Ekimde en yüksek sıcaklık Aydın'da, en düşük sıcaklık Erzurum'da ölçüldü

İSTANBUL (AA) – Türkiye’de geçen ay en yüksek sıcaklık 39,5 dereceyle Aydın’da, en düşük ise sıfırın altında 4,6 dereceyle Erzurum’da ölçüldü.

AA muhabirinin Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’de uzun yıllar ekim ayı ortalama sıcaklığı 15,2 derece olarak ölçüldü. Bu yıl ise ekim ayı ortalama sıcaklığı 18,4 dereceye yükseldi.

Geçen ay en yüksek sıcaklık 39,5 dereceyle Aydın’da, en düşük ise sıfırın altında 4,6 dereceyle Erzurum’da kaydedildi.

Ekim ayında ortalama sıcaklıklar Lüleburgaz, Bilecik, Iğdır, Batman, Birecik çevrelerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşirken, yurdun genelinde mevsim normallerinin üzerinde kayıtlara geçti.

Marmara Bölgesi’nde en yüksek sıcaklık Sakarya’da kayıtlara geçti

Marmara Bölgesi’nde ortalama sıcaklık, Lüleburgaz, Bilecik çevrelerinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde kaydedildi. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 15,4 dereceyken geçen ay 18,7 dereceye yükseldi. Bölgede en düşük sıcaklık 5,3 dereceyle Lüleburgaz’da, en yüksek sıcaklık ise 38,3 dereceyle Sakarya’da tespit edildi.

Geçen ay Ege Bölgesi’nde ortalama sıcaklık, bölge genelinde mevsim normallerinin üzerinde kayıtlara geçti. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 16,8 derece iken, bu yıl 19,3 derece oldu. Bölgede en düşük sıcaklık 2,6 dereceyle Simav ve Gediz’de, en yüksek sıcaklık ise 39,5 dereceyle Aydın’da kaydedildi.

Akdeniz Bölgesi’nde ise ekim ayındaki ortalama sıcaklık bölge genelinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 18,9 dereceyken, bu yılın ekim ayında 22 dereceye çıktı. Bölgede en düşük sıcaklık 1 dereceyle Göksun’da, en yüksek sıcaklık ise 38,6 dereceyle Kahramanmaraş’ta yaşandı.

İç Anadolu’da ekim ayında en yüksek sıcaklık Kırıkkale’de yaşandı

İç Anadolu Bölgesi’nde sıcaklıklar, bölge genelinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 12,1 dereceyken, bu yılın ekim ayında 16,3 dereceye yükseldi. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 4,1 derece olarak Kangal’da, en yüksek sıcaklık ise 33,5 derece olarak Kırıkkale’de belirlendi.

Karadeniz Bölgesi’nde ise ortalama sıcaklıklar, bölge genelinde mevsim normallerinin üzerinde ölçüldü. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 14 derece iken, sıcaklık geçen ay 17,9 dereceye çıktı. Bölgede en düşük sıcaklık 1,7 dereceyle İspir’de, en yüksek sıcaklık ise 36,3 dereceyle Düzce’de yaşandı.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde geçen ay ortalama sıcaklık, Iğdır çevresinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde tespit edildi. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 11,6 derece iken, sıcaklık bu sene 14,3 dereceye yükseldi. Bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 4,6 dereceyle Erzurum’da, en yüksek sıcaklık ise 30,7 dereceyle Palu’da ölçüldü.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ortalama sıcaklık, Batman, Birecik çevrelerinde mevsim normalleri civarında, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normallerinin üzerinde kaydedildi. Bölgenin ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 19 dereceyken bu yıl 21,9 derece oldu. Bölgede en düşük sıcaklık 3,1 dereceyle Siverek’te, en yüksek sıcaklık ise 37,1 dereceyle Ceylanpınar’da kaydedildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ERZURUM (AA) – Milli güçlere, milletin topyekun mücadelesine ve Milli Meclis’e dair önemli kararların alındığı Erzurum Kongresi, istiklal mücadelesinin hedeflerinin ve ilkelerinin tespitinde belirleyici rol oynayan, milletin özgürlük yolundaki azim ve kararlılığını tüm dünyaya duyurarak Cumhuriyete uzanan yolun temel taşlarından biri oldu.

Ulu Önder Atatürk ve arkadaşları, 23 Temmuz 1919’da emperyalist güçlerin Osmanlı topraklarını paylaşmaya çalıştığı dönemde, Erzurum Kongresi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasını temin etti.

Düşman işgalindeki vatan toprağını kurtarmak için bağımsızlığa giden zorlu mücadelesini Erzurum’dan sürdüren Atatürk ve silah arkadaşları, bu kongre sayesinde ülkenin bağımsızlığa giden yolunu açtı.

Doğu vilayetlerinden Erzurum, Sivas, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Elazığ’a yönelik Ermeni tehlikesi ve kurulmak istenen Ermenistan’a tepki ile Trabzon vilayetinde de Trabzon, Rize, Gümüşhane, Ordu, Giresun’da Rum Pontus iddialarına karşı tedbir için toplanan Erzurum Kongresi, bölgesel bir kongre olmasına rağmen bütün yurdu ilgilendiren nitelikler taşıyor.

“Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz”

Erzurum Kongresi, hiçbir baskı ve yönlendirme olmadan Türk milletinin kendi hür iradesiyle almış olduğu milli bir kararın hayata geçirilmesiyle Türk milletinin var olduğu ve var olmaya devam edeceğinin en önemli göstergesi oldu.

Türk milletinin var olma mücadelesindeki ilk refleksini ve kararlılığını gösterdiği tarihi kongrede alınan “Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz” kararı ile Milli Mücadele yolunda büyük bir aşama kaydedildi.

Erzurum Kongresi’nin kapanışındaki konuşmasında “Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir.” diyen Gazi Mustafa Kemal, bundan 100 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı kongrenin önemine dikkati çekti.

Mustafa Kemal Paşa, “Milletimizin kurtuluş umuduyla çırpındığı en heyecanlı bir zamanda, fedakar sayın heyetimiz her türlü zahmete katlanarak Erzurum’da toplandı. Duygulu, asil bir ruh ve çok güçlü bir inançla vatan ve milletimizin kurtuluşuyla ilgili köklü kararlar aldı. Özellikle bütün dünyaya karşı milletimizin varlık ve birliğini gösterdi.” sözleriyle kongrenin önemine vurgu yaptı.

Tarihi kongrede alınan kararlar

Yoğun çalışma sonrası 14 gün süren ve bugünlere de ışık tutan 23 Temmuz Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar şöyle:

– Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.

– Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet topyekun kendisini savunacak ve direnecektir.

– Vatanı korumayı ve istiklali elde etmeyi İstanbul Hükümeti sağlayamadığı takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri milli kongrece seçilecektir.

– Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır.

– Kuvayımilliye’yi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır.

– Hıristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.

– Manda ve himaye kabul edilemez.

– Milli Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin Meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır.

Yerlilik ve millilik konusunda devletin ve milletin yolunu aydınlatmaya devam eden kongre, milletin bağımsızlığına tutkusunun bir göstergesi oldu.

Alınan kararların mahiyeti ve kapsamı itibarıyla büyük bir milletin geleceğinin planlandığı ve devletin temellerinin atıldığı kongreyle, Türk milleti için milli iradeyi hakim kılmanın esas olduğu tüm dünyaya ilan edildi.

Erzurum Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Küçükuğurlu, AA muhabirine, Erzurum’un çeşitli dönemlerde tarihe yön veren ve önemli roller oynayan bir şehir olduğunu söyledi.

Milli Mücadele dönemindeki kongrelerin en önemlilerinden birinin Erzurum Kongresi olduğunu hatırlatan Küçükuğurlu, “Bu şehir bütün zorluklara ve yokluklara rağmen yine tarihe yol göstermiş, daha doğrusu o dönemde yaşamış, insanlara geleceğin nasıl şekilleneceği konusunda ciddi bir rehberlik yapmıştır.” dedi.

“Erzurum yine tarihi vazifesini yerine getirmiştir”

Küçükuğurlu, kentin geçmişte Rus işgallerine uğradığını ve Ermeni mezalimine maruz kaldığını hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Erzurum, bütün maddi ve manevi servetini çoğunlukla kaybetmişken 1919’da yani milletin tam da bir rehberliğe ve önderliğe ihtiyaç duyduğu bir anda yine tarihi vazifesini yerine getirmiştir ve Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın da katılımıyla büyük bir kongre gerçekleştirmiştir. Bu kongre bir bakıma cumhuriyetin temellerinin atıldığı bir kongredir. Çünkü bu dönemde burada bulunan yabancı uzmanlar, bilhassa İngilizler bunu ifade etmektedirler. Erzurum’da cumhuriyetin temelleri atılıyor. Çünkü Erzurum’da milli irade kendini ortaya koymuş, kendi inisiyatifiyle kimseden emir ve talimat almadan Trabzon’la birlikte Erzurum’daki Vilayeti Şarkiye Müdafai Hukuk Cemiyeti bir kongre toplamaya karar vermiş.”

1. Dünya Savaşı sonrasında doğuda Ermenistan kurma düşüncesi hayaline Erzurum Kongresi’nin izin vermediğini bildiren Küçükuğurlu, kongrenin toplanış amacıyla bölgesel olmakla beraber sonuçları itibarıyla gerçek anlamda ulusal milli bir kongre olduğuna dikkati çekti.

Küçükuğurlu, kongrenin Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğini tescillediğini belirterek, “Mustafa Kemal Paşa bütün görevlerinden ayrılarak kongreye sivil katıldı, son gün temsil heyeti başkanı oldu ve bu yetkisini meclis açılana kadar kullandı. Yani bir icra heyetinin başkanı olarak Erzurum’da bu konuma geldi.” dedi.

