine almadı. Çocuklarını yüzde 98 oranında 13 farklı aşıyla aşılama yapan bir toplumuz. Aşısını erteleyenlerimiz olmuş olabilir. Gerekirse ayaklarına giderek bu aşıyı yapmalarını kolaylaştıracağız.” diye konuştu.

Üçüncü doz aşı için Sinovac ve TURKOVAC’ın karşılaştırıldığı araştırmanın sonuçları sorulan Koca, bilim adamlarının sonuçlar üzerindeki değerlendirmelerinin devam ettiğini aktardı.

Öğretmenlerin aşılanma oranına ilişkin soru üzerine de Koca, “Her geçen gün öğretmenlerimizin aşılanma oranları yükseliyor. En az bir doz aşı olanların oranında yüzde 92’ye, iki doz aşı olanların oranında yüzde 82’ye gelindi. Öğretmenlerin aktif vaka içindeki oranı yüzde 3’lerde. Yaklaşık 12 bin gibi.” ifadelerini kullandı.