Edirne'de yağışlar mahsule “can suyu” oldu

EDİRNE (AA) – Edirne'de uzun süreli kuraklığın ardından etkisini gösteren sağanak, üreticinin yüzünü güldürdü.

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, gazetecilere yaptığı açıklamada, kent genelinde etkili olan yağışların mahsule "can suyu" olduğunu söyledi.

Edirne ve çevresinde metrekareye 9-25 kilogram yağış düştüğünü ifade eden Arabacı, "Yağış beklentimiz vardı. Çiftçilerimiz yağış öncesinde tarlalara giderek buğdayların gübrelemesini yaptı. Çok büyük bir yağış kütlesi diyemeyiz ancak attığımız gübreyi eritecek, mahsule 'can suyu' olduğu diyebileceğimiz bir yağış oldu. İnşallah bu yağışların ardı da gelecek ve bereketli bir sezon geçireceğiz." dedi.

Yağışların tarımsal üretim için çok önemli olduğunu anlatan Arabacı, şunları kaydetti:

"Genel olarak kurak bir kış geçiriyoruz ancak önümüzdeki dönemde hava koşulları nasıl seyredecek bilemiyoruz. Biz bir ay hiç yağış alamayabiliriz ancak ara ara etkili olan yağışlar olursa bir sıkıntı yaşamayız. Tabi kuraklık uzun süreli olursa buğday ve kanola başta olmak üzere ayçiçeğinde de sıkıntı yaşanabilir. Ama daha şimdiden 'kötü bir dönem geçiriyoruz' diyemeyiz."

Üretici Erdal Akgün de buğday için çok faydalı bir yağmur yağdığını ifade etti.

Yağışların üreticiyi sevindirdiğini belirten Akgün, "Bu yağış umudumuzu tazeledi. Gerçek anlamda zaman kazandırdı. İnşallah şubat ayında da yeterli yağışlar alınarak açık kapatılacak diye düşünüyoruz. Toprağımızın suya doyacağına inanıyoruz." diye konuştu.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

EDİRNE (AA) – Verimi ve getirisi dolayısıyla kentte “beyaz altın” olarak nitelendirilen çeltiğin hasat edilmesi için biçerdöverler tarlalara girdi.

Dört aylık olgunlaşma sürecinin ardından çeltik tavalarındaki suyun kurutulmasıyla biçim için araziye giden üreticilerin zorlu hasat mesaisinin yaklaşık 45 gün sürmesi bekleniyor.

Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, AA muhabirine, Türkiye’nin pirinç ihtiyacının yüzde 44’ünün Edirne’den karşılandığını söyledi.

Kent genelinde yaklaşık 500 bin dönümlük alanda çeltik ekimi yapıldığını belirten Arabacı, üreticilere bol ve bereketli bir hasat sezonu diledi.

Hasadın güzel başladığını ifade eden Arabacı, “Biçim sezonunun başındayız. Genel olarak baktığımızda çeltiklerin görüntüleri güzel duruyor. İlk biçimlerde rekolte iyi gözüküyor. Önümüzdeki günlerde daha belli olacaktır. Bir yıl boyunca bugün beklendi, büyük emekler verildi. Üreticilere güzel bir sezon temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.

Çeltik Üreticisi Özcan Çetin ise rekoltenin dönüm başına yaklaşık 800 kilo olduğunu dile getirdi.

Erkenci çeşitlerde hasada başladıklarını aktaran Çetin, “Güzel gidiyor. Bu yıl yaşanan olumsuz iklim şartlarına rağmen umutluyuz. İnşallah verimlerimiz de güzel olacak.” dedi.

Servet Çarpık da çeltiğin zor ve meşakkatli bir üretim süreci olduğunu belirterek, “Dönüm başına 750-800 kilogram arası biçiyoruz. Şu an için iyi. Çeltik ekmek emek isteyen bir süreç. Ekimden biçime kadar her gün bir bebek gibi bakıyoruz.” diye konuştu.

EDİRNE(AA) – Edirne’de Karaağaç Mahallesi’nde kurulan ve “kolombodrumu” (ortak çatı) olarak da bilinen Güvercin Oteli’nde, Türkiye’nin çeşitli illerinden ve Bulgaristan’dan getirilen yaklaşık 1200 güvercin kalıyor.

Kümes tasarımı, zemini ve yapısıyla ön plana çıkan Güvercin Oteli, posta güvercinleri için bünyesinde bir hastane barındırıyor.

Yarışlar esnasında sakatlanan veya rahatsızlanan kuşlara, güvercin hastanesinde görevli veterinerler tarafından müdahale ediliyor.

“Konforlu otelimizde onları en iyi şekilde yarışlara hazırlıyoruz”

Güvercin Oteli’nin işletmecisi Cesur Pakarda, AA muhabirine, güvercin sevgisinin çocuk yaşlarda başladığını, o zamandan bu yana güvercinlerden kopamadığını söyledi.

Yaklaşık 20 yıldır posta güvercini beslediğini anlatan Pakarda, 12 bölümden oluşan Güvercin Oteli ile güvercin meraklılarını bir araya getirdiklerini ifade etti.

Posta güvercini tutkunlarının, yarışlar öncesi kuşlarını bu tesise getirip, otel konforunda barınmaya, sağlık hizmetlerine, yarış eğitimlerinden beslenmelerine kadar tüm hizmetleri alabildiğini vurgulayan Pakarda, “Üniversite sınavına hazırlanan öğrenci gibi düşünün… Ortak kümeste kalan güvercinler burada eğitim alıyor ve yarışmalara hazırlanıyor. Aralarında çeşitli yarışlar oluyor, finale kalan güvercinler de büyük yarışlara katılıyor. Türkiye’nin her ilinden buraya güvercin getiriyorlar. Bizler de konforlu otelimizde onları en iyi şekilde yarışlara hazırlıyoruz.” dedi.

“Türkiye’nin en hızlı güvercini de otelimizde kalıyor”

Pakarda, en son Türkiye genelinde düzenlenen “Golden Cup Ortak Kümes Final Yarışması”na Şanlıurfa’dan katılan Hadi Yağmurlu’nun sahibi olduğu, 477 kilometrelik yolu, 6 saat 33 dakikada tamamlayarak altın kemer ve 60 bin lira ödülün sahibi olan güvercinin de otelde kaldığını anlattı.

Otelde Türkiye’nin en hızlı güvercini dışında çok değerli kuşların da bulunduğun belirten Pakarda, “Buraya gelen her kuşun kendine ait ırkı var. Kısa mesafede iyi olanlar, uzun mesafede iyi olanlar var. Hepsi bilezikli, Türkiye Güvercin Federasyonu’na üye kuşlar. Osmanlı döneminde posta güvercini, posta kuşu olarak bilinen özel güvercinler bunlar. Bu kuşlar yol bulmada yol tayin etmede uzmanlar.” diye konuştu.