“Misakımilli’de belirtilen sınırlar Erzurum’da şekillenmiş”

Kongrede alınan kararlara değinen Küçükuğurlu, şöyle devam etti:

“Erzurum’da kongrede alınan kararlara baktığımızda Misakımilli’nin aslında burada şekillendiğini görmekteyiz. Çünkü Misakımilli’de belirtilen sınırlar, yabancı devletler ve azınlıklarla ilgili münasebetler hep Erzurum’da şekillenmiş. Erzurum Kongresi’nde bunların bütün maddelerini aynen olmasa bile mana itibarıyla görmekteyiz. İşte bu kararlar son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde, Misakımilli kararları olarak karşımıza çıkacak. Ayrıca bu kongrede meclisin açılması gündeme gelmiş. Bu çok önemli bir şey. Biz milli bir irade ortaya koyduk fakat bu iradenin bir adım daha ileri taşınması için meclisin açılması gerekir denilmiş ve nihayet son Osmanlı Mebusan Meclisi açılabilmiştir. Yani Erzurum Kongresi’nin kararlarından biri bu şekilde hayata geçmiştir.”

Erzurum Kongresi’nin milli bilinç ve iradenin oluşması adına önemli bir adım olduğunu vurgulayan Küçükuğurlu, şunları kaydetti:

“Osmanlı Devleti’nin paylaşılması ve Ermenistan kurulması gündeme geldiği ortamda Erzurumlular birleştiler. Öncelikle gündem maddesi olarak vatanı kurtarmayı kendilerine hedef olarak belirlerdiler. Dolayısıyla burada önemli olan Erzurum’da bu işlerin bir milli bilinç çerçevesinde ve iradeyle yapılması. İnsanlar vatanı savunmalarının tek yolunun canı pahasına da olsa ‘gereken neyse yapmak’ olduğunu net şekilde yaşıyorlardı. Dolayısıyla işte milli irade, demokrasi, inisiyatif, halk harekatı, bugün ne derseniz Erzurum Kongresi’nde hepsi karşımıza çıktı. Bu daha sonra Misakımilli, meclisin açılması ve cumhuriyetin ilanı olarak karşımıza çıkıyor. Eğer biz bugün bu topraklarda hem bilinç anlamında hem de maddi anlamda rahat yaşayabiliyorsak bu atalarımızın ortaya koyduğu fedakarlık, bilinç ve ruh sonucundadır.”

.w3-content { max-width: 100%; margin: auto;} .w3-tooltip, .w3-display-container {position: relative;} .w3-black, .w3-hover-black:hover { color: #fff!important; background-color: #000!important;} .w3-display-left { position: absolute; top: 50%; left: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(-0%,-50%);} .w3-display-right { position: absolute; top: 50%; right: 0%; transform: translate(0%,-50%);-ms-transform: translate(0%,-50%);} .w3-btn, .w3-button {-webkit-touch-callout: none;-webkit-user-select: none; -khtml-user-select: none;-moz-user-select: none; -ms-user-select: none;user-select: none;} .w3-btn, .w3-button {border: none;display: inline-block;outline: 0;padding: 8px 16px;vertical-align: middle;overflow: hidden;text-decoration: none;color: inherit;background-color: inherit;text-align: center;cursor: pointer;white-space: nowrap;}

AYDIN (AA) – Bozdoğan ilçesinde sulama ve enerji üretimi amaçlı kullanılan Kemer Barajı, bölgedeki yaklaşık 250 bin dekar alanın sulanmasına katkı sağlıyor.

Barajdaki doluluk oranı geçen yıl yüzde 58 iken bu yıl yağışların yetersizliği ve yaşanan kuraklık nedeniyle yüzde 20’ye geriledi.

Kemer Barajı üzerinde bulunan, Muğla ve Denizli’ye de uzanan 380 metre yükseklik, 6 kilometre uzunluğundaki doğa harikası Arapapıştı Kanyonu da kuraklıktan nasibini aldı.

Kanyonun büyüleyen güzelliğini görmek için şehir dışından bölgeye gelenler de suyun çekildiğini görünce şaşkınlık yaşadı.

“Çamur deryasından başka bir şey kalmamış”

Ziyaretçilerden Melis Erkan, AA muhabirine, kanyonu görmek için Bodrum’dan geldiğini belirterek, “Buranın su dolu fotoğraflarını görmüştük, o kadar da yol geldik. Sırf burası için geldik ama maalesef sular çekilmiş. Boşuna geldik ama yine de fotoğraf çektik. Kuraklık çok kötü etkilemiş.” dedi.

İzmir’den gelen Oktay Devekesen ise kanyonu bu halini görünce çok şaşırdığını söyledi.

Daha önce de bölgeye geldiğini aktaran Devekesen, “Kurak bir kanyonda fotoğraf çekileceğiz. Bu kadar kurak olacağını düşünmüyordum.” diye konuştu.

Muhammet Ertuğrul Taşlı ise çamurla karşılaştığını belirterek, “Yurt dışında okurken arkadaşlarıma ‘böylesine güzel yerlerimiz var’ diye fotoğraf gösteriyordum, gösterilecek bir yerimiz de kalmamış. Çamur deryasından başka bir şey yok. Karşılaştığım manzara üzdü.” ifadelerini kullandı.