Cts. Ara 7th, 2019

Eğitim-Bir-Sen 11. Bölge Toplantısı

ADANA (AA) – Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Bugünden tezi yok öğretmene şiddetin önüne geçecek yasal düzenlemeyi bir an önce toparlasınlar. 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi bu konuda attıkları adımla 24 Kasım’da müjdeyi versinler.” dedi.

Yalçın, Adana’da bir otelde düzenlenen Eğitim-Bir-Sen 11. Bölge Toplantısı ve Eğitim Programı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin güney sınırında oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu yok etmek, bölgeye barış ve huzuru getirmek amacıyla başlatılan Barış Pınarı Harekatı’nı desteklediklerini belirterek, harekatta şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Sendikaları adına sadece yetki kullanan 11 bin kişilik lider kadroları olduğunu ifade eden Yalçın, şimdiye kadar 5 toplu sözleşmede 258 kazanımın altında imzalarının bulunduğuna dikkati çekti.

Yalçın, toplu sözleşmedeki kazanımlardan yetkili sendikaya üye olanların karşılıksız, diğer kamu görevlilerinin ise dayanışma aidatı ödeyerek yararlanmasını öngören dayanışma aidatının bir an önce hayata geçirilmesini istedi.

Toplu sözleşme görüşmelerinde yetkili konfederasyon dışında diğer konfederasyonların da bulunmasının ellerini zayıflattığını ifade eden Yalçın, son toplu sözleşmeyle sorunların bitmediğini, mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi.

– “Şiddet konusunda mutlaka bir yasal düzenleme yapılmalı”

Öğretmene, kamu çalışanına şiddet konusunda mutlaka bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Yalçın, şöyle devam etti:

“Bugünden tezi yok, öğretmene şiddetin önüne geçecek yasal düzenlemeyi bir an önce toparlasınlar. 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi bu konuda attıkları adımla, 24 Kasım’da müjdeyi versinler. Eğitim çalışanları olarak bu anlamda sorunlarımıza ilişkin büyük başlıkların atıldığı, 24 Kasım Öğretmenler Günü değil, sorunlarımızın çözüldüğü, büyük müjdelerin verildiği ve boşlukların doldurulduğu, başlıkların tamamlandığı bir 24 Kasım beklentisiyle bir sürecin içerisine doğru gidiyoruz. Biz, Eğitim-Bir-Sen olarak öğretmene, kamu çalışanına şiddet konusunda mutlaka bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini, o kişinin bu saçmalığı, bu aymazlığı yapanın, ahlaksızlığı ortaya koyanın kamu hizmetlerinden faydalanmaması mı, sınırlı faydalanması mı, bunların tamamının tartışıldığı bir süreci tetikleyecek, büyütecek ve mücadelemizle bu konuyu eninde sonunda bir noktaya getireceğiz. Çünkü bunun başka kaçarı yok.”

Yalçın, her eğitim yılı başında bağış nedeniyle eğitim yöneticilerinin stres, ortalarına doğru ise soruşturma ve incelemeler yaşadığını anlattı.

Eğitime ve okullara tekil anlamda bütçenin ayrılmadığını, öğrenci başına bütçenin verilmediğini aktaran Yalçın, şunları kaydetti:

“Bağış dolayısıyla bir tartışma yaşanıyor, okul yönetimleri okulun fiziki giderlerini karşılamak için. Sorumluluk alıyor, sorumluluk almış olanın canı yanıyor ve sahipsiz kalıyor. Peşinden de inceleme, soruşturmalar geliyor. Böyle birşey olamaz. Ya eğitimcinin bu anlamda bütçe getirerek, bütçe üzerinden performansına bakılmalı ve bütçe üzerinden konuşulmalı, değilse eğitimcinin burada sorumluluk aldığı bir yerde onun canını yakacak, canını sıkacak popülist yaklaşımlarla toplum üzerinde değersizleştirilecek bir süreç yönetimini asla kabul etmiyoruz. Taşıdığımız sorumlulukla imkanlarımız birbiriyle örtüşmeli. İmkanların verilmediği yerde yetkinin verilip, dolayısıyla sorumluluk alanın canının yandığı bir süreç asla kabul edilebilir değil.”

– “Adaleti sağlama noktasında gayretimiz devam edecek”

Yalçın, “gelir dağılımında adalet” derken gelir vergisinde adaletsizliğe ilişkin çıkan düzenlemeleri eleştirdiklerine değindi.

Asgari ücretliden de diğerinden de vergi alındığı bir zemini çok doğru bulmadıklarına işaret eden Yalçın, “Bizim toplu sözleşme marifetiyle bir tarafta kaşıkla aldığımızı, kepçeyle öbür taraftan geri götüren bir düzenmeyi adilane bulmuyoruz. Hem gelir dağılımında hem gelir vergisinde hem de küresel anlamda adaleti sağlama noktasında gayretimiz, mücadelemiz devam edecek.” ifadelerini kullandı